SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 9. HD 2021/1198 E. 2024/541 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1198

Karar No

2024/541

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1198

KARAR NO : 2024/541

KARAR TARİHİ : 28/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/04/2021

NUMARASI : 2019/... Esas, 2021/... Karar

DAVACI : ... - TCK NO:...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... -TCK NO:..., ...

VEKİLİ : Av. ...,

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 28/03/2024

YAZIM TARİHİ : ...

Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... esas ve 2021/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının yarı yarıya paydaş oldukları ... Özel Güvenlik Hizmetleri San. ve Tic. Limited Şirketi'nin amme alacaklarının tamamının müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu, yapılan ödemeden doğan rücu ilişkisi çerçevesinde davalı hakkında ... ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve bu sebeple usulden reddi gerektiğini, davacının şirkete şirket müdürü olarak atandığını, müvekkilinin ise yarı yarıya sadece kâr ortağı olduğunu, 2011 ile 12/12/2017 tarihleri arasında öğrenci olması sebebiyle şirket nezdinde imza yetkisinin bulunmadığını, davacının dava açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığını, öncelikle davanın görevli mahkemeye gönderilmesini mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; ispat yükü davacı üzerinde olan davada davacı taraf ortağı olduğu şirkete ilişkin defter ve kayıtları verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen sunmadığı, 01.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda Vergi Dairesi'ni ilgilendiren ödemelerin 7143 sayılı kanun kapsamında katma değer vergisi ve kurumlar vergisi yönünden incelemede kapsam dışı kalmak adına Bakanlığa ilgili kanunun şekil şartlarına uymak kaydıyla yapılan başvurudan kaynaklı olduğunun tespit edildiği, ilgili işlemin yasal düzenlemeler uyarınca mükellef ya da mükellefi temsile yetkili kişilerce yapılması gerekmekte olup anılan işlem iradi bir başvuru olup mevcut bir borcun yapılandırması ya da ödeme olmadığı, kaldı ki dosya kapsamındaki dekontların incelenmesinde bu ödemelerin katma değer vergisi matrah arttırım ödemesi olduğu görülmekte olup dekontlar üzerinde davacı ismi yer alsa da ticari defterlerin sunulmaması nedeniyle şirket kayıtları incelenemediğinden söz konusu bedellerin şirket hesabından tahsil edilip edilmediği, şirket adına bir amme borcunun ödenip ödenmediği kayıtlar ile teyit edilemediğinden olayda 6183 sayılı kanunun 35. ve mükerrer 35. maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, dosya ile bağlantılı ... ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; katılanın davalı ..., sanığın davacı ..., suçun "hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma" olduğu, mahkemece verilen "beraat" kararı uyarınca kararın ... BAM .... Ceza Dairesi'nin .../... E. .../... K. sayılı ilam ile kaldırıldığı ve dosyanın halen derdest olduğu, bu dava ile ceza dosyası arasında birebir hukuki ve fili bağlantı olmadığından ve usul ekonomisi gözetilerek bekletici mesele yapılmadığı, 10.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı şirket defterlerine ilişkin zayi belgesi olduğunu belirtse de bu hususun sehven yazıldığı görülmüş olup dosya kapsamına herhangi bir zayi belgesinin sunulmadığı gerekçesi ile madde metninin aradığı şekilde şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan bir amme borcunun davacı tarafından ödenmesi durumunun söz konusu olmadığı, ticari defter kayıtlarının sunulmadığı ve toplanan deliller ve incelenen belgeler uyarınca davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkilinin yarı yarıya ortak olduğunu, müvekkili ve davalı arasında limited şirket yöneticileri, şirketin amme alacakları dolayısıyla doğan borçlarından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ortaklar borçlardan payları oranında sorumlu olduklarını, müvekkilinin şirketin amme alacağından doğan borcu olan 25.319,48.TL'nin tamamını ödediğini, ödemeye ilişkin dekontların ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyasında bulunduğunu, dosyanın delil açısından kuvvetli olduğunu, müvekkilinin imza yetkisinin bulunmadığını, öğrenci olması nedeniyle şirketin amme borçlarından sorumlu olmayacağı iddiasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin şirketin amme borcunu vergi dairesi tarafından müvekkiline icra emri gönderilmesi nedeniyle icra tehdidi altında ödendiğini, davalının müvekkili tarafından yapılan ödemelerden haberdar olmadığını ve bu ödemelerin kendisini bağlamayacağını beyan etmesinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davalının hissesine düşen icra takibine konu amme borçları şirket mal varlığından tahsil edilebilir olsa idi müvekkili tarafından ödeme yapılmasına gerek kalmayacağını, Vergi dairesi tarafından icra emri gönderilmesinin, şirketin borçlarının tahsil kabiliyeti kalmadığını gösterdiğini, davalının dosya kapsamında davalı amme borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini kabul ettiği cevap ve cevaba cevap dilekçesinden açıkça anlaşıldığını, davalının borçları kabul ettiğini fakat kendisine rücu edilememesi gerektiği iddiasında bulunduğunu, mahkemenin müvekkili ile davalı arasındaki rücuya dayanan değerlendirme yapması gerektiğini, davalının ikrarı dahil dosya kapsamında bir çok dekont ve delil bulunduğunu, davanın konusu bu olmamasına rağmen ticari defter kayıtlarının sunulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, limited şirketin kamu borçlarını ödediğini iddia eden ortak tarafından davalı diğer ortak aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili ile davalının %50'şer oranda ortak oldukları dava dışı ... Özel Güvenlik Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin vergi dairesi ve SGK'ya olan borçlarının müvekkili tarafından icra tehdidi altında ödendiğini, davalının da şirket ortağı olması sebebiyle ödenen borcun yarısından sorumlu olduğunu, ancak davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Limited şirketlerde kanuni temsilciler şirket müdürleri ise de getirilen bir düzenleme ile kanuni temsilciye ilaveten ortaklar da kamu borcundan sorumlu tutulmuştur. Buna göre limited şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları ortaklardan, ortaklık payı oranında istenebilecektir. (6183 SK. m.35).

Temsilcinin ödediği vergi için asıl mükellefe rücu etme hakkı bulunmaktadır (213 sayılı VUK. M.10). Dolayısıyla yukarıda belirtildiği üzere tüzel kişi temsilcileri, ödedikleri kamu alacağının “tamamını” öncelikle asıl mükelleften rücuen talep edebilirler.

Kanuni temsilcilerin asıl mükellef dışındaki diğer sorumlulardan talepte bulunabilmesi için öncelikle bu kamu alacağının asıl yükümlüden tahsilinin mümkün olmaması gereklidir. Zira asıl yükümlüsünden tahsili mümkün olduğu halde bu alacağı kamu idaresine ödeyen kanuni temsilcilerin, asıl yükümlü dışındaki diğer sorumlulardan rücuen talepte bulunmaları mümkün değildir.

Ödenen kamu alacağının asıl yükümlüden tahsil imkanı bulunmadığı anlaşıldıktan sonra, diğer yükümlülerden rücu oranının ne olacağı konusunda ise bir ayrıma gidilmelidir. Buna göre limited ve kolektif şirketlerde temsilcilerin kamu alacaklarından sorumluluğu ortaklık sıfatına bağlı olduğundan, bu kişilerden ancak ortaklık payları oranında rücuen talepte bulunulabileceği kabul edilmelidir. Diğer bir deyişle limited ve kolektif şirketlerde kamu alacağından her ortak kendi payı oranında sorumlu olup payı haricinde ödediği kısım için diğer ortaklara rücu edebilir.(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/6946 Esas, 2022/4124 Karar sayılı kararı)

Somut olayda, Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen kayıtlara göre davacı ...'in dava dışı şirketin yetkili müdürü olduğu, davacının vergi dairesi ve SGK'ya ödediğini iddia ettiği borçları şirket müdürü(yetkilisi) sıfatıyla ödediğini belirttiği, yukarıda da izah edildiği üzere kanuni temsilcilerin asıl mükellef dışındaki diğer sorumlulardan talepte bulunabilmesi için öncelikle bu kamu alacağının asıl yükümlüden tahsilinin mümkün olmaması gerektiği, zira asıl yükümlüsünden tahsili mümkün olduğu halde bu alacağı kamu idaresine ödeyen kanuni temsilcilerin, asıl yükümlü dışındaki diğer sorumlulardan rücuen talepte bulunmalarının mümkün olmadığı, davacının dava konusu kamu alacaklarını yetkilisi olduğu dava dışı şirketten talep ettiği ve alamadığına ilişkin dosyaya her hangi bir delil sunulamadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

  1. 6100 sayılı HMK'nin 353/1. b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

  3. 6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,

  4. 6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

  5. 6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 28/03/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınSatımdankonusuKaynaklanan)İptaliistinafsebeplerininhukukideğerlendirilmesigerekçeİtirazınadana(Ticarinitelendirmevekilikesindelillerinnumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim