Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2024/810
2024/1261
16 Temmuz 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1874 - 2024/1237
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1874
KARAR NO : 2024/1237
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2021
NUMARASI : 2021/... Esas, 2021/... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ... ... ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat(Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
YAZIM TARİHİ : ...
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... esas ve 2021/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2015 yılı Kasım ayında bahçe mahsullerinin 49.7000,00.TL bedel karşılığında ..., ... ve... ile satışı konusunda anlaştığını, şahısların müvekkilinden satış bedelinin 36.700,00.TL'lik kısmı için çek ile ödemeyi talep ettiğini ve 10.02.2016 düzenleme tarihli ... ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı keşidecisi ... İnş. Hırdavat San. ve Tic. Ltd. Şti. olan ... namına yazılı çeki ...'ın arkasını ciro ederek müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin verilen çekin karşılığının bulunup bulunmadığını öğrenmek için ... Şubesi'ni aradığını ve çekin karşılığının olduğunun bilgisinin verildiğini, müvekkilinin 10/02/2016 tarihinde çeki tahsil etmek için ... Liman ... Şubesi'ne gittiğinde banka şubesi gişe görevlisi çekin üzerindeki keşideci imzalarının uyuşmadığı ve çekin engelli olduğu gerekçesiyle ödemeyi reddederek kendi tespitlerine göre durumu çekin arkasına yazdıklarını, söz konusu durum karşısında müvekkilin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, yürütülen soruşturmada çek üzerinde keşideci imzasının ... ciranta imzalarının ... ve müvekkil ...a ait olduğunun tespit edildiğini, çekin ön yüzündeki yazıların ise ... eli ürünü olduğunun yapılan uzmanlık raporunca tespit edildiğini, Adli Tıp Raporu doğrultusunda çekin üzerindeki keşideci ve ciranta imzalarının gerçek olduğunun ve ... seri numaralı 36.700,00.TL bedelli çekin sahte olmadığı çekin orijinal olduğunun tespit edildiğini, ibraz edilen çekin ... yetkililerince hukuka aykırı olarak yapılan imza yazı incelemesi sonucu çek bedelini müvekkile ödemeyi kabul etmemesi nedeniyle uzun bir soruşturma sürecine neden olduğunu, nihayetinde çekin orijinal olduğunu ancak ibraz sürelerinin ve çeke dair hakların kullanılmasının hukuka aykırı şekilde banka tarafından engellendiğini, bu sebeplerle 15/02/2016 tarihinde ibraz edilen ... ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı çeke ait tutarının ve ibraz tarihinden itibaren işleyecek faizin hukuka aykırı olarak ödemenin reddedilmesi sebebiyle bankadan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik itirazının bulunduğunu, dava konusu çek bedelinin tahsili amacıyla müvekkil bankaya ibraz edildiğinde müvekkil banka tarafından banka kayıtlarındaki keşideci imzası ile çek keşidecisinin imzasını karşılaştırdığını, imzaların birbiriyle uyuşmaması nedeniyle yasal sorumluluk tutarının davacı tarafa ödenmediğini, müvekkili bankanın keşidecinin imzasını kontrol etme zorunluluğunun bulunduğunu, müvekkil tarafından davacıya ödeme yapılması halinde imza dava dışı keşideciye ait olmasa idi çek yaprak bedeline müvekkilinin katlanacağını, yasanın müvekkil bankaya tanıdığı haklar kullanılarak ödeme yapılmamasına rağmen açılan iş bu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili bankanın imza uyuşmazlığı nedeniyle söz konusu çekin tahrif edilmiş olması ihtimaline karşı işlem yapmadığını, çek bedelini ve yasal sorumluluk bedelini davacıya ödemediğini, banka yetkilisi, imzaların uyuşmadığını görüp bu durumu dikkate almaması ve ortada hiçbir sorun yokmuş gibi çek bedelini ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, banka şubesi gişe görevlisi çekin üzerindeki keşideci imzalarının uyuşmadığı ve çekin engelli olduğu gerekçesiyle ödemeyi reddetmesiyle birlikte kendisine düşen görevi ve sorumluluğu yerine getirdiğini, bununla beraber imzaların uyuşmadığını gerekçe göstererek bu durumu çekin arkasına yazmış olmasının haklı bir neden teşkil ettiğini, davacı tarafın 10.02.2016 tarihini dikkate alındığında dava tarihi itibari ile talebin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı süresini kesen herhangi bir sebebin bulunmadığını, davacının iddia ettiği zararı ve sorumluyu öğrenmesine rağmen dava açmadığını, davacının haksız fiil sorumluluğuna dayalı bu davayı haksız fiili, zararı ve sorumluyu çok önceden öğrenmesine rağmen zamanaşımı süresi içerisinde açmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkili bankanın ifa etmiş olduğu herhangi bir haksız fiilin mevcut olmadığını, davacının zarara uğradığını, zarar ile hukuka aykırı eylem arasında uygun illiyet bağı olduğunu ve kusurlu olduğunun ispatı gerektiğini, dava dilekçesinde bu unsurların ispatına esas ve elverişli hiçbir delil gösterilmediğini, davanın hukuken ve madden gerekçe ve delilden mahrum olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; dava konusu uyuşmazlıkta dolandırıcılık suçunun oluşma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle uzatılmış zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiği, zaman aşımı süresinin henüz dolmadığı, davalı vekilinin zaman aşımı def'inin reddine karar verildiği, davacının 10/02/2016 tarihinde çeki bankaya ibraz ettiği, 15/02/2016 tarihinde çekin arkasındaki keşideci imzası uyuşmadığından bahisle yazılarak çekin davacıya iade edildiği, 10/02/2016-15/02/2016 tarihleri arasında keşidecinin hesabında çekin karşılığının bulunmadığı, davalı bankanın çekin arkasına imzanın keşideci imzası ile uyuşmadığını yazması çekin kambiyo vasfını etkilemediği ve bunun çekin takibe konulmasına engel bir durum yaratmadığı, davacının çeki takibe koyarak alacağını tahsil edebileceği, kambiyo vasfını etkilediği düşünülse bile davacının keşideciye TTK'nin 732. maddesi kapsamında başvurmasının mümkün olduğu, ancak davacının bu yola başvurmadığı, davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinin alınan raporunda müvekkilinin yasal süresi içinnde ibraz ettiği çekin çekteki keşideci imzasının bankadaki imza örneği ile uyuşmadığı gerekçesi ile hukuken yapılması gereken ve eylem tarihi itibari ile böyle bir işlemin yapılmaması halinde çekin karşılığının bulunması veya bulunmaması hallerinde yapılacak işlemlere göre bir değerlendirme yaparak zarar hesaplamasına gittiğinin anlaşıldığını, bilirkişi değerlendirmesinin eksik ve hatalı olduğunu, bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranarak orijinal bir çek üzerinde gerçeğe aykırı imza bulunduğunu şerh düşmesi sonucunda müvekkilinin bu işlem nedeni ile kambiyo senetlerine özgü icra hakkını kullanmadığını, keşideci ve cirantacılara yasal süresi içinde haklarını icra kanalı ile dahi talep etme yetkisini elinden aldığını, bankanın işlemine güvenen müvekkilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı çeki kendisine ciro edenler hakkında şikayetçi olduğunu, soruşturma sürecini beklediğini, kambiyo senedinin sağladığı imkanlardan yararlanamadığını, bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, bankacılık işlemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, ciro yoluyla yetkili hamili olduğu çeki, 10/02/2016 tarihinde tahsil etmek için davalı bankaya gittiği, ancak, banka görevlisinin, çek üzerindeki keşideci imzalarının uyuşmadığı ve çekin engelli olduğu gerekçesiyle ödemeyi reddederek, bu durumu çekin arkasına yazdığı, bu hususta, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma sonucunda, çek üzerinde keşideci, lehtar ve ciranta imzalarının taraflarına ait olduğunun, çekin sahte olmayıp orijinal olduğunun tespit edildiği, ibraz edilen çekin, davalı banka yetkililerince hukuka aykırı olarak yapılan imza yazı incelemesi sonucu, çek bedelinin ödenmemesi nedeniyle uzun bir soruşturma sürecine neden olunduğu, nihayetinde çekin ibraz sürelerinin ve çeke dair hakların kullanılmasının hukuka aykırı şekilde engellendiği iddia edilerek, çek bedelinin ibraz tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı ise, banka görevlisinin, çekin üzerindeki imzaları kontrol edip, keşideci imzalarının uyuşmadığı ve çekin engelli olduğu gerekçesiyle ödemeyi reddetmesinin ve bu durumu çekin arkasına yazmış olmasının yasal bir sorumluluk olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının, iddia ettiği zarar ile hukuka aykırı eylem arasında illiyet bağı olduğunu ve kusurlu olduklarını ispat etmesi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. Maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, 6102 sayılı TTK'nin 801 ve 812. maddeleri gereğince, muhatap bankaların çekteki keşideci imzasını kontrol etme yükümlülüğü bulunduğu, somut olayda, dava konusu çekin, davalı bankaya ibrazı sırasında, banka görevlisi tarafından, çekteki imzaların kontrolünün yapıldığı ve sonrasında, keşideci imzasının, bankada bulunan imza örneklerinden farklı olduğu gerekçesiyle, davacı hamile çekin ödemesinin yapılmayarak, çekin arka tarafına bu hususun şerh düşüldüğü, çek arkasına düşülen bu şerhin, çekin kambiyo senedi vasfını etkilemediği, çekin hamili tarafından, kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılabileceği gibi, bu şerhin mahkemeler açısından delil olarak kabul edilmeyeceği ve hamil tarafından ihtiyati haciz yoluna da başvurulabileceği, ancak davacının bu yollara başvurmadığı ve başlatılan ceza soruşturması sonucunu bekleyerek, çekin kambiyo vasfından kaynaklanan ve süreye bağlı olan haklarını yitirdiği, davacı tarafından, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de, davalının yasal hakkı olan eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağının bulunmadığı, tüm bu nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
-
6100 sayılı HMK'nin 353/1. b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
-
6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 12/07/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52