Adana BAM 9. HD 2021/1397 E. 2024/908 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1397
2024/908
3 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1397
KARAR NO : 2024/908
KARAR TARİHİ : 03/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/04/2021
NUMARASI : 2019/... 2021/...
DAVACI : ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 03/06/2024
YAZIM TARİHİ : ...
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2021 tarih ve 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari alım satım ilişkisi olduğunu müvekkil şirket tarafından davalı şirkete farklı tarihlerde ürün satışı yapıldığını, bu satışlara ilişkin faturalar düzenlendiğini ve davalı şirkete gönderidiğini, bu satışların bedellerinin 42 gün gecikmeli olarak yapıldığını, davalı şirkete gönderilen faturalar açıkça "vade tarihinde ödenmeyen faturalara vade tarihinden başlamak üzere %3 vade farkı uygulanır" ibaresinin aldığını, davalı şirketle faturalar üzerinden yapılan sözleşme gereği 42 günlük gecikmeden ötürü 32.960,31.TL vade farkı ... ... İcra .../... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, bu nedenlerden davalı'nın ... .... İcra Müdürlüğü .../... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptalini ve takibin devamını, takip konusu alacağa haksız ve kötüniyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça müvekkil şirket aleyhine başlatılan davaya konu ... ... İcra Müdürlüğü’nün ...-...-... Esas ayılı dosyasının yetkisine itiraz edildiğini, HMK md. 6 genel yetki kuralı gereğince davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesinde davayı açması gerektiğini, söz konusu fatura tarihi 22.07.2019 olup 26.07.2019 tarihinde ... ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı belgesiyle fatura içeriğine süresi içerisinde itirazda bulunulduğunu, davacı ile müvekkil arasında fatura dışında, akdedilmiş herhangi bir sözleşmenin olmadığını, işbu nedenlerle davanın reddini ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2021 tarih ve 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı ile; davacı taraf vade farkı faturasından kaynaklı alacaklı olduğu iddiası ile takip başlatmış olup davalının yapmış olduğu itiraz sonucu takibin durması üzerine itirazın iptali davası açıldığını, taraflar arasında vade farkı uygulanacağına ilişkin bir sözleşme bulunmadığı gibi davacı mutabakatname veyahut başkaca bir yazılı delil de sunmadığını, davacı tarafa yemin hakkı da hatırlatılmış olup 28.04.2021 tarihli celsede yemin deliline başvurmayacağı beyanı karşısında vade farkı alacağına ilişkin davacının davasını ispatlayamadığına kanaat getirildiğini bu sebeple davanın reddine ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf talebi ile; davacı müvekkil firmanın ayçiçek yağı fabrikası olduğunu, bu kapsamda davacı müvekkilin davalı borçlu firmaya ayçiçek yağı sattığını, satışlarda 60 gün vade olduğunu, 60 günlük vadeden sonra %3 aylık faiz tatbik edileceğinin fatura üzerinden akdedildiğini, iki tarafında TTK'ya göre basiretli tacir ve tüzel kişi taciri olduğunu, faturalara TTK 21 maddeye göre işlendiğini ve bu akdedilen maddelere herhangi bir itiraz yapılmadığını, dosyada 2 adet bilirkişi raporu olduğunu, birinin İstanbul'da davalı evraklarının incelenmesini içerdiğini, evrakların muhasebe tekniğine göre bir eksiği olmadığını, diğer bilirkişi raporu ise Mersin'de müvekkil firma evraklarının incelenmesine ilişkin olduğunu, sözleşmeye göre zamanında ödeme olmadığını ve 42 günlük bir gecikme ile ödeme yapıldığını ve davacı müvekkilin faiz alacağının olduğunu açıkça ortaya koyulduğunu, buna rağmen mahkemenin davayı reddettiğini, gerekçe olarak davalı kurumun evraklarının muhasabe tekniğine uygun olduğunu, davalının evraklarının muhasebe tekniğine uygun tutulmuş olmasının yetmeyeceğini, önemli olan zamamında yani 60 günlük vadede ödeme var mı yok mu bunun tespitinin gerekli olduğunu, ödeme 60 gün içerisinde yapılamamış ise tarafımıza ne zaman ödeme yapıldığının tespiti ve faiz hakkının tespiti gerektiğini, davalı firmanın zamanında ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir iddiasının olmadığını, mahkeme kararının borçlu davalının istediği zaman ödeme yapma ve bunun için bir faiz ödememe hakkı varmış gibi bir durum belirttiğini, ticari teammüller ve kanunun davalıya böyle bir hak vermediğini, bu nedenlerle; Yerel Mahkeme'nin hukuka aykırı kararının, işbu istinaf talebi üzerine öncelikle tehiri icra kararı verilmek suretiyle yapılacak yargılama neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "İtirazın İptali (Vade Farkı Alacağından Kaynaklanan)
" talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya düzenlediği faturaların bedellerinin geç ödendiğini, faturaların belirlenen tarihte ödenmemesi halinde aylık % 3 vade farkı ödeneceğinin fatura üzerinde yazılı olduğunu, işbu vade farkı alacağı için davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz etmesi neticesinde icra takibinin durdurulduğundan bahisle davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili davacı ile aralarında vade farkı uygulanacağına dair bir sözleşme bulunmadığını bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişilerden ayrı ayrı rapor alınmış, davalı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre dava konusu vade farkı faturasının davalı defter ve kayıtlarına alınmayarak davacı tarafa iade edildiği, yine davacı tarafından dava konusu vade farkı faturasından önce başkaca iki adet daha vade farkı faturasının davalı tarafa gönderildiği, davalı tarafın bu iki adet faturayı da defter ve kayıtlarına almayarak davacı tarafa iade ettiği, taraflar arasında ticari defter ve kayıtlara göre vade farkı ödeneceği konusunda bir sözleşme bulunmadığına dair rapor düzenlendiği, davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre dava konusu vade farkı faturasının kayıtlı olduğu başkaca bir vade farkından kaynaklı fatura kaydının bulunmadığına dair rapor düzenlendiği görülmüştür.
Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı ile bu ilişki kapsamında davacının satışını yaptığı malları davalıya teslim ettiği ve buna karşılık davalının da davacıya ödeme yaptığı hususunda anlaşmazlık yoktur; uyuşmazlık, davalının fatura bedellerini geç ödemesinden kaynaklı davacının vade farkı alacağı talep hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bir ticari ilişkide vade farkı, kur farkı vb.isim adı altında karşı taraftan talepte bulunulabilmesi için sözleşmede bunlara ilişkin hüküm bulunması, sözleşmede vade farkı veya kur farkının ödeneceği konusunda bir kayıt olmamasına rağmen bunların ödeneceğine dair ticari teamülün olması halinde vade farkı veya kur farkı talebinde bulunulması mümkündür.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki vade farkı alacağından kaynaklı uyuşmazlıkta davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen vade farkı faturasına karşılık davalı şirketçe davacıya iade faturası düzenlendiği, davacı şirket tarafından vade farkı talep hakkının bulunduğunu ispat bakımından dosyaya herhangi bir sözleşmenin sunulmadığı, yine incelenen ticari defter ve kayıtlara göre taraflar arasında fatura bedellerinin geç ödenmesi sebebiyle vade farkı alacağı talep edilebileceği konusunda teamül bulunmadığı, buna göre vade farkı alacağı talep hakkının varlığını ispat yükü altında bulunan davacı tarafın bu iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2021 tarih ve 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 03/06/2024 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45