SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 9. HD 2021/1474 E. 2024/875 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1474

Karar No

2024/875

Karar Tarihi

24 Mayıs 2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1474

KARAR NO : 2024/875

KARAR TARİHİ : 24/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/02/2021

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ... -

VEKİLİ : Av. ...,

DAVALI : ... -

DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 24/05/2024

YAZIM TARİHİ : 24/05/2024

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirket ana sözleşmesinde belirtilen hususlarda faaliyette bulunmak üzere üç ortaklı limited şirket kurulduğunu, müvekkilinin iş bu şirkette % 34 hissesinin bulunduğunu, şirketin bu güne kadar hiç bir genel kurulunu yapmadığını, ortakların bu güne kadar hiç bir araya gelemediklerini, müvekkilinin şirket hakkında bilgi almasının engellendiğini, şirket müdürü ...’na noter aracılığı ile keşide edilen 25.12.2014 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamede şirket borçlarının yapılandırılması ve şirket borçlarına ilişkin ortaklıktan doğan bilgi alma isteminde bulunulduğunu ancak müvekkilinin bu konuda bilgilendirilmediğini, şirketin zor durumdan kurtarılmasına yönelik girişimde bulunmadığını, şirketin ticari faaliyetine devam etmediğini ve kağıt üzerinde bir şirket olarak kaldığını, kuruluş aşamasında şirketin ... Denizcilik Şirketi'nden spor malzemeleri kiraladığını, şirketin kazanılan paraları ne şekilde kullandığı bilgisinin alınamadığını, kira borçlarının ödenmemesi üzerine işyerinin kapatılmak zorunda kalındığını, ... Denizcilik'in kiralanan spor malzemelerini davalı şirketten geri aldığını, şirket ortağı ... ve şirket müdürü ...’nun dolandırıldıkları iddiası ile müvekkili hakkında savcılığa başvurduklarını, ... karar sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığı hususunda karar verildiğini, şirketin açılışından bu yana hiç kar payı ödenmediği belirtilerek, müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına, ortaklık pay değerinin tespit edilerek şirketten ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafından davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; şirketin ticari defter kayıtlarına göre 2019 ve 2020 yıllarında hiç hasılat elde edemediği, şirketin öz sermayesinin muhafaza edilemediği, şirketin borca batık durumda olduğu ve iflas durumunda olduğu, şirketin borca batık durumda olması sebebi ile şirket ortaklarının ortaklık payının da bulunmadığı, dolayısıyla somut olayda davacının TTK 638/2 maddesi uyarınca şirketten çıkmasını haklı gösterecek bir sebebinin de bulunmadığı, şirketin borca batık durumda olmasının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre şirketten çıkmak için haklı sebep olamayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/8665 Esas, 2016/3695 Karar sayılı ilamında ve kanunda yer alan ortaklıktan çıkma sebeplerinin tahdidi olarak sayılmadığını, somut olayın özelliklerine göre değişkenlik gösterdiğini, bilirkişi incelemesi ile de müvekkilinin ortaklıktan çıkma gerekçelerinin yerinde olduğunu, şirketin borca batık olması sebebi ile şirket ortaklarının ortaklık payına halel getirmeyeceğini, sadece ortaklıktan ayrılma payının bulunmadığına kanaat getirildiğini, müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına engel olmadığını, ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 15.03.2018 tarih ... E. ve ... K. Sayılı ilamında "Ne var ki, şirket öz varlığının eksi olarak ortaya çıkması nedeniyle rapor tarihi itibariyle davacının ayrılma payı bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma koşulları somut olayda gerçekleştiği halde şirketin borca batık olması nedeniyle çıkma sonucunda davacı ortağın payına ekonomik anlamda herhangi bir değer isabet etmemektedir. Dolayısıyla davalı şirketin borca batık olması ortaklıktan çıkmaya engel teşkil etmez." dendiğini, müvekkili açısından bu davayı açmada hukuki yararının bulunduğunu, yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Şirket adına yeni tahakkuk eden amme borçlarının çıktığını, müvekkili açsısından mali külfetlerinin devam ettiğini, müvekkilinin payı oranında üzerine düşen borçlarını ifa etmeye devam ettiğini, davalı şirkette bugüne kadar kar payının dağıtılmadığını, şirkette bugüne kadar genel kurul yapılmadığını, müvekkilinin yazılı talebine rağmen bilgi almasının engellendiğini, diğer ortakları tarafından Cumhuriyet Savcılığı'na intikal eden şikayet ile müvekkilinin diğer ortaklar ile güven duygusunun zedelendiğinin ispat edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, TTK'nın 638/2 maddesine dayalı ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin kuruluşundan bu yana olağan genel kurul toplantılarını yapamadığını, kar dağıtımı da yapılmadığını, şirketin fiilen faaliyetine son verdiğini, ortaklar arasında savcılığa intikal eden bir soruşturma dosyası bulunduğunu, şirket ile ilgili bilgi alma hakkının engellendiğini, bu sebeple müvekkili yönünden ortaklığın çekilmez hale geldiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkmasına ve ayrılma akçesinin belirlenerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, davalı ise davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

6102 Sayılı TTK'nin 638/2. maddesinde de; "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir" düzenlemesine yer verilmiştir.

Öte yandan haklı nedenlerle çıkma davası açılabilmesi için, davacı ortağın haklı nedenlerin ortaya çıkmasında kendilerinin eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla çıkmaya dayanak gösterilen haklı nedenlerin kendisinden kaynaklanmayan nedenler olduğunun da kanıtlanması gerekir.

Limited şirket ortaklığından çıkmak için geçerli haklı sebep kavramının ne olduğu konusunda yasada açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin uygulamalarında, haklı sebep kavramı; ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortaklık ilişkisini sürdürmesinin ortaktan beklenemeyeceği haller olarak kabul edilmiştir. (Bkz. Çamoğlu, Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku 2017, s.428) Haklı sebep kavramının her somut olayda mahkeme tarafından takdir edilmesi gerekmekle birlikte, ortaya konulan haklı sebebin nesnel ve objektif ölçülere uygun olması gerekir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.11.2017 tarih 2016/4188 E., 2017/6392 K. sayılı kararı)

Her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının kalmaması gibi hallerde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/15623 E., 2015/11122 K. sayılı kararı)

Somut olayda, her ne kadar ilk derece mahkemesince şirketin borca batık olmasının tek başına ortaklıktan çıkmak için haklı sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, alınan bilirkişi raporuna göre, şirketin kuruluşundan bu yana hiç bir olağan genel kurulunu yapmadığı, şirket öz sermayesinin %75'inin ödenmediği, ayrıca öz sermayenin muhafaza edilemediği, şirketin borca batık olup, teknik olarak iflas durumunda bulunduğu, yine celbedilen soruşturma dosyasındaki iddialar nazara alındığında şirket ortakları arasında dolandırıcılıktan dolayı karşılıklı iddialarda bulunulduğu ve ortaklar arasında güven duygusunun zedelendiği, bu durumda ortakların şirketin kuruluş amacını birlikte gerçekleştirmelerinin mümkün olmadığı, bu aşamadan sonra ortakların birlikte davalı şirkette kalmalarının ve şirketi devam ettirmelerinin beklenemeyeceği, şirketin aktif faaliyetine son verildiği, pozitif bir tasfiye bakiyesinin olamayacağı, borca batık olan şirkette davacıya ödenecek bir çıkma payının da bulunmadığı, bu haliyle davanın kabulü ile davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, ancak şirketin malvarlığının borca batık olduğu gözetilerek çıkma payı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın tümden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, davacı vekilinin istinafında haklı olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın kısmen kabulü ile davacının ortaklıktan çıkmasına, ancak çıkma payı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

  1. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan KABULÜNE,

2. 6100 sayılı HMK.nun 353/1. b. 2 maddesi gereğince ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  1. Yeniden esas hakkında hüküm KURULMASINA,

a)-Davanın KABULÜ İLE,

-Davacı ...'ın davalı şirket ortaklığından çıkmasına İZİN VERİLMESİNE,

-Davacının çıkma payı talebinin REDDİNE,

-Karar kesinleştiğinde karardan bir suretin Ticaret Sicil Müdürlüğünü gönderilerek tescil ve ilanına,

b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

c)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 44,40.TL peşin harç, 106,60.TL tebligat, 35,55.TL posta ve müzekkere ücreti ve 750,00.TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 936,55.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

d)-6100 sayılı HMK.nun 330. maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

İstinaf Yargılaması Yönünden;

4)-Davacı tarafından yatırılan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile istek halinde adı geçen davacıya İADESİNE,

5)-Davacı tarafından yapılan 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 43,50.TL tebligat gideri ve 32,50.TL posta masrafı olmak üzere toplam 238,10.TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

8)-6100 sayılı HMK'nın 359/3 maddesince karar tebliğ işlemlerinin dairemizce YAPILMASINA,

Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 24/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınhazineyekonusuAlacağınınŞirketKaynaklı)istinafreddinesebeplerininhukukiOrtaklıkdeğerlendirilmesiyapılmasınaiadesinegerekçeadananitelendirmePayıvekiliverilmesineTicaridelillerin(ŞirketkabulüTahsilihükümkaydınanumarasıolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim