Adana BAM 9. HD 2021/1054 E. 2024/745 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1054
2024/745
9 Mayıs 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1054 - 2024/745
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1054
KARAR NO : 2024/745
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2019
NUMARASI : ... ...
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
YAZIM TARİHİ : 09/05/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2019 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numarası ile icra tabi başlatılmış olduğunu, davalının takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itirazda bulunduğunu ve icra takibinin durdurulduğunu, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın yersiz olduğunu, davalının ... Kozmetik Tarım Tüketim Maddeleri San. ve Tic.Ltd. Şti ile davacı banka arasında imzalanan Genel Nakdi Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine 04.12.2013 tarihinde Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefil sıfatıyla imza attığını, davalının borcunu ödemediği gibi takibe yapılan itirazın da haksız olduğunu, icra takibini haksız yere sürüncemede bırakmak amacıyla hareket ettiğini, davalının yapmış olduğu haksız itirazları nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Davacı ... Bankası A.Ş. .../... Şubesi ile dava dışı ... Kozmetik Tarım Tüketim Maddeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 25.11.2013 tarihinde 500.000,000.TL limitli "Genel Nakdi Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesinin" 04.12.2013 tarihinde davalı ... tarafından Müteselsil Kefil sıfatıyla imzalandığını ve kefalet limitinin 500.000,000.TL olarak belirlendiğini, sözleşmedeki "Eş Rızası Beyanı" başlığını taşıyan bölümde herhangi bir isim ve imzanın bulunmadığını, davalı ...'ın nüfus kaydının incelenmesinde 07/02/2016 tarihinde evlendiğini ve sözleşmenin imzalandığı 04/12/2013 tarihinde de evli olduğunu, Türk Borçlar Kanunu 584. Maddesi gereğince ''eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.'' hükmü gereğince eş rızası bulunmaması sebebiyle davalı ...'ın kefaleti geçerli olmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; İmzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin asıl kredi borçlusu ... Kozmetik firması ile Banka arasında 25/11/2013 tarihinde 500.000,00.TL olarak düzenlendiğini, davalı kefil ...'ın ise 04/12/2013 tarihinde kefaleten imza attığını, Şirketin 27/11/2013 tarihli Genel Kurul Kararı ile ve ... Noterliği'nin 27/11/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı Hisse Devri-Temsil kararı ile davalı ...'ın şirket hisselerini devralarak tek yetkili ortak haline geldiğini, şirketler açısından kullanılan kredilerde şirket ortaklarının şirket lehine aldıkları krediler için eş muvafakatine ihtiyaç bulunmadığından Şirketin tek yetkili ortağının 04/12/2013 tarihinde kefaleten attığı imzanın geçerli olduğunu, Ticaret Sicil Kayıtlarına göre bu durum açık olduğunu, bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; kredi alacağı için girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, genel kredi sözleşmesine konu borcun ödenmemesi üzerine, hesabın kat edildiğini, davalı borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince kamu düzeni yönünden ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında, davacı takip alacaklısı banka tarafından davalı takip borçlusu ... hakkında iki ayrı kredi için 282.651,75.TL ve 5.225,76.TL asıl alacak tahsili için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince alınan 14.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacı bankanın .../... Şubesi ile dava dışı ... Kozmetik Tarım Tüketim Maddeleri San. Ve Tic.Ltd. Şti arasında 25.11.2013 tarihinde düzenlenmiş bulunan 500.000,000.TL limitli "Genel Nakdi Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesinin" 04.12.2013 tarihinde davalı ... tarafından Müteselsil Kefil sıfatıyla imzalanmış ve kefalet limitinin 500.000,000.TL olarak belirlenmiş bulunmasına karşın, sözleşmedeki "Eş Rızası Beyanı" başlığını taşıyan bölümde herhangi bir isim ve imzanın bulunmadığı, TBK 584. Maddesi hükmü gereğince Kredi Genel Sözleşmesinin imzalanması sırasında ...'ın eş rızasının alınmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının kefaleti nedeniyle eş rızasının gerekip gerekmediği, eş rızasının bulunmamasının kefaletin geçerliliğine ve dolayısıyla davalının borçtan sorumluluğuna etkisinin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nın 584. maddesine göre "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez."
6098 Sayılı TBK.'nın 584/son maddesinde; "Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz" düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda; davalı müteselsil kefil yönünden; 6455 sayılı Kanun ile 28/03/2013 tarihinde değişen TBK’nın 584/3 maddesi ile; ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağının düzenlendiği, bu hükmün resmi gazetede yayınlandığı tarihte yürürlüğe girdiği, kredi kefalet sözleşmesinin 28/03/2013 tarihinden sonra imzalandığı, davalı ...'ın eşinin rızası alınmadığından kefaletlerinin geçerli olmadığı bu sebeple davanın reddine karar verildiği ancak davacı bankanın istinaf dilekçesinde; davalı kefil ...'ın 04/12/2013 tarihinde kefaleten sözleşmeyi imzaladığı, dava dışı asıl borçlu şirketin 27/11/2013 tarihli Genel Kurul Kararı ile ve ... Noterliği'nin 27/11/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı Hisse Devri-Temsil kararı ile davalı ... şirket hisselerini devralarak tek yetkili ortak haline geldiği, şirketler açısından kullanılan kredilerde şirket ortaklarının şirket lehine aldıkları krediler için eş muvafakatine ihtiyaç bulunmadığından şirketin tek yetkili ortağının 04/12/2013 tarihinde kefaleten attığı imza geçerli olduğu, Ticaret Sicil Kayıtlarına göre davalının dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olması nedeniyle eş rızasının gerekli olmadığı savunulmuş olup, TBK'nun 584/2 maddesi uyarınca ticari şirket ortaklarının şirket ile ilgili verilmiş kefaletlerde eş rızasının aranmayacağının düzenlendiği, davacının ortağı olduğu şirket adına çekilen krediye şahsi kefaletinde eş rızasının aranmayacağı iddiasının ciddi bir husus olduğu ve bu hususta araştırma yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, Ticaret Sicil Kayıtlarına göre davalının dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olup olmadığı, kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarih olan 04/12/2013 tarihinde şirket ortağı olup olmadığına dair tüm deliller toplanmak suretiyle yeniden yargılama yapılarak karar verilmesi için, HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2019 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2019 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5)-İstinaf eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere 15/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır.
Üye
e-imzalıdır.
Üye
e-imzalıdır.
Katip
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19