SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1581

Karar No

2024/1352

Karar Tarihi

17 Temmuz 2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1557

KARAR NO : 2024/1116

KARAR TARİHİ : 03/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/12/2019

NUMARASI : ... ESAS ... KARAR

DAVACILAR : 1 -... -...

...

: 2 -... ...

DAVALILAR : 1 -... -...

VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 03/07/2024

YAZIM TARİHİ : 03/07/2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2019 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

İDDİALARIN ÖZETİ :

Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Muhatabı ... ... Ticari ... Şubesi olan ... Akaryakıt A.Ş. tarafından ... İnşaat A.Ş. emrine düzenlenen diğer davacının aval verdiği 10.11.2017 tarihli ... numaralı 1.081.000,00.TL tutarlı çekin bedelsiz olduğunu, çek lehtarı (... İnşaat A.Ş.) ile davacılar arasında 31.12.2015 tarihinde taşınmaz satışı (... ... ... bağımsız bölüm sayılı taşınmazlar) gerçekleşmiş olup satış bedelinin satış sırasında ödendiğini, satış bedelinin nakden ve peşin olarak ödendiğinin tapu memuru tarafından düzenlenen resmi senette açıkça belirtildiğini, taraflar arasında borç doğuran başka bir ticari ilişki olmadığından takibe konu çekin bedelsiz olduğunu, çek lehtarı ... Yapı A.Ş. cirantası ... İnşaat A.Ş. ve hamil ...'ün kötüniyetli olduğunu, kötüniyeti gösteren vakıaların şu şekilde olduğunu; İcra takibinde ... Yapı A.Ş. ve ... İnşaat A.Ş.’ne karşı takip yapılmadığını, ...’ün avukatı ... ve ... bazı takiplerde aynı zamanda ... Yapı A.Ş. ve ... İnşaat A.Ş.’nin vekilliğini yaptığını, ... Yapı A.Ş. ve ... İnşaat A.Ş.’nin ortakları ile yetkililerinin aynı kişiler olduğunu ileri sürülerek çek nedeniyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitini ve %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkilinin davacıları tanımadığını, müvekkil ile davacılar arasında bir ticari ilişkinin olmadığını, davaya konu çekin ... Akaryakıt Dağ. San. ve Tic.A.Ş. tarafından ... İnşaat A.Ş. emrine düzenlendiğini, ... İnşaat A.Ş. tarafından cirolanan söz konusu çekin ... tarafından cirolandıktan sonra müvekkil ...’e geçtiğini, müvekkilinin söz konusu çeki ...’dan aldığını, alınan bu çekte müvekkilinin sadece ...’ın çekteki cirosunun doğru olup olmadığını kontrol etmekle mükellef olduğunu, ...’ın imzasını kontrol mükellefiyeti altında bulunan müvekkilinin söz konusu sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkilinin çeki elinde bulunduran iyi niyetli 3. Kişi olduğundan dolayı keşideci ile lehtar arasındaki ticari ilişkinin geçerliliğinin ve devamının müvekkiline sirayetinin kabul edilemeyeceğini, 10/11/2017 tarihinde ... ... Bank ... şubesine ibraz edilmiş olan lehtarı ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş. olan, ... ... Ticari ... Şubesi’nin ... numaralı, 10/11/2017 tarihli ve 1.081.000,00.TL bedelli çekin bedelsiz olduğunu, taraflar arasındaki borç ilişkisi olan gayrimenkul satım ilişkisi dikkate alındığında, temel ilişkide gayrimenkul bedellerinin ödenmiş olduğunu iddia ettiğini, söz konusu iddianın muhatabının müvekkilinin olmadığını, bu iddianın muhatabının lehtar olduğunu ve müvekkilinin bu iddialara karşı şeklen dahi olsa karşı karşıya kalmaması gerektiğini, müvekkilinin çeki elinde bulunduran iyi niyetli üçüncü kişi hamil olduğunu, söz konusu çekin müvekkiline ...’dan geçtiğini, müvekkilinin, keşideci ile lehtar arasındaki akdi ilişkiyi bilemeyeceğini, davacı yanın dava dilekçesinde çeki ödememek için zorlama iddialar ortaya attığını bu sebeplerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, haksız ve kötüniyetle eldeki davayı açan davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; Ciranta durumundaki müvekkili aleyhine menfi tespit davasının açılmayacağını, icra takibi sebebiyle müvekkilin de borçtan müteselsil ve müştereken sorumlu olduğu için hukuki yarar bulunmayan davanın müvekkil yönünden reddinin gerektiğini, işbu davaya konu icra takip dosyasının incelendiğinde müvekkilin ciranta vasfında olduğunun görüleceğini, cirantanın burada sorumluluğuna gidilemeyeceğini, yetkili hamil alacağın tahsili için müvekkilinin ve diğer cirantaların tamamına başvurabileceğini, çekin karşılıksız çıkması durumunda bizzat müvekkilinin de kayıp yaşayıp maddi – manevi zarara uğradığını, ticari ilişki kapsamında çeki alan ve daha sonra ciro eden müvekkilin kötüniyetinden bahsedilemeyeceğini, davacının, dava dilekçesinde genel bir ifadeyle “takip alacaklısı , lehtar ve cirantaların kötüniyetli” olduğunu iddia ettiğini, ticari ilişki kapsamında ciranta konumundaki müvekkil de davaya konu edilen takip sebebiyle borçlu durumundayken ve mağdur olmuşken hangi gerekçeyle müvekkilin kötüniyetli olduğu kanısına varıldığının anlaşılamadığını, müvekkil yönünden somut tek bir vakıa olmadığını, davacı tarafından herhangi somut delil de sunulmayıp salt beyanlarla bir takım iddialarda bulunduğunu, müvekkilin çeki alacağı sebebiyle ciro yoluyla aldığını ve borcu sebebiyle de ciro ettiğini, çekin karşılıksız çıkması ve sonraki aşamalar keşideci ile lehtar arasında gerçekleşmişken müvekkilin hiçbir suretle iradesiyle gerçekleşen olay yokken müvekkilin kötüniyetinden bahsetmenin mümkün olmadığını, davacı, çekin bedelsiz kaldığını beyan edip, davanın kabulünü talep ettiğini, ancak bu iddianın ciranta müvekkil açısından hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını, bunun şahsi defi olup müvekkile ileri sürülemeyeceğini, bu sebeplerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, masrafların davacı üzerinde bırakılarak tarafımıza vekalet ücreti ödenmesini talep etmiştir.

Davalı ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile;davacı tarafın bedelsizliğe yönelik iddiaları kabul edilmediğini, çekin bir ödeme aracı olduğunu ve illetten mücerret olduğunu, davacı tarafa sözleşme kapsamında taşınmazların devrredildiğini, karşılığında çek alındığını ancak bedellerin ödenmediğini ve çekin karşılıksız çıktığını belirtilerek haksız davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2019 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; Davacı tarafın taşınmaz satışını yapan akidi ... İnşaat A.Ş. yönünden bedelsizlik iddiasını ispatlayamadığı ve bu davalıya karşı açılan davanın reddi gerektiğinin kanaatine varıldığı, davacı tarafın bedelsizlik defini ciranta konumundaki davalıya karşı ileri sürebilmesi için dava konusu çeki davalının bilerek davacı zararına devraldığını kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafın bu konuda soyut iddia dışında somut bir neden ileri sürmediğini, davacı taraf ciranta ...’ın dava konusu çeki bilerek davacıların zararına iktisap ettiği sonrasında ciro ettiği konusunda ispat yükümlüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle bu davalıya karşı açılan davanın reddi gerektiği kanaatine varıldığını, davacı tarafın bedelsizlik defini hamil konumundaki davalıya karşı ileri sürebilmesi için dava konusu çeki davalının bilerek davacı zararına devraldığını kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafın bu konuda soyut iddia dışında somut bir neden ileri süremediğini, davacı taraf hamil ...’in dava konusu çeki bilerek davacıların zararına iktisap ettiği konusunda ispat yükümlüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle bu davalıya karşı açılan davanın reddi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf talebi ile; Dava dilekçesinde detaylarıyla bahsedilen müvekkil ... Akaryakıt Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ile davalı ... İnşaat A.Ş.'nin dahil olduğu grup (... YAPI A.Ş.) arasında,16 adet bağımsız bölümün satışı konusunda Taşınmaz Satış Sözleşmesi düzenlendiğini, ... Akaryakıt Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ile davacı müvekkil ... Akaryakıt Dağıtım San. Ve Tic. A.Ş birleşmiş olduğunu, davaya konusu çeke dayanak teşkil eden bu sözleşmede, satışın ve ödemelerin ne şekilde ve hangi şartlarda yapılacağı ayrıntılı şekilde belirlendiğini ve söz konusu bağımsız bölümlerin 31.12.2016 tarihinde teknik şartnameye uygun şekilde fiilen teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, dava konusu çekin işbu satış sözleşmesine dayanarak verildiği hususunun mahkemece de kabul edildiğini, müvekkil tarafından kendi üstüne düşen yükümlülükler yerine getirilmesine rağmen davalı şirket, sözleşme ile kararlaştırılan ve 31.12.2016 tarihinde gayrimenkulleri teknik şartnameye uygun, eksiksiz ve faturaların 2. kaleminde belirtilen işlerin de yapılmış olması kaydıyla teslim etmesi gerekirken, bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, mahkeme tapu resmi senedinde yer alan nakden ödeme kaydının geniş anlamda çek ile ödemeleri de kapsadığını belirtmiş ise de bu hususu kabul etmenin söz konusu olmadığını, ... Tapu Müdürlüğü'nde yapılan satış sırasında müvekkil şirket yetkilisi ...'in çek bedellerine denk gelen para miktarını nakit olarak davalı şirkete elden ödediğini, satış bedelinin nakden ve tamamen alındığı hususu, resmi memurlar önünde düzenlenen satış sözleşmelerine de işlenerek imza altına alındığını, aksi bir durumun usulsüzlük teşkil edeceğini, şayet ödeme yapılmamış olsa idi resmi memurlarca bu hususun kayıt altına alınmayacağını, bu nedenle temel ilişkiden doğan bir borcun bulunmadığını, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, resmi senet niteliğinde olan Tapu Müdürlüğü'ndeki satış sözleşmelerinde yer alan hususların taraflar için bağlayıcı olduğunu, bu nedenle davalının müvekkillerden herhangi bir alacağının bulunmadığı ve dolayısıyla davanın konusunu oluşturan çeklerin bedelsiz olduğunın anlaşıldığını, söz konusu sözleşmeye istinaden çekler alındıktan sonra tarafa sözleşmeler çerçevesinde eksiksiz olarak teslim etmesi gereken taşınmazların yapımı öylece bırakılmış ve çeklerin davalı ... İnşaat A.Ş. tarafından ciro edilerek kötüniyetle piyasaya sürüldüğünü, bu nedenle, müvekkil şirketlerin keşide etmiş olduğu çeklerin bir bölümünü ödemek zorunda kaldığını, müvekkillerce verilen çeklerin kötüniyetli olarak ciro edilerek 3. kişilere verilmesi nedeniyle müvekkiller hakkında icra takiplerine başlanıldığını ve aynı zamanda müvekkil şirketlerin yetkilisi hakkında da karşılıksız çekler nedeniyle ceza davası açıldığını, bunun para transferli bir alışveriş olduğunu, ticari ilişki vb işin karşılığı ve yahut borç olarak verilmiş olsa idi, müvekkillerce ve yerleşik ticari teammüllere göre paranın alındığı tarih olan 31.10.2017 de çekin devrinin gerektiğini, dolayısıyla söz konusu tarihler birbiriyle uyuşmayıp ayrıca ticari teammüllere de aykırı olduğundan gerçek dışı bir kurgunun zeminini oluşturmak için bu transferlerin yapıldığını, davalı ... A.Ş.'nin yalnızca müvekkillerce ileri sürüleceğini bildikleri ödemezlik defini bertaraf etmek ve ayrıca diğer davalıların tek dayanağı olan 3. kişilerin iyiniyetinin korunması konusunda yapılacak itirazı bertaraf etmek amaçları ile bankadan işbu transferi giriş-çıkış diye tabir edilen aynı gün içinde para çekip tekrar parayı yatırma işlemlerini yaptığını açık olduğunu, davalıların kötüniyetle bilerek ve isteyerek yapmış oldukları bu kurgusal işlemlerin ortaya çıkabilmesi ve hali ile davalı 3. kişilerin iyiniyetli olmadıkları ve bu çerçevede korunamayacaklarının açık olduğunu, bu sebeplerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar 06.12.2019 tarihli ilamına ilişkin, Tehir-i icra talebinin kabulünü, davanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesini, bunun mümkün olmaması halinde esasa ilişkin yapılan itirazlar doğrultusunda davanın kabulü ile mahkeme masrafları ve yargılama ücretinin davalılara tahmilini talep etmiştir.

DELİLLER :

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Kararsayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, bedelsizlik nedeniyle çekten kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.

Davacılar vekili tarafından, davacı şirket ile davalı ... İnşaat A.Ş ile gayrimenkul alım satım sözleşmesi imzaladıklarını, toplam 16 adet taşınmazın bedeli için davalı şirkete dava konusu çekin verildiğini, taşınmazların devri esnasında davalı şirkete nakit olarak taşınmaz bedellerinin nakit olarak ödendiğini, buna rağmen davalı şirketin çeki iade etmeyerek diğer davalılara ciro ettiğini, çekin bedeli nakit olarak ödenmiş olduğundan bedelsiz kalan çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ettikleri, daha sonra cevaba cevap dilekçesinde ise davalı şirket tarafından taşınmazların şartnameye uygun olarak yapılmadığından bedelsiz kaldığını ileri sürdükleri, davalılar vekili davanın reddini savunduğu, İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Uyuşmazlık, dava konusu çek nedeniyle davacıların davalılara borcu bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır:

Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6).Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143). (HGK'nın 16/04/2019 tarih ve 2017/19-832 Esas, 2019/459 Karar)

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. Maddesinde; "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." düzenlemesine yer verilmiştir.

Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir. BK'nun 207. maddesi uyarınca aslolan peşin satış olup, peşin satışta malın ve bedelinin aynı anda verildiği kabul edilmektedir.

Davacı ... Akaryakıt A.Ş.'nin sözleşmenin tarafı olan ... Akaryakıt A.Ş. İle birleştiği ve ticaret ünvanının ... Akaryakıt A.Ş. olarak belirlendiği görülmüştür.

... Yapı A.Ş. ile ... Akaryakıt A.Ş. arasında adi yazılı şekilde düzenlenmiş, tarihsiz taşınmaz satış Sözleşmesine göre ... ... ... bağımsız bölüm sayılı 16 taşınmazın toplam 79.103.261,00 TL karşılığında satıcı ... İnşaat A.Ş. tarafından alıcı ... Akaryakıt A.Ş.’ne satılıp devredilmesi kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 19. maddesinde dava konusu çek ödeme aracı olarak yer almıştır.

Dava konusu çek incelendiğinde; ...'a ait ... seri numaralı, 10.11.2017 keşide tarihli, 1.081.000,00 TL bedelli, keşidecisinin ... Akaryakıt A.Ş, aval verenin ..., lehtar ve cirantanın ... İnşaat A.Ş, diğer cirantaların ise ... ve ... olduğu görülmüştür.

Somut olayda, davacı, belirtilen ilke ve yasal karinenin aksini iddia edip, sözleşme ile belirlenen taşınmazların devri için davalı şirkete çek verildiğini ancak çek bedelinin daha sonradan nakit olarak ödendiğini başka bir anlatımla çekin avans karşılığı verilip bedelsiz kaldığını ileri sürdüğüne göre, bu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekmektedir.İncelenen davacı defterlerindeki kayda göre dava konusu çek 16 taşınmaz alımı için ödeme vasıtası olarak kaydedilmiştir.Ancak ödemeye ilişkin bir kayıt yoktur. Davalı ... İnş A.Ş.’nin defterlerinde ise çek 30.03.2016 tarihinde ‘avans’ olarak kayıtlıdır. ... ... ... bağımsız bölüm sayılı taşınmazlar ... İnşaat A.Ş. tarafından 30.03.2016 tarih ... yevmiye sayılı resmi senetle davacı şirkete satış yoluyla devredilmiştir. Davalı lehtarın defterindeki ‘avans’ kaydı ile aynı iki taraf arasındaki taşınmaz satışı sözleşmesinin yapılması ve davalı defterlerinde çekle/ticari ilişki ile ilgili başka kayıt bulunmaması dikkate alındığında davaya konu çekin davacı tarafça alımı yapılan 16 taşınmaz bedeli için verildiği sonucuna varılmıştır. Taşınmazlara ilişkin resmi senette yer alan ‘satış bedellerinin nakden alındığı’ yönündeki kayıt ise çekin bedelsizliği konusunda delil olma vasfı taşımamaktadır. Bu sebeple davacının iddiasını ispat açısından her hangi bir yazılı delil sunmadığı, davacı tarafından, dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı, mahkemece bu hususun davacı taraflara hatırlatıldığı ancak davacı vekilince yemin deliline dayanmadıklarının beyan edilmesi üzerine ispat yükü kendisinde olan davacıların temel ilişki bulunan çek lehtarına karşı iddiasını ispatlayamadığı görülmüştür. (Aynı yönde Yargıtay 11.H.D. 30.09.2020 tarih 2020/2426 Esas, 2020/3691 Karar sayılı ilamı)Davacı taraf cevaba cevap dilekçesi ile taşınmazların teknik şartnameye göre teslim edilmemesi nedeniyle çekin bedelsiz kaldığını ileri sürmüş ve buna ilişkin delil olarak tarihsiz taşınmaz satış sözleşmesine dayanmış ise de, sözleşmede davalı ... İnşaat A.Ş'nin taraf olarak yer almadığı, bu nedenle anılan davalı yönünden borç doğurmasının söz konusu olmadığı gibi, İlk derece mahkemesinin sair red gerekçeleri de yerinde olduğundan davacılar vekilinin bu iddiası yerinde görülmemiştir.

6102 sayılı TTK 687. maddesi uyarınca davacı tarafın bedelsizlik defini ciranta konumundaki davalıya karşı ileri sürebilmesi için dava konusu çeki davalının bilerek davacı zararına devraldığını kanıtlaması gerekmektedir. Davacı taraf bu konuda soyut iddia dışında somut bir neden ileri sürmemiştir.Bu sebeple davalı olan cirantaların dava konusu çeki bilerek davacıların zararına iktisap ettiği sonrasında ciro ettiği konusunda ispat yükümlüğünü yerine getirilmediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. (Aynı yönde Yargıtay 19.H.D. 2015/11133 Esas, 2016/1806 Karar sayılı ilamı)

Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2019 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,

4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,

6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,

Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 03/07/2024 tarihinde karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespithazineyekonusuMenfi(KıymetliesastanKaynaklanan)bırakılmasınaEvraktanistinafreddinesebeplerininhukukideğerlendirilmesiyapılmasınaiadesinegerekçeadananitelendirmevekilidelillerinhükümkaydınaolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim