Adana BAM 9. HD 2021/1123 E. 2024/656 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1123
2024/656
22 Nisan 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1123 - 2024/656
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1123
KARAR NO : 2024/656
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/10/2020
NUMARASI : ... ESAS-... KARAR
DAVACI : ... ... -
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... GIDA SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ-
VEKİLİ : Av...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
YAZIM TARİHİ : 22/04/2024
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı şirket arasında 06.09.2018 tarihinde imzalanan Ürün Alım Sözleşmesi gereği tarafların birbirlerine edimler yüklediklerini, sözleşme gereğince davalı şirketin ödeme yapması gereken 1.500 ton ürün bedeli ödemesinin 1000 tonluk kısmını yaptığını 500 tonluk ödemeyi yapmadığını, tarafların sözleşmeyi hür iradeleriyle tesis ettiklerini, sözleşme gereği tarafların edimlerini yerine getirme yükümlülüğü yüklenmiş ise de; davalı şirketin bu yükümlülüklerini kısmen yerine getirmediğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00.TL üzerinden açılan davanın kabulünü, davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak eksik ifadan kaynaklı zararlarının tazmini hususundaki taleplerinin kabulünü, tazminat taleplerinin kabulünü, taraflar arasındaki sözleşme gereği ödenmesi gereken masraf ve kalemleri ödemeyen davalı şirketten bu kalemlere dair ücretleri ödemesine dair taleplerinin kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; sözleşmede belirtilen ağaç sayısının davacının beyanına göre yazıldığını, beyan edilen ağaç sayısına göre tahmini bir miktar olarak 1.500 ton sözleşmede belirtildiğini, davacı üreticinin çiftçi sıfatına sahip bir tacir olduğunu, taraflara arasında imzalanan satım sözleşmesinin genel şartlarındaki 9. Maddesine göre sözleşmenin ilk sayfasında belirtilen bedellerin teminat hükmünde olduğunu, ancak satıcının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmesi ve tarafların bu konuda mutabık kalmaları halinde ödeme hükmü kazanacağını, lakin satıcının beyan ettiği ağaç sayısının aslında daha az olması teslim ettiği ürünlerin hastalıklı olmasından dolayı taahhüt ettiği miktarda ürünü müvekkiline teslim edemediğini, müvekkili şirketin davacıya ait ürünlerin değerlendirilmesi sonucu müstahsil makbuzları hazırladığını, söz konusu makbuzlardaki verilere göre 1000 ton nar değerlendirildiğini, sözleşmedeki fahiş aykırılığa rağmen müvekkili şirketin ödenecek miktarlara riayet ettiğini, davacının tüm bakiyeyi tahsil etmiş olmasına rağmen hangi bedelin ikamesini talep ettiğinin anlaşılmadığını, sözleşmenin incelenmesi halinde müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığının anlaşılacağını, satış sözleşmesinde mutabık kalınan bedelin ödendiğini, satış sözleşmesinde yapılacak ödemelerin nasıl değerlendirileceğinin "tahmini 1300 ton ... gıdaya gelecek, ıraka ayrılan malın hesabı düşülüp hesap görülecek" ibareleri yer almakta olduğunu müvekkili davalıya ortalama taahhüt edilen 1.500 tonluk ürün teslim hedefi tutmadığından değerlendirilen 1000 tonluk ürünün karşılığı olarak ödemenin yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından dava dilekçesinde faiz alacağı talebi bulunmadığı, ıslah dilekçesiyle her ne kadar faiz talep edilmiş ise de, mevcut olmayan faiz talebinin sonradan, ıslah dilekçesiyle eklenemeyeceği kanaatine varılmakla her ne kadar davacı tarafın davalıdan 24.000.00.TL alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş ise de davacı vekilinin Mahkememizin 13/02/2020 tarihli 1.celsesindeki davalı tarafından davacıya sözleşme nedeniyle ödenmeyen kısma ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.500,00.TL alacağın tahsilini talep ettiği açık beyanı karşısında ıslah dilekçesi doğrultusunda 17.500,00.TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının sair talepleri yönünden ispatlanamayan davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf talebi ile; yerel mahkemenin eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı kararının süresi içerisinde istinaf ettiklerini, bu karara karşı itirazları olduğunu, taraflar, Ürün Alım Sözleşmesini, hür iradeleriyle tesis ettiklerini, işbu sözleşme gereği, taraflar, sözleşmedeki alıcı ve satıcı sıfatlarına göre farklı edimleri yerine getirme yükümlülüğü yüklenmiş ise de davalı şirket bu yükümlülüklerini kısmen yerine getirmediğini, davalı şirket, her ne kadar 1.500 ton mal alımı yapmış ise de müvekkili yana 1.000 tonluk ürünün ödemesini gerçekleştirdiğini, eksik kalan ödeme tutarı 500 tonluk nar ürününe dair olduğunu, davalı şirketin, 140 tonluk ürünü MEYSUYA verilmek üzere, birim fiyat olarak 80 kuruştan, ürün henüz bahçede iken sattığını, her ne kadar yerel mahkeme 1500 tonluk mal satıldığının ispatlanmadığını iddia etmiş olsa bile mahkeme nezdine sunulan deliller ile bu durumun açıkça ortada olduğunu ancak yerel mahkeme tarafından eksik inceleme sonucunda, müvekkiline ödeme yaptığına ilişkin ispat yükü davalıda olmasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar vermesinin kabul edilemeyecek nitelikte olduğunu bu hususun incelendiği takdirde doğruluğu ortaya çıkacağının açıkça görüleceğini kaldı ki Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, ödemeyi yaptığının ispat yükünün davalıda olduğunu, tüm bu sebeplerle mahkeme nezdine sunulan sözleşmeye, banka hesap ekstreleri ve diğer sair delillerle açıkça anlaşılacağı üzere ödemesini alamayan müvekkilinin Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davasını açmış olsa bile işbu dava kısmen kabul edildiği ve kabul edilmeyen kısmın hukuka, kanuna ve yasaya aykırı olduğundan dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan 06.09.2018 tarihli Ürün Alım Sözleşmesi'nde davacı tarafından davalıya Hicaz Narı satışının kararlaştırıldığı belirtilerek sözleşme kapsamında alınan davalının ödemediği ürün bedeli ve masraf kalemlerine karşılık 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davalı şirket vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
Davacı vekilince verilen dava konusu alacak kalemlerinin açıklanmasına dair 06.01.2020 tarihli dilekçede, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğradığı kar kaybı nedeniyle 5.000,00 TL ve davalının yükümlülüğünde olan gider ve masrafların ödenmemesi sebebiyle 5.000,00 TL talep ettiklerinin bildirildiği, yine davacı vekilinin duruşmanın 13.02.2020 tarihli 1 no'lu celsesinde tutanağa geçirilen imzasıyla onayladığı beyanında dava konusu taleplerinin yeniden açıklanması hususunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından davacıya sözleşme nedeniyle ödenmeyen kısma ilişkin olarak 3.500,00 TL, müvekkilinin uğradığı kar kaybı nedeniyle 3.500,00 TL ve davalının yükümlülüğünde olan gider ve masrafların ödenmemesi sebebiyle 3.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL ödenmesini talep ettikleri beyan edildiği, bilahare davacı vekili tarafından verilen 24.09.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değeri 14.000,00 TL arttırılarak 24.000,00 TL'ye çıkarıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 06.09.2018 tarihli Ürün Alım Sözleşmesinin incelenmesinde, davacı tarafından davalı şirkete 28.000 ağaç sayısı üzerinden kilogram bedeli 1,30 TL ve fire oranı %2 kabul edilerek satışının kararlaştırıldığı, ürünün tonajının 1.500 Ton olduğunun ve davalının davacıya ödemesinin 250.000,00 TL peşin ve 28.09.2018, 21.10.2018, 20.11.2018 ve 20.12.2018 tarihli ve her biri 250.000,00 TL bedelli 4 adet çek verilmesi şeklinde belirlendiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, sözleşmenin varlığı ve bu sözleşmede belirtilen 1.250.000,00 TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu konusunda çekişme yoktur. Uyuşmazlık, sözleşme kapsamında davalının aldığı ürün miktarı ve buna göre davalının bakiye borcunun bulunup bulunmadığı ile davacının davalıdan masraf alacağı olup olmadığı noktasındadır.
Davanın ve uyuşmazlığın niteliğine göre, davalının teslim aldığı ürün miktarı ile davalının masraf ödeme borcunun olup olmadığı ve masraf miktarını ispat yükü davacıya ve buna karşılık teslim edilen kendisine teslim edilen ürünün bedelini ve kendisinin sorumluluğundaki masrafı davacıya ödediğini ispat yükü ise davalı şirkete aittir.
İlk derece mahkemesince, tarafların bildirdiği deliller toplandıktan bilirkişi raporu alındığı, alınan 21.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafından davalı şirkete ne kadar mal teslim ettiğine dair fatura ve kantar fişi ibraz edilmediğinden davalı şirketin dava dosyasına sunduğu müstahsil makbuzlarına göre değerlendirme yapıldığı belirtilerek davalının sunduğu müstahsil makbuzlarına göre davacıdan 1.000 Ton nar aldığı, sözleşmeye göre %2 oranında fire düşüldükten sonra (1.000-20=) 980 Ton nar bedelinin ödenmesi gerektiği, ürün bedelinin (980.000 kg X 1,30 TL=) 1.274.000,00 TL olduğu, davalı şirketin davacıya 1.250.000,00 TL ödediği dikkate alındığında davalı şirketin davacıya (1.274.000,00 TL - 1.250.000,00 TL=) 24.000,00 TL borcunun kaldığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, taraflar arasında düzenlenen 06.09.2018 tarihli Ürün Alım Sözleşmesi'nde davalı şirketçe davacıya gider veya masraf adı altında ödeme yapılacağına dair herhangi bir hükme yer verilmediği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından davalı şirkete ne kadar mal ettiğine dair fatura ve kantar fişi ibraz edilmediğinden davalı şirketin sunduğu müstahsil makbuzlarındaki ürün miktarları dikkate alınarak sözleşmede belirtilen bedel üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı şirketten ödenmeyen ürün bedelinden kaynaklanan bakiye alacağının 24.000,00 TL olarak belirlendiği, bu haliyle bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime açık olduğundan hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, bu itibarla ilk derece mahkemesince davacı vekilinin duruşmada açıkladığı 3.500,00 TL olarak açıklanan ürün bedeli talebi ve ıslah dilekçesindeki arttırıma konu 14.000,00 TL toplamından ibaret 17.500,00 TL alacak yönünden davanın kısmen kabulüne ve davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacı alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 22/04/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41