Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1067
2024/1317
17 Temmuz 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1067
KARAR NO : 2024/1317
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil şirket aleyhine olarak davalı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile çeke dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekin keşidecisi müvekkil şirket olarak göründüğünü ancak çekteki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, bu hususun yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağını, şirket yetkilisinin ... ... olup kendisinin imza sirküleri de ... 3. Noterliği'nin 34054 yevmiye numaralı 09 Nisan 2009 tarihli imza sirkülerinde tasdik edildiğini, keşideci görünen imza müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığından dolayı borcu kabul etmediklerini, alacaklı görünen tarafa işbu takibe konu çekten ötürü hiçbir borcu bulunmadığını, ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takibine konu çekin keşideci kısmında müvekkil şirkete ait görünen imza müvekkil şirket yetkilisi elinden çıkmamış olduğundan ötürü takip dosyasından dolayı müvekkil şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davanın kabulü halinde senedi icraya veren davalı alacaklının kötü niyetli olmasından ötürü lehimize asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı şirket vekilinin çekteki imza şirket yetkilisine ait değildir' iddiası gerçeği yansıtmadığını, çekteki imzayı atan kişi davacı şirket tarafından şirket yetkilisi olarak tanıtılmış ve ticari işlerini yürütmeye yetkili kişi olarak gösterildiğini, çekte imzası bulunan kişi ne vekalet sahibi ne de şirket yetkilisi değilse bile alışılagelmiş teamül gereği imzası ile keşide etmiş olduğu çekten ötürü şirket açısından bağlayıcı olduğunu, zira imza atan kişi davacı şirketin yürüttüğü ticari faaliyetlerde aktif olarak bulunmuş, şirketçe yetkilisi olarak tanıtılmış ve yetkili gibi davrandığını, bu durum tekrarlandığı için ticari ilişkisi bulunan kişiler tarafından imza atan kişi şirket yetkilisi olarak görülmeye başlanmış ve imza atan kişinin şirket yöneticisi gibi davranması teamül haline geldiğini, hukuki ilişki açısından şirketi bağlayıcı olmasına yeterli olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; takibe konu çek altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı Adli Tıp raporu ile ispatlandığı, davacının ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu çeke dayalı alacaktan dolayı davalıya borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu çeke dayalı olan ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takipte kötüniyetli olduğundan asıl alacak miktarı olan 45.000,00.TL'nin %20'si oranındaki kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine kararı verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf talebi ile; yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme hiçbir taleplerini yerine getirmeksizin ve delillerimizi toplamaksızın eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, dava konusu çekin ... ... tarafından imzalandığını, şirketin ticari yetkilisi gibi davranıp ticari hayatını bu şekilde yürüttüğünü, dava konusu çekin muhatabı olan ... Bankası'ndan ve davacı şirketin çalışmış olduğu diğer bankalardan dava tarihinden önce imzalanarak tedavüle çıkan ve şirket hesaplarından ödenen tüm kambiyo senedi ve çeklerin celbini talep etmiş iseler de yerel mahkeme bu yönde hiçbir araştırma yapmadığını, ayrıca şirketin hesabının bulunduğu bankalarda işlemlerin kim tarafından yapıldığı vekalet ile hareket edilip edilmediği eğer vekalet veya talimat ile işlemler yürütülmüş ise kim tarafından işlemlerin yapıldığı hesap dökümlerinin ve hesap özetlerinin ilgili bankalardan celbi ile dosya arasına alınmasını talep ettikleri halde bu taleplerinin de değerlendirmeye alınmadığını, kesin süre içerisinde davacı tarafça gerekli gider avansı yatırılmadığını, davacı tarafın imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek açtıkları işbu davanın ilk duruşmasında şirket yetkilisinin hazır olması gerekirken şirket yetkilisini hazır etmediğini, dava konusu çekin ilk olarak verildiği ... (... Mobilya) ve ... tanık olarak gösterildiğini ve hangi konuda tanıklık yapacakları yerel mahkemeye bildirilmiş ise de yerel mahkemenin tanıklarını celp edip ifadelerine başvurmadığını, şirket yetkilisi ... ...'nin İcra Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu beyanında ... ...'in yetkili olduğunu beyan ettiğini, ...'da bulunan 1. , 2. ve 3. Noterlikleri'nden ... ...'nin şahsı adına ve şirketi adına ... ...'in yetkilendirmiş olduğu vekaletnamelerin de araştırılarak dosyanın arasına alınmasını talep etmiş iselerde yerel mahkemenin bu taleplerini de yerine getirmediğini, yerel mahkemenin takip başlatırken kötü niyetli olduklarına karar verip de haklarında %20 oranda kötüniyet tazminatı vermiş olmasının doğru olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduklarını gösterir hiçbir ispatı ve delili yok iken yerel mahkemenin ispat edilmediğini bir hususta hüküm vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile; usul ve yasaya aykırı ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe konu çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürülerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise çekteki imzayı atan kişinin şirket yetkilisi olarak tanıtıldığı, teamül haline geldiği, şirket yetkili değilse bile vekalet ilişkisi olduğu savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı ... tarafından davacı ... Yağ ve Çay San. Tic. Ltd. Şti. Ve ... hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 27.10.2018 tarihli ... seri nolu 45.000.TL bedelli çekin gösterildiği anlaşılmıştır.
Tüzel kişiler temsil ve ilzama yetkili kişiler aracılığıyla temsil edilirler. Bu nedenle temsil yetkisine haiz olmayanlarca yapılan işlemler kural olarak tüzel kişileri bağlamaz. Ancak temsil yetkisinin kısmen veya tamamen devri mümkün olduğu gibi yetkisiz temsilciler tarafından tüzel kişi adına yapılan işlemlere sonradan icazet verilmesi de mümkündür. Bu durumda yani yetki devri kapsamında yapılan işlemlerden veya sonradan icazet verilen yetkisiz temsilci işlemlerinden dolayı tüzel kişilerin sorumluluğuna gidilebilecektir.
TBK'nın 504. maddesinde "Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı şirket tarafından takibe konu çekteki imzanın davacı şirket yetkiline ait olmadığı ileri sürülmüş, mahkemece çekteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafından çeke imza atan kişinin yetkili temsilci gibi davrandığı, bu konuda teamül oluştuğu, vekalet ilişkisi bulunduğunun iddia edildiği, ancak mahkemece davalının bu iddialarına ilişkin dayandığı deliller toplanmadan ve bu iddialara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verildiği anlaşılmakta olup, bu durumda mahkemece takibe konu çekin davacı şirket tarafından verilen vekalatname kapsamında düzenlenip düzenlenmediği, davacı şirketin bu konuda herhangi bir vekaletname verip vermediği, araştırılıp yine çekin yetkisiz temsilci tarafından düzenlendiğinin anlaşılması halinde ise davacı şirket yetkilisi tarafından yetkisiz temsilci tarafından düzenlenen kambiyo senetlerinin ses çıkarılmadan, daha önce de bu tür işlemler teamül halini alıp almadığı hususları araştırılarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı taraf vekilinin sair istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davalı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama için ... Asliye Ticaret Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 868,08.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halende davalıya İADESİNE,
5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 17/07/2024 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52