Adana BAM 9. HD 2021/1075 E. 2024/545 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1075
2024/545
29 Mart 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1105
KARAR NO : 2024/543
KARAR TARİHİ : 29/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR : 1-... - ...:
2. ... . ...
VEKİLLERİ : Av. ...:
Av. ...
DAVALI :... ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Hayat Sigortası Kaynaklı)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 29/03/2024
YAZIM TARİHİ : 29/03/2024
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisi ... ...'ın 24/08/2017 tarihinde vefat ettiğini, vefat etmeden önce ... ... şubesinden kredi kullandığını, kredi kullanım esnasında ... Sigorta Şirketi tarafından T-... poliçe numarası ile hayat sigortası yaptırıldığını, kullanılan kredi sebebiyle 111.740,00.TL müvekkillerine ait ... ... şubesindeki ... nolu hesaba bloke konularak tahsil edildiğini, Adana 7. Noterliği'nin 13/12/2017 tarih ve ... sayılı ihtarnamesiyle davalıdan talepte bulunduklarını ancak ihtara cevap verilmediğini, müvekkili murisinin kredi kullanılırken hayat sigortası yaptırdığını ve vefat nedeniyle kredi borcu hayat sigortası kapsamında davalı tarafından ödenmesi gerekirken müvekkillerinden tahsil edildiğini, davalı ... şirketi tarafından ödenmesi fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00.TL tazminatın yasal faizi ile birlikte iadesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca 23/07/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 112.643,00.TL arttırarak toplam 113.643,00.TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin var olan hastalığını sigorta poliçesi sırasında gizlediğini bu sebeple ödeme yapma yükümlülüklerinin olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; davacıların murisi ... ...'ın 24/08/2017 tarihinde vefat ettiğini, vefat etmeden önce ... ... şubesinden kredi kullandığını, kredi kullanım esnasında ... Sigorta Şirketi tarafından T-... poliçe numarası ile hayat sigortası yaptırıldığını, kullanılan kredi sebebiyle 111.740,00.TL davacılara ait ... ... şubesindeki ... nolu hesaba bloke konularak tahsil edildiğini, Adana 7. Noterliği'nin 13/12/2017 tarih ve ... sayılı ihtarnamesiyle davalıdan talepte bulunduklarını ancak ihtara cevap verilmediğini, davacıların murisinin kredi kullanılırken hayat sigortası yaptırdığını ve vefat nedeniyle kredi borcu hayat sigortası kapsamında davalı tarafından ödenmesi gerektiği belirtilerek işbu davanın açıldığı, dosyaya ibraz edilen belgeler ile bunlara dayanılarak alınan hükme esas almaya elverişli bilirkişilerin kök ve ek raporunda;
davacıların murisi ... ... ile davalı arasında 28.07.2017 başlangıç tarihli hayat sigortası sözleşmesi bulunduğu, murisin ölüm nedenin akut myokard infarktüsü (ani kalp krizi )olduğu davalının ileri sürdüğü koah ve kalp hastalığı ile ilgisinin olmadığı, murisin doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davranmadığı, ölüm hali poliçe teminatı kapsamında kaldığı için davalının sorumluluğunun doğduğu, sigortalıya sözleşme tarihinden önce konulmuş bir kalp veya kalp damar hastalığı tanısı bulunmadığını ve dava tarihi itibariyle davacıların talep edebilecekleri tazminat tutarının 113.643,00.TL olduğunu belirtildiği anlaşıldığından bilirkişi raporları hükme esas alınarak murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davranmadığı, bu nedenle poliçe nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne 113.643,00 TL'nin dava tarihi olan 01/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine,
davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davasının şartlarının bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesi ile muris ... ...’ın ... T.A.Ş'den kullanmış olduğu kredi borcunun kendileri tarafından ödendiğini beyan ile tüm poliçe bedelini talep etmekte olup, poliçe bedeli belirli olduğundan ve de bankadan vekil vasıtasıyla talep edildiğinde krediye dair tüm borç ve ödeme detayları verilebileceğinden HMK m:107 kapsamında belirsiz alacak davası açmanın koşullarının oluşmadığını, belirli olan alacakla ilgili olarak HMK m:107 kapsamında belirsiz alacak davasının açılamayacağını, mahkeme tarafından da bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, ıslah edilen talep zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini, davacı tarafın davasının belirsiz alacak davası şartlarını taşımaması sebebiyle kısmi alacak davasında ıslah edilen kısım zamanaşımına uğramış olduğundan ıslah edilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarında, kalp damar hastalıkları uzmanı ve göğüs hastalıkları uzmanından oluşan bir heyetten bu iki hastalığın birlikte değerlendirildiği, KOAH hastalığının kalp hastalığı ile illiyetini değerlendiren yeni bir rapor alınmasına karar verilmesi taleplerinin kabul edilmediğini, müteveffa-sigortalı, sağlık beyanını doldurduğu tarihten önce KOAH ve kalp hastası olup, düzenli ilaç kullandığını, hastalığı daha önce teşhis edilmesine ve bu nedenle tedavi görmesine ve tedavi kapsamında düzenli olarak ilaç kullanmasına rağmen müteveffa kredi kullanmış ve mütevvefa-sigortalı vefatına neden olan bu hastalıklarını sigortalanma esnasında, açıkça sorulmuş olmasına rağmen, müvekkil şirkete beyan etmediğini, sigortalının beyan etmediği KOAH ve kalp hastalığı ile ölümüne neden olan akut miyokard enfarktüsü arasında illiyet bağının mevcut olduğunu, var olan ve müvekkil şirketten gizlenen hastalıkların sigortalının ölümüne neden olan hastalığa sebep olduğunu, davacıların murisi başvuru sırasında KOAH ve kalp hastalığı olduğunu, tedavi gördüğünü ve düzenli ilaç kullandığını beyan etmediği gibi, sigorta poliçesi düzenlendikten sonra da beyan etmeyip, doğru bilgilendirme ve beyanda bulunma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, TTK 1439/2 maddesinde sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiğinin riziko gerçekleştikten sonra tespit edilmesi halinde; kasıt derecesinde kusur varsa ve beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkacağı hususunun hükme bağlandığını, Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Kara sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, istinaf ve diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih, ... Esas ... Karar sayılı tüm dosya kapsamı kapsamı.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hayat sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili tarafından, miras bırakan ... ... ile dava dışı ... A.Ş arasında KOBİ Kredisi Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme ile bağlantılı olarak davalı ... şirketi ile miras bırakan arasında davaya konu sigorta poliçesinin düzenlendiğini, murisin 24/08/2017 tarihinde vefat ettiğini, ancak davalının kredi borcunu ödemediğini savunmuş, davalı taraf ise murisin sigorta poliçesi düzenlendiği sırada var olan hastalığını gizlediğini, bu sebeple kredinin ödenmediğini savunmuş, İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Uyuşmazlık, murisin hayat sigorta poliçesinin düzenlenmesi sırasında beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı, ayrıca murisin ölümü ile sözleşme öncesi hastalıkları arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, davalının ödeme yapmaktan kaçınmasının haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 1435. maddesinde, "Sigorta ettiren sözleşmenin yapıldığı sırada bildiği veya bilmesi gereken tüm hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür, sigortacıya bildirilmeyen eksik veya yanlış bildirilen hususlar sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır" hükmü düzenlenmiştir.
TTK'nın 1439. ve 1440. maddelerinde sigortacı için önemli bir husus bildirilmediği veya yanlış bildirildiği taktirde sigortacının 15 gün içinde cayma hakkının bulunduğu, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına veya rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılacağı, sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcunun ortadan kalkacağı düzenlenmiştir.
Gerek TTK'nun 1435. maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup, formun doldurulmamış olması sigortalının sağlığına ilişkin konularda sigortacıya bildirimde bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur.
Ayrıca sigorta sözleşmeleri karşılıklı güven esasına dayanan ve beyana göre düzenlenen sözleşmelerdir. Hayat sigortası yapılması sırasında geçirilen veya teşhis edilen bir hastalık var ise bunun bildirilmesi iyi niyetin gereğidir. 6102 sayılı TTK'nun 1435 ve devamı maddeleri ise, sigortalının kasıtlı olarak sağlık durumunu gizlemesi haricinde eğer sigortacının sorumluluğunu ağırlaştıran ve daha fazla prim almasını gerektiren bir halin varlığında ise teminatın indirilmesi gerekmektedir.
Poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlüğe girmiş bulunan 6102 sayılı TTK'nun 1435. maddesi uyarınca, sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır. Benzer hüküm Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C-2.2. maddesinde de düzenlenmiştir. Sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/8151 E., 2016/2748 K. sayılı kararı bu yöndedir.)
Somut olayda davacıların murisinin 24.08.2017 tarihinde öldüğü, ölüm sebebi olarak akut miyokard enfarktüsü(ani kalp krizi) kayıtlı olduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesince adli tıp uzmanı ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerden alınan raporda, "davacıların murisi ... ... ile davalı arasında 28.07.2017 başlangıç tarihli hayat sigortası sözleşmesi bulunduğu, murisin ölüm nedenin akut myokard infarktüsü (ani kalp krizi )olduğu davalının ileri sürdüğü koah ve kalp hastalığı ile ilgisinin olmadığı, ölüm hali poliçe teminatı kapsamında kaldığı için davalının sorumluluğunun doğduğu" şeklinde olduğu görülmüştür.
Miras bırakana ait ölüm raporu, usul ve yasaya uygun bilirkişi heyeti raporu, sigorta poliçesi ve tüm dosya kapsamından, davacılar murisinin ani kalp krizinden vefat ettiği, ölüm ile sigorta poliçesi sırasında murisin var olan önceki hastalığı arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin vefatın teminat kapsamı dışında kaldığına yönelik istinaf sebebi yerinde olmadığı gibi, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına yönelik istinaf sebebi de yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.762,95.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.941,00.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 5.821,95.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 29/03/2024 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01