Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1723
2024/1385
18 Temmuz 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1723 - 2024/1385
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1723
KARAR NO : 2024/1385
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/03/2021
NUMARASI : ... ESAS- ... KARAR
DAVACI : ... YAPI KİMYASALLARI ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... YATIRIM MAKİNA İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
YAZIM TARİHİ : 18/07/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin, yapı kimyasalları üretimi ve ticareti alanında faaliyet göstermekte olup; ...'ta bulunan fabrikasında kullanmak üzere 05.11.2019 tarihinde davalıdan satın almış olduğu ve ... Fabrikasında bulunan 36m³'lük PE dikey tank, 27.07.2020 tarihinde boydan boya yırtıldığı ve bu yırtık nedeniyle tank içerisinde bulunan yaklaşık 35 ton malzemenin 25 tonu dışarıya sızdığını, yaşanan vakıa akabinde müvekkilce derhal davalıya ayıp bildiriminde bulunulduğunu, gerekli incelemenin yapılması ve zararın giderilmesinin talep edildiğini ancak müvekkili şirketin zararının giderilmesine yönelik bir işlem yapılmadığından davalıya .... Noterliği ... yevmiye numaralı 25.09.2020 tarihli ihtarname keşide edildiği ve işbu ihtarname 28.09.2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, ihtarname neticesinde de müvekkilinin uğramış olduğu zararların giderilmemesi nedeniyle, kendilerince .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosya ile keşif ve bilirkişi incelemesi talep edilmiş olup, tankın yerinde incelenmesi neticesinde düzenlenen 13.11.2020 tarihli raporda, tank gövdesinde oluşan yırtılmanın sebebi şu şekilde açıklandığını; "içerisine konan sıvının oluşturduğu basınç karşısında silindirik yüzey alanlarına sahip tankın yüzeyine etkiyen stres artmaktadır. Bu stres karşısında da tankın imalatından ya da montajından kaynaklı olan hatalı noktaların bu yüke karşı koyamayarak yüzeyinde kılcal seviyeden başlayarak zaman içerisinde oluşan ya da bir anda malzede yırtılma/ kopma gibi sonuçlanarak hasar almasına sebep olabilir. Tankta meydan gelen bu yırtılma imalat aşamasından kaynaklı ya da montaj dan kaynaklı olabilmektedir. Meydana gelen somut olay incelendiğinde, tankta meydan gelen yırtılmanın şekli, büyüklüğü ve malzeme üzerindeki kopma tipinden üretimden kaynaklı olabileceği tespit edilmiştir." yani tankta meydana gelen yırtılma şeklindeki hasarın üretimden kaynaklı olduğunu, meydana gelen zararın giderilmesi için gerekli olan bedelin KDV dahil 170.314,70 TL olduğu tespit edildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğundan, kendilerinin dava şartı arabuluculuk yoluna başvurduğu ancak anlaşma sağlanamamış olduğundan, huzurdaki davayı ikame etme zarureti doğduğunu, izah olunan nedenlerle ve fazlaya ilişkin ve sair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, huzurdaki davanın kabulüne, ayıp nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlar olan; ayıplı tank bedeli için 25.853,18 TL, zayi olan ürün bedeli için 134.461,52 TL, bertaraf bedeli için 10.000,00 TL, ihtarname için 305,73 TL tespit dosyası için 1.557,30 TL olmak üzere toplam 172.177,73 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının tüm talepleri haksız, iddiaları da dayanaksız olup aleyhe ikame olunan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, herhangi bir şekilde iddia edilen ayıbı kabul etmek anlamına gelmemek üzere, satıcı mevzuatın gerektirdiği şekilde ayıbı ihbar etmediğini dolayısıyla satılanı olduğu gibi kabul etmiş olup işbu davanın reddi gerektiğini, delil tespitine ilişkin tensip zaptı ve bilirkişi raporu müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, usule ve hukuka aykırı yapılan delil tespitine ve yokluklarında alınan bilirkişi raporuna itiraz edebileceği, bir an için delil tespiti talebi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu varsayılsa bile, rapor hatalı ve eksik olduğunu, tankın üretim hatası sebebiyle patladığını iddia eden davacının bu iddiasını kanıtlaması gerektiğini, davacı, usule ve yasaya aykırı düzenlenmiş bilirkişi raporundan başka, iddialarını destekleyen hiçbir delil dosyaya sunamadığını, müvekkili şirket tarafından açılmış olan işbu haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, eğer sayın mahkemenin aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz gerekçelere dayanan tazminat talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve tarafların beyanlarının incelenmesi sonucunda; davacı firmanın davalı firmadan 05.11.2019 tarihinde satın aldığı 36m3'lük PE dikey tankın 27.07.2020 tarihinde yırtıldığını hasar gördüğünü, 25.09.2020 tarihli ihtarname ile tankta meydana gelen ayıbın davalı şirkete ihbar edildiğinin anlaşıldığı, ticari satımlarda ayıp ihbarının TTK’nun 23.maddesinde belirtilen süreler içinde yapılması gerektiğini, hükme göre açık ayıplarda 2 gün, açıkça belli olmayan ayıplarda 8 gün içinde, gizli ayıplarda derhal ayıp ihbarı yapılması gerektiğini ayıp ihbarının yapıldığını ileri süren kişi ayıp ihbarının TTK’nun 18. maddesinde öngörülen şekilde yapıldığını kanıtlaması gerektiğini, TTK’nun 18/3. maddesine göre, ayıp ihbarının noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla yahut telgrafla veya kayıtlı eletronik posta sistemi ile yapıldığının kanıtlanması gerektiğini, davacı vekili, 12/03/2021 tarihli dilekçesinde davalıya ayıp ihbarının telefon ve mail ile yapıldığını iddia ettiği, davalı vekilinin ise ayıp ihbarının yapılmadığını savunduğunu, 12/03/2021 tarihli dilekçenin ekinde sunulan e-mail tarihinin 14/08/2020 tarihi oluşu, bu tarihin derhal bildirim kapsamında değerlendirilemeyeceğini, her iki tarafın tacir olması nedeniyle telefon ile ihbarın TTK 18/3 kapsamında olmadığı anlaşılmakla ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf talebi ile; TTK 18/3 ayıp ihbarını kapsamadığından, derdest davada uygulanacak hükmün TTK 18/3 olmadığı, ayıp ihbarının her şekilde yapılabileceğini, davaya konu ayıp, ürünün kullanılması sürecinde ortaya çıkan bir ayıp olduğunu, bu durumda ihbarın süresi yönünden TTK 23'ün atfıyla TBK 223 hükmü uygulanacağını, delillerin toplanması ve incelenmesi neticesinde, TBK 223 gereği derhal bildirimde bulunulduğunun ortaya çıkacağını, TTK 18'de ayıp ihbarı düzenlenmediğinden ve ayıp ihbarında m.18'de sayılan temerrüt, fesih ve dönme taleplerin de bulunmadığından, mevzuat hükmü ve Yargıtay içtihatları dikkate alınarak, telefonla yapılan ihbarın usule ve esasa uygun bir bildirim kabul edilmesi gerektiğini, arz ve izah olunduğu üzere; davanın kabulüne dair karar verilmesi gerekirken; mahkemece hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddine dair karar verilmesi hukukun temel ilkelerine, mevzuata ve içtihatlara aykırı olduğu ve yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)" davasıdır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı şirketten satın alınan tanktaki yırtılma sebebiyle tankın içindeki malzemenin dışarıya sızdığı, davalıya derhal bildirimde bulunulduğu ve gerekli incelemenin yapılarak zararın giderilmesinin talep edildiği, ancak davalı tarafından zararın giderilmesine yönelik bir işlem yapılmadığından keşide edilen 25.09.2020 tarihli ihtarnamenin davalıya 28.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği belirtilerek tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili tarafından, mevzuata uygun ayıp ihbarı bulunmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, işbu karar karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219.maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" denilmektedir.
Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir.(Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172) Derhal kavramını, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2.maddesi ise, "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmünü içermektedir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, 6102 sayılı TTK’ nun 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise, alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi, açıkça belli değilse, alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, sonradan ortaya çıkan gizli ayıbın ise hemen satıcıya ihbar etmesi gerektiği, tarafların tacir olup davaya konu 05.11.2019 tarihinde satın alınan tankta meydana gelen yırtılma olayının 27.07.2020 tarihinde gerçekleştiğinin davacı tarafın kabulünde olduğu, davacı tarafça ayıbın telefonla yapıldığı ve davalının kontrol için tankın montajını yapan ustayı gönderdiği ileri sürülmüş ise de bu iddianın davalı tarafça kabul edilmediği, bu durumda tacirler arasında süresinde ayıp ihbarı yapıldığının davacı tarafça ispatlanması gerektiği, davacı tarafça ayıp ihbarının süresi içinde telefon ile yapıldığı iddia edilmiş ise de bunun ispatlanmadığı, yine dava dilekçesinde ....Noterliği'nden keşide edilen 25.09.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnameyle ve istinaf dilekçesinde 14.08.2020 tarihinde davalı şirket yetkilisine e-mail gönderilmesi yoluyla ayıp ihbarı yapıldığı iddia edilmiş ise de tanktaki yırtılma olayının gerçekleştiği 27.07.2020 tarihinden sonra hemen ayıp ihbarında bulunulmadığından süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik yoktur. Bu sebeple, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 18/07/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52