SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1171

Karar No

2024/1152

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C. ... BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

...

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1419

KARAR NO : 2024/1070

KARAR TARİHİ : 26/06/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/03/2021

NUMARASI : ... ESAS ... KARAR

DAVACI : ... -...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... -...

...

VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 26/06/2024

YAZIM TARİHİ : 26/06/2024

... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

İDDİALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı müvekkilinin davalı ve davalı ortağı ... ile ... ... İlçesi ... mevkinde bulunan ... ve ... nolu parsellerdeki iştiraklerin bozdurulup devredileceğine dair iki adet biri 04/11/2015 diğeri tarihsiz protokoller yaptıkları, müvekkilinin devir ve protokollerden kaynaklı paraları gönderdiği ancak takibe konu teminat nitelikli senedin kendisine teslim edilmesi gerektiği halde teslim edilmeyip ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında takibe koydukları senedin protokolün teminatı olup karşılıksız kaldığından bahisle senet nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; takibe konu senedin iddia edildiği gibi iki adet protokolün değil 28/08/2015 tarihli ... parsel sayılı taşınmazdaki gayrimenkulden 20 dönümünü kendilerine verileceğine dair protokolden kaynaklı olarak alındığını, davacı tarafın iddiasında geçen iki adet protokolün gereğinin yerine getirildiğinin ancak 28/08/2015 tarihli protokolün gereğinin yerine getirilmemesi nedeni ile alacaklı olduğunu bu sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; ihdas kaydı bulunmayan bononun talilinin mümkün olmayacağı davacı tarafından senetin teminat seneti olduğunun öne sürülmesi halinde bu durumun ispat yükünün davacı üzerinde olacağı ve ayrıca talil olduğu değerlendirilecek olsa dahi her iki tarafça talil edilmiş sayılacağından ispat yükü yer değiştirmeyip davanın türüne göre yine davacı üzerinde kalacağının değerlendirildiğini ve 6102 sayılı HMK'nın 201. Maddesi "... Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz..." hükmünü içermesine göre davaya konu senetteki imza davacı keşideci tarafından inkar edilmediğine göre imzası inkar edilmemiş senet yönünden alacaklı lehine illetten mücerret şekilde lehe karinenin bulunduğunu, menfi tespit davalarında ispat yükünün davacı tarafta olup, davacı tarafça senedin teminat senedi olduğuna dair mevcut durumun aksinin kesin deliller ile ispat edilemediğini, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde deliller arasında yeminin yazılı olduğu halde davacı vekiline yemin deliline başvurup başvurmayacaklarının sorulmasına dair duruşmaya davet tutanağının tebliğ edilmesi üzerine yemin deliline başvurmayacaklarına dair beyanda bulunmaları karşısında kesin deliller ile ispatlanamayan menfi tespit davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekilinin istinaf talebi ile; Davalı tarafın beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğunu, protokol tarihlerine bakıldığında davalının gerçeği söylemediğini, taraflar arasında ilk olarak yapılan 28.08.2015 tarihli ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin protokol olduğunu, müvekkilin duruşmada da belirttiği üzere bu protokol imzalanmasına rağmen hiçbir zaman uygulamaya konulmadığını, tarafların daha sonra 04.11.2015 tarihinde ...-... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin protokol imzaladığını ve müvekkilinin bu protokolün imzalanmasından sonra davalı ve ortağı tarafından ödemeler yapıldığını, ve kendisi de hissedarlara ödeme yapacağı için 16.11.2015 tanzim tarihli icra takibine konulan teminat senedini verdiğini ve işin gereği gibi yerine getirilmesine rağmen (bu husus davalının da kabulündedir) senedin icra takibine konulduğunu, davalının ise 04.11.2015 tarihli protokolü ve buna bağlı verilen teminat senedini kabul etmekte olduğunu ancak beyanında bu protolde arsa denilen yerlerin tarla çıktığını müvekkilin bunu düzeltmek için ... parsellere ilişkin teklifte bulunduğunu söylediğini, oysa ki böyle bir durumun hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu. ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin protokol tarihi diğer protokolden ve buna bağlı alınan teminat senedinden çok önce olduğunu, tanık beyanlarının dava konusundaki müvekkilinin haklılığını ortaya koyar nitelikte olduğunu, teminat senedi bir sözleşmeye güvence olarak ileri sürülen sözleşmeye konu olan iş eksik veya hiç yapılmazsa karşı tarafın zararını tazmin etmek üzere karşılıklı menfaat ilkesine göre hazırlanmış güvence belgesi olduğunu, davalı tarafta beyanlarında müvekkili tarafından verilen senedin teminat senedi olduğunu açıkça ikrar ettiğini, senedin ...,... ve ... parsel sayılı taşınmazların devrine ilişkin güvence olarak verildiğini, müvekkili bu işi protokolde belirtildiği şekilde yerine getirdiğini, bu durumun davalının beyanlarında da açıkça yer aldığını, davalı tarafından müvekkilimine elden yapılan ödeme olmadığının duruşmada davalı asilin beyanlarıyla sabit olduğunu, davalı müvekkile elden bir ödeme yapmadığını, ... ...’a ödeme yaptığını belirttiğini, davalı 28.08.2015 tarihli protokolle alakalı müvekkile vazgeçtiğini söylediğini ve hükümsüz kalan protokolle ilgili herhangi bir ödeme yapmadığını, 28.08.2015 tarihli protokole dayanarak teminat senedi verildiği iddiasında olan davalı bu protokole ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlayamadığını, bu sebeplerle; ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir DELİLLER :

... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, teminat senedi iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.

Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı müvekkilinin davalı ve davalı ortağı ... ile ... ... İlçesi ... mevkinde bulunan ... ve ... nolu parsellerdeki iştiraklerin bozdurulup devredileceğine dair iki adet biri 04/11/2015 diğeri tarihsiz protokoller yaptıklarını, müvekkilinin devir ve protokollerden kaynaklı paraları gönderdiği ancak takibe konu teminat nitelikli senedin kendisine teslim edilmesi gerektiği halde teslim edilmeyip takibe koyduklarını bu sebeple senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitini ileri sürmüş, davalı ise; davacının sunduğu protokolleri kabul ettiğini, bu protokol kapsamında edimlerin her iki tarafça yerine getirildiğini, dava konusu senedin davacının iddia ettiği protokoller kapsamında değil 28.08.2015 tarihli başka bir protokol kapsamında düzenlendiğini, bu protokol kapsamında davacıdan teminat senedi aldığını ancak davacının edimini yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Uyuşmazlık, davacının iddia ettiği gibi davaya konu senedin teminat senedi olup olmadığı, senedin hangi protokol kapsamında düzenlendiği, davacının bu protokollere göre borcunu ödeyip ödemediği ve buna bağlı olarak ispat yükünün hangi tarafta olduğu konusunda toplanmaktadır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 236. maddesinde (HMK.nun 188.madde de); taraflardan birinin ikrarının geçerli olduğu ve o taraf aleyhine delil teşkil edeceği belirtilmiş, ancak ikrarın tanımı yapılmamıştır. Öğretideki tanımlamalara göre ise, ikrar (dar anlamda ikrar), görülmekte olan bir davada, taraflardan birinin, diğer tarafça ileri sürülen ve kendisi aleyhine hukuki sonuç doğurabilecek nitelik taşıyan maddi vakıanın doğruluğunu kabul etmesidir. Yargıtay uygulamasında da, ikrara bu anlam yüklenmektedir. (İkrar kavramının tanımı ve aşağıda ikrarın türlerine ilişkin olarak yapılan açıklamalar bakımından ayrıntılı bilgi için, Bkz: Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı Cilt: 2, Ankara 2001, sayfa: 2037 ve devamı; Prof. Dr. Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, Cilt: 1–2, 3. Bası, Formül Matbaası, İstanbul 1984, Sayfa: 549 ve devamı; Prof. Dr. Necip Bilge, Medeni Yargılama Hukuku Dersleri, 3. Baskı, Sevinç Matbaası, Ankara 1978, sayfa: 510 ve devamı; Dr. Süha Tanrıver, Türk Medeni Yargılama Hukukunda İkrarın Bölünüp Bölünemeyeceği Sorunu, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 1993/2, sayfa: 212 ve devamı.).

İkrardan söz edilebilmesi için, bir tarafın bir vakıa ileri sürmüş olması, diğer tarafın da bu vakıanın doğru olduğunu bildirmesi gerekir. İkrarın konusu, ancak karşı tarafın ileri sürdüğü vakıalar olabilir. Bir tarafın, kendisinin ileri sürdüğü bir vakıanın doğruluğunu bildirmesi ikrar niteliği taşımayacağı gibi, karşı tarafın ileri sürdüğü hukuki sebepler de ikrara konu olamazlar.

Öğretide ve uygulamada ikrar, yapıldığı yere, kapsamına ve içeriğine göre türlere ayrılmaktadır.

Yapıldığı yere göre mahkeme dışı veya mahkeme içi ikrardan söz edilir. Mahkeme dışı ikrar takdiri, mahkeme içi ikrar ise kesin delil niteliğindedir.

Kapsam yönünden, ikrar, çekişmeli olan maddi vakıanın tamamını veya belli bir kesimini kapsayabilir. İlkinde tam, ikincisinde ise kısmi ikrar söz konusudur.

İçeriği itibariyle ikrar ya basit (adi), ya vasıflı (mevsuf) ya da bileşik (mürekkep) nitelikte olabilir. Vasıflı ikrara, gerekçeli inkâr da denilmektedir.

Basit (adi) ikrar, karşı tarafça ileri sürülen bir vakıanın doğru olduğunun, herhangi bir kayıt veya şart bildirilmeksizin kabul edilmesidir. Basit ikrarda, onun konusunu oluşturan vakıalar artık tartışmalı olmaktan çıkarlar; dolayısıyla bunların ayrıca kanıtlanmasına gerek kalmaz.

Vasıflı ikrarda, (gerekçeli inkârda) karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının) ileri sürülenden başka olduğu bildirilir.

Bileşik (mürekkep) ikrarda ise, bir tarafın ileri sürdüğü vakıa karşı tarafça bütünüyle kabul edilmekle; eş söyleyişle, vakıanın doğru olduğu ve bildirilen vasıfta bulunduğu kabul edilmekle birlikte, ikrara öyle bir vakıa eklenir ki, eklenen bu vakıa, ya ikrar edilen vakıanın hukuksal sonuçlarının doğmasını engeller ya da onu hükümsüz kılar. Bileşik ikrar, ikrara konu olan vakıa ile, ona eklenen vakıa arasında bir bağlantı bulunup bulunmamasına göre, bağlantılı bileşik ikrar ve bağlantısız bileşik ikrar olarak ikiye ayrılır.

Yukarıda da değinildiği üzere, öğreti ve uygulamada, ağırlıklı olarak, bağlantısız bileşik ikrar dışındaki ikrar türlerinin bölünemeyeceği, dolayısıyla, böyle durumlarda, ikrar edenin ispat yükü altında olmadığı kabul edilmekte, iddiasını ispatlama yükümlülüğünün, karşı tarafa ait olduğu benimsenmektedir.

Somut olay bu ilke ve kavramlar ışığında değerlendirildiğinde; davacı tarafından davaya konu senetin biri tarihsiz diğeri 04/11/2015 tarihli protokoller gereği verilen teminat senedi olduğu iddia edilmiş davalı tarafından ise davacının iddia ettiği protokoller kabul edilerek bu protokol kapsamında edimlerin her iki tarafça yerine getirildiğini ancak dava konusu senedin 28/08/2015 tarihli başka bir protokole ait olarak düzenlendiği savunulmuştur.

Böylece davalı, davaya konu teminat senedi iddiasını (maddi vakıayı) ikrar etmiş, ancak, bu senedin davacı tarafından ileri sürülen protokol nedeniyle değil, başka bir protokol kapsamında verildiğini savunmak suretiyle, vakıanın hukuksal niteliğinin ileri sürülenden farklı olduğunu bildirmiştir.

Davalının, ikrar ettiği maddi vakıanın hukuki vasfının ileri sürülenden farklı bulunduğunu bildirmesi karşısında, somut olayda, basit (adi) veya bileşik ikrarın söz konusu olamayacağı çok açıktır. Zira, her ikisinin de temel koşulu, ileri sürülen maddi vakıanın ve onun hukuki vasfının birlikte kabul edilmiş olmasıdır.

Vakıa kabul edilmekle birlikte, onun farklı bir hukuki vasıfta olduğunun ileri sürülmesi durumunda, vasıflı ikrardan söz edilmesi gerektiği ve vasıflı ikrarın bölünemeyeceği yukarıda açıklanmıştır.

O halde, somut olayda davalının savunması, vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr) niteliğindedir ve bu ikrar bölünemez. Çünkü, vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğü, ikrar eden tarafa (davalıya) değil, vakıayı ileri süren tarafa (davacıya) aittir.

Bu durumda, davacı taraf, davaya konu senedin iddia ettiği protokoller kapsamında verildiği yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür; buna bağlı olarak, davalı savunmasını ispat ile yükümlü olmayacaktır.(Aynı yönde HGK 2011/19-473 Esas-2011/607 Karar, Yargıtay 3.H.D 2016/396 Esas 2017/9017 Karar ve yine aynı Dairenin 2022/8166 Esas 2023/1683 Karar sayılı ilamları) İlk derece mahkemesince ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek , olayın niteliği itibariyle tanık ile ispat mümkün bulunmayıp, davacıya "yemin" delilinin hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin deliline dayanmadıkları yönündeki beyanı karşısında davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunarak davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)-... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 157,75.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,

6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,

Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 03/06/2024 tarihinde karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(KambiyoTespithazineyekonusuMenfiesastanKaynaklanan)Senetlerindenbırakılmasınaistinafreddinesebeplerininhukukideğerlendirilmesiyapılmasınaiadesinegerekçenitelendirmevekilidelillerdelillerinhükümkaydınaolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim