Adana BAM 9. HD 2021/1448 E. 2024/878 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1448
2024/878
24 Mayıs 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1448 - 2024/878
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1448
KARAR NO : 2024/878
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/04/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... ... -
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
YAZIM TARİHİ : 24/05/2024
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından sigortalanan sigortalı ... Taşımacılık ve Lojistik Hizm. A.Ş.'nin dava dışı ...'ya ait emtiaların nakliyesi için fiili nakliyeci olarak davalı ... ... ile anlaştığını, ancak emtiaların nakliye esnasında hasara uğradığını, nakliye işleminin davalı ... ... sorumluluğunda gerçekleştiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak sigortalının 36.025,26.TL zararının davacı şirket tarafından tazmin edildiğini, TTK ve poliçe hükümleri ile ibraname ve banka ödeme dekontu, halefiyet kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK ilgili hükümleri temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan davacının TTK ve ilgili konvansiyon hükümleri ile davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalının sigortalıya kesmiş olduğu nakliye faturası ve taşıma irsaliyesi gereğince sorumlu olduğunu, davalı ... ...'e nakliye faturası ve ... (çekici)- ... (yarı römork) plakalı tırın ruhsat sahibi olarak fiili taşıyan sıfatıyla dava açıldığını, sigortalıya ait emtiaların Adana'dan Mersin'e nakliyesi için davalı ... ...'e ait ... - ... plakalı araca yüklendiğini ancak nakliye esnasında emtianın sıvı temasına maruz kaldığını, emtiaların ıslanma neticesinde zayi olduğunu, nakliye sürecinin akabinde alıcı ve sigortalı firma tarafından emtiaların hasara uğradığının tespit edildiğini, ekspertiz çalışması yapıldığını, hasarın ıslanma neticesinde meydana geldiğinin eksperlerce tespit edildiğini, hasarın araç ve emtiaların içerisine sızan su nedeniyle meydana geldiğinin eksperlerce tespit edildiğini, emtia üzerinde yapılan kontrolde koli biçimi naylon/shrinkli 24'lü ambalaj şeklinde olduğunu, emtialarda yapılan detaylı incelemede naylon ambalajların içinde suların olduğunu, emtiaların ıslak olduğunun görüldüğünü, emtiaların büyük bir kısmının ağır hasara uğradığının görüldüğünü, emtiaların tenekede bulunmakta olup tamamen ıslanmış ve içinde su birikintisi olduğunu, konu ile ilgili sovtaj araştırması neticesinde tüketiminin uygun olmayıp, imhasının uygun olduğunun tespit edildiğini, 1.399,32.TL sovtaj bedeli hasar hesabında dikkate alındığını, davalıların basiretli bir taşıyıcı olarak gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması neticesinde işbu hasarın meydana geldiğini, dava konusu icra takibinin 19.02.2018 tarihinde başlatıldığını, davalı ... ...'in 28.02.2018 tarihinde borca itiraz ettiğini belirterek davacının davalıdan olan 36.891,35.TL alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, %20'den az olmayan oranda icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.05.2017 tarihinde ... plakalı araç ile ... markalı kutu kolaları Adana'dan Mersin'e taşıma işini üstlendiğini, ancak emtianın teslim adresinde indirildiği sırada aracın üzerinde çadır olduğu halde az bir miktar kutu kolaların ıslandığından bahisle şoföre formalite icabı denilerek tutanak imzalatıldığını, tutanakta aracın çadırlı geldiğinin bildirildiğini, akabinde eksper çağrılarak bütün kutu kolaların ıslanmış gibi gösterildiğini ve bütün kutu kolaların bedelinin davalıdan istenmiş olduğunu, olay yerinin Mersin olduğu halde mahkemenin İstanbul'da açıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ret edilmemesi halinde olayın 14.05.2017 tarihinde olduğunu, eksper raporunun 02.10.2017 tarihinde düzenlendiğini, davalıdan Dubai Sigorta tarafından navlun bedeli istendiğini, yok edilen malların taraflarına iadesi konusunda herhangi bir beyanda bulunulmadığını, 02.10.2017 tarihli ekspertiz raporunda kola kutularının henüz oksitlenmediğinin beyan edildiği halde 5 aydan fazla zaman geçtikten sonra raporun verildiğini, diyet kolaların kullanım süresinin 5 ay 26 gün, kutu kolaların kullanım süresinin 1 yıl olduğunu, mahalle bakkalının da kolanın ıslanma ile bozulmayacağına dair kaşeli imzalı belge sunduğunu, naylon koli içerisindeki kutu kolaların fotoğrafının çekilip dilekçeye eklendiğini, su dökülse dahi içerisine tesir etmesinin mümkün olmadığını, belirtilen sebeplerden dolayı tamamen sağlam ve kullanılabilir durumdaki kolaların hiç edildiğini, haksız yere parasının istendiğini, bu durumun kötü niyetli kişiler tarafından organize edildiğini, sigorta yetkililerinin kötü niyetli olduğunu, davacının henüz bozulmamış kolaların ücretinin ödemesini yaptığını, bu durumun kendilerini ilgilendirmediğini, taşıma anlaşmasının taraflarından yapılan bir anlaşma olmadığını, anlaşma sahibinin dava dışı ... firması olduğunu, sorumluluğunun şoför ve ... firmasına ait olduğunu, davanın kabulü halinde şoföre rücu hakkında bir karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; kolaların ne şekilde hasara uğradığı, hasar oranının ne olduğu, kutu kolaların yağmur suyuyla paslanmaya müsait olup olmadığı, meydana gelen hasarda davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise davalının sorumlu olduğu miktarın tespiti hususlarında bilirkişi raporu alındığı, rapora göre taşıma konusu kutu kolaların yağmur suyu ile bozulmasının mümkün olmadığı, sigorta bedelinin ödenebilmesi için sigortalanan şeyin gerçek anlamda bozulması veya hasara uğraması gerektiği, ancak dava konusu kutu kolaların bozulmadığı, davacı şirketin sigortalısına yapmış olduğu ödemenin sigorta teminatı kapsamında olmayıp bir lütuf ödemesi(...) olduğu, sigorta teminatı kapsamında olmayan bir ödemenin rücu edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ret gerekçesi olarak göstermiş olduğu dava konusu kutu kolaların bozulmamış olması nedeni ile zararın meydana gelmediği tespitinin sigorta mevzuatı ve gida hijyeni mevzuatına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, dosyada alınan bilirkişi raporunda kutu kolaların basit temizlik ile tekrar kullanılabileceğinin tespit edildiğini ancak bu tespiti sübjektif bir yorumdan ibaret olduğunu, tüketime uygun olmaması nedeni ile imha edildiğini, sigortalının zararı eksper raporu ile sabit olduğunu, bu nedenle mahkemece yapılan "..." tespitinin herhangi bir mesnedinin bulunmadığını, dava konusu emtianın hasara uğramadığından söz edilemeyeceğini, gıda hijyeni yönetmeliğine uygun olarak yeniden üretime sunulabilmesi için tekrar shrinklenerek ambalajlanması işlemlerinin fabrika şartlarında el değmeden yapılmasının gerektiğini, bu işlemin ise emtia bedelini aşacağı eksper raporunda belirtildiğini, ambalajların basit bir işlemle silinerek yeniden üretime sunulabilmesi gibi bir durumun pratikte mümkün olmadığını, bilirkişilerin basit bir temizlik işlemi ile tekrar kullanılabileceği değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, dava konusu emtianın satışı kullanımı ve tüketiminin uygun olmadığı için imha edildiğini, davalının emtianın yükleme ve istifi hususunda gerekli uyarıyı önceden yapmadıklarını, davalı tarafından böyle bir uyarının önceden yapılmamış olmasının sorumluluğunu ve kusur oranını doğrudan etkilediğini, hasarın davalıların sorumluluğunda gerçekleştiğinin tespit edildiğini ve hasarın nakliye esnasındaki aktarmaların olduğunu, bilirkişilerce ifade edildiğini, bu durumda sorumluluğun davalıların üzerinde olduğunu, davalıların hem nezaret yükümlülüğü, hem de yük hususunda herhangi bir uyarı yapmadığını ve hasarın oluşumunu göz önüne alındığında kusur oranlarının yerinden belirlenmesinin gerektiğini, aksinin davalı tarafça ispat edilmedikçe, hasarın yüke elverişli olmayan taşımadan, özen yükümlülüğünü de yerine getirmeyen taşıyıcı kusurundan kaynaklı olarak meydana gelen olayın gidişatından anlaşıldığını, eksperlerin düzenlediği raporun "delil" niteliğinde olduğunun belirtildiğini, aksi davalı tarafça kanıtlanamamış olduğundan davalının sorumluluğunun sabit olduğunu, dosyada mübrez bilirkişi raporunun eksik incelemeden kaynaklanan hataların barındığını, yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesini talep ettiklerini ancak mahkemece itirazların dikkate alınmadığını, dava konusu alacağın likit olduğunu, ödeme dekontu ile bu hususun sabit olduğunu, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin gerekli olduğunu, müvekkilinin sigortacı sigorta tazminatını ödediği tarih itibari ile faiz talep hakkını elde ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan emtianın yurt içi taşınması esnasında uğradığı hasardan dolayı sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen zararın taşıma işini yapan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dışı sigortalı tarafından taşıması üstlenilen ve davalı fiili taşıyıcı tarafından taşıması yapılan kutu kolaların taşıma sırasında ıslandığını ve hasara uğradığını, alınan eksper raporu doğrultusunda iş bu hasar ile ilgili dava dışı sigortalısına ödeme yaptığını ve hasardan davalı fiili taşıyıcının sorumlu olduğunu, tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan takibe de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, mahkemece alınan teknik bilirkişi raporuna göre taşımaya konu kutu kolaların her hangi bir basınç, yarılma, çatlak, ezilme ve çizilme gibi fiziksel darbeye maruz kalmadığı, kutu kola dışındaki suyun alüminyumdan imal edilen kutuların paslanmasına neden olmayacağı, bu suyun kutu kolaların iç kısmına temas etmediği ve kutu içerisindeki kolanın içecek vasfını yitirmediği, bu haliyle kolaların zarar görmediği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına teminat kapsamında olmayan bir ödeme yapıldığı, iş bu ödemenin ...(lütuf ödemesi) niteliğinde olduğu, bu nedenle iş bu tazminatın davalıya rücu edilemeyeceği, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
-
6100 sayılı HMK'nin 353/1. b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
-
6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 24/05/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02