SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 9. HD 2021/1114 E. 2024/563 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1114

Karar No

2024/563

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1114 - 2024/563

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1114

KARAR NO : 2024/563

KARAR TARİHİ : 02/04/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/03/2021

NUMARASI : ... ESAS ... KARAR

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...

VEKİLİ : Av. ...

İHBAR OLUNAN : ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 02/04/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2024

....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan sözleşme gereği davalı şirketin müvekkili davacı adına hizmet işlerini yürüttüğünü, söz konusu hizmet sözleşmeleri gereğince ve davalı şirkete bağlı olarak çalışan işçilerden biri olan ... adına iş akdinin son işveren nezdinde son bulduğunu, kuruma karşı bir kısım işçilik alacakları talebi ile dava dışı işçinin ... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından dava açtığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, kurumları tarafından ilgili icra dosyasına ödeme yapıldığını, dava dışı işçi için ödenen 30.000,00.TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının diger önceki yüklenicilere dava açması gerektiğini iş mahkemesi dosyasının kesinleşip kesinleşmediğinin bilinmediğini, sözleşmeye göre işçi alacaklarından davacının sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini, davacı tarafından sözleşmeyi imzalayarak taraf olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Yerel mahkemece verilen karar ile; " Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez denilmek suretiyle yarı yarıya rücunun olmayacağı anlaşılmaktadır, sözleşmede açıkça kıdem tazminatı hususunun yer alması gerektiği vurgulandığı, fıkra hükmü 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri için geçerli olduğunu, oysa dava konusu olayda taraflar arasındaki sözleşme 18/01/2013 tarihinde imzalandığını, dolayısıyla yasa değişikliğinin dava konusu olayda kıdem tazminatı açısından uygulama olanağı bulunmadığından davacının davalıya rücu edebileceği tutarın 23.975,13.TL olduğu, yasal faizinde dava tarihinden itibaren başlayacağına dair görüş bildirilmesi karşısında, davacı işveren tarafından işçilik alacağı nedeni ile dava dışı üçüncü kişiye yaptığı ödemenin davalı üst işverenden 23.975,13.TL miktarının rücuen tahsili talep edebileceği değerlendirmesi nedeni ile davanın kısmen kabulü ile 23.975,13.TL'nin dava tarihi olan 11/01/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine" şeklinde karar verilmiştir.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında alt işveren-üstveren ilişkisi bulunmadığını, davacı şirket tarafından, müvekkil şirkete güvenlik hizmeti verildiğini, İş Kanunu'nun 2.maddesinin 6.fıkrasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi tanımlanarak bu ilişkinin kurulabilmesi için gereken koşulların düzenlendiğini, güvenlik hizmetinin müvekkili şirketin uhdesinde ki işlerin bir bölümü olmadığı gibi yardımcı bir iş de olmadığını, tamamen müvekkil şirkete verilen başlı başına farklı bir hizmet olduğunu, müvekkil şirketin alt işveren- üst işveren ilişkisinden de sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE :

Dava, rücuen tazminat davasıdır.

Davacı tarafından, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmeleri gereğince ve davalı şirkete bağlı olarak çalışan dava dışı işçi ...'un iş akdinin sonlanması üzerine, bir kısım işçilik alacakları talebi ile ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açtığı dava sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın işçi tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğu, icra dosyasına ödeme yapıldığı, dava dışı işçinin şirketlerinde 1 yıl, 2 ay, 18 gün çalıştığı, önceki işverenler nezdindeki çalışmalarından ise sorumlu olmadıkları iddia edilerek, icra dosyasına yapılan 30.000,00.TL ödemenin davalıdan rücuen tahsili talep edilmiş, davalı ise, davacı arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının diger önceki yüklenicilere dava açması gerektiğini, sözleşmeye göre işçi alacaklarından davacının sorumlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü ile 23.975,13.TL'nın davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

Somut olayda, taraflar arasında 18/01/2013 tarihli Hizmet Alım Sözleşmesi bulunduğu, dava dışı işçi ...'un 14/03/2013-31/05/2014 tarihleri arasında davacı şirkette çalıştığı, 17/12/2008 ile 13//03/2013 tarihlerinde ise dava dışı muhtelif şirketlerde çalışması bulunduğu, ... İş Mahkemesi'nin ... (... ) E. sayılı dosyası ile dava dışı işçi ... tarafından, ... Güvenlik Ltd. Şti. aleyhine kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücretinden oluşan işçilik alacaklarının tahsili için açılan dava sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kesinleşen kararın, işçi tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyada takibe konulduğu, davacı tarafından icra dosyasına 06/12/2016 tarihinde 33.696,32.TL ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının alt işveren, davalının ise üst işveren konumunda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesinde ve sözleşmenin eki olan şartnamenin 40/b ve 38/a maddelerinde, istihdam edilen personele ilişkin sorumluluğa ilişkin düzenleme bulunduğu, buna göre davacı alt işverenin, dava dışı işçinin işçilik alacaklarından, çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı işçinin, davacı şirket nezdinde 14/03/2013-31/05/2014 tarihleri arasında çalışması bulunduğu ve bu çalışmalarından dolayı davacı şirketin sorumlu olduğu işçilik alacağının fer'ileriyle birlikte 9.721,19.TL olup, davacının bu alacaktan sorumlu olduğu, ancak, dava dışı işçinin farklı işverenler nezdinde çalıştığı 17/12/2008 ile 13/03/2013 tarihleri arasındaki çalışmalarından dolayı hak ettiği 8.931,03.TL kıdem tazminatı, 2.942,69.TL yıllık izin ücreti ve 5.883,83.TL fazla mesai ücreti olmak üzere toplam 17.757,55.TL' dan davacının sorumlu olmadığı, davacının icra dosyasına bu döneme ilişkin olarak yaptığı 17.757,55.TL ile yargılama ve icra masrafları olarak yaptığı 6.217,58.TL olmak üzere toplam 23.975,13.TL' yi davalıya rücu edebileceği, sonuç olarak, davacı alt işverenin, işçiyi çalıştırdığı dönem ile sınırlı olmak üzere işçilik alacaklarından sorumlu olup, başka yükleniciler yanındaki çalışmalardan sorumlu olmadığı ve bu dönemlere ilişkin ödediği fazla bedeli ve fer'ilerini davalıdan talep etme hakkı bulunduğu, bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 23.975,13.TL'nin davalıdan tahsiline yönelik olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

  1. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.637,74.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 409,44.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.228,30.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

  3. 6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,

  4. 6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  5. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

  6. 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere karar verildi.

02/04/2024

Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınvekiliTazminatkonusu(RücuendairesiTazminat)adanahukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim