Adana BAM 9. HD 2021/1264 E. 2024/652 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1264
2024/652
19 Nisan 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1264
KARAR NO : 2024/652
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/04/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... -TCK NO:...
VEKİLLERİ : Av. ...,
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...,
Av. ...
Av. ...,
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
YAZIM TARİHİ : 19/04/2024
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirkete icra takibine konu faturalarda belirtildiği üzere züccaciye ve endüstriyel mutfak ekipmanlarının satışı yapıldığını söz konusu ürünleri davalı tarafından teslim alındığını, ancak davalı tarafça 16/05/2015 tarihli fatura bedeli olan 1.258,00.TL borcun 717,54.TL'lik kısmının ödenmediğini, icra takibine dayanak diğer fatura bedeli olan 5.358,28.TL'nin de müvekkiline ödemediğini, davalı şirketin işlemiş avans faizi ile birlikte toplam 7.616,19.TL fatura borcunu tüm uyarı ve ikazlara rağmen ödemekten kaçındığını, müvekkilinin alacağının tahsili amacı ile davalı borçluya karşı Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında takip yaptıklarını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, davalı kötü niyetli olduğunu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların gerçekle bağdaşmayan dayanaksız iddia ve talepler olduğunu, fatura satıcı ile müşteri arasında yapılan bir ticari anlaşma çerçevesinde düzenlendiğini, müvekkili ile alacaklı olduğunu iddia eden arasında borç oluşturacak nitelikte bir sözleme mevcut olmadığını, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediği gibi fatura içeriğindeki emtialarında şirket tarafından teslim alınmadığını, faturaların sevk irsaliyesi olmaksızın düzenlenmiş olduğunu, şirket adına kime teslim edildiği belli olmadığı gibi tek taraflı olduğunu, müvekkilinin mal alım satımı yaptığı işletmelerin alacaklarını süresinde banka hesaplarına ödediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; incelenen davacı taraf defterleri ve 08.03.2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca; davacının 2015 yılına ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, 2016 yılına ilişkin defterlerin de usulüne uygun tutulmadığı ve sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, faturaların kayıtlı olduğu ve peşin tahsil edildiği şeklinde kaydın mevcut olduğunun rapor edildiği, incelenen davalı defterine göre de fatura kayıtlı olmakla birlikte ödendi kaydı olup ticari ilişkinin varlığı çekişmesiz hale geldiği, ancak davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmamasından kendi lehine delil teşkil edemeyeceği de göz önünde bulundurularak fatura karşılığı borcun davalı defterlerinde de ödendi olarak kayıt edilmesi karşısında ödeme hususunda her iki defter kayıtlarının da uyumlu olduğu, davacının kendi defterlerine göre borcun peşin tahsil edildiği belirtildiğinden ve bu hususun da kendi aleyhine delil teşkil edeceği değerlendirilerek davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından 30/07/2020 tarihli kök rapora yönelik itirazları sonrasında ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiğini ve bunun üzerine hazırlanan 08/03/2021 tarihli ek raporda 5. sayfasında ‘Davacı ...’nin 09.11.2017 tarihinde davalı ... A.Ş.'den 3.832,71.TL asıl alacağı mevcut 'tespitine yer verilerek müvekkilinin davalı şirketten takip konusu yapılan fatura alacağının haricinde de halihazırda ödenmemiş başkaca borçlarının olduğunun da tespit ettiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere müvekkilinin davalı şirketten takip konusu yapılan alacak tutarının haricinde de alacağının bulunmadığını, dolayısıyla davalı şirketten yapıldığı belirtilen ödemenin mahsup edilirken sadece icra takibi konusu yapılan borçtan olmadığını, toplam borç miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, davalı şirket yetkilisi ... ... tarafından yapılmış olan ödemenin şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ait diğer borçlar için yapıldığını, bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken davalı şirket tarafından ödenildiği iddia olunan 5.200,00.TL tutarındaki ödemenin davalının müvekkiline olan toplam borcundan mahsup edilerek müvekkili tarafından davalı şirkete icra takibinin başlatıldığını, bilirkişinin davalının yaptığı söz konusu eft'yi kendilerince açılan takipteki alacak miktarından mahsup ederek hatalı hesaplama yaptığını, mahkemenin de söz konusu raporu nazara alarak karar verdiğini, mahkeme tarafından karar verilirken dosya kapsamında toplanan tüm delillerin kümülatif olarak değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken mahkemenin salt tarafların ticari defterleriyle sınırlı bir değerlendirme üzerinden esasa ilişkin karar vermiş olmasının da hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin 2 adet faturaya dayalı olarak davalıdan alacaklı olduğunu, ancak borcun ödenmediğini ve faturaya dayalı başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olup, takibin 2 adet faturaya dayandığı ve alınan bilirkişi raporları ve davacının kendi defter kayıtlarına göre fatura bedellerinin ödendiği, neticede davacının davalıdan alacaklı olmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
-
6100 sayılı HMK'nin 353/1. b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE,
-
6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 19/04/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41