SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 9. HD 2024/366 E. 2024/797 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/366

Karar No

2024/797

Karar Tarihi

14 Mayıs 2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/366

KARAR NO : 2024/797

KARAR TARİHİ : 14/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/09/2023

NUMARASI : ... ESAS ... KARAR

DAVACI : ... - ...

VEKİLLERİ : Av. ... -

Av. ...

Av. ...

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ : Av. ...

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 14/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2024

Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili, müvekkili şirketin Türkiye limanlarında, gemilerde, fabrikalarda lashing, unlashing, brandalama, sandıklama, kasalama, ambalajlama, ilaçlama, fümigasyon ve gözetim, Afrika ülkelerine yapılan ihracatlarda gerekli olan sertifika hizmetleri ve ... Kalite Kontrol Sertifikası alanında hizmet vermekte olduğunu, müvekkil şirket bünyesinde uzun yıllar çalışmalarına devam eden davalının, işleri gereği müvekkilin müşteri çevresi ve iş sırlarını öğrenebilecek pozisyonlarda yer aldığını, bu nedenle müvekkili şirket ile davalı arasında rekabet yasağı sözleşmesi düzenlendiğini, davalı ..., 13/09/2011- 03/07/2021 tarihleri arasında müvekkil şirkette büro elemanı olarak çalıştığını, davalı tarafın 03/07/2021 tarihinde işinden ayrıldığını, bu hususta davalının müvekkil ile olan iş akdini kendi isteği ile feshettiği ve herhangi bir haklı sebebe dayanmadığına ve müvekkilden herhangi bir alacağı olmadığına ilişkin Mersin 3. Noterliği'nin 01/09/2021 tarihli ve ... Yevmiye Numaralı İbraname düzenlendiğini, davalının belirtilen görev tanımı dahilinde, müvekkil şirket tarafından kendisine verilen görevlerden olan ... Kalite Kontrol sertifikaları, fumigasyon sertifikaları ve gözetim sertifikalarının hazırlanması ile bu sertifikalara ilişkin olarak ilgili kurumlara yapılan aylık ve senelik raporlama faaliyetlerini de yerine getirdiğini, ... ... Lojistik Ve Liman Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin Linkedin internet sitesi üzerinden resmi hesabından yapmış olduğu paylaşımlarda ve şirkete ait https://mgllojistik.com.tr internet sitesinin "Hizmetlerimiz" başlıklı sayfasında da görüleceği üzere davalının kurmuş olduğu şirket müvekkil şirketin faaliyet alanlarında hizmet gösterdiğini, müvekkil şirket ile imzalamış olduğu Rekabet Yasağı Sözleşmesine aykırı faaliyetleri sebebi fiili ödeme tarihinden itibaren hesaplanmak üzere sözleşmede cezai şartın ve dosya kapsamında mahkemece tespit edilecek olan müvekkilin aşkın zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davalı vekili, müvekkilinin 13.09.2011 tarihinde davacı şirket ... Lojistik San. ve Tic. Ltd. Şti.'de soğuk hava depo işçisi ve büro işçisi olarak çalışmaya başladığını, 03.07.2021 tarihinde de işveren tarafından 03 işten çıkış koduyla SGK'ya işten çıkış bildirimi yapıldığını, müvekkilinin hazırlanan mailleri ilgililere göndermek, işyerindeki bilgisayarlara sistem yazılım kurulumu yapmakta olduğunu, müşteri çevresi hakkında esaslı bilgi edinilebilecek içerikte olmadığını, işverenden sadece bir kere mal veya hizmet alan kişiler ile müstakbel alıcılar, rekabet yasağı açısından müşteri kavramına dahil edilemeyeceklerini, müvekkilinin diğer işçilere göre ayırt edici özelliği, birtakım sistem yazılım kursları almış olmasıdır; bu sayede bilgisayarlara bazı sistemlerin kurulumunu yaptığını, rekabet yasağı sözleşmesinin kanunda öngörülen sınırların dışında olması, müvekkilimin davacı şirkette ticari sır yahut müşteri çevresi bilgisi edinebilecek bir konumda çalışmamış olması ve rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği bir an için kabul edilse dahi işverenin bu sözleşmenin devamında bir yararının kalmaması sebebiyle, davacı tarafın tüm taleplerinin reddini, gerek 100.000 USD meblağlık talebinin reddini, gerekse dosyaya varlığına ilişkin tek bir delil dahi sunamadığı aşkın zarar talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Yerel mahkemece verilen karar ile; "iş akdi kapsamında işçinin rekabet yasağına aykırılık iddiasına dayalı davalarda, Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğu yönündeki önceki tarihli Yargıtay kararlarının da 7036 sayılı kanundaki belirtilen düzenlemeye göre (rekabet yasağına aykırılığın iş akdinin devamı veya feshinden sonra olup olmadığına bakılmaksızın) somut olaya uygulanma imkanı bulunmadığından, uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan, Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Uyuşmazlığın temelinin taraflar arasındaki iş akdi kapsamında işçinin rekabet yasağına aykırılık iddiasından kaynaklanmasına göre davanın iş mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkememizce görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Mersin Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine" şeklinde karar verilmiştir.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davalının 2011 yılından itibaren müvekkili şirketten çalıştığını, davalının tercübeli olduğundan müvekkili şirketin ticari sır ve müşteri çerçevesini öğrenebileceği pozisyonların verildiğini, bu sebeple de davalı ile müvekkili şirket arasında rekabet yasağı sözleşmesinin düzenlendiğini, davalının 13/09/2011-03/07/2021 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalıştığını, 03/07/2021 tarihinde kendi isteği ile müvekkili şirket bünyesinden ayrıldığını, davalının müvekkil şirket tarafından kendisine verilen görevlerden ve müvekkili şirketin faaliyet konusundan ötürü ... Kalite Kontrol Sertifikaları, fumigasyon sertifikaları ve gözetim sertifikalarının hazırlanması ile bu sertifikalara ilişkin olarak ilgili kurumlara yapılan aylık ve senelik raporlama faaliyetlerini yerine getirdiğini, davalının müvekkil şirketin müşteri portföyüne dair detaylı şekilde bilgi sahibi olduğunu, müvekkili şirketin, menfaatlerini ve ticari sırlarını, müşteri portföyünü koruyabilmek için davalı ile 21/09/2011 tarihli Rekabet Yasağı Sözleşmesi yapıldığını, davalının 07/06/2021 tarihinde tescil edilen Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ... ... Lojistik ve Liman Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurduğunu, şirketi kurduktan sonraki bir ay içerisinde Uluslararası Gözetim Şirketi sertifikasını aldığını, davalının halen şirket müdürü ve tek hissedarı olduğunu, davalının kurucusu olduğu şirket ile müvekkili şirketin aynı alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı tarafından davanın tarafları arasında kararlaştırılan rekabet yasağı sözleşme hükümlerine aykırı hareket edildiğini, davalının eylemlerinin müvekkil şirketi zarara uğrattığını, davalının tacir olduğunu ve müvekkil şirket ile arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklandığından ticari nitelikte olduğunu, bu bakımdan Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE :

Dava, Rekabet Yasağı Sözleşmesinden kaynaklı cezai şart ve sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Davacı tarafından, davalının 13/09/2011-03/07/2021 tarihleri arasında davacı şirkette büro elemanı olarak çalıştığı ve 03/07/2021 tarihinde kendi isteği ile iş akdini feshederek, işinden ayrıldığı, davalının şirketteki görevinin niteliği gereği direkt olarak şirketin müşteri çevresi ile etkileşim halinde olması nedeniyle şirket sırlarına da vakıf olduğu, davalı ile 21/09/2011 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede, iş akdinin sona ermesinden sonra, sözleşmede belirlenen süre ve şehirler ile sınırlı kalmak üzere, davalının, davacı şirketle aynı iş dalında iş kurmayacağının ve rakip firmalarda çalışmayacağının ve ortak olmayacağının düzenlendiği, buna rağmen davalının, aynı faaliyet alanında hizmet veren bir şirket kurarak, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı hareket edip, davacı şirketin müşteri çevresine ulaştığı ve iş kapasitesine ve aktif iş hayatına zarar verdiği, bu nedenle maddi zarara uğradığı, iş yaptığı çevrede isim ve itibar kaybı yaşadığı iddia edilerek, sözleşmede belirlenen cezai şartın ve mahkemece tespit edilecek olan aşkın zararının davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı ise 13.09.2011 tarihinde davacı şirkette soğuk hava depo işçisi ve büro işçisi olarak çalışmaya başladığını, yaptığı işin niteliği gereği, davacının müşteri çevresi, iş sırları hakkında esaslı bilgi edinebilecek konumda olmadığını, dava dilekçesinde herhangi bir somut zarardan veya davacıdan öğrendiği ve zarar ihtimali oluşturabilecek herhangi bir bilgiden bahsedilmediğini, rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, aksi halde dahi davacı işverenin bu sözleşmenin devamında bir yararının kalmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

6102 sayılı TTK’nun 4/1-c bendi: "Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun rekabet yasağına ilişkin 444 ila 447. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." şeklinde olup, 6102 sayılı TTK’nın 5/1.fıkrası ise: "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun “Görev” kenar başlıklı 5. maddesi, madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, İş Mahkemeleri’nin görev alanını 5521 sayılı Kanun hükmüne nazaran genişletmiş, 6098 sayılı TBK’da hizmet sözleşmesine tabi işçilerin, işverenleri ile “iş ilişkisi” nedeniyle sözleşme ve kanundan doğan hukuk uyuşmazlıklarını da iş mahkemelerinin görevi kapsamına almıştır.

Ancak, rekabet yasağına ilişkin TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen hükümler, doğrudan hizmet sözleşmesinin bir unsuru olarak görülemeyeceği gibi, rekabet yasağının işçi-işveren arasındaki hizmet sözleşmesinin ve buna bağlı olarak iş ilişkisinin sona ermesinden sonra hüküm ifade edecek mahiyette olması, işçinin tek taraflı bir taahhüdü suretiyle de oluşturulması mümkün bulunmakla, rekabet yasağının ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların, iş ilişkisinden yahut hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilemez.

İşçinin bizatihi hizmet sözleşmesinden ve buna bağlı olarak oluşan iş (hizmet) ilişkisinden kaynaklanan rekabet etmeme ve işverene ait sırları saklama yükümlülüğü, TBK’nın 396. maddesinde tanımlanan ve kanundan kaynaklanan işçinin özen ve sadakat borcu ile ilişkili olup TBK’nın 444. maddesinde tanımı yapılan ve taraf iradesine bağlı olarak ortaya çıkan rekabet etmeme taahhüdü (rekabet yasağı) ise, açıklanan bu karakteri nedeniyle, işçinin kanundan kaynaklanan özen ve sadakat yükümlülüğünün bir devamı yahut işçinin bu borcunun, sözleşme sona erdikten sonra da devamına olanak sağlayan bir düzenleme niteliğinde değildir. Nitekim, işçinin hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonraya ilişkin sır saklama yükümlülüğü, TBK’nın 396. maddesinin son fıkrasının ikinci cümlesinde özel olarak düzenlenmiş olup doğrudan kanundan kaynaklanan bir yükümlülük niteliğinde bulunmakla, bu yükümlülüğün, serbest iradeye dayalı rekabet etmeme taahhüdünden hukuki karakteri itibariyle ayrışmakta olduğu, kanunda birbirinden farklı nitelikteki bu iki kavrama ilişkin hükümlerin, açıklanan ayrışmaya uygun olarak farklı bölümlerde düzenlendiği gözden kaçırılmamalıdır.

Şu halde, TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ve buna bağlı olarak bu yasağın ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların, 7306 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi kapsamında, iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olarak tanımlanması ve giderek İş Mahkemelerinin görevi kapsamında addedilmesi yerinde bir yaklaşım değildir. Bu çerçevede, İş Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemelerinin görev alanları bakımından bir hüküm uyuşmazlığından bahsedilemeyeceği gibi 7306 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi ile TBK’daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK’nın 4. maddesi hükmünün zımnen ilga edilmiş olduğu da ileri sürülemez (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2021 tarih 2021/1534 E., 2021/6811 K. Sayılı ilamı).

Somut olayda, davalının 13/09/2011-03/07/2021 tarihleri arasında davacı şirkette büro elemanı olarak çalıştığı ve 03/07/2021 tarihinde kendi isteği ile iş akdini feshederek, işinden ayrıldığı, taraflar arasındaki iş ilişkisinin devamı sırasında ise 21/09/2011 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşmede, davalı işçinin, iş akdinin sona ermesinden sonra 5 yıl süreyle, Mersin, İstanbul, Bursa, İzmir ve Hatay illerinde, davacı şirketle aynı iş dalında bir iş kuramayacağının ve rakip firmalarda çalışamayacağının hüküm altına alındığı, aksi halde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından, iş akdi sona ermesinden sonraki davalının eylemleri yönünden haksız rekabet iddiasında bulunduğu, TTK'nun 4/1-c maddesinde "Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun rekabet yasağına ilişkin 444 ila 447. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. " düzenlemesi ve 6102 sayılı TTK’nun 5/1.fıkrasındaki düzenlemenin TBK’daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK’nın 4. maddesi hükmünü zımnen ilga etmemiş olması dikkate alındığında, TTK'nun 4. maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliğinde olan haksız rekabetten kaynaklanan davaya bakmakla görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu, bu nedenle, mahkemece, yargılamaya devam edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve 353/1-a-6 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)-Davacı vekili tarafından Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2)-Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih ve ... Esas, ... karar Kararının HMK.'nun 353/1-a-3 ve 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3)-Dava dosyanın yeniden yargılama için Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,

5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA,

6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,

7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 14/05/2024 tarihinde karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kabulüne-vekiligönderilmesinetebliğinekaldırılmasınaiadesineolmadığınavekilleriadanabağlanmasınahüküm...

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim