SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1071

Karar No

2024/1336

Karar Tarihi

17 Temmuz 2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1071

KARAR NO : 2024/1336

KARAR TARİHİ : 17/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/01/2021

NUMARASI : ... ESAS - ... KARAR

DAVACI : ...

VEKİLLERİ : Av. ...

DAVALI : ... TURİZM İNŞAAT TAVUKÇULUK TİCARET LTD. ŞTİ. - ...

VEKİLLERİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 17/07/2024

YAZIM TARİHİ : 17/07/2024

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

İDDİALARIN ÖZETİ :

Davacı dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 14.05.2018 tarihli karşılıklı daire demir ve kaba inşaat malzemesi alım satın sözleşmesinin düzenlendiğini, davalı şirketin konu inşaatta kullanılacak tüm malzemeleri davacı müvekkilden almayı taahhüt ettiğini, bu sebeple davacı tarafa C Blok 4. Kat 10 nolu daireyi 500.000,00.TL bedel ile vermeyi taahhüt ettiğini, konu sözleşmede tüm inşaat malzemelerinin alış ve satış fiyatlarının ayrı ayrı düzenlendiğini, davalı tarafın konu taahhüdünü ihlal ederek taşınmazın davalı tarafından tamamlandığını, davalı tarafa verilen malzemelerden bakiye kalan 116.980,90 TL ile 02.08.2018 tarihli 60.000,00.TL makbuz ile borç verilen para toplamı 176.980,90.TL’nin davacı müvekkiline ödenmediğini, bu sebeple ... İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı takip başlatıldığını, ancak takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile icra takibinin devamına, borçlu tarafından takibe yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi arz ve talep etmiştir.

Davalı taraf vekilince cevap dilekçesi ile; taraflar arasında 14.05.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme ihlalinin söz konusu olmadığını, tüm malların davacı taraftan satın alındığını, müvekkilinin davacı tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığını, daha sonra müvekkili şirkete farklı tarihlerde teslim edilen ve kullanılmayan malların davacı tarafa iadesi hususunda fatura düzenlenerek davacı tarafa iade edildiğini, iade faturasının 01.04.2019 tarih ... nolu fatura ile düzenlendiğini ve davacı tarafa 05.04.2019 tarihinde teslim edildiğini, ancak daha sonra bu faturanın davacı tarafından kötü niyetli olarak süresinden sonra iade edildiğini, davacı tarafından belirtildiği şekilde davacı tarafa 116.980,90.TL tutarlı borcun bulunmadığı, yine davacı tarafından iddia edilen 60.000,00.TL tutarlı alacakla ilgili olarak sunulan tahsilat makbuzunun borcun ödendiğinde verilen evrak olduğu, davacı firmanın 60.000,00.TL borç vermiş gibi gösterilmesinin kötü niyet göstergesi olduğu belirtilerek, davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davacının davasının kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacak miktarı olan 176.980,90.TL'nin % 20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf talebi ile; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.01.2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu kararın kendilerine tebliğ edilmeden UYAP üzerinden görüldüğünü, müvekkili firmanın davacı firmaya herhangi bir borcu söz konusu olmayıp, müvekkili firma sözleşme konusu malzemeleri teslim aldıktan sonra tüm ödemelerini yerine getirdiğini, davalı müvekkilinin davacı firma tarafından sözleşme konusu malzemeleri dosya kapsamında sunulan teslim tesellüm belgelerinden anlaşılacağı üzere teslim aldığı ve bedellerini ödediğini, yerel mahkeme tarafından faiz hususu da değerlendirilmemiş olup, bilirkişi tarafından hatalı hesaplanan faiz ve faiz oranları kabul edildiğini oysa ki, öncelikle müvekkili tarafından ödenmeyen fatura bulunmadığı gibi kabul anlamında olmamakla birlikte 116.980,90.TL borç bedelinin hangi faturaya dayalı olduğu gerek icra takibinde gerekse de dosya kapmasında belli olmadığını kaldı ki yine borcun varlığı kabul anlamında olmamakla birlikte müvekkiline borç ödenmesi ile ilgili gönderilmiş herhangi bir ihtarname olmadığından müvekkili temerrüde düşülmemiş olup, TTK madde 1530 işbu davada uygulanamayacağını, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre de, davacı tarafından ödemede gecikme nedeniyle temerrüde düşürecek vasıfta bir ihtar düzenlenmemesi nedeniyle faiz isteminin yerinde olmadığını, faizin takip tarihinden itibaren istenebileceğinin sabit olduğunu, kaldı ki faturaya dayalı icra takiplerinde faiz oranı hatalı hesaplandığını, tüm bunların yanında ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu denetime açık olmadığından ve ilk derece mahkemesince itirazları değerlendirilmeden ve ek rapor aldırılmadan söz konusu raporla yetinilerek karar verilmesinin isabetsiz olduğu, bu nedenle itirazlar da göz önüne alınarak sayın istinaf mahkemesi tarafından dosya kapsamı bakımından rapor aldırılmasına, mahkemenin kaldırılmasına, fazlaya ilişkin dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile, alacaklının icra takibini haksız ve kötüniyetli başlatmış olması nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, hukuki niteliği itibarıyla "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" talebine ilişkindir.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen 14.05.2018 tarihli sözleşme kapsamında müvekkilinin davalı şirkete inşaat malzemesi sattığı, davalı şirketin fatura karşılığı satın aldığı malzeme bedelinin bakiyesi olan 116.980,90 TL ve davalıya makbuz karşılığı borç olarak verilen 60.000,00 TL olmak üzere toplam 176.980,90 TL alacağın tahsili için başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiği belirtilerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında 14.05.2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı, taraflarca gereğinin ifa edilmesiyle sözleşmenin son bulduğu, taraflar mutabakat için hesaplaşmaya geçtiğinde davacı şirketin teslim etmemiş olduğu demirler için fatura kesildiğinin fak edilmesi üzerine bu konuda iade faturası düzenlenmesi konusunda mutabık kaldıkları, akabinde 01.04.2019 tarihli iade faturasının davacı şirkete 05.04.2019 tarihinde teslim edildiği, davacı şirketin süresinden sonra kötüniyetle iade faturasına itiraz ettiği, davacı şirketçe iade faturasındaki malların teslim edilmediği iddia edilmiş ise de, teslim edilmeyen demirin iade edilmesinin de sözkonusu olamayacağı, 02.08.2018 tarihli belgede tahsil eden kişinin davalı şirketin çalışanı olduğu, bu makbuzun borcun tahsilatı belgesi olup şirket alacakların ayrı tutulan şahıslar arası bir borcun belgesi olduğu savunularak davanın reddi istenilmiştir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınır olarak yapılmıştır.

Dava, itirazın iptali talebine ilişkin olup, davacı şirket tarafından davalının satın aldığı malzemelerden kaynaklı bakiye borcu ile makbuz karşılığı ödünç olarak almış olduğu para para borcunu ödemediği iddia edilmekte, buna karşılık davalı şirket ise mutabık kaldıkları şekilde teslim edilmeyen malzemeden kaynaklı olarak davacı şirkete iade faturası düzenlendiğini, ancak davacı şirketin iade faturasını süresinden sonra iade ettiğini, ayrıca makbuz karşılığı alınan paranın borcun tahsilatı niteliğinde olup şirket alacaklarından ayrı tutulması gerektiğini savunmaktadır. O halde, 4721 sayılı TMK'nın 6.maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190/1.maddesi uyarınca, taraflar kendilerine hak çıkardıkları vakıanın varlığını ispatla yükümlüdür.

... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısı (davacı) şirket tarafından takip borçlusu (davalı) şirket aleyhine verilen 29.05.2019 tarihli takip talebiyle 116.980,90 TL inşaat bedelinden bakiye alacak ve 60.000,00 TL tahsilat makbuzu karşılığı ödenen nakit para alacağı sebebine dayanılarak toplam 176.980,90 TL alacağın tahsiline ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığı, kendisine ödeme emri tebliğ edilen takip borçlusu (davalı) şirketin süresinde borca itiraz ettiğinden takibin durdurulduğu görülmüştür.

Mahkemece, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle mali müşavir bilirkişiden alınan 24.12.2020 tarihli raporda özetle, tarafların 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun açılış ve kapanış onayları yapılmış olup muhasebe kayıtlarının VUK ve TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak yapılmış olduğu, davacı şirketin kendi defter ve kayıtlarına göre davalı şirketten 116.981,03 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ise kendi defter ve kayıtlarına göre davacı şirkete 191.000,06 TL borçlu olduğu, davacı şirketin ticari ticari defterlerine kaydedilmiş olup davalı şirkete düzenlenen 2.231.597,07 TL bedelli faturaların davalı şirketin defterlerinde de kayıtlı olduğu, 07.09.2018 tarihinde yapılan işlemle 11.12.2018 vadeli 48.000,00 TL tutarlı çek ile davalı tarafından davacıya ... Bankası aracılığıyla yapılan 18.10.2018 tarihli 60.000,00 TL tutarlı ve 22.10.2018 tarihli 35.000,00 TL tutarlı havalenin davacı tarafın defter kayıtlarında açıkça yer almadığı, bu tutarların davalı defter kayıtlarında görülen 191.000,06 TL bakiye ile karşılaştırıldığında bakiye tutarın kalmadığının görüldüğü, bu durumda davalı tarafın defter kayıtlarına göre davalı tarafın davacı taraf borçlu olmadığı tespit edilmekle birlikte, davacı tarafın defterlerine göre davacı tarafın 116.981,03 TL alacaklı olduğu sonucunun elde edildiği, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın nedeninin davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen 01.04.2019 tanzim tarihli ... no'lu 116.980,90 TL toplamlı iade niteliğindeki fatura olduğu, davalı tarafından sunulan belgeler içerisinde bulunan ... no'lu faturada yazılı ve muhataplarınca imzalı "05.04.2019 tarihinde teslim ettim. ..." ve "Teslim Aldım. ..." şerhlerinden faturanın 05.04.2019 tarihinde muhataba teslim edildiğinin anlaşıldığı, ancak davacı tarafından faturanın 29.04.2019 tarihinde teslim edildiğinin iddia edildiği, bu hususların mahkemece değerlendirilecek olmakla birlikte iade malların satış miktarının içerdiği iade edilmek istenilen malın daha önce teslim alındığı, aynı satış faturasında olduğu gibi malların alıcısına teslim edildiğinin satıcı/iade edene ait olduğu, iade faturasının alıcı tarafa teslim edilmesinin mal teslimi sonucunu doğurmayacağı, fatura içeriğinin tesliminin yapıldığının ispat edilmesi gerektiği, bu hususta davalı/satıcı tarafından dosyaya fatura dışında sunulmuş belge bulunmadığı, bu hususlar gözetildiğinde davacı tarafın defterleri esas alınarak yapılan hesaplamada davalı taraftan 116.981,03 TL alacaklı ve davalı tarafın defterleri esas alınarak yapılan hesaplamada davacı tarafa 116.980,97 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, dava ve takip konusu edilen 02.08.2018 tarihli 60.000,00 TL tutarlı tahsilat makbuzunun tarafların defterlerinde kayıtlı borç alacak ilişkisine konu edilmediği, ancak belgenin borç-alacak ilişkisindeki delil kuvvetinin mahkemece belirlenebileceği şeklinde görüş bildirilmiştir.

Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle usulüne uygun olarak incelenmiş olduğu, esasen tarafların kayıtları arasındaki farklılığın, davalı şirketin davacıya düzenlemiş olduğu 01.04.2019 tarihli ve 116.980,90 TL bedelli ... no'lu faturanın, davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu halde davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davalı şirket tarafından, taraflar arasındaki mutakabat görüşmeleri sırasında davacı şirketin daha önce teslim etmemiş olduğu demirler yönünden fatura düzenlemiş olduğunun fark edildiğini, bunun üzerine tarafların davacı şirketin teslim etmemiş olduğu malzeme için davalı şirketin iade faturası düzenlemesi konusunda mutabık kaldığı iddia edilmiştir. Bu durumda, davalı şirketin, dayandığı hususta bir mutabakatın varlığını ispatı gereklidir. Ancak, dosya arasında davalı şirketin iade faturası düzenlenmesine yönelik bir mutabakat sunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda özetlendiği üzere, bilirkişi raporunda, davalı tarafından sunulan belgeler içerisinde bulunan ... no'lu faturada yazılı ve muhataplarınca imzalı "05.04.2019 tarihinde teslim ettim. ..." ve "Teslim Aldım. ..." şerhlerinin bulunduğu belirtilmiş ise de, faturanın teslim tarihine ilişkin ibarenin davalı şirket yetkilisinin beyanında yer aldığı halde, davacı şirket yetkilisinin imzalı beyanında herhangi bir tarihe yer verilmediği tespit edilmiştir. Davacı şirket tarafından iade faturasının 29.04.2019 tarihinde teslim alındığı savunulduğuna göre, bunun aksine 05.04.2019 tarihinde faturanın teslim edildiğini ispat yükü altında bulunan davalı şirket iddiasını ispat edememiştir. Öte yandan, davalı şirketçe, iade faturasına konu malzemenin daha önce kendilerine teslim edilmemiş olduğundan, iade faturası üzerine teslim edilmesinin de beklenemeyeceği savunulmuş ise de, tacirin ticari defterine kaydetmesinin faturaya konu mal veya hizmetin alındığına karine oluşturduğu, aksini ispatın faturayı defterine kaydeden tacir üzerinde bulunduğu, bu itibarla davalı şirketin sırf iade faturasını düzenleyerek muhataba teslim etmesi yeterli olmayıp, ayrıca iade faturasına konu malı da teslim ettiğini ispatlaması gereklidir. Bu sebeplerle, davalı vekilinin dayandığı iade faturasının tarafların borç ve alacağının hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğine ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafın 02.08.2018 tarihli belgeye konu alacak talebinin değerlendirilmesinde ise, sözkonusu belgede ödeyen kısmında "... Ltd.Şti adına ... ..." ve tahsil eden kısmında "..." ibarelerinin yazılı olduğu, ayrıca ... isminin altında davalı şirkete ait kaşenin basılı ve kaşenin üzerinin imzalanmış olduğu, belgede "... ... Teslimatı" ibaresine yer verildiği, buna göre belgenin davacı ve davalı şirketler arasında düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir Davalı şirket, belgeye konu alacağın davanın tarafı olan şirketlerle ilgisinin bulunmadığı ve ödemenin davalı şirket yetkilisi ...'dan alınan borca karşılık yapılmış şahıslar arası bir borç olduğunu iddia etmiş ise de, belgedeki hususların aksini ispata elverişli herhangi bir yazılı belge ya da bu kuvvette bir kesin delil ibraz etmediği anlaşılmakla davacı şirketin sözkonusu belgeye dayanan alacak iddiası yerinde görülmüştür.

Davacı şirketinin icra takibinde 116.980,90 TL inşaat bedelinden bakiye alacak ve 60.000,00 TL tahsilat makbuzu karşılığı ödenen nakit para alacağı sebebine dayanılarak toplam 176.980,90 TL alacağın takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş, borca itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, muaccel bir alacağın borçlusu, temerrütü daha önce gerçekleşmemişse, hakkında takip veya davanın açılmasıyla temerrüte düşer. Tacirler arası ticari ilişkiden doğan alacağa ticari temerrüt faizinin uygulanması gerektiği açıktır. Bu sebeple, davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebepleri de yerinde değildir.

Bilindiği gibi, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, uyuşmazlık konusu alacağın likit ve borçlu da itirazında haksız bulunduğu takdirde, alacaklının talebi üzerine borçlunun inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilir. Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanan para alacağı likit niteliktedir. Mahkemece, davalı da takibe itirazında haksız bulunduğundan inkar tazminatına mahkum edilmesi doğru olmuştur.

Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2)492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca istinaf eden davalıdan alınması gereken 12.089,56.TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 3.022,39.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 9.067,17.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3)6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 17/07/2024 tarihinde karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bırakılmasınareddineİptaliSatımdanhazineyetebliğineiadesineolmadığınakaydınaesastanvekilleriKaynaklanan)İtirazınadana(Ticarihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim