SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 9. HD 2021/1010 E. 2024/572 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1010

Karar No

2024/572

Karar Tarihi

3 Nisan 2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1010

KARAR NO : 2024/572

KARAR TARİHİ : 03/04/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/02/2021

NUMARASI : ...Esas, ... Karar

DAVACILAR : 1- ... - ...

  2.  ...

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI : ... - ...

VEKİLLERİ : Av. ... -

Av. ... -

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

BİRLEŞEN DOSYA

(Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası)

DAVACI : ... TAR.VE SAN.ÜR. TİC. LTD. ŞTİ

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ : Av. ... -

DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 03/04/2024

YAZIM TARİHİ : 03/04/2024

Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Esas Dosyada;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kuruluşun 1581 sayılı kanunda belirtilen görevleri kapsamında içeriği Merkez Birliğince hazırlanan tip sözleşme doğrultusunda bağlı kooperatiflerin ortağı olan çiftçilerin üretimde kullandıkları ilaçları temin etmek üzere davalı şirket ile 08/01/2014 tarihinde Bitki Koruma Ürünleri Satıcılık Sözleşmesi akdettiğini, daha sonra da 10/06/2015 tarihinde ek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler kapsamında KDV dahil 5.103.060,00.TL maliyetli toplam 5003 adet ... II ticari isimli ... ilacı davalı şirket tarafından müvekkili ...'ne teslim edildiğini, davalı şirketin müvekkili bölge birliğine teslim ettiği ilaçlardan 31/12/2015 tarihine kadar stoklarda kalan 3000 adetini aylık %1 finansman maliyeti ile iade alacağını taahhüt ettiğini, müvekkili Bölge Birliğince davalı şirketten söz konusu taahhüdüne karşılık teminat istediğini ancak davalı tarafından her hangi bir teminat verilmediğini, stoklarda kalan ... II ticari isimli ... ilacının 31/12/2015 tarihinde kullanım izni bitmişse de Bölge Birliğince gerekli girişimler yapılarak söz konusu ilacın 31/12/2016 tarihine kadar satışının yapılabilmesini teminen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndan süre uzatımı talep edildiğini ve Bakanlıkça da söz konusu ilaçların 2016 yılı sonuna kadar kullanımı için izin alındığını, böylelikle müvekkili kurulun elinde kalan stokları satarak eritebilmek için ilave 6 aylık süre kazandığını, bu süre dahilinde yapılan satışlarla davalı firmanın taahhüdünden kaynaklanan sorumluluk miktarının azaltılmasının da amaçlandığını, piyasa araştırmalarından söz konusu ilaçların mevcut fiyatlarla piyasada satılmasının zor olduğunu, 31/12/2016 tarihine kadar stokların satılamayarak çok önemli bir miktarın elde kalacağının anlaşıldığını, ilaveten stoklarda yer alan ilaçların miatlarının da 2017 ortalarında Temmuz- Eylül arasındaki kullanım dönemi dahi gelmeden dolacağı riskinde ortaya çıktığını, bunun üzerine müvekkili kuruluşça davalı firmaya taahhütlerini yerine getirmesi için ihtar çekildiğini, ancak davalı firmanın talepleri yerine getirmeyeceğini cevaben bildirdiğini, bilahare davalı şirketin müvekkili kuruluşa 23/08/2016 tarihinde bir yazı yazarak söz konusu ilacın satılmamasından doğan 5.500.000.TL mali sorumluluğu karşılamak üzere grup firmalarından ... Tarım adlı bir firmaya ait gayrimenkulü müvekkili kuruluşa devretmeyi teklif ettiğini, bu teklife göre davalı firma tarafından tespit edilen 16.000.000.TL gayrimenkul değerinden müvekkili Bölge Birliği zararının 5.500.000.TL düşüleceği ve gayrimenkul 10.500.000.TL müvekkilince ödenerek devralınacağını, bu teklifin kabul edilmediğinin ihtar yoluyla davalı şirkete bildirildiğini, daha sonra müvekkili kuruluşça dava dışı ... Tarımsal Pazarlama Şirketinin takas teklifi kabul edilerek söz konusu firma ile 01/09/2016 tarihinde imzalanan iş birliği protokolü ile ... stoklarında bulunan 4.061 adet ... II ticari isimli ... ilacının KDV dahil 800,00.TL/adet bedel üzerinden ... firmasınca verilerek diğer ilaçlarla takasının sözleşmeye bağlandığını, davalı firmanın Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili kuruluş ile münakid diğer sözleşmelerden ve mal teslimlerinden kaynaklanan 27.089,76.TL alacağını tahsil amaçlı takip başlatmışsa da bu takibe müvekkili kuruluşça 02/11/2016 tarihinde itiraz edilerek davalı firmanın 29/07/2015 ve 31/12/2015 tarihli taahhütlerinden kaynaklanan borcundan söz konusu alacağın takas-mahsup edildiği yönünde itiraz edildiğini, davalı şirketin 29/07/2015 ve 31/12/2015 tarihli yazıları ile iade almayı taahhüt ettiği söz konusu ilaçlardan 153 adetinin ... firması ile yapılan iş birliği protokolünden önce satıldığından davalı şirketin iade alma taahhüdü ile sorumlu olduğu ilaç adetinin 2847 olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının da kabulünde olduğu üzere aylık %1 finans maliyeti dikkate alınarak, 930.913,84.TL zararının 17/08/2015-08/12/2016 tarihleri arasındaki 483.117,90.TL finansman maliyeti olmak üzere toplam 1.414.031,83.TL ile kuruluş zararı olan 930.913,84.TL'ye dava tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek aylık %1 finans maliyetinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında bitki koruma ürünleri satıcılık sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili firmanın bu sözleşme gereğince 5003 adet "... II ticari" ... ilacı davacı alıcıya satıp teslimini yaptığını, ürünlerin ayıpsız, eksiksiz ve sağlam olarak alıcı-davacıya teslim edildiğini, müvekkilinin davacı kuruluşun ihtarnamelerine karşı herhangi bir taahhüdünün mevcut olmadığını, davacının çok sonra dava konusu ürünü dava dışı bir firmaya müvekkili şirketin tekliflerinin çok altında bir fiyatla sattığını, davacının ürünü değerlendirmek ve zararı azaltmak için her türlü çabayı ve özeni gösterdiğine dair iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin herhangi bir taahhütte bulunmadığını ve yeni anlaşmalara yönelik tüm tekliflerinin davacı yanca sonuçsuz bırakıldığını, müvekkiline bir kusur atfedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde davacı tarafından usulüne uygun ne bir talepte bulunulduğunu ne de müvekkili şirket tarafından sunulan tekliflere cevap verildiğini, uğranılan zararın asıl sorumlularının kendi bünyelerindeki çalışanlar olduğunu, davanın asıl amacının kendi çalışanlarını korumak, kollamak olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, mahkeme görevli olduğu kararında ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Dosyada;

Davacı vekili Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 08.01.2014 ve 10.06.2015 tarihli "Bitki Koruma Ürünleri Satıcılık Sözleşmesi" ve ek sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereği teslim edilen ürünlerin bedellerinin ödenmediğini, müvekkili firma ile davalı kooperatifin karşılıklı olarak ihtarname keşide ettiklerini, davacı şirket tarafından ..., ...,...,... Kooperatiflerine kesilen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takas def'in de bulunduğunu, takibin durdurulduğunu ancak yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, aynı hususta Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını ve her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki iddialarının doğru olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davacı şirket tarafından iade alınmayan ... 2 ilacından dolayı davacının alacağı mahsup edildikten sonra müvekkilinin toplam 1.414.031,83. TL alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle;İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; taraflar arasındaki düzenlenen sözleşmenin XVIII/H maddesinde; “KOOPERATİF’çe makul bir süre içerisinde satışı gerçekleştirilemeyen ve/veya satış imkânı olmadığına kanaat getirilen ÜRÜN’lerde değişim yapılmayarak direkt iade işlemi yapılacaktır” hükmünün yer aldığı, davacının 27.07.2015 tarihli yazısında; 5000 adet ... II adlı ilacın stokta kalan kısmının alış fatura fiyatına finans maliyeti eklenerek en geç 31.12.2015 tarihine kadar geri alınması şartı ile fatura tarihinden itibaren 3 gün ödemeli KDV dâhil 1.020,00.TL adet sipariş verildiği ve davacının 28.07.2015 tarihli yazısında; 5000 adet ... II adlı ilacın Mersin ilinde sınırlı kullanımına 31.12.2015 tarihine kadar satış izni verildiğinden, 5000 adet talebin iptal edilmesi, bunun yerine 1584 adet gönderilmesi hususunun belirtildiği, davalının 29.07.2015 tarihli yazısında; “...aldığınız 5000 Adet ... II Ticari isimli ... İlacının 3.000 adetlik kısmının 31.12.2015 tarihine kadar elinizde kalması durumunda bu malı 31.12.2015 tarihine kadar size verdiğimiz fatura fiyatının üzerine aylık en fazla%1 finansman maliyeti ilave ederek firmamıza iade etmenizi kabul edebiliriz.” denilerek teklifin 31.07.2015’e kadar geçerli olduğunun belirtildiği, davacının 16.11.2015 tarihli yazısında; davalının 29.07.2015 tarihli yazısına binaen tedbir alması gerektiği, 31.12.2015 tarihinin yaklaştığı ihtar edildiği, davalının 31.12.2015 tarihli yazısında; iade tarihi ile ilgili ek süre istemekte ve taahhüdünü şimdilik yerine getiremeyeceğini belirttiği, davacının 10.08.2016 tarihli ihtarnamesinde; 29.07.2015 tarihli yazıdaki taahhüde binaen 5000 adet sipariş verildiğini, iade alınmayan zirai ilacın bedeli olan 3.422.100,00.TL’lik tutarın 3 iş günü içinde ödenmesi ihtar edildiği, davalının 15.08.2016 tarihli cevabi ihtarnamesinde; 29.07.2015 tarihli yazıda “...kabul edebiliriz...” ifadesinin geçtiği, kabul zorunluluğu olmadığı şartlar gereği reddedildiğinin belirtildiği, davacının 26.08.2016 tarihli ihtarnamesinde; yaklaşık 3.500.000,00.TL’lik bir zarar için 16.000.000,00.TL değerinde bir tesis satın alınmasının kurum geleneğinde olmadığı, 3000 adet ilacın iade alınması ve bedelinin yatırılmasının ihtar edildiği, dosya kapsamına sunulan belgelerden davalı firma tarafından davacıya 17/08/2015 tarihinde 5.000 adet ilacın teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalının ise satışı gerçekleştirilen ilaçlardan elde kalan 3.000 adetine ilişkin olarak maliyet fiyatı artı %1 finansman maliyeti ile beraber iade almayı taahhüt ettiği ve bu taahhüdünden kaynaklı olarak sorumlu olduğu, bu ilaçlardan 153 adetinin davalı firmaya 08/06/2016 ve 09/06/2016 tarihlerinde iade edilmesi nedeniyle davalı firmanın iade taahhüdüne rağmen iade almadığı, ilaç sayısının 2847 adet olduğu, yeterli görülerek hükme esas alınan bilirkişiler nitelikli hesaplama uzmanları tarafından düzenlenen 15/09/2020 tarihli rapor ile; "davalının her ne kadar ihtarname ve dilekçelerinde aksini beyan etmiş olsa da satışı gerçekleştirilen ilaçlardan elde kalan 3.000 adetine ilişkin olarak " maliyet fiyatı artı %1 aylık finansman maliyeti ile beraber iade almayı taahhüt ettiği ve her basiretli bir iş adamı gibi öngörülü davranması gerektiği bu nedenle bundan sorumlu olduğu, söz konusu 3.000 adet ilaçtan iade almadığı 2.847 adet ilacın 800,00/adet fiyattan satılmış olması nedeniyle davacı kurum zararının 626.340,00.TL, dava tarihi olan 09/12/2016 tarihine kadar geçen sürede aylık %1 üzerinden hesaplanan finansman maliyetinin 421.314,67.TL olduğu ve davacının davalıdan dava tarihi itibariyle toplam 1.047.654,67.TL alacağının bulunduğunun belirtildiği, mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda, finansman maliyetinin aylık %1 yerine yıllık %1 olarak ve 01/01/2016 tarihinden itibaren hesaplandığı, hesaplamanın davalının iade taahhüdünde bulunduğu 31/12/2015 tarihinden itibaren davalının temerrüte düştüğü kabul edilerek aylık %1 finansman maliyeti esas alınarak yapılması gerektiğinden ikinci bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alındığı, birleşen dosyada, icra takibinde borca itiraz eden kooperatifin alacaklarının takas-mahsup edildiği belirtilmekle birlikte icra takibine yönelik olarak kooperatifin asıl dosya yönünden takas ve mahsup etmeden dava açtığı, bu nedenle takas ve mahsup yönünden asıl dosyada değerlendirme yapılmadığı, asıl dava dosyası yönünden, davacıların 626.340,00TL kuruluş zararı ve 421.314,67.TL finansman maliyeti olmak üzere toplam 1.047.674,67.TL alacağı olduğu ve bu alacağın 626.340,00.TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek aylık %1 finansman maliyeti ile olmak üzere davalıdan alınarak davacılara verilmesine ve davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, bu dosyası ile birleşen Mersin 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası yönünden; davacı ile davalı arasında 08.01.2014 ve 10.06.2015 tarihli "Bitki Koruma Ürünleri Satıcılık Sözleşmesi" ve ek sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereği teslim edilen ürünlerin bedelinden bakiye 4 adet faturaya dayalı alacağın tahsili için Mersin 4 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu kooperatifin borca itiraz dilekçesinde mal ve hizmet almadıklarına yönelik bir itirazlarının olmayıp, itirazlarının sözleşme kapsamındaki firmanın taahhüdünü yerine getirmemesinden dolayı alacaklı oldukları ve TBK 139 maddesi hükmüne göre mahsuben takas ve mahsup ettikleri belirtilerek itiraz ettikleri, ancak asıl dosya yönünden davacıların icra takibindeki fatura bedellerinin takas ve mahsup edilmeden dava açıldığından, davalının borca itirazı haksız olup iptali gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 15.355,92.TL asıl alacak, 228,42.TL asıl alacak faizi, 2.273,24.TL asıl alacak, 33.81.TL asıl alacak faizi, 2.273,24.TL asıl alacak, 29,84.TL asıl alacak faizi, 6.819,70.TL asıl alacak, 75,59.TL asıl alacak faizi olmak üzere 27.089,76.TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra gideri, vekalet ücreti ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline ilişkin icra takibine yönelik davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının itirazının niteliği gözetilerek takas ve mahsuba yönelik itiraz edilmesi ve alacağın bu nedenle likit olması gözetilerek 26.722,10.TL toplam asıl alacağın %20'si olan 5.344,42.TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yeterli araştırılma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini itirazlarının değerlendirilmediğini, işletmelerin emtia alımlarında satın alma bedeli ile birlikte söz konusu emtiaların alımlarında yabancı kaynak kullanmaları durumunda faiz gideri, komisyon gideri, finansman gideri ve benzeri maliyetlere katlanmalarının gerektiğini, dosya içerisinde bulunan 01.03.2019 tarih, ... sayılı kontrolör raporunda soruşturma raporu ve ilgili kanun maddeleri doğrultusunda adet başına düşen KDV dahil satış bedeli ile birlikte finans maliyeti ve kar marjı ilave edilerek, adet başına olması gereken satış bedeli üzerinden hesaplama yapıldığını, davalı firmanın müvekkili kurumu emtia başına düşen KDV dahil satış bedeli ile birlikte ilgili malın finans maliyeti ve ilgili maldan minimum bazda elde edilecek kar açısından zarara uğrattığını, satış bedeline finans maliyeti ve kar marjının ilave edilmesi gerektiğini, kooperatif tarafından yapılan satışların her bir satış bazında adet başına düşen finans maliyeti ve kar bedelinin eklenmesi ile oluşan satış fiyatı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ancak hükme esas alınan son bilirkişi raporunda bu husus gözardı edilerek ve mahkemece bu bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilerek, 626.340,00.TL kuruluş zararı + 421.314,67.TL finansman maliyeti = 1.047.674,67.TL alacağın davalı firmadan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, delil listesinde belirtmiş olduğu 09.11.2016 tarih ve ... sayılı ve 08.12.2016 tarih ve ... sayılı Kontrolör raporlarında; ... II ilacının satışından kaynaklanan kurum zararının, ... firmasının alacaklarından mahsup edilmemesi halinde 977.806,08.TL olarak belirtildiğini ancak Genel Müdürlüğün 27.09.2016 tarih ve ... sayılı talimatlarında “... firmasının kooperatiflerden alacağının mahsup edilerek dava açılması” talimatlandığından, gerekli mahsup işlemi yapılarak 930.913,84.TL kuruluş zararı, 483.117,99.TL finansman maliyeti olmak üzere toplam 1.414.031,83.TL zararın tazmini için dava açıldığı halde, mahkemece mahsup yapılmadan dava açıldığı gerekçesiyle birleşen dosyada davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket ile imzalanan satıcılık sözleşmelerinde, kooperatiflerin takas ve mahsubu yapabileceğinin hükme bağlandığını, takasın davadan önce beyan edilebileceği gibi, ilk defa dava sırasında da beyan edilebileceğini, firmaya bu hususun yazılı ve sözlü olarak müteaddit defalar bildirildiğini ancak firmanın müvekkiline verdiği zararı gözardı ederek üstüne bir de mahsup edilen bu tutarı istemesinin kötüniyetli olduğunu, takas defi ile davanın konusuz kaldığını, bu nedenle vekalet ücreti dahil takibin tamamının iptali ile, davacı firma aleyhine icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin iy niyetli olarak mahsup işlemini yaptıktan sonra dava açtığını, müvekkils kurum aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesiısı usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin belli şartlarla ilacın geri alınmasına ilişkin tekliflerini cevapsız bıraktığını, davacının dava konusu ürünü dava dışı bir firmaya tekliflerinin çok altında bir fiyatla sattığını, davacının ürünü değerlendirmek va zararı azaltmak için her türlü çabayı ve özeni gösterdiği iddiasının asılsız olduğunu, vaadde bulunan tarafın bu taahhüdüne girişirken bizzatihi borçlanmak iadesi ile hareket ettiğini, borçlanma iradesinin bulunması gerektiğini, müvekkili şirketin beyanında bir borçlanma iradesi söz konusu olmadığını, şu şartlarda kabul edebiliriz ifadesinden taahhütte bulunduğu sonucunu çıkartılamayacağını, uğranılan zararın asıl sorumlularının kendi bünyelerindeki çalışanlar olduğunu, bilirkişi heyetinin hukuki değerlendirme ve görüş bildirme yanılgısına düştüğünü, taraflar arasında ilaçların alımı ile ilgili akdi bir ilişki kurulmadığını, müvekkilinin önermiş olduğu rakamlardan davacı tarafça bir kabul bildirimi hususu, dosyada mevcut belgelerden anlaşılamadığını, davacı tarafın bu hususu kanıtlayacak bir belge ve delil sunmadğını, bilirkişinin hesapladığı zarar miktarını kabul etmediklerini, davacı kurumun basiretsiz davrandığını, zararın oluşmasına sebebiyet verdiğini, 2 bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının iyi niyetten yoksun hareket ettiğini, kendi içerisindeki hatalı işlemlerden doğan zarardan ve çalışanlarını hukuki ve cezai sorumluluktan kurtarmak için iş bu davayı açtığını, yapılan satışın usulsüz olduğunu, zararın davacının eylem ve işlemi ile ortaya çıktığını, geren özenin gösterilmediğini, taraflar arasında ilaçların iade alımı ile ilgili akdi bir ilişki kurulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Esas dosyadaki dava sözleşmeden kaynaklı zararın tahsili istemine ilişkin olup, birleşen dosyadaki dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 08/01/2014 tarihli bitki koruma ürünleri satıcılık sözleşmesi ile 10/06/2015 tarihli ek sözleşme uyarınca davalı tarafından iade alınmayan ilaçlardan kaynaklı davacının uğradığı zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise ilaçları iade alacağı yönünde bir taahhütte bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, birleşen dosyada ise yine aynı sözleşmeden kaynaklı ilaç bedellerinin davacı-birleşen dosya davalısından tahsili amacıyla başlatılan takibe davacı-birleşen dosya davalısı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş, davacı-birleşen dosya davalısı ise esas dosyada daha çok alacağı bulunduğu ve takas-mahsup haklarını kullandıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle esas dosyadaki davanın kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen dosyadaki davanın ise kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Taraflar arasındaki düzenlenen sözleşmenin XVIII/H maddesinde; “KOOPERATİF’çe makul bir süre içerisinde satışı gerçekleştirilemeyen ve/veya kullanım miadına kadar hiç satılmayan ve/veya satış imkânı olmadığına kanaat getirilen ÜRÜN’lerde değişim yapılmayarak direkt iade işlemi yapılacaktır” hükmünün yer aldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda taraflar arasında akdedilen 08/01/2014 tarihli bitki koruma ürünleri satıcılık sözleşmesi ve ek sözleşme uyarınca davacı-birleşen dosya davalısı tarafından davalı-birleşen dosya davacısından 5003 adet ... II marka ... ilacı satın alındığı, yukarıda belirtildiği üzere sözleşmenin XVIII/H maddesinde ürünlerin iadesine ilişkin düzenleme yapıldığı, satın alınan ilaçların ...ne teslim edildiği, ancak satın alınan ilaçların büyük bir kısmının 31/12/2015 tarihine kadar satılamadığı ve davacı Tarım Kredi Kooperatifler Birliği tarafından davalıya gönderilen 27/07/2015 tarihli yazı ile stokta kalan ilaçların alış fatura fiyatına finansman maliyeti eklenerek en geç 31/12/2015 tarihine kadar iade alınmasının istenildiği, davalı-birleşen dosya davacısının da iş bu yazıya cevaben vermiş olduğu 29/07/2015 tarihli yazıda "Bu talebinizi şu şartlar altında kabul edebiliriz. Aldığınız 5.000 adet ... II ticari isimli ilacın 3.000 adetlik kısmının 31/12/2015 tarihine kadar elinizde kalması durumunda bu malı 31/12/2015 tarihine kadar size verdiğimiz fatura fiyatının üzerine aylık en fazla %1 finansman maliyeti ilave ederek firmamıza iade etmenizi kabul edebiliriz" şeklinde cevap verildiği, akabinde davacı kooperatif tarafından davalı-birleşen dosya davacısına gönderilen 16/11/2015 tarihli yazıda yıl sonunun yaklaşması sebebiyle yazılı taahhüt kapsamında ilaçların alınmasının talep edildiği ve davalı-birleşen dosya davacısının iş bu yazıya karşı vermiş olduğu 31/12/2015 tarihli cevabi yazıda ellerinde olmayan sebeplerden dolayı kooperatife verilen iade alma taahhüdünün yerine getirilemeyeceği, ancak en kısa sürede 29/07/2015 tarihli yazıdaki iade şartları çerçevesinde (maliyet fiyatı+%1 aylık finansman maliyeti) ilaçların alınacağının bildirildiği, buna rağmen iade alınmayan ilaçlardan dolayı eldeki ana davanın açıldığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriği, sözleşme ve yazışmalar dikkate alındığında davalı-birleşen dosya davacısının geri almayı taahhüt ettiği ancak teslim almadığı ilaçlardan dolayı ana dosyada talep edilen zarardan sorumlu olduğu, davalı-birleşen dosya davacısının ilaçları almayı taahhüt ettiği ancak almadığı 31/12/2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, hükme esas alınan 15/09/2020 tarihli ek raporda hesaplamanın sözleşmeye ve taahhüt edilen şartlara göre yapılacağının belirtildiği ilk rapordaki hesaplama ile ikinci rapordaki hesaplama arasındaki farkın finansman maliyetinin aylık yerine yıllık % 1 alınmasından kaynaklandığının izah edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece iş bu rapor hükme esas alınarak davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın istinaf sebeplerinin bu sebeplerle yerinde olmadığı, yine birleşen dosya açısından her ne kadar borçlu kooperatif takas-mahsup iddiasında bulunmuş ve ana dosyada kooperatif alacağından davalı-birleşen dosya davacısının alacağı mahsup edilerek dava açıldığı iddia edilmiş ise de mahkeme kararında da belirtildiği üzere kooperatifin iş bu alacağı kendi alacağından mahsup ederek dava açtığına dair iddiasının ispatlanamadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerden takibe konu fatura alacaklarının mahsup edildiği yönünde bir kanaat elde edilemediği, ayrıca sözleşme ve yazışmalar nazara alındığında davacı tarafın iade alma taahhüdü ve finansman maliyeti dışında talep edebileceği bir kar kaybı da bulunmadığı, davacı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas ve ... karar sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL maktu istinaf karar harcının davalı karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA,

4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE,

6)-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 03/04/2024 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındairemizcehazineyekonusuesastanKaynaklanan)bırakılmasınaistinafxvıııhreddinesebeplerininhukukideğerlendirilmesiiadesinegerekçeadananitelendirmevekilivekilleri(HizmetSözleşmesindendelillerintebliğineAlacakhükümkaydınanumarasıolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim