Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1621
2024/1366
17 Temmuz 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1621 - 2024/1366
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1621
KARAR NO : 2024/1366
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/01/2021
NUMARASI : ... ESAS- ... KARAR
DAVACI : ... GIDA VE TEMİZLİK MADDELERİ PAZARLAMA İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 23.12.2015 tarihli Birleşik ürün sigorta poliçesi tanzim edildiğini, müvekkili şirket çalışanının suç oluşturan eylemleri nedeni ile durumun adli makamlara 16.01.2017 tarihinde bildirildiğini, ayrıca oluşan zararın davalı şirkete ihbar edildiğini, davalı taraf nezdinde ... nolu hasar dosyasının oluşturulduğunu, müvekkili şirket çalışanı hakkında ... . Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ... Esas sayılı dosyanın 13.09.2019 tarihinde kesinleştiğini, bu sebeple 03.10.2019 tarihli ihtarname ile kesinleşen 30.435,24 TL tutarın talebi hususunda yazının yazıldığını, yazının davalı tarafa 07.10.2019 tarihinde tebellüğ edildiğini, davalı şirketin % 10 oranlı tenzilat yapılarak hesaplanan 27.604,38 TL’nin müvekkili şirkete ödendiğini, ancak ödemenin ticari faiz de hesaplanarak talep edildiği ancak ödenmediğinden arabuluculuk başvurusunun yapıldığı ancak anlaşmanın sağlanamadığıni, poliçe kapsamında ödenmesi gereken asıl tutar dışında ödenmeyen faiz alacaklarının bulunduğu belirtilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davalının ödemekle yükümlü olduğu hasar tutarının, olayın ihbar tarihi olan 16.01.2017 gününü takip eden 8 gün sonrası 24.01.2017 tarihinden, fiili ödeme tarihi olan 17.10.2019 tarihleri arasında işleyecek 1.000,00 TL avans faizinin müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan davacı tarafa sigorta poliçesi düzenlendiğini, davalı taraf çalışanının emniyeti suiistimali neticesinde oluşan zarar nedeni ile davacı tarafa 17.10.2019 tarihinde 27.604,38 TL ödendiğini, davacı tarafından iddia edildiği şekilde oluşan zarar miktarının 30.435,24 TL olduğunu, bu tutar üzerinden poliçe kapsamından kararlaştırılan muafiyetler gereği % 10 oranlı tenzili muafiyet hesaplandığını ve kalan tutarın davacı tarafa ödendiğini, bu şekilde sigortalının zararının ödendiğini, müvekkilinin bakiye zarar ödeme yükümlüğünün bulunmadığı belirtilerek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; mahkemece, iddia edilen zarara ilişkin ihbar ve tebliğ evrakları incelendiği ve davalı tarafa gönderilen ihbarın 18/01/2017 tarihinde tebliğ olunduğu ve ihbara konu tutarın 17/10/2019 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır. Dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişi raporunda; ihbarın kayıt tarihinin 18.01.2017 tarihi olduğu, davacı tarafa poliçe kapsamında ödenebilir 30.435,24 TL tutarı üzerinden poliçede belirtilen % 10 oranlı muafiyet kapsamında 30.435,25 TL x 0,10 işlemi ile muafiyet bedeli 3.043,53 TL olarak hesaplanarak net ödenebilir tutar 27.391,72 TL olmakla birlikte, davalı tarafından düzenlettirilen eksper raporunda hesaplanan 27.604,38 TL tutarın tazminat bedelinin ödemeye esas alındığı, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin davalı sigorta şirketine, TTK 1446. maddesinde belirtildiği şekilde 18.01.2017 tarihinde verildiği, bu şekilde sigortalatan tarafından TTK 1446. maddeye göre ihbarın yapıldığı, bu (TTK 427. madde) bildirim tarihinden (TTK 427. madde) kırkbeş gün sonra alacağın muaccel olacağı, rizikoyla ilgili belgelerin davalı tarafa teslim tarihi olan 18.01.2017 tarihinden itibaren 45 gün sonrası olan 04.03.2017 tarihinde borcun muaccel hale geleceği, asıl para borcunun davalı tarafından 17.10.2019 tarihinde ödendiği bilinerek, 04.03.2017 muaccel tarihinden 17.10.2019 ödeme tarihine kadarki süre için ticari temerrüt faizi oranı ile asıl alacak tutarı 27.604,38 TL için 10.573,99 TL faiz hesaplandığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunun dosya esasına uygun, ayrıntılı ve denetlenebilir olduğu anlaşılarak hükme esas alınmasına karar verildiği, davalı tarafa yapılan ihbar sonucu muacceliyet şartının oluştuğu ve bu tarihten itibaren taraflar arasında tanzim olunan poliçe gereği ticari faiz talep edilebileceği anlaşıldığından bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda davacının davasının ıslah talebi ile birlikte kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf talebi ile; müvekkili şirket tarafından davacı tarafa sigorta sözleşmesinden kaynaklı tüm hak ve alacağı (hasar bedeli) poliçe özel şartları doğrultusunda ödeme yapılmış olmakla müvekkili şirketin tazminat ödeme borcunu sona erdiğini, zira poliçe özel şartları uyarınca ceza davasının kesinleşme tarihinden önce yani mahkeme kararından önce fiilen ödeme yapılması mümkün olmadığından müvekkili şirketin temerrüdünden de hukuken bahsetmenin mümkün olmadığını, davacı vekili tarafından müvekkili şirkete 03.10.2019 tarihli ihtarname ile başvuruda bulunulmuş olup söz konusu ihtarname müvekkili şirkete 07.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğini işbu ihtarnamede kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ödeme mehli verildiğini bu bir atıfet mehli olup işbu tarihin son tarihi olan 17.10.2019 tarihinden önceki bir tarihe faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle mahkeme karının kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Faiz Alacağı" talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen Birleşik Ürün Sigortası Poliçesinde müvekkili şirketin çalışanların eylemleri hakkında emniyeti suistimal teminatı teminatı verildiği, müvekkilinin davadışı çalışanının işlediği emniyeti suistimal eylemi sebebiyle müvekkilinin davalıya tazminat istemiyle başvuruda bulunması üzerine davalı nezdinde hasar dosyası oluşturulduğu, daha sonra çalışan hakkındaki ceza davasında mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bunun üzerine davalı sigorta şirketine keşide ettikleri ihtarnamede zararın faiziyle birlikte giderilmesi ihtar edildiği halde davalı sigorta şirketin zarardan %10 muafiyet indirimi yaparak ödeme yaptığı, ancak taleplerine rağmen ihbar ile ödeme tarihleri arasındaki dönem için işlemiş faiz ödenmediği belirtilerek olayın ihbar tarihi olan 16.01.2017 tarihine 8 gün ilavesi ile 24.01.2017 tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki dönem için işlemiş 1.000,00 TL avans faizi alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı vekili, 28.12.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle dava dilekçesindeki faiz alacağı talebini artırarak 10.573,99 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından, zamanaşımı def'i ileri sürülmüş, muafiyet indirimi yapılarak zararın giderildiği savunularak davanın reddi istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, işbu karara karşı davalı sigorta şirketi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınır olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında sigorta sözleşmesi yapıldığı ve sözleşmede belirtilen rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin davacıya tazminat ödediği konusunda uyuşmazlık yoktur. Çekişme, davacı tarafın rizikonun gerçekleştiğini ihbar edilmesinden sonra davalının temerrütünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile temerrütün gerçekleşmiş olması halinde, davacının, temerrüt tarihi ile davalı sigorta şirketinin giderim tarihi arasındaki dönem için davalıdan işlemiş faiz isteminde bulunup bulunamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, taraflar arasında 23.12.2016-23.12.2017 döneminde geçerli olmak üzere düzenlenen ... no'lu Birleşik Ürün Sigorta Poliçesi ile davacının çalıştırdığı kişilerin emniyeti suistimal halleri neticesinde sigortalının uğrayacağı zararın, muafiyet hükmü saklı kalmak kaydıyla Hırsızlık Sigortası Genel Şartları ve ekli özel şartlar çerçevesinde poliçede yazılı azami limiti geçmemek üzere temin edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamındaki rizikonun gerçekleştiği belirtilerek 18.01.2017 tarihinde tazminat isteminde bulunulduğu, bunun üzerine davalı şirketince ... no'lu hasar dosyası oluşturularak zararın tespitine yönelik 31.01.2017 tarihli ekspertiz raporu alındığı, bilahare davacı vekilince davalıya gönderilen 03.10.2019 tarihli "İhtarname" başlıklı yazıyla 30.435,24 TL'nin 16.01.2017 tarihinden itibaren faiziyle birlikte 10 gün içinde ödenmesinin talep edildiği ve işbu ihtarnamenin davalı tarafından 07.2019 tarih ve ... numarası ile kayda alındığı, davalı sigorta şirketince davacı tarafa 17.10.2019 tarihinde 27.604,38 TL tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından, kısmi dava niteliğinde açılan faiz alacağı davasında, davacının ıslah dilekçesindeki talebinin 2 yıllık zamanaşımı süresinde ileri sürülmediğinden reddedilmesi gerektiği iddia edilmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 154/1.maddesi uyarınca, borçlunun kısmen ifada bulunması durumunda zamanaşımının kesildiğinin ve bu suretle kısmi ifa tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığının kabulü gerekir. Somut olayda, davalı sigorta şirketince davacıya tazminat ödemesi yapılan 17.10.2019 tarihi zamanaşımı süresinin kesildiği ve bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin 17.10.2021 tarihinde sona erdiği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin ise zamanaşımı süresi dolmadan 28.12.2020 tarihinde verildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilince, tazminat ödemesi için poliçede muhakkak ceza mahkemesi kararının bekleneceğine şartı bulunduğundan, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi üzerine, davacı vekilinin ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edildiği 07.10.2019 tarihinden itibaren bu ihtarnamede tanınan 10 günlük atıfet mehli içinde 17.10.2019 tarihinde ödeme yapıldığından temerrütün oluşmadığı savunulmaktadır. Taraflar arasındaki poliçede de belirtildiği gibi, emniyeti suistimal teminatı hakkında Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının uygulanması gerekmekte olup, anılan Genel şartların B.5 maddesinin 2.fıkrasında "Sigortacı belirlenen tazminatı, rizikonun gerçekleştiğini belirleyen bilgi ve belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödemek zorundadır." hükmüne ve C.11.maddesinde ise Sözleşmeye bu genel şartlara aykırı olmamak kaydıyla özel şartlar konulabilir." hükmüne yer verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, Genel Şartlar'a uygun olmayacak şekilde sigorta sözleşmesine konulan zararın giderilmesi için muhakkak ceza mahkemesi kararın bekleneceğine ilişkin ibare geçersiz bir özel şart niteliğinde olduğundan, davalının Genel Şartlar kapsamında temerrütünün gerçekleşmesine engel teşkil etmez. Öte yandan, atıfet mehlinden yararlanıldığından söz edilebilmesi için bu mehil içinde mehile konu edimin yerine getirilmesi gerekir. Davacı vekilinin ihtarnamesinde, 10 günlük atıfet mehli içinde tazminatın ve işlemiş faizinin ödenmesi istenilmiş, ancak davalı sigorta şirketince mehil içinde sadece tazminata ilişkin asıl alacak ödenmiş, davacı tarafın işlemiş faiz talebi karşılanmamıştır. Bu sebeple, davalı vekilinin temerrütün oluşmadığına yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca istinaf eden davalıdan alınması gereken 722,31.TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 181,00.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 541,31.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 17/07/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52