Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2024/965
2024/1309
17 Temmuz 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/965 - 2024/1309
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/965
KARAR NO : 2024/1309
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2024
NUMARASI : ... ESAS
İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN
DAVACI : ... ... -
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
DAVA : İtirazın İptali ( Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/04/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, istinaf başvurusuna tabi bir karar olduğu, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı borçludan olan alacağına ilişkin olarak ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, başlatılan takip sonrasında davalı borçlu tarafından borca itiraz edildiğini ve neticesinde takibin durdurulduğunu, dosya kapsamına sunulacak olan e-mailler kapsamından ve tanık beyanlarıyla borcu açıkça ikrar ettiğini, alacak konusu olan borcun mesleki sorumluluk sigortası alacağına istinaden sorumlu oldukları tazminat ödemesinden doğan borç olduğu, bu kapsamda müvekkilinin mesleki sorumluluk sigortası yaptırdığını, sigorta şirketinin söz konusu sorumluluk kapsamında doğan zarardan sorumlu olduğunun açık olduğu, borçlu itirazında haksız olup söz konusu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan itirazın iptaline, borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesine, borçlunun İ.İ.K m. 257-269 maddeleri arasında düzenlenen kanun hükümleri uyarınca borçlu üzerine bulunan UYAP üzerinden araştırılacak ve listelenecek menkul gayrimenkul ve araçları ile banka hesaplarının üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 02.04.2024 tarihli talep dilekçesi ile , davalı sigorta şirketinin ödemesini vadesi içinde yapmadığı, aynı zamanda borcu inkar ettiği, borcun ödenmemesinin müvekkilini yeterince mağdur ettiğini, bu nedenle borçlunun taşınır, taşınmaz, üçünçü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARAR ÖZETİ :
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/04/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile; ihtiyati hacze karar verebilmek için 2004 Sayılı İİK'nun 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın bulunması ve 258.madde gereğince de haklılığın yaklaşık da olsa ispat edilmesi gerekli ve yeterli olduğu, dava konusu uyuşmazlığın esasının çözümleyecek veya böyle bir sonucu doğuracak nitelikte geçici hukuki koruma kararı verilemeyeceği, eldeki davada davacının zararının varlığı ve kapsamı ile varsa davalının bu zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ancak yargılama sonucu anlaşılabilecek nitelikte olduğu bu aşamada yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından ihtiyati haciz şartları oluşmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf talebi ile; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketi ile müvekkil arasında yapılan mesleki sorumluluk sigortası kapsamında, müvekkilinin mesleki anlamda yaşadığı zararların müvekkiline ödeyeceği konusunda anlaşıldığını, buna karşılık müvekkilinin mesleki sorumluluk kapsamında doğan zararın giderilmesi adına davalı sigorta şirketine defalarca başvuru yapmasına karşı müvekkiline ödenmesi gereken tutarı ödemediğini ve ödememe konusunda ısrarcı tavırları mevcut olduğunu, dosya kapsamında sunulan belgeler ışığında yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, söz konusu gerekçeye dayanarak verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı numaralı dosyasının 03/04/2024 tarihli ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair verilen kararın kaldırılmasına, borçlunun İ.İ.K m. 257-269 maddeleri arasında düzenlenen kanun hükümleri uyarınca borçlu üzerine bulunan UYAP üzerinden araştırılacak ve listelenecek menkul gayrimenkul ve araçları ile banka hesaplarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Dava, hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davası olup, istinaf konusu uyuşmazlık, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği ve işbu karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati haciz müessesesi İİK'nin 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, İİK'nin 257.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği", 258.maddesinde "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği" hükmüne yer verilmiş, 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir.
İİK’nin 257.maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür.
Somut olayda, davacı tarafından, davalı sigorta şirketine mesleki sorumluluk sigortası yaptırdığını, davalının mesleki sorumluluk sigortası kapsamında doğan tazminat ödemesinden kaynaklı borcunu ödemediğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz talep eden alacaklının rehinle temin edilmemiş muaccel alacağının varlığını, kesin olmasa da mahkemede kanaat oluşturacak ölçüde yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamı itibariyle ihtiyati haciz talep edenin karşı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın iddiası ve dayandıkları deliller dikkate alındığında ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen ara kararın yerinde olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/04/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,
5)-6100 sayılı HMK'nın 330. Maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak 17/07/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52