Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1809
2024/1500
16 Eylül 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1809
KARAR NO : 2024/1500
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/06/2021
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-... -
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Şirketin Feshi
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 16/09/2024
YAZIM TARİHİ : 16/09/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ve davalıların ortağı olduğu ... Dış Ticaret şirketinin 10 yıldan fazla süredir aktif ticari faaliyet göstermediğini, bunun yanı sıra yine 10 yıldan fazla süredir genel kurulun toplanmadığını, bu süre içesinde davalılar tarafından herhangi bir genel kurula toplantı çağrısı yapılmadığını, şirketin herhangi bir ticari faaliyet göstermemesi sebebiyle bir eylemde bulunulmadığını, TTK nun 636. Maddesinin 2. Fıkrasında, " ... Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmesi için bir süre belirler. Buna rağmen durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verir ..." denilerek genel kurul toplantısının uzun süreden beri yapılmamasının şirket ortaklarına ve alacaklılarına şirket aleyhine fesih davası açma hakkı vereceğinin hükme bağlandığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının kararının kesinleşmesiyle ... Dış Ticaret şirketinin müdürsüz kaldığını ve bu güne kadar geçen süre boyunca genel kurulun toplanamadığını belirterek, davanın kabulü ile ... Dış Ticaret şirketinin feshine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin feshi için kanunun aradığı haklı bir sebep bulunmamakla birlikte genel kurulun toplanamamasında davacının kusurlu eyleminin mevcut olduğunu, davacının Suriye uyruklu olmakla birlikte şirketin kuruluş aşamasında ve devamında ...'de ikamet ettiğini, müvekkillerinin de yabancı uyruklu olduklarından gerek şirketin kuruluş aşamasında gerekse şu an halen işleri nedeniyle sık sık Türkiye dışına çıktıklarını, bu nedenle şirketin iş ve işlemlerini yürütmek amacıyla davacıyı 19/04/2002 tarihi itibariyle münferit yetkili şirket müdürü olarak atadıklarını, bir süre sonra davacının özellikle şirketin mal varlığını önemli ölçüde etkileyen önemli kararları müvekkillerine danışmadan verdiğini, müvekkillerine bilgi vermediğini ve şirket adına aldığı kararların çoğunun şirket aleyhine sonuçlar doğurduğunu, bu durumun müvekkillerinin davacıya karşı güvenlerini sarstığını, müvekkillerinin davacıyla iyi niyet çerçevesinde görüşmeler yaptığını ancak sonuç alamadıklarını, bu nedenle davacının şirket müdürlüğünden azli ve yeni şirket müdürünün tayini hususunda ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava açmak zorunda kaldıklarını ve dava sonucunda davacının şirket müdürlüğünden azline karar verildiğini, ayrıca davacının uzun bir zaman bekleyerek müvekkilleri tarafından müdür seçilmesi gündemiyle dava açılmasına karşılık karşı dava açarak şirketin feshini istemesinin kötü niyetli olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile davacı müdürlükten azledilmiş olduğundan şirketin şu an itibariyle temsil ve yönetim organından yoksun durumda olduğunu, genel kurulun müdür seçilmesi amacıyla toplanması için açılmış bir dava varken davacının genel kurulun toplanamaması sebebiyle şirketin feshini talep etmesinde hukuki bir yarar bulunmadığını belirterek, haksız, yersiz ve kötü niyetli davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; dava açıldığı tarihte feshi istenen şirketin organsız kalmakla birlikte dava tarihinden sonra müdür seçiminin yapılarak tescil edilip, şirketin durumunun kanuna uygun hale getirildiği ve durumun düzelmesi nedeniyle şirketin feshi için neden kalmadığından TTK 636/2. Maddesine göre davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf talebi ile; ... Dış Ticaret LTD ŞTİ'nin ticari defterleri incelendiğinde davalılar tarafından herhangi bir genel kurula toplantı çağrısı yapılmadığını, şirketin herhangi bir ticari faaliyet göstermemesi sebebiyle bir eylemde bulunulmadığını, 19/01/2010 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında açılan şirket müdürlüğünden azli davasına kadar müdürlük görevini yerine getirdiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E sayılı dosyasının kararının kesinleşmesinden bugüne kadar karşı davalıların dava konusu şirkete ilişkin eylemde bulunmaları gerekirken herhangi bir eylemde bulunmamış olmalarının kötü iyetli olduğunu, davalıların şirket kuruluşundan bugüne üzerilerine düşen görevlerden olan denetleme görevini icra etmeleri gerekirken bu görevi yerine getirmeyerek daha sonra da genel kurul toplanması için eylemde bulunmamaları sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmediklerini gösterdiğini iddia ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu kararın kabulüne karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar vekili katılma yoluyla istinaf talebi ile; ilk derece mahkemesince davanın ret edildiğini ancak tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ret edilen davada davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair verilen kararın hatalı olduğunu, bu yönde verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2021 tarih ve ... Esas ... Karar Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 636. maddesinde düzenlenen şirketin feshi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı ve davalıların ortağı olduğu ... Dış Ticaret şirketinin 10 yıldan fazla süredir aktif ticari faaliyet göstermediğini, bunun yanı sıra yine 10 yıldan fazla süredir genel kurulun toplanmadığını, bu süre içesinde davalılar tarafından herhangi bir genel kurula toplantı çağrısı yapılmadığını, şirketin herhangi bir ticari faaliyet göstermemesi sebebiyle bir eylemde bulunulmadığını belirterek şirketin feshi talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından ve davalılar vekili tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 636/2. maddesinde "Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
TTK'nın 636/3. Maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; davacı vekili davacı ve davalıların ortağı olduğu ... Dış Ticaret şirketinin 10 yıldan fazla süredir aktif ticari faaliyet göstermediğini, bunun yanı sıra yine 10 yıldan fazla süredir genel kurulun toplanmadığını, bu süre içesinde davalılar tarafından herhangi bir genel kurula toplantı çağrısı yapılmadığını, şirketin herhangi bir ticari faaliyet göstermemesi sebebiyle bir eylemde bulunulmadığını belirterek şirketin feshi talebinde bulunmuş, mahkemece dava açıldığı tarihte feshi istenen şirketin organsız kalmakla birlikte dava tarihinden sonra müdür seçiminin yapılarak tescil edilip, şirketin durumunun kanuna uygun hale getirildiği ve durumun düzelmesi nedeniyle şirketin feshi için neden kalmadığından TTK 636/2. Maddesine göre davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de; davacı vekilinin dava dilekçesinde şirketinin 10 yıldan fazla süredir aktif ticari faaliyet göstermediği sebebine de dayandığı, bu durumun TTK 636/3.maddesinde düzenlenen haklı sebeplerin varlığı halinde şirketin feshi talebini de içerdiği, mahkemece sadece TTK 636/2.maddesi değerlendirilerek hüküm kurulduğu ancak şirketin uzun süredir ticari faaliyette bulunmadığı yönündeki sebep üzerinde bir inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür.Açıklanan sebeple somut olayda 6102 sayılı TTK'nın 636/3.maddesi yönünden de bir değerlendirme yapılması gerekmekte olup bu yönde bir değerlendirme yapılmadığından davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.
Ayrıca Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamaz. Yargı harçları, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (492 Sayılı Kanun m.15,21). Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir. Nispi harç, konusu belli bir değerle (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nisbete göre alınan harçtır ( 1 Sayılı Tarife, madde III/1-a). Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır ( 1 Sayılı Tarife, madde III/2-a). Harçlar Kanunu'nun 16/1. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağı öngörülmüştür.
492 Sayılı Harçlar Kanunu harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüş ise de; tarafların üzerinde uzlaşamadıkları durumlarda, harca esas alınacak dava değerinin uzman bilirkişiler aracılığıyla keşfen saptanmasında zorunluluk vardır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.06.2016 tarih 2014/18159 E., 2016/6901 K. Sayılı kararı bu yöndedir.)
İşbu dava aynı mahkemenin 2020/184 Esas sayılı dava dosyasında cevap dilekçesi ile karşı dava şeklinde açılmış ve mahkemece tefrik kararı verilmiştir. Davacı vekilinin cevap dilekçesi ile karşı dava şeklinde davasını açarken başvurma harcını yatırdığı ancak peşin harcı ikmal etmediği görülmüştür. Bu durumda mahkemece, davacı vekiline peşin harç tamamlatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu eksiklikler tamamlatılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre davalılar vekilinin katılma yoluyla sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine şimdilik yer olmadığına, belirtilen eksikliklerin tamamlanmak üzere yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
- )Kararın kaldırılma sebebine göre davalılar vekilinin katılma yoluyla sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
5)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince ayrı ayrı peşin alınan 59,30 TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde taraflara İADESİNE,
6)- Taraflarca istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
7)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
8)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
9)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 16/09/2024 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Katip
...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32