Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1535
2024/1376
17 Temmuz 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1535 - 2024/1376
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1535
KARAR NO : 2024/1376
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/03/2021
NUMARASI : ... ESAS- ... KARAR
DAVACILAR : 1-
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :17/07/2024
YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacılar ... ve ...'in ... Plastik şirketinin ortağı olduklarını, 2012 yılı itibarıyla ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ortak bazı ihale işlemlerinin bulunduğunu, bu dönemde ... ile adi ortaklığın söz konusu olduğunu, 2013 yılı başı itibarıyla bu şirket ile muhtelif ihtilaflar ve anlaşmazlıkların doğduğunu, bu nedenle bütün hukuki konuların yargıya intikal ettiğini, 2012 yılı sonu itibarıyla bu şirket ile ticari veya hukuki hiçbir ilişkinin kalmadığını, taraflar arasında görülen davaların da incelenmesinde görüleceği üzere ... şirketinin sürekli borçlu ve hukuk nezdinde kaybeden taraf olduğunun açık olup, taraflar arasında 2012 yılında hukuki ve fiili ilişkilerin bittiği bir ortamda 2016 yılı itibarıyla müvekkileri tarafından ... şirketine bono verilmesinin hayatın doğasına aykırı olduğunu, bu durumun bononun düzenleme tarihinin gerçek dışı olduğunun da en somut delili olduğunu, birisi bayan olan ticari yaşamı olmayan ve ... gibi ticari yaşamı ve itibarı bitik olan şirketin anaparası 4.350.000,00.TL olan iki bonoyu 2016 yılı itibarıyla ciro silsilesi ile ticari yaşama sokmasının ticaretin doğasına aykırı olduğunu, söz konusu şirketin sahibi olan ve sözde bonoları ciro ederek ... 'a veren kişinin ... olduğu, ... ile ciro yolu ile bonoları alan ... 'ın daha önce evli olup boşandıklarını, evlilik birliğinin bittiği ve doğal olarak husumetin başladığı bir ortamda bu ikilinin 4.850.000,00.TL tutarlı bir bono ve ticari ilişki içine girmesinin bağdaşır olmadığını, bu durumda senet hamili ve alacaklısı olan ...'ın da iyi niyet savunmasında ve iddiasında bulunamayacağını, yine 407.737,00.TL üzerinden 24/01/2012 tarihli teminat mektubu bedeli alacağı olduğu iddiası ile ilgili ... şirketi tarafından müvekkili şirket hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, buna itiraz ettiklerini ve itirazın iptali davası açılmadığını, takibe ve davaya konu bonolarda iki imza bulunduğunu, bir bonoda iki imzanın bir kişi adına kaleme alınmasının bir ticari teamül olmakla bu imzaların teamül olarak kimi, yani şirketi mi şahsı mi kimleri bağladığı hususunda ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu, iki bonoda da müvekkillerinin borçlu gibi gösterildiğini oysa iki bonoda üç müvekkiline atfedilecek ne bir imza ne de bir yazı olmadığını, bono ile icraya konu hukuki bir ilişki içine girilmediği gibi böyle bir bononun tanzim edildiği ve imza altına alınmadığının her halinden belli olduğunu, bu nedenlerle .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 1.850.000,00.TL ve ... Esas sayılı dosyası ile 2.500.000,00.TL tutarlı iki bono ile ilgili imzanın müvekkillerine ait olmaması, müvekkillerinin borcunun bulunmaması ve kambiyo vasfında olmaması nedeni ile haksız ve kötü niyetli icra takibinin müvekkilleri açısından iptaline, borçlu olmadıklarının tespitine ve iptal edilinceye kadar takibin öncelikle tedbiren durdurulmasına ve davalının dava değerinin %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı taraf davayı belirsiz alacak davası olarak açamayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, buradaki hukuki yararın, sonradan tamamlanacak nitelikte bir hukuki yarar olmadığını, dava açıldığında o sırada mevcut olmayan hukuki yarar, bunun da açıkça mahkemece bilindiği bir durumda, tamamlanacak bir hukuki yarar olmadığını, davacı tarafından belirsiz alacak davası şeklinde açıklanmış olmakla birlikte, gerçekte belirsiz alacak davası şartlarını taşımıyorsa, o zaman yukarıdaki şekilde hareket edilmeli, hukuki yarar yokluğundan dava reddedilmesi gerektiğini, Davacı taraf davayı icra takibinden sonra açtığı için icra takibi toplamı kadar harç yatırması gerekirken (... .İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında takip toplamı 2.149.319,86 ve ... .İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında 2.931,815 TL) olmasına rağmen sadece senet bedellerini harç olarak yatırmış olması eksik harç ikmalini gerektirdiğini, keşideci tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, senedin keşidecisi tarafından senedin lehtarına karşı ileri sürülebilir ve ancak bunu da yazılı delille ispat edilebileceğini, Davacı borçlunun takibe konulan bononun bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerektiğini ve bu durumun senede karşı senetle ispat kuralının gereği olduğunu, senet dışındaki üçüncü kişilerin o senedin bedelsiz olduğunu tanıkla ispatlayabileceklerini, senette "malen" ibaresi bulunduğuna göre senet borçlusunun mal teslim ettiğini kabul ettiği ve bu duruma göre malın teslim edilmediğini ispatlama yükümlülüğünün borçluya ait olduğunu,“Bedelsizlik def’ini” davacı sunmuş olduğu delillerle ispat edememiş olduğundan (esasen; bir kişisel def’i olan bu iddianın sadece çek/senet lehtarına karşı ileri sürülmesi mümkün olup, Çek/senet hamiline karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığından) bu iddiaya dayalı olarak davalı müvekkil aleyhine aleyhine açılmış olan ‘menfi tespit davasının reddine’ karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın tedbir talebinin reddini , haksız açılan davanın öncelikle usulden reddini, açılan davanın esastan reddini ve davacının % 20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; yapılan incelemede alacaklı ... tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 03.01.2016 tanzim tarihli, 10.09.2016 vade tarihli ve 1.850.000,00TL bedelli bono olduğu, davacıların takip dayanağı bononun keşidecisi oldukları, bononun ciro yolu ile takip alacaklısına geçtiği ve takip başlatıldığı, yine alacaklı ... tarafından ....icra müd ... Esas sayılı dosyası ile davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 03.01.2016 tanzim tarihli, 03.08.2016 vade tarihli ve 2.500.000,00TL bedelli bono olduğu, davacıların takip dayanağı bononun keşidecisi oldukları, bononun ciro yolu ile takip alacaklısına geçtiği ve takip başlatıldığı, takip dosyaları ile ilgili davacılar tarafından ... .icra hukuk mahkemesinin ... ve ... Esas sayılı dosyaları ile borca ve imzaya itiraz davası açıldığı, ancak mahkemece yapılan yargılama sonucunda her iki davanın da reddine karar verildiği, akabinde eldeki menfi tespit davasının açıldığı, icra mahkemesi nezdinde imza incelemesine yönelik birden fazla rapor alındığı, raporlar arasında çelişkilerin bulunduğu, nitekim icra mahkemesi kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesi nedeni ile mahkememizi de bağlamadığı, bu nedenle mahkememizce davacıların imza örnekleri alınarak gerek ... Kriminal Daire Başkanlığından gerekse talimat yolu ile ayrı bir bilirkişi heyetinden imza incelemesine yönelik rapor aldırıldığı, alınan her iki raporda da bonolardaki imzaların (asaleten temsilen) davacıların eli ürünü olmadığının tespit edildiği, raporların birbirini teyit eder mahiyette olup denetime ve hüküm kurmaya da elverişli olduğu, bu hali ile davacıların davalarında haklı oldukları anlaşılmakla, davanın kabulüne, ... . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip konusu edilen 10/09/2016 ödeme tarihli, 03/01/2016 düzenleme tarihli 1.850.000,00 TL bedelli senetten dolayı ve ... . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takip konusu edilen 03/01/2016 tanzim tarihli 03/08/2016 vade tarihli ve 2.500.000,00 TL bedelli senetlerden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalının takipte haksız aynı zamanda kötüniyetli olduğu sübut bulmadığından davacıların tazminat isteminin reddine, davalının tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf talebi ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09/03/2021 tarih, ... E., ... sayılı kararının, davanın reddi yönünde kaldırılması gerektiğini, şöyle ki, müvekkili davacı, istinafa konu karara esas davanın 29/01/2021 tarihli celsesinde hakimin reddi talebinde bulunduğu ve hakimin reddi sebeplerini içerir dilekçesini 05/02/2021 tarihinde mahkemeye ibraz ettiğini, yerel mahkemece dava dosyasındaki usuli eksiklikler tamamlamadan, davalı lehine deliller toplanmadan, ek bilirkişi raporu alınması yönündeki haklı taleplerimiz gerekçesiz olarak reddedilmek suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiğini, hükme esas alınan ve ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasından aldırılan ..., ... ve ...'den oluşan bilirkişi heyeti raporu da usul ve yasaya aykırı düzenlendiğini, hükme esas alınan raporların eksik yetersiz ve usule aykırı olarak alındığını, istinafa konu karara esas alınan raporlarda, bilirkişilerin, dosya içerisine delil olarak sunulan, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. nolu dosyasından ve ... İcra Hukuk Mahkemesi’ nin ... ve ... E. sayılı dosyalarından aldırılan, hem Adana Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesinden, hem de Yargıtay’da temyiz incelemesinden geçerek, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunan, 20/07/2018 tarihli bilirkişi Grafoloji uzmanı Dr. ...’ nin, 15/08/2018 tarihli Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. ...’ ün, .... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından aldırılan 14/02/2019 ve 15/02/2019 tarihli üç kişilik grafoloji uzmanı bilirkişi kurulunun tanzim ettiği ve inceleme konusu senetler üzerindeki imzaların ... ... ve ... ...’ın eli ürünü olduğunun tespitine dair raporlara, hiç değinmeden, bu raporları herhangi bir şekilde irdeleyip tartışmadan, önceki raporlardaki hangi tespite hangi sebeple katılmadıklarını tek tek unsur göstermek suretiyle belirtmeden, dosya içindeki belge asıllarını, dosya içinde yokmuş gibi renkli suret belge olarak değerlendirip, bu konuda mahkemeyi bilgilendirip, asıllarının teminini istemeden, resen inceleme dışı bırakarak, yetki aşımı yapmak suretiyle, hatalı ve eksik olarak düzenlenen raporların yeterli kabul edilerek, raporlardaki eksiklikler tamamlanmadan ve çelişkiler giderilmeden açıkça hukuka aykırı olarak verilen davanın kabulü kararının, davanın reddi yönünde kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibariyle "Menfi Tespit" talebine ilişkindir.
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinden ... ... ve ... ...'ın diğer müvekkili şirketin ortakları olduğu, daha önce davadışı ... İnş. Taah.San.ve Tic.Ltd.Şti ile bazı ortak ihale işlerinin olduğu, ancak adıgeçen davadışı şirket ile 2012 yılı sonu itibariyle ticari ilişkilerinin kalmadığı, ... İnş. ... Ltd.Şti'nin sahibinin ... ve onun eski eşinin de ... (boşanmakla soyadı ...) olduğu, müvekkilleri ile ... ve onun eski eşinin ağabeyi ... ... arasında yargıya intikal eden çok sayıda ihtilaf bulunduğu, bu nedenle davalı tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibinin dayanağı olan 1.850.000,00 TL ve ... E. Sayılı icra takibinin dayanağı olan 2.500.000,00 TL bedelli bonoların davacılar tarafından 2016 yılında düzenlenerek bono lehtarı olan davadışı ... İnş. ... Ltd.Şti'ne verilmesinin mümkün olmadığı, ciranta olan ... ...'ın da anlatılan ilişkiler kapsamında senedin düzenleme tarihinin 2016 yılı olmadığını bilmesi gerektiği, davaya konu senetlerdeki imzanın müvekkilerine ait olmadığı, davalının yüksek miktarlı senetleri iktisap ederken senetlerdeki imzaların sahte olup olmadığını araştırması gerektiği, davalının bu oranda bir ticari ilişkiye girdiğini ve malvarlığı bulunduğunu ispat etmesi gerektiği ileri sürülerek sözkonusu icra takipleri sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili, senedin bedelsizliği iddiasının kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebileceği ve bunun ancak yazılı delille ispat edilebileceği, müvekkilinin kambiyo senedinde iyiniyetli hamil konumunda olduğu savunularak davanın reddi istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava, davalı tarafından icra takibine konu edilen bonoların kambiyo senedi niteliğinde olmadığı, bonolardaki imzaların davacılara ait olmadığı, davalının iyiniyetli olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, uyuşmazlık konusu bonolara ilişkin gerek ... .İcra Hukuk Mahkemesince ve gerekse ... Cumhuriyet Başsavcılığınca raporlar alındığı gibi taraflarca da kendilerince temin edilen uzmanlık raporları sunulduğu, sözkonusu raporların uyuşmazlık konusu bonolardaki imzaların aidiyeti konusunda farklı kanaatler içerdiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacılara ait imzaları içerir bir kısım belge asılları getirtilip davacıların bulunduğu yer mahkemesi istinabe edilerek talimat yoluyla davacıların huzurda atılan imzaları tespit edildikten sonra ... Kriminal Laboratuvarından ve Adli Tıp Kurumu Fizik İnceleme İhtisas Dairesi eski mensubu bilirkişilerden oluşan kuruldan rapor alınmıştır. Davalı tarafın yokluğunda olsa da, talimat yoluyla imza örneklerine ilişkin mahkemece alınan istiktap tutanaklarının bilirkişi incelemesinde esas alınmasında usule aykırılık yoktur. Ancak, anılan raporlarda uyuşmazlık konusu bonolar üzerindeki imzaların davacıların eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirilmiş ise de, davacıların yeterli nitelik ve miktarda mukayeseye esas imzalarını içerir belge asılları temin edilmediği anlaşılmakta olup, yetersiz incelemeye tabi bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Buna göre, imza incelemesinde sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için, davacıların resmi kurumlarda bulunan uyuşmazlık konusu bonoların düzenleme tarihlerinden önceki dönemlere ait mukayese imzalarını içeren yeterli miktarda belge asılları getirtilip mahkemece alınan istiktap tutanakları ile birlikte mukayeseye sunularak, uyuşmazlık konusu bonolardaki imzanın aidiyeti yönünden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.
Yukarıda belirtilen sebeplerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karar kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın HMK'nin 353/1-a-6 maddesince ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davalı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar
sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan peşin alınan 74.346,42.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
5)-İstinaf eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere 17/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52