Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1280
2024/1254
12 Temmuz 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1280
KARAR NO : 2024/1254
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/03/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : 1 -... - -...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVACI : 2 -... - -...
...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI : ... -
...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında müvekkilleri hakkında ... ... Şubesi'nin ... seri numaralı 55.000,00.TL bedelli, 13/01/2016 keşide tarihli çeki yönünden kambiyo senetlerin özgü yolla icra takibi yapıldığını, takibe karşı süresinde yapılan yetki ve imza itirazları sonucunda ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 11/05/2016 tarih ... Esas sayılı kararı ile dosyanın yetkili ... İcralarına gönderildiğini, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emirlerinin muhtara tebliğ edildiği kesinleşen icra takibinden henüz haberlerinin olduğunu, icra dosyasının dayanağı olan çek üzerindeki imzanın müvekkillerine ait olmadığını, çek ile ilgili borçlu olmadıklarının tespit edilmesini ve çek miktarının %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın açmış olduğu menfi tespit davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davaya konu takip dosyasında ödeme icra emrinin davacı ...'ye 05/07/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı tarafça takibe ve imzaya itiraz edildiğini, davacı tarafın iddiasının hukuki bir dayanağı bulunmadığını, çekteki imzanın mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacılara ait olup olmadığının tespit edileceğini, hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilerek yarılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; İnceleme konusu çekteki keşideci imzası ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nin eli ürünü olmadığını ATK raporu ile tespit edildiğini, davacı ...'nin dava konusu çekten dolayı davalı tarafa borçlu olmadığını, işbu davacı yönünden davanını kabulüne karar verildiğini, diğer davacı ... yönünden dosyanın 18/11/2020 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VE DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davacı arasında adi ortaklık ilişkisi mevcut olduğunu, adi ortaklıklara ilişkin davalarda zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına olanak bulunmadığını, müvekkilinin önceki vekilinin dosyadan çekildiğini, ancak gerekli ihtarları içeren usulüne uygun hazırlanmış bir tebligatın usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, bu durumun savunma hakkını açık ihlali anlamına geldiğini, bu nedenle bu yönden incelenerek kararın kaldırılması gerektiğini talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa kesmiş olduğu faturalarla sabit olduğunu, davaya konu 55.000,00.TL tutarında çek verdiklerini, yerel mahkeme tarafından karşı tarafın ticari defterlerinde bu faturalarla ile ilgili bir kaydın olup olmadığının araştırılmadığını, yerel mahkemenin sadece imza incelemesi yaptırarak, davacının eli ürünü olup olmadığı iddiası üzerinden karar verdiğini, yerel mahkemenin tanıkları hiç bir şekilde dinlenmesi gerekli usulü işlemleri yapmadığını, davacı tarafça daha önce ödemesi yapılan çeklerin banka şubesinden celp edilmediğini, mahkemece bu yöndeki taleplerin hiç işleme alınmadığını, taraflardan birinin davayı takip etmediğini, bu nedenle davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacılar arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğunu, tarafların zorunlu dava arkadaşı olduklarını, bu nedenle bir hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilirken diğeri hakkında davanın kabulüne karar verilmesini hatalı olduğunu, mahkemece taraf teşkili sağlanmadan davanın kabulüne karar verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılması gerektiğini talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı yan vekili dava dilekçesi ile; ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında müvekkilleri hakkında ... ... Şubesi'nin ... seri numaralı 55.000,00-TL bedelli, 13/01/2016 keşide tarihli çeki yönünden kambiyo senetlerin özgü yolla icra takibi yapıldığını, takibe karşı süresinde yapılan yetki ve imza itirazları sonucunda ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 11/05/2016 tarih ... Esas sayılı kararı ile dosyanın yetkili ... icralarına gönderildiğini, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emirlerinin muhtara tebliğ edildiği kesinleşen icra takibinden henüz haberlerinin olduğunu, icra dosyasının dayanağı olan çek üzerindeki imzanın müvekkillerine ait olmadığını, çek ile ilgili borçlu olmadıklarının tespit edilmesini gerektiğini ileri sürdüğü, davalı yanın ise; davanın reddi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, davacı ... ve davalı vekili ayrı ayrı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda; davacı tarafın icra dosyasının dayanağı olan çek üzerindeki imzaların kendilerine ait olmadığı çek ile ilgili borçlu olmadıklarını iddia ettikleri, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan raporda; "inceleme konusu çekteki keşideci imzası ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nin eli ürünü olmadığı" tespit edildiği, davacı ...'nin dava konusu çekten dolayı davalı tarafa borçlu olmadığına kanaat getirildiği işbu davacı yönünden davanını kabulüne, diğer davacı ... yönünden dosyanın 18/11/2020 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği görüldüğünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ... ve davacı ... arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı gibi taraf ehliyeti de bulunmamaktadır. Adi ortaklığın taraf olduğu işlemlerden doğan davaların tüm ortaklar tarafından açılması ve icra takibinin de tüm ortaklar tarafından birlikte yapılması gerekir. Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcuttur. Bu sebeple davacının tek başına taraf ehliyeti (aktif husumet) bulunmamaktadır. Bu halde, adi ortaklığın borçlu olmadığı iddia edildiğine göre, takibin tüm ortaklar tarafından yapılması ve mevcut davanın da tüm ortaklar tarafından açılması veya dava açmayan ortağın dava konusu işlemden doğan haklarını dava açan ortağa temlik etmesi ya da açılan davaya muvafakatinin sağlanması gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davacı vekiline, diğer adi ortak haklarının davacıya temlik edilip edilmediğinin, davacı tarafından yapılan icra takibine ve açılan davaya onayının bulunup bulunmadığının bildirilmesi, adi ortaklığın temsilcisi olarak hareket edip etmediği, bu hususta bankadaki işlemlerin kim tarafından yapıldığının tespiti yanında temsilcinini belirlendiği bir sözleşme olup olmadığının sorulması ve buna dair belgeleri sunması için usulünce kesin süre verilmesi, verilen bu kesin süre içerisinde eksikliğin tamamlanması halinde, davanın esastan görülüp sonuçlandırılabileceği, eksiklik giderilmediği takdirde ise dava ikamesinin adi ortaklardan birisi tarafından yapılmasının mümkün bulunmaması nedeniyle, davanın dava şartı yokluğu açısından değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Davacı ...'un istinafı yönünden ise; her iki davacının, davacı olarak ve isimlerini kapsar şekilde adi ortaklık adına davayı ikame ettikleri, 7 celse boyunca davacı ...'un vekaletnamesi bulunamadan yargılamanın devam ettiği, akabinde 8. Celsede HMK 150/1 uyarınca davacı açısından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ancak davacıya usulüne uygun duruşma günü tebliğ edilmeden duruşmaya gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve akabinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi HMK 150/1 maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
Yukarıda açılanan nedenlerle davacı ve davalının yerel mahkeme kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-5 maddesi uyarınca ayrı ayrı kabulü ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın yukarıda açıklanan ilkeler ve öncelikle kapsamında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekili ile davalı vekili tarafından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun AYRI AYRI KABULÜNE,
2)- ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-a-)492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
b-)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 940,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesi'nce karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 12/07/2024 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
e-imzalıdır.
...
Üye
...
e-imzalıdır.
...
Üye
...
e-imzalıdır.
...
Katip
...
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52