SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1482

Karar No

2024/1245

Karar Tarihi

12 Temmuz 2024

T.C. ... BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

...

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1482

KARAR NO : 2024/1245

KARAR TARİHİ : 12/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/05/2021

NUMARASI : ... ESAS ... KARAR

DAVACILAR : 1-... - ... -

	2. ... .  ... .  

	3. ... . ... .  

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... -

VEKİLİ : Av. ...

MİRAS BIRAKAN : ... - -...

...

DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 12/07/2024

YAZIM TARİHİ : 12/07/2024

... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, muris ...'ın yasal misarçıları olduğunu, muris ...'ın dava dışı bankadan ticari kredi kullandığını ve bu kredinin davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigortası ile sigortalandığını, taraflar arasında yapılan 24/05/2016 başlangıç tarihli Tarım Koruma Sigorta Poliçesi'ne göre, sigortalının sigorta süresi içinde vefat etmesi durumunda poliçede belirtilen vefat tazminatı olarak sigortanın önceden tayin edilmiş lehtarına, lehtar tayin edilmemiş ise kanuni varislerine ödenir hükmünün bulunduğunu, murisin ölümünün gizlenen hastalık veya hastalıklardan meydana gelip gelmediği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, hayat sigortası kapsamında müteveffanın sigorta tazminatlarının kanuni mirasçılarına ödenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müteveffanın diğer dava dışı banka kredi borcunun kapatılarak borcu bulunmadığının tespitine, bakiye teminat miktarının rizikonun gerçekleştiği davalı sigorta şirketine bildirim tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte 2.000,00.TL'nin davalı şirketten tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'ın müvekkili şirketin acentesi sıfatıyla hareket eden ... Bankası ... ... Şubesi'nden Tarım Koruma Sigorta Poliçesi satın aldığını, sigortalının anılan başvuru esnasında verdiği bilgiler ve sağlık beyanları dikkate alınarak talebinin müvekkili şirket tarafından kabul edildiğini ve 24/05/2016 tarihinde Tarım Koruma Sigorta Poliçesi ile 10 yıl süreyle sigortalandığını, ...'ın sigorta sözleşmesinin kurulması aşamasında beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, vefatı ile bağlantılı 30 yıldan beri kendisinde mevcut ve tedavisini gördüğü kroner damar hastalığı ile 5 yıldan beri tedavisini gördüğü şeker hastalığını beyan etmediğini, vefat belgesinde ölüm nedeni kardiyak aritmiler pnömani, kalp yetmezliği, kroner damar hastalığı ile şeker hastalığı olarak ifade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Yerel mahkemece verilen karar ile; ...'ın 13/10/2009 tarihli ... Hastahanesi'ne ait muayene evraklarında kronik iskemik kalp hastalığı olduğu tanısının konulduğunun görüldüğünü, yine 14.05.2013, 22.01.2014, 25.05.2015, 01.08.2016 ve sonraki tarihlere ait muayene ve tedavi evraklarında da rahatsızlığın kalp ve kalbe bağlı olduğunun tespit edildiğini, ... numaralı Tarım Koruma Sigortası Başvuru Formunda vefat eden dava dışı ...'a sağlılığı ile ilgili sorular sorulduğunu sağlık beyan formunda açık ve net biçimde isimleri yazılı olan hastalıklarla ilgili tetkik ve hastahaneye yatış sorularına kendisinde bulunmadığını beyan ederek "hayır" cevabını işaretlediğini, sigortalıya beyan yükümlülüğüne aykırı davranılması halinde sonuçlarının hatırlatırlatıldığını, sigortacının aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen sigortalının sağlığı ile ilgili kasıtlı olarak yanlış beyanda bulunduğunu, 20/04/2021 tarihli patoloji ve Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen raporda poliçe öncesinde var olan kalp hastalığı ile kişinin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun tespitininde bu durumu doğruladığını, 6102 Sayılı TTK’nın 1439. Maddesi 2. fıkrası gereğince rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." düzenlemesi dikkate alınarak, somut olayda bağlantılı kasıt ihlalinin olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda muris ...’ın hayat sigorta poliçesini tanzim ettirmeden önce sağlığı hakkında yanıltıcı beyanda bulunduğu gerekçesi ile sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcunun ortadan kalktığının belirtildiğini, murisin poliçe düzenlenmeden önce kalp hastalığı olduğunu, ancak raporda irdelenmesi gereken hususun ölüm nedeni kalp rahatsızlığı mı yoksa viral akciğer enfeksiyonu olup olmadığının Adli Tıp Uzmanı tarafından muris ...’ın hastaneye yatış durumu, yakınma, klinik izlem ve epikriz raporları da göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, raporun gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadan hazırlandığını, vefat eden ...'ın hastaneye yatışına ait epikriz raporlarında belirtildiği gibi murisin 21.12.2019 tarihinde hastaneye müracaatının göğüs ağrısı, ateş ve öksürük şikayetleri ile olduğunu, sonrasında “Pnömoni” ön tanısı ile hastaneye yatırıldığını, Pnömoni halk arasındaki bilinen tabiriyle zatürre; kısaca akciğer dokusunun iltihaplanması olduğunu, Koroner arter hastalığı, diabet ve böbrek hastalığı bulunan olgunun bunlarla ilgili tetkiklerinde, o anda bu hastalıklarla ilgili tetkiklerinin normal sınırlarda olduğunu; kalp krizinin öncü tetkiki olan “troponin” değerinin ilk müracaatı ile kıyaslandığında düşük olduğunun görüldüğünün raporda belirtildiğini, raporda ayrıca hastanın takiplerinde "göğüs ağrısı olan hastanın acilde bakılan troponin değerlerinde yükselme görülmediğini, ancak kardiyoloji ile tekrar konsülte edilen hastada akciğer ödemi düşünülerek hasta yoğun bakıma devredildiğini ve bu şekilde rapor tutulduğunu, hastanın kalp krizine dair tetkiklerinin yapıldığını, fakat kalp krizini düşündürecek bir bulguya rastlanılmadığının belirtildiğini, ancak bilirkişi raporunda; ölüm öncesinde var olan kalp hastalığı ile kişinin ölümü arasında “illiyet bağı bulunduğu kanaatine varılmıştır” şeklinde rapor tutulduğunu, ölümün gerçekleştiği tarihlerde, viral bir akciğer hastalığı olan covit-19’a yakalanma riskinin ne / nasıl olduğunun irdelenmediğini, ...’ında ölüm nedeninin viral akciğer enfeksiyonu olabileceğini belki de ismini o tarihlerde koyulamayan Covid-19 enfeksiyonu olabileceğini beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Uyuşmazlık, murisin hayat sigorta poliçesinin düzenlenmesi sırasında beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı, ayrıca murisin ölümü ile sözleşme öncesi hastalıkları arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, davalının ödeme yapmaktan kaçınmasının haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.

Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK'nin 1435. maddesinde, "Sigorta ettiren sözleşmenin yapıldığı sırada bildiği veya bilmesi gereken tüm hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür, sigortacıya bildirilmeyen eksik veya yanlış bildirilen hususlar sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır" hükmü düzenlenmiştir.

TTK'nin 1439. ve 1440. maddelerinde sigortacı için önemli bir husus bildirilmediği veya yanlış bildirildiği taktirde sigortacının 15 gün içinde cayma hakkının bulunduğu, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına veya rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılacağı, sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcunun ortadan kalkacağı düzenlenmiştir.

Gerek TTK'nin 1435. maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup, formun doldurulmamış olması sigortalının sağlığına ilişkin konularda sigortacıya bildirimde bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur.

Ayrıca sigorta sözleşmeleri karşılıklı güven esasına dayanan ve beyana göre düzenlenen sözleşmelerdir. Hayat sigortası yapılması sırasında geçirilen veya teşhis edilen bir hastalık var ise bunun bildirilmesi iyi niyetin gereğidir. 6102 sayılı TTK'nin 1435 ve devamı maddeleri ise, sigortalının kasıtlı olarak sağlık durumunu gizlemesi haricinde eğer sigortacının sorumluluğunu ağırlaştıran ve daha fazla prim almasını gerektiren bir halin varlığında ise teminatın indirilmesi gerekmektedir.

Poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlüğe girmiş bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1435. maddesi uyarınca, sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır. Benzer hüküm Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C-2.2. maddesinde de düzenlenmiştir. Sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/8151 E., 2016/2748 K. sayılı kararı bu yöndedir.)

Dosya kapsamından davacıların murisinin 22/12/2019 tarihinde öldüğü, ölüm belgesinde ölüm nedeni olarak kardiyak aritmiler yazılı olduğu görülmüştür.

Somut olayda davacı tarafça, murislerinin vefat ettiği, ölüm belgesine göre ölüm nedeni olarak kardiyak aritmiler yazılı olduğu ileri sürülmüş, davalı sigorta şirketi, murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, sigorta öncesinde 30 yıldan beri kendisinde mevcut ve tedavisini gördüğü kroner damar hastalığı ile 5 yıldan beri tedavisini gördüğü şeker hastalığını beyan etmediğini, vefat belgesinde ölüm nedeni kardiyak aritmiler pnömani, kalp yetmezliği, kroner damar hastalığı ile şeker hastalığı tanısı konulduğu halde murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, sigorta öncesi kalp hastalığının teminat kapsamı dışında olduğu savunulmuştur.

İlk derece mahkemesince sigorta bilirkişisi ... ... ve Patoloji ve Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. ... ... ... oluşturduğu heyetten 20/04/2021 tarihli alınan raporda; ...'ın hayat sigorta poliçesini tanzim ettirmeden önce sağlığı hakkında bilgileri bilerek yanıltıcı beyanda bulunduğunu, sigortalının ölümüyle illiyet bağı bulunan bu rahatsızlıklarını, poliçe düzenlenirken davalı sigorta şirketine bildirmediği, bu sebeple TTK'nın 1439/2 maddesi ikinci bölümünde belirtilen sigorta ettirenin kusurunun kast derecesinde olduğunu , sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcunun ortadan kalkacağının tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür. Kardiyoloji alanında uzman bilirkişiden rapor alınması yönünde itirazda bulunulduğu halde, İlk Derece mahkemesince tıbbi konuda yeniden rapor alınmadığı ve işbu rapordaki doktor bilirkişi görüşü esas alınarak karar verildiği görülmüştür. Rapor düzenleyen heyetin içinde Kardiyoloji Doktorunun ve (incelendiği belirtilen ölüm belgesindeki ölüm nedenine göre de) Kardiyoloji Doktoru bilirkişinin bulunmadığı, tek bir adli tıp uzmanı tarafından tanzim edildiği, bu hali ile yetersiz bir rapor olduğu, hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 03.10.2023 tarih ve 2021/20604 E., 2023/10156 K.sayılı ilamı da bu yöndedir)

Bu durumda mahkemece, murisin tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarından murise ait bütün tedavi kayıt ve belgeleri istenerek, murisin mevcut rahatsızlıkları, tedavi süreci ve murise uygulanan tedaviye yönelik inceleme ve değerlendirme yapılarak murisin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi, murisin kalp hastalığından vefat edip etmediği bu hastalık ile ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün kalp hastalığından meydana gelip gelmediği hususu açıklığa kavuşturulması için aralarında kardiyoloji doktorunun da bulunduğu heyetten rapor alınarak, toplanan kanıtlar hep birlikte değerlendirmek suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin 353 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)-Davacı vekili tarafından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2)-... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,

5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesi'nce karara BAĞLANMASINA,

6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,

7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 12/07/2024 tarihinde karar verildi.

...

Başkan

...

e-imzalıdır.

...

Üye

...

e-imzalıdır.

...

Üye

...

e-imzalıdır.

...

Katip

...

e-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınSözleşmesindenkabulünevekiligönderilmesinetebliğineAlacakkonusuiadesinehükümkaldırılmasınaKaynaklanan)(Hizmetbağlanmasınaolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim