Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1708
2024/1242
12 Temmuz 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1708
KARAR NO : 2024/1242
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2021
NUMARASI : 2017/... ESAS 2021/... KARAR
DAVACI : ... - -...
...
DAVALI : ... -
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
YAZIM TARİHİ : ...
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarih, 2017/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 27/09/2007 tarihinde kurulmuş olup, kooperatifin kuruluşundan 30/06/2011 tarihli genel kuruluna kadar kurucu yönetim kurulu üyesi ve kooperatif başkanı olarak görev yaptığını, görev yaptığı sürede tapunun ... ili ... ilçesi ... köyü ... ada ... parselinde yapımı gerçekleştirilen bir blokta 20 daire ve 2 dükkandan oluşan kooperatif inşaatının yapımını emanet usulü ile bizzat yürüterek görevden ayrıldığı tarih itibariyle inşaatı %95 seviyesinde tamamlanmış olarak yeni yönetime teslim ettiğini, kooperatif ortakları ve yöneticileri ile vardıkları sözlü mutabakatla, kooperatif inşaatını emanet usulü ile yürütmesi karşılığı tarafına inşaat maliyetinin %10 unun ödenmesi kabul edilmiş olması nedeniyle, kat karşılığı olarak yaptıkları kooperatif inşaatını bir an önce tamamlayarak arsa sahibine teslim etmek ve gecikme cezası ödememek için yeterli ortak kaydı yapılamayan davalı kooperatifle, inşaatla ilgili bir kısım harcamaları bizzat kendi cebinden yaptığını, kooperatif adına yaptığı bu harcamaların kooperatif defter, kayıt ve belgeleriyle sabit olduğunu, hatta kooperatif işlerini kendi evini, arabasını ve telefonunu kullanarak yürüttüğünü, bu hususunda kooperatifin defter ve kayıtlarında sabit olduğunu, kooperatif inşaatını yürüttüğü sürece kooperatif adına bir tek lira dahi kira, elektrik, su, telefon, benzin vb yönetim gideri harcamasının olmadığının görüleceğini, inşaatı %95 oranında tamamlayıp daireleri kullanıma hazır bir hale getirdikten sonra 30/06/2011 tarihli genel kurulda yönetim değişikliği yapılarak davalı kooperatifçe emeğinin karşılığı olarak tarafına ödenmesi taahhüt olunan paranın ödenmediği gibi görevden ayrılmadan önce ve sonra kooperatif adına şahsen yapmış olduğu harcamalar ve kooperatifteki bir kısım hak ve alacaklarının da ödenmediğini, kooperatif başkanlığından ayrıldığı tarih itibariyle kooperatif nezdindeki hak ve alacaklarının toplamının 46.586,40.TL olduğunu, bu alacaklarının yanı sıra yönetim görevinde iken kooperatif adına yaptığı mal ve hizmet alımları nedenleriyle taahhüdünde olan bir kısım kooperatif borçlarının da yönetim görevinden ayrıldıktan sonra tarafınca ödenmiş olmasına rağmen şahsi taahhüdüne istinaden ödemiş olduğu bu paralarında tarafına ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 46.586,40.TL'si davalı kooperatifin yönetim görevinde bulunduğu sırada, 13.830,00.TL'sinin de yönetim görevinden ayrıldıktan sonraki dönemde olmak üzere olmak davalı kooperatiften toplam 60.416,40.TL'nin işleyecek faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsili ile tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bizzat, kooperatif hesaplarına geçmeyen harcamaları cebinden yaptığını belirttiğini, bu durumun ne kooperatif yönetimine ne de muhasebe tekniğine uygun olmadığını, ayrıca faturası olmayan, hesaplarda görünmeyen ödemelerin, bizzat kendisi tarafından ödendiğini hem de yönetimden ayrıldıktan sonra tahsilat ve ödeme yetkisi olmadığı dönemde belirtmesinin suç niteliği bile taşıdığını, dosyaya ek olarak sunulan belgelerin de, ya kendisi tarafından düzenlenen ya da resmi olmayan belge durumunda olduğunu, bunların delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının alacak kalemi olarak; 20.085,00.TL alacaklı olduğunu belirtmiş ise de, bu alacakların nerden kaynaklandığı, hangi kalemlere dayandığının açık ve net olmadığını, davacının hangi nedenlerden ve alacaklardan dolayı bu talepte bulunduğunu ayrıntılı olarak açıklaması gerektiğini, davacı birikmiş huzur hakkı talep etmiş ise de; genel kurulda tüm üyeler için huzur hakkına karar verilmiş olduğunu ve üyelere ödendiğini, ayrıca davacının hesapları incelendiğinde 13.750,00.TL, 1.000,00.TL ...’den, 1.000,00.TL ...’den 1.000,00.TL ...’den hesabına ve adına virman yapıldığının anlaşıldığını, bu hesabın ve yapılan virmanların da usulsüz ve mesnetsiz olduğunun açıkça göründüğünü, davacının harcadığını iddia ettiği 15.501,40.TL harcamanın neye istinaden yapıldığının, kendisi tarafından hazırlanmış evraktan başka dayanağının olmadığını, davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; davacının davalı kooperatifin yönetim kurulu üyeliği görevini yürütmesi nedeniyle 09/11/2007 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine aylık net 750,00.TL, 25/08/2008 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine aylık net 750,00.TL, 27/06/2009 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine aylık net 750,00.TL, 19/06/2010 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine aylık net 750,00.TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiği, davalı kooperatifin genel kurul kararlarına göre 2007 yılı Kasım ayından 2011 yılı Haziran ayı da dahil olmak üzere bu dönem için davacının davalı kooperatiften toplam 11.000,00.TL huzur hakkı alacağı olduğu, davalı kooperatif kayıtlarında huzur hakkının davacıya ödendiğine ilişkin bir kayıt olmaması ve davalı tarafından ödemeye ilişkin belge olmaması nedeniyle davacının 11.000,00.TL huzur hakkı davasının kabulü gerektiği, davacının kooperatif için yaptığını belirttiği harcamalar yönünden ise alınan her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı kooperatifin defter ve kayıtlarına göre davacının cari hesabını 331.01 ortaklara borçlar - ... olarak kayıt ettiği, 31/12/2016 tarihli kapanış bilanço kaydına göre davacıya kooperatif kayıtlarında cari hesap olarak 87.484,00.TL borcunun bulunduğunun kayıtlı olduğunu, harcamalara ilişkin bu kayıtların davacının kooperatifin yöneticisi olduğu dönemde alınmakla birlikte davacının kooperatif yönetim kurulundan ayrıldıktan sonra yeni yönetim döneminde de davacının harcamalara ilişkin alacağının 87.484,00.TL olarak yer alıp davalının ödeme savunmasının bulunmaması nedeniyle davacının davalı kooperatiften 11.000,00.TL huzur hakkı, 87.484,00.TL alacak olmak üzere toplam 98.484,00.TL alacağı olduğundan davanın kabulü ile 98.484,00.TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme'nin borcu itfa eden belgeleri dikkate almadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, borcu itfa eden belgelerin, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olmadığından yargılama sona ermediği müddetçe değerlendirilmeye alınması gerektiğini, ıslah dilekçesiyle beraber sunulan belgelerin ve Kooperatif defter ve belgeleri niteliğinde olan belgelerin davacının iddia ettiği alacağının gerçekte var olmadığını göstermekte olduğunu, iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağını ihlal etmediğini, mahkemenin bu evrakları dikkate almadan vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemi ile bilirkişilerin hesapladığı alacak kalemlerinin farklı olduğunu, kooperatifin 31.12.2016 tarihli Kapanış Bilanço kaydına göre davacının ödediği aidatların toplamı 87.484,00.TL olup, davacının yatırdığı üyelik aidatlarına karşılık olarak da şu anda oturduğu dairenin tapusunun kendisine verildiğini, dolayısıyla davacının kooperatiften alacağı bulunmadığını, davacının ıslah dilekçesinde alacaklı olduğunu iddia ettiği miktarın, 331.1 hesabı olup bu hesabın aidatların toplandığı hesap olduğunu, ayrıca davacının aidat olarak yatırdığı 87.484,00.TL'nin sadece 71.000,00.TL'sini kendisi yatırdığını, geriye kalan 16.484,00.TL'nin ise diğer üyelerin hesabından kendi hesabına aidat olarak aktardığı miktarlar olduğunu, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği masraf kalemleri açısından da iddialarının yerinde olmadığını, davacının yönetim kurulu görevindeyken yapmış olduğu masrafları kendi cebinden değil üyelerin aidatlarını yatırdığını, yani kooperatifin hesabından karşılandığını, davacının yönetim kurulundayken kendi cebinden harcadığını iddia ettiği 15.501,40.TL'nin kendi hazırladığı evraktan başka dayanağı bulunmadığını, davacının huzur hakkının ödendiğini, huzur hakkı alacağının bulunmadığını, davacının, yönetim kurulu görevinden ayrıldıktan sonra kooperatif adına yaptığını iddia ettiği masrafları ispatlayamadığını beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; kooperatif yöneticiliğinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı yanın; kooperatifin kuruluşundan 30/06/2011 tarihli genel kuruluna kadar kurucu yönetim kurulu üyesi ve kooperatif başkanı olarak görev yaptığını, görev yaptığı süre dahilinde emeğinin karşılığı olarak tarafına ödenmesi taahhüt olunan paranın ödenmediği gibi görevden ayrılmadan önce ve sonra kooperatif adına şahsen yaptığı harcamalar ve kooperatifteki bir kısım hak ve alacaklarının da ödenmediğini, kooperatif başkanlığından ayrıldığı tarih itibariyle kooperatif nezdindeki hak ve alacaklarının ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş olduğu, davalı yanın ise; davacının iddialarının soyut, temellendirilmemiş ve muhasebe tekniğine uygun talepler olmadığını, davacının kooperatif hesaplarına geçmeyen harcamaları cebinden yaptığını belirttiğini, bu durumun ne kooperatif yönetimine ne de muhasebe tekniğine uygun olmadığını, ayrıca faturası olmayan, hesaplarda görünmeyen ödemelerin, bizzat kendisi tarafından ödendiğini hem de yönetimden ayrıldıktan sonra tahsilat ve ödeme yetkisi olmadığı dönemde belirtmesinin suç niteliği bile taşıdığını savunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davalı kooperatifin genel kurul kararlarına göre 2007 yılı Kasım ayından 2011 yılı Haziran ayı da dahil olmak üzere bu dönem için davacının davalı kooperatiften toplam 11.000,00.TL huzur hakkı alacağı olduğu, davalı kooperatif kayıtlarında huzur hakkının davacıya ödendiğine ilişkin bir kayıt olmadığı, kooperatif kayıtlarında cari hesap olarak 87.484,00.TL borcunun bulunduğunun kayıtlı olduğu, harcamalara ilişkin bu kayıtların davacının kooperatifin yöneticisi olduğu dönemde alınmakla birlikte davacının kooperatif yönetim kurulundan ayrıldıktan sonra yeni yönetim döneminde de davacının harcamalara ilişkin alacağının 87.484,00.TL olarak yer alıp davalının ödeme savunmasının bulunmadığı ve toplam 98.484,00.TL alacağın tespit edildiğine dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
-
6100 sayılı HMK'nın 353/1. b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.727,44.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 1.682,00.TL'nin mahsubu ile bakiye 5.045,44.TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 12/07/2024 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
e-imzalıdır.
...
Üye
...
e-imzalıdır.
...
Üye
...
e-imzalıdır.
...
Katip
...
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52