SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 9. HD 2021/1160 E. 2024/566 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1160

Karar No

2024/566

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1100

KARAR NO : 2024/583

KARAR TARİHİ : 03/04/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/11/2020

NUMARASI : 2016/... Esas, 2020/... Karar

DAVACI : ... -

VEKİLİ : Av. ..., ...

DAVALI : ... - ...

VEKİLLERİ : Av. ...

Av. ...,

Av. ...,

DAVANIN KONUSU : Menfi tespit

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 03/04/2024

YAZIM TARİHİ : ...

İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... esas ve 2020/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmadan kredi kartı mail order ile mal alan şahısların başkalarının kartlarını kullandığını, davalı banka tarafından tespit edildiğini ancak dolandırılma olayından dolayı firmadan alınan malların bedellerini, davalı banka tarafından firma hesabından kanuna aykırı olarak geri çekildiğini, dava konusu dolandırıcılık işlemi, 10.08.2016 tarihinde müvekkil firmadan mal almak için ... Inş.Ltd.Şti’nin sahibi olduğunu söyleyen ... isimli şahısın mail order yolu ile kredi kartlarından ödeme yaparak mal aldığını, davalı bankanın sistemine girildiğini ve 56.600,00.TL’nin firma hesabına geçtiğini, alıcı şahıs tarafından gönderilen tırla 38.000.KG demirin gönderildiğini, 12.08.2016 tarihinde aynı şahısların yine mail order yoluyla 48.0000.TL demir almak istediğini, yine davalı bankanın sistemine girildiğini ve paranın firma hesabına geçtiğini, ancak işyerini arayan kart sahiplerinin işlemlerden haberlerinin olmadığını söylemesi üzerine ikinci parti malın gönderilmediğini ve durumun Savcılığa intikal ettirildiğini, davalı bankanın müvekkilinden fatura, irsaliye ve belgeleri isteyerek durumu inceleyeceğini beyan ettiğini, firmanın hesabına geçen 56.600,00.TL ve 48.000,00.TL'nin ay sonuna kadar hesaptan çekileceğini beyan ettiğini, firmanın gönderilmeyen 2. parti mal bedeli olan 48.000,00TL'nin hesaptan çekilmesine itirazı olmadığını, ancak ilk parti mal bedeli olan 56.600,00.TL için bu durumu kabul etmediğini beyan ettiğini, söz konusu olayda dolandırıların müvekkilinin olduğunu, sistemdeki tedbirleri almayan veya uygulamayan, şüpheli işlemleri bildirmeyen davalı bankanın zararını firma üzerine yıkmaya çalışmasının kabul edilemez olduğunu, davalı bankanın müvekkilden hiçbir alacağının olmadığı gibi usulsüz olarak firma hesabına borç kaydetmesi ya da para çekmesinin kanuna aykırı olduğunu, firmanın davalı bankaya 56.600,00.TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit dava şartlarının gerçekleşmediğini, davanın yersiz ve dayanaksız olduğunu, araştırma yapmadan başka kişilerin Kredi kartlarının kullanılmasına rağmen bunu göz ardı ederek Yasa ve sözleşmelerin kendisine yüklemiş olduğu yükümlülükleri yerine getirmeden mail order yöntemiyle satış yaptığını, başkalarına ait olan ve kart sahiplerinden habersiz işlem yapıldığı yönünde kart sahiplerinden şikayetlerin gelmesi üzerine davalı bankanın haklı olarak hesaba gelen parayı davacıya ödemediğini, usulsüz işlemlerle tahsil edilen bu paranın kart sahiplerine iade edilmesinin söz konusu olduğunu, konunun çözümü için mail order ile ilgili yasal düzenlemelere ve davalı banka ile davacı arasında imzalanan sözleşmelere bakılması gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen üye işyeri sözleşmesinin 16.2 maddesine göre, üye işyerinin mutlaka provizyon alması gerektiğini, elektronik bilgi aktarım kayıtlarının ve listelerinin düzenlenme tarihinden itibaren 3 yıl saklaması gerektiğini, talep edildiğinde 5 gün içerisinde ibraz etmek zorunda olduğunu, 16.6 maddesine göre, üye işyeri ile üye veya üçüncü şahıslar arasında doğabilecek her türlü ihtilaflardan münhasıran üye işyerinin sorumlu olduğunu, 16.7 maddesine göre, alım/bağış talebi ve/veya borcu olmadığı vb. şeklinde itirazların yazılı olarak bildirimi halinde banka itirazın gerçek olup olmadığının incelenmesinin, üyenin kart hesaplarına tahsil edilen tutarı iade etmeye yetkili olduğunu, 16.8 maddesine göre, mal ve hizmet alımında bulunan kişiye ait bilgilerde uyumsuzluk olması vb. durumlarda ödemenin bankaca reddedilmeyeceği, meblağ üyenin kredi kartından alınacak, üye işyerinin hesabına alacak kaydedileceği sorumluluğun tamamen üye işyerinde olacağını kabul ve beyan ettiğini, üye tarafından herhangi bir itirazda bulunulması halinde, banka, üye işyerine herhangi bir bildirimde bulunmaya gerek kalmaksızın itiraz edilen meblağı üye işyerinin banka hesabından re’sen takas ve mahsup ederek üyeye iade etmeye tam yetkili olduğunu, üye ile üye işyeri arasında doğacak ihtilaflardan bankanın sorumlu olmadığını, açıklanan nedenlerle bankanın ... ile talep edilen tutara itiraz eden ilgililere ödemekle yükümlü olduğunu, sorumluluğun tamamıyla davacı tarafla olduğunu, davacı şirketin ürünleri kart hamilleri dışında 3. kişilere ve farklı adreslere teslim ederek gerekli özen ve dikkati göstermediğini davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davalı bankanın ... süreçlerinde, iade istemine yetkili olduğu, tek fatura düzenlenen satış işlemine karşılık birden fazla mail order işlemi yapılması talebi, davacı firma (üye işyeri) tarafından gerçekleştirilmeyerek sorgulanması gerektiği, dolayısı ile mevcut riskin davacı firmada (üye işyerinde) olduğu, malın tesliminde ise, ürünün kurye şirketine teslimi, ürünün kart hamiline teslimini kanıtlayıcı nitelikte olmadığı, dolayısı ile sorumluluğun davacı firmada (üye işyerinde) olduğu, slipler üzerinde ad ve soyadın yer almaması kontrol açısından güvenlik açığına neden olabileceği, dolayısı ile sorumluluğun davalı bankada olduğu, davacı firmanın (üye işyeri) sorumluluğu kapsamına giren 2 ve 3. maddelerdeki konularda gereken özeni göstermediği, davalı bankanın ise 1. maddede yer alan ... işlemine yetkili olduğu, bununla birlikte 4. maddede yer alan konuya gereken özeni göstermediği, dava konusu olan 56.600,00.TL’nin iade edilip edilemeyeceği konusunda tarafların sorumluluklarının kusurları oranında paylaştırılması gerektiği, yapılan işlemlerde davacı tarafın 2/3 oranında davalı bankanın ise 1/3 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile dava konusu işlem tutarı olan 56.600,00.TL'nin 1/3'ü oranında olan 18.866,666.TL'den dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu miktar dışındaki 2/3 oranında davacı kusuru oranındaki 37.733,334.TL'den dolayı ise davalının sorumlu olmadığından ötürü davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin güvenilen bir şirket olduğunu, davacının şirkete gelen demir siparişi üzerine siparişe konu demirleri araca yüklediğini ve teslim edildiğini, bunun bedelinin de alacaklı olan şahsın kredi kartlarından tahsil edildiğini, müvekkili şirketin siparişi veren kişiden kimlik fotokopisini istediğini, fotokopideki isim ve soyisim ile kredi kartlarındaki isim ve soy ismin aynı olması üzerine kredi kartından çekim işlemimin yapıldığını, çekim işlemi yapmadan önce müvekkili şirketin davalı ... kartı ilgilisi bankayı aradığını, teyit almak istediğini ancak ilgili banka müşteri gizliliği nedeni ile böyle bir teyit bilgisi veremeyeceklerini bildirdiğini, çekim işlemi yapılırken çıkan banka sliplerinde de herhangi bir şekilde banka müşterisi olan yeni kredi kartı sahibinin adının yazmadığını, aynı kişi tarafından tekrar sipariş verdiğini ancak kredi kartlarından müvekkili şirketin çekim yaptığını belirtmeleri üzerine müvekkilinin ikinci siparişi tek taraflı iptal ettiğini, ancak ilk siparişe konu demirlerin teslim edildiğini, bu ilk parti sipariş demirler için müvekkilinin 56.600,00.TL'nin kredi kartından çektiğini, ilgili bankanın bu tür işlemlerle ilgili olarak tüm güvenlik tedbirlerini almak zorunda olduğunu, bu olayın muhtemelen kredi kartı kopyalanması olayı olduğunu, kredi kartının sahte ve kredi kartı üzerinde yazan ismin sahte olduğunun anlayabilmesinin imkansız olduğunu, müvekkili davacı şirketin basiretli bir iş adamı gibi davranarak kredi kartı fotokopilerini ve şahsın kimlik fotokopisini aldığını ve herhangi bir anormal durumun olmadığını, bu nedenle işlemi gerçekleştirdiğini, bilirkişilerden mahkemenin talep ettiği yapılan işlemde banka güvenlik açığı olup olmadığı ve bu güvenlik açığı ile ilgili bir kusur oranı olduğunu, bilirkişi tarafından dava konusu dışında bir değerlendirme yapılarak müvekkili davacı şirkete kusur yüklendiğini, davalı tarafın yaptıkları sözleşme gereği müvekkili şirketin işlemden sorumlu olduğunu iddia ettiğini, söz konusu sözleşmelerin tip sözleşmeler olduğunu, maddeleri değiştirilmeden imzalatılan belgeler olduğunu, tarafların tek tek maddeler üzerinde değişiklik yapma hakları olduğunda sözleşmenin tam anlamı ile tarafları bağlayan bir sözleşme olduğunu, genelde bankalarda yapıldığı gibi matbu onlarca sayfadan ibaret ve çoktan hazırlandığını ve tüm müşterilere aynı şekilde imzalatıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada aldırılan 3 adet bilirkişi raporu bulunduğunu ve her birinin farklı görüşler içerdiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor aldırılması talebinin reddedildiğini, kredi kartı slipleri üzerinde ad ve soyadı bulunması zorunluluğunun bulunmadığını, bu raporda sorumluluğun davacı şirkette olduğunu, müvekkili bankanın hiçbir sorumluluğunun olmayacağının mütalaa edildiğini, 07.11.2019 tarihli raporun doğru olduğunu, sorumluluğun tamamen davacı tarafta olduğunu, bankanın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı şirket ürünlerinin ilgili kart hamilleri dışında 3. Şahıslara ve farklı adreslere teslim etmiş olduğunu, bu durumun davacı şirketin gerekli özen ve dikkate göstermediğini ortaya koyduğunu, üye iş yeri kart hamilinin onayı olmaksızın karttan arka arkaya birden fazla çekim yapmaması gerektiğini, bu tarz çekimlerde işlemlerin şifresiz olması halinde riskin üye iş yerinde olduğunu, kart numarası bildirmek sureti ile üye iş yerinden telefon, elektronik ortam, sipariş formu veya diğer iletişim araçları yolu ile yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklarda ispat yükünün üye iş yerine ait olduğunu, dava konusu alışverişi gerçekleştiren dava dışı kişinin kredi kartı sahibi olmadığını, gerçek kart sahibinin ... isimli kişi olduğunu, alışverişe konu ürünlerin kredi kartı sahibine teslim edildiği hususunda davacı tarafından yasal delillerle ispat edilemediğini, davanın zaman aşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, dosyanın yeterli incelenmediğini, reddedilen kısım üzerinden hükmedilen vekalet ücretinde hata yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, menfi tespit davası olup, yargılama sırasında yapılan ödeme ile istirdat davasına dönüşmüştür.

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... isimli şahsa 10/08/2016 ve 12/08/2016 tarihlerinde mail order yöntemiyle demir satışı yaptığını, 1. satıştan kaynaklı demirin alıcıya teslim edildiğini, ancak kart sahiplerinin işlemlerin rızaları dışında olduğunu belirterek davalı bankaya başvurması üzerine banka tarafından her iki satıştan kaynaklı tahsil edilen paraların iade edilmesinin talep edildiğini, müvekkili tarafından 2. satıştan kaynaklı tahsil edilen paranın davalıya ödendiğini ancak mal teslimi yapılan 1. satıştan kaynaklı paranın iade edilemeyeceğini, zira bu hususta davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almadığını ve sorumlu olduğunu belirterek müvekkilinin dava konusu mail order yöntemiyle yapılan 1. satış nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava konusu paranın davalı bankaya ödenmesi ile dava istirdat davasına dönüşmüş, davalı vekili ise davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşme uyarınca banka tarafından davacı üye iş yerinden satışa konu paranın tahsil edilebileceğini, davacının gerekli özeni ve araştırmayı yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Somut olayda, davalı banka ile davacı şirket arasında üye iş yeri sözleşmesi imzalandığı, üye iş yeri sözleşmesi kapsamında davacı firmaya kredi kartı ile mal ve hizmet alımı yapmak için POS cihazı tahsis edilerek cihazın mail order işlemlerine açıldığı, dava dışı ... İnş. ... Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından 10/08/2016 tarihinde davacı firmaya müracaat edilerek mail order satış yöntemiyle 38.320 kg demir alınmak istendiği ve davacı şirket tarafından aynı gün kendisine bilgileri verilen 7 farklı kredi kartı ile saat 13:23 ile 17:05 arasında toplam 7 kez ve toplamda 56.000,00.TL tutarında mail order satış işlemi yapıldığı, dava dışı ... İnş. ... Ltd. Şti. yetkilisi ... adına mal ve hizmet alımları ile ilgili fatura, irsaliye belgeleri düzenlendiği ve mal teslimi yapıldığı, işlemin gerçekleştirildiği asıl kart hamillerinin itirazı üzerine, davalı bankaca davacı üye işyeri firmasından işlemle ilgili belgeler talep edilerek yapılan işlemi yapan kart hamilleri olmadığı görülerek, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 16.2, 16.6, 16.7 ve 16.8 maddeleri gereğince toplam 56.000,00.TL'nin davacıdan iadesinin talep edildiği, dava dışı ... tarafından düzenlenip imzalanan kredi kartı mail order formunda belirtilen kredi kart bilgilerinin ...'a ait olmadığı, asıl kart hamillerinin farklı şahıslar olduğu, bu nedenle ... sistemi ve taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesi hükümleri gereğince kredi kartı hesaplarından çekilen toplam 56.000,00.TL'nin davacı firmadan istenilmesinin sözleşme hükümlerine ve banka mevzuatı yönünden aykırılık bulunmadığı, davacı firmanın, 7 farklı kredi kartı ile aynı tarihte ve arka arkaya yaptığı harcamalarda kart hamilinin aynı kişi olması yönündeki araştırmayı yapmadığı, oysa bu tür işlemlerin şüpheli işlemlerden olup, davacı üye iş yeri tarafından gerekli araştırmanın yapılması gerektiği, ayrıca kart hamili ile mal teslimi yapılan kişilerin aynı kişi olmasının ispat yükünün üye iş yerine ait olduğu, davacı şirketin davaya konu işlemlerden dolayı kusurlu olduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay 11. H.D'sinin 17.10.2017 tarih 2016/3002 Esas 2017/5433 Karar sayılı içtihatında belirtildiği üzere "....mail order ödemelerinde mal ve hizmetin gerçek kart hamiline yapıldığı hususunun üye işyeri tarafından denetlenmesi gerektiği, bu itibarla bankaya atfedilebilecek kusur bulunmadığı...." gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın onanması yönündeki içtihatı ve benzer yöndeki içtihatları dikkate alındığında her ne kadar ilk derece mahkemesince meydana gelen olayda davalı bankanın 1/3 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile 18.866,66.TL zararın işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacıya verilmesi yönünde karar verilmiş ise de, somut olayda davalı bankaya kusur atfedilemeyeceğinden davalının istinaf istemleri yerinde görülmüş, bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığında davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın istinaf istemi yönünden ise, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2)-Davalı vekilinin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... esas ve 2020/... karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE,

3)-İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... esas ve 2020/... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

4)-HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

5)-DAVANIN REDDİNE,

6)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 29,20.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 398,40.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih, 2016/... esas ve 2020/... karar, 2021/133 Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE,

Harç tahsil edilmiş ise kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE,

7)-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

8)-Davalı kendisini vekil vasıtasıyla temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

İstinaf Yargılaması Yönünden;

1)-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

b)Davalı tarafça yatırılan 322,20.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,

2)-a)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

b)Davalı tarafça istinaf yargılama gideri olarak yapılan 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

3)-6100 sayılı HMK'nın .... maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

4)-6100 sayılı HMK'nin 333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,

5)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince red edilen dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 03/04/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıniptalinehazineyeyenidenkaldırılmasınakonusuMenfiesastantespitkurulmasınabırakılmasınaistinafkabulünereddinesebeplerininhukukideğerlendirilmesiiadesinegerekçeadananitelendirmevekiliverilmesinehakkındavekillerikesindelillerinhükümkaydınanumarasıolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim