Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1691
2024/1393
18 Temmuz 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1691
KARAR NO : 2024/1393
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/04/2021
NUMARASI : ... ESAS- ... KARAR
DAVACI : ... - ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
YAZIM TARİHİ : 18/07/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirketin % 25 pay sahibi ortağı olduğunu, alınan karara göre müvekkilinin ve diğer ortaklardan ...'in şirketi birlikte imza ile şirketi birlikte temsile yetkili olduğunu, bir süredir şirket ortakları arasında ciddi sorunlar yaşandığını, en son eski döneme ait çıkan vergi borçlarından dolayı yaşanan problemlerin şirketin birlikte yönetilmesini imkansız hale getirdiğini, gelinen noktada diğer ortakların kaba kuvvet kullanarak müvekkilinin iş yerine girmesini engellediğini, 10.12.2014 günü bu sebeple taraflar arasında yaşanan olayın tartışmanın hakaret küfür ve tehdide kadar vardığını, davalı tarafın müvekkilinin kusurlu olduğunu ileri sürebileceğini, müvekkilinin kusurunu kabul etmemekle birlikte hesaplanacak payın gerçek değerinde ayrılan ortağın ayrılma sebebi açısından kusurlu olup olmadığının önem arz etmediğini, müvekkilinin haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına, ortaklıktan ayrılma akçesinin tespiti ile ( şimdilik 10.000,00 TL ) karar tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan avans faizi ile şirket mal varlığından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin ... %25, ... % 25, ... % 25 davacı ... % 25 olmak üzere 4 eşit hisseye sahip 4 ortaklı şirket olduğunu, 02.02.2015 tarihinde şirket merkezinde Olağanüstü Genel Kurul tertip edildiğini, davacı ... ...'nun toplantıya vekil gönderdiğini, fakat toplantı başlamadan vekilininde toplantıyı terk ettiğini, 02.02.2015 tarihine kadar Şirket Müdürler Kurulu üyesi olan davacı ...'nun 10.12.2014 tarihinden sonra şirkete gelmemesi, müşterek imza zorunluluğu nedeniyle şirketin banka hesaplarına gelen havalelerin tahsil edilememesi, vadesi gelen ödemelerin yapılamaması, çeklerin keşide edilememesi ve işçilerin ücretlerinin ödenememesi nedeniyle şirket müdürü ... tarafından .... Noterlinin ihtarnamesi ile idare ve temsil görevinin yerine getirilmesinin ihtar edildiğini, davacının 20.12.2014 tarihinde Ana Bilgisayar Server'ini, Muhasebe Programlarını ve Modem Şifrelerini uzaktan değiştirerek şirket bilgisayarını işlev görmez hale getirdiğini, şirketin ... T.A.Ş, ... Bankası ... Şubelerinde bulunan hesaplarına ait Banka Kartlarının 23.12.2014 tarihinde şirket müdürü ...'nun Banka Müşteri Hizmetlerini arayarak Kayıp/Çalıntı ihbarında bulunması nedeniyle Bloke olduğunu ve ATM tarafında alıkonulduğunu, müvekkili şirket aleyhine ... Pol. Ltd. Şt. Lehine sahte faturalarla borçlandırmak haksız rekabet etmek,şirket bilgi ve müşterilerini paylaşmak gibi ortaklık ve müdürlük hukukuna aykırı davranan davacının diğer ortaklara atfedilebilecek tek haklı sebebinin bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamındaki bilgi belge ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacı ile diğer ortaklar arasında ihtilaflar bulunduğu, ancak tanıkların davacının şirket kartlarında çalıntı kaydı ihbarında bulunduğu için işçilerin ücretinin ödenemediği, davacının uzaktan müdahale ile muhasebe programını dondurduğu, kavganın sebebinin ... Beyin Şirkete sahte fatura soktuğunu duydum şeklindeki beyanları karşısında haklı nedenlerin davacının kendisinden kaynaklanmadığının ispat edilmediği, davacının dava tarihinden önce diğer ortaklardan kaynaklanan herhangi bir haklı sebebin varlığının ispat edilemediği, kabulü gerektiği açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf talebi ile; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin dayandırdığı tanık delillerine bakıldığında haklı olduğunun aleni olduğunu, haklı sebep, ortaklığın çekilemez hale geldiği durumların ortaklık müvekkili için, karşı tarafın iddia ettiği olaylar zincirinden daha önce çekilmez hale geldiğini, karşı tarafın müvekkiline yaptığı baskı ve yıldırma politikasının artarak devam ettiğini, yerel mahkemece gerekçeli kararından davalı tarafından dinletilen ancak bilgisi ve görgüsü olmayan tanık beyanlarına itibar edilerek müvekkilinin kusurlu olduğundan bahsedilmesinin kabul edilemeyeceğini, öte yandan savcılık dosyasının da tanıklarının beyanını birebir doğruladığını, 10.05.2016 tarihinde UYAP üzerinden gönderilen tanık beyanlarına karşı beyanlarının sunulduğu dilekçelerinde de açıkça yer verildiği üzere, tanıklardan ...'ın müvekkilinin şikayeti üzerine ceza mahkemesinde yargılandığını, hem davacıya beslediği husumet hem de görgüye dayalı bilgisi olmaması gibi sebepler tanığın beyanlarına hiçbir şekilde itibar edilmemesi gerektiğini gösterdiğini, bu kadar somut delile rağmen yerel mahkemece hangi gerekçe ile davanın reddine karar verildiğinin anlaşıldığını, asıl davalı tarafından ileri sürülen tüm iddiaların asılsız olduğu dosyadaki deliller ile sabit ki bu sebeple dahi şirket ortaklarının kusuru ortaklıktan ayrılma davasına müessir olmadığını, dosyada davalı şirketin dinelttiği tanıklarının müvekkilini kendine yapılan kusurlu davranışlardan dolayı zarar görmüş bu neticeyle kanunun kendine verdiği hakkı aramak sureti ile ortaklıktan çıkmak için davayı açtığını, bu nedenlerle davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibariyle "Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)" talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkette %25 oranında pay sahibi olup diğer ortaklardan ... ile şirketi birlikte temsile yetkili olduğu, şirket ortakları arasında bir süredir ciddi sorunlar yaşandığından şirketin birlikte yönetilmesinin imkansız hale geldiği, ortakların kaba kuvvet kullanarak müvekkilinin şirkete girmesini engellediği, yaşanan olayların hakaret, küfür ve tehdide kadar vardığı ileri sürülerek haklı sebeple şirket ortaklığından çakmasına ve ayrılma akçesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı şirket vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava, limited şirket ortaklığından çıkma talebine yöneliktir.
Limited şirkete ilişkin hükümler 6102 sayılı TTK'nın 573 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Kanunun limited şirketten çıkma ve çıkarılmaya ilişkin 638.maddesinde "(1)Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
TTK'nın 638/2.maddesine haklı sebeplerin varlığı halinde, şirket ortağı tarafından açılacak davada şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini isteyebilir. Kural olarak, bir ortağın haklı sebeple çıkma talebinde bulunabilmesi için tamamen kusursuz olması veya diğer ortakların kusurlu olması gerekli değildir. Ancak, birden fazla ortağın kusurlu davranışlarıyla haklı sebep teşkil eden duruma yol açmaları halinde, daha az kusurlu ortağın kusurda payı büyük olan ortaklara karşı söz konusu haklı sebebi ileri sürmesi mümkündür.
Somut olayda, davalı şirketin ortaklarından olan davacı tarafından, aynı şirketin diğer ortakları ile aralarında ortaya çıkan sorun ve anlaşmazlıkların davacının şirkete girmesinin engellenmesi, hakaret, küfür ve tehdide kadar vardığı iddiasıyla davalı şirketin ortaklığından çıkmasına karar verilmesi talep edildiği, şirket ortakları arasında şirketin faaliyet ve yönetimi ile ilgili anlaşmazlıkların bulunduğu anlaşılmakla birlikte, tarafların dayanmış olduğu dosya kapsamındaki deliller ve tanık beyanlarından, davacının şirket kayıtlarına gerçek bir alışverişe dayanmayan faturaların şirket kayıtlarına girmesi, şirkete ait banka kartları ile ilgili olarak kart tahsis eden bankaya gerçeğe uygun olamayan çalıntı kart ihbarlarında bulunarak şirkete ait banka hesaplarının işçi ödemelerinin yapılamamasına sebebiyet verilmesi, şifreleri kendisinde bulunan şirketin muhasebe programına uzaktan müdahale ederek programın donmasına neden olması şeklindeki eylemlerinin tespit edilmesi karşısında, davacının şirketten çıkmaya ilişkin haklı nedenlerin kendisinden kaynaklanmadığını ve en azından kendisinin daha az kusurlu olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 18/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52