SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1824

Karar No

2024/1147

Karar Tarihi

4 Temmuz 2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1824

KARAR NO : 2024/1147

KARAR TARİHİ : 04/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/06/2021

NUMARASI : 2020/... ESAS 2021/... KARAR

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin Geçerliliğinin Tespiti ve İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 04/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : ...

Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas 2021/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili, ... Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş. (...) ile müvekkili şirket arasında süregelen yıllık sözleşmelerin en sonuncusu olarak 26/12/2016 yılında bir sözleşme akdedildiğini, bu son sözleşmeye kadar toplamda 28 adet sözleşme yapıldığını, her sözleşme süreli yapılmasına rağmen tüm sözleşmelerin süre sonlarında yeniden sözleşme yapılmakla esasen sözleşmenin süresiz hale geldiğini, dava edilen sözleşmenin konusunun, ... Serbest Bölgesi rıhtımları, terminal sahaları ve depolarında her türlü malların yükleme, boşaltma ve istifleme hizmetlerinin müvekkili şirket tarafından yapılması olduğunu, dava edilen sözleşmenin konusunu teşkil eden ... Serbest Bölge rıhtımları, terminal sahaları ve depolarındaki her türlü malların yükleme, boşaltma ve istifleme hizmetlerinin bizzat davalı tarafından yerine getirilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, davalının görevi olan bu hizmetleri bizzat kendisi yerine getirmesinin gerektiğini, gerek yasa gerekse yönetmelik hükümlerine göre işletici veya ... nin olmadığı bölgelerde bu hizmetlerin Bölge Müdürlüğünün bilgisi dahilinde diğer özel kişi veya kuruluşlara yaptırılabileceğini, ... Serbest Bölgesinde davalının olduğu halde davalının Kurumsal Web Sitesinde görevleri arasında sayılan asli işlerden genel limancılık hizmetlerinin yapılması ve depolarda tahmil, tahliye hizmetlerinin verilmesi işlerinin davalı ve müvekkili şirket arasında imzalanan liman müteahhitliği sözleşmesi ile müvekkili şirkete verildiğini, bu görevlere bakıldığında yapılan işin alt işverenin yapacağı bir yardımcı iş olmadığını, yada yine alt işverenin yapacağı teknik açıdan uzmanlık gerektiren asıl iş için asıl işin parçası iş de olmadığını, kendi başına asıl iş niteliğinde davalının yapmakla yükümlü bulunduğu işler olduğunu, sözleşme konusu işin gerek yürütümü gerek sevk ve idaresi ve gerekse organizasyonunun davalıda olduğunun açıkça görüldüğünü, davalı ile müvekkili şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, mevzuatta olmayan bir uygulama olarak personel teminine dönük bir ilişkinin bulunduğunu, müvekkili şirketin almış olduğu işte sadece işçi çalıştırılmasına aracılık etmekte olduğunu, bunun dışında işin yürütümü, organizasyonu sevk ve idaresinin tamamen davalıda bulunduğunu, bu bakımdan sözleşme konusu işin başlı başına asıl iş niteliğinde olduğunu, asıl işin olduğu gibi müvekkili şirkete verildiğini, asıl işin tamamının bir alt yükleniciye devredilmesinin mevcut mevzuata aykırılık teşkil ettiğini belirterek, dava konusu edilen sözleşmenin yasanın emredici hükümlerine aykırı ve muvazaalı olduğunun, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile müvekkili şirkete işçi alacakları ile ilgili davalı ... a karşı herhangi bir yükümlülük ve sorumluluk yüklenmeyeceğinin tespitine, dava konusu sözleşmede buna aykırı şart edilen tüm hükümlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davalı vekili, öncelikle davada davacının hukuki bir yararının bulunmadığını, ayrıca mesnetsiz ve haksız davaya karşı derdestlik itirazlarının da bulunduğunu, esasa ilişkin olarak da; Bakanlar Kurulu kararı ile ... Serbest Bölgesinin idame ve geliştirilmesi için ihtiyaç duyulan alt ve üst yapı yatırımlarının yapılması ve serbest bölgenin işletilmesini teminen gerekli hizmetlerin ifası için müvekkili ile ... Bakanlığı Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü arasında sözleşme imzalanmış olup, mülkiyeti Hazineye ait olan ... Serbest Bölgesinin işletilmesi,müvekkili tarafından belli bir süre üstlenildiğini, müvekkilinin ... Serbest Bölgesindeki tüm hizmetlerin sağlayıcısı konumunda bulunan, Kamu denetimi altındaki bir Anonim Şirket olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında yapılan ve yıllık olarak yenilenen Liman Müteahhitliği sözleşmeleri ile ... Serbest Bölgesi rıhtımları, terminal sahaları ve depolarında her türlü malların yükleme, boşaltma ve istifleme hizmetlerinin davacı şirket tarafından sözleşmede belirlenen ücretler üzerinden hesaplanan müteahhitlik hizmeti verdiğini ve sözleşmede belirtilen ücretler üzerinden hesaplanan bedelleri aldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 31/12/2017 tarihi itibariyle sona erdiğini, serbest bölgelerde işletici kuruluş uhdesine verilen gemi ve liman hizmetlerinin, işletici tarafından yapılabileceği veya kamu kurum ve kuruluşlarına, gerçek veya tüzel kişilere yaptırılabileceği mümkün olduğunu, davacı şirketin müteahhitlik hizmetini bir bütünlük içinde kendi işçileriyle ve kendi denetimi altında yerine getirdiğini, davacı şirketin, davalı şirketinin SGK iş yeri dosyasından aldığı aracı kodlu dosyaya sahip olmayıp kendine ait bağımsız bir dosyadan iş yeri tescili yaptırdığını, görevlendirilmelerinin davalı tarafından yapılmadığını, davacı şirket ve çalışanlarının sadece ... değil serbest bölgede faaliyet gösteren ... Denizcilik A.Ş olmak üzere başka kişi ve firmalara da kendi personeliyle hizmet verdiğini, ayrıca davacı şirkette çalışan işçilerin sonraki sözleşme döneminde, yeni yüklenicinin kadrosunda yer almalarının tamamen yeni yüklenicinin tercihinden kaynaklanmakta olup müvekkili şirket ... ın bu konuda herhangi bir talimat ve yönlendirmesi olmadığını belirterek, haksız davanın öncelikle dava şartı yoksunluğu nedeniyle usulden, her halükarda da esasa ait gerekçelerle reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Yerel mahkemece verilen karar ile; " taraflar arasındaki sözleşmelerin incelendiği, genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin sözleşmenin kapsamında kalması için bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş olması ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekeceği, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılabilmesi için aksinin sabit olması gerektiği, ... Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş. (...) ile davacı şirket arasında süregelen yıllık sözleşmelerin en sonuncusu olarak 26/12/2016 yılında akdedildiği ve bu son sözleşmeye kadar toplamda 28 adet sözleşme yapıldığının anlaşıldığı, dava tarihi olan15/09/2020 tarihine kadar bu yönde herhangi bir iddiası bulunmayan davacının, uzun süreli devam eden sözleşmeler imzalandıktan ve en son imzalanan sözleşme süresinin 31/12/2017 tarihi itibariyle sona erdikten sonra dava konusu edilen sözleşmenin kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak muvazaalı düzenlendiği belirterek, dava konusu edilen sözleşmenin yasanın emredici hükümlerine aykırı ve muvazaalı olduğundan iptalini talep ettiği, davacı tarafından sözleşmenin bazı maddelerinin iptali istenilmiş ise de, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 2017 tarihinde davalı şirket tarafından feshedilmiş olup, feshi nedeniyle güncel bir sözleşmeden bahsedilemeyeceği, davacı tarafın sözleşme süresi sona erdikten sonra açtığı bu davada sözleşme maddelerinin iptalinin istenmesinde hukuki yararının bulunmadığı, taraflar arasında birbirini takiben aynı kapsamda sözleşmeler yapılması ve en son sözleşmenin davalı tarafından feshinden sonra 3 yıl 8 ay geçtikten sonra bu davanın açılması gözetilerek sözleşmenin iptali istenen hükümlerinin taraflar arasında sonuca etkili müzakere edilmiş sayılacağından ve davacının bu sözleşme hükümlerinden bilgilendirilmemiş sayılması koşulunun gerçekleşmediğinden genel işlem koşulu sayılamayacağından muvazaalı ve yasaya aykırı olamayacağı anlaşıldığından davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Serbest Bölgeler Kanunu ile Uygulama Yönetmeliği'nin 49.maddesi davalı ile ... Bakanlığı adına Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü arasında yapılan kuruluş ve işletme sözleşmesinin hükümleri gereği, dava edilen sözleşmenin konusunu teşkil eden ... Serbest Bölge rıhtımları, terminal sahaları ve depolarındaki her türlü malların yükleme, boşaltma ve istifleme hizmetlerinin bizzat davalı tarafından yerine getirilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, davalı ile müvekkili arasında imzalanan Liman Müteahhitliği Sözleşmesi ile müvekkili tarafa yüklenen görevlere bakıldığında yapılan iş alt işverenin yapacağı yardımcı iş olmadığını, taraflar arasında sözleşme devam ederken istihdam edilen işçilerin dava konusu sözleşme sona erdikten sonra yeni yüklenicinin işi almasıyla birlikte aynı yerde ve aynı koşullarda davalının talimatıyla çalıştığını, istihdam edilen işçilerin esasen davalının işçisi olduğunu, dava konusu sözleşmede bedelin bulunmadığını, bu husus muvazaalı olduğunu, sözleşmede bedelin olmamasına rağmen nispi vekalet ücretinin hükmedilemeyeceğini, taraflar arasında akdedilmiş ve dava konusu edilen sözleşme bahsedilen şekilde konuya ilişkin yasanın emredici hükümlerine aykırı ve muvazaalı olduğunu, hukuken geçerli bir asıl işveren ilişkisinin oluşmadığını ve yine davalı ile müvekkili arasında yapılan sözleşme yönetmelikte belirtilen alt işverenlik sözleşmesinde bulunması gereken zorunlu unsurları ihtiva etmediğini, sözleşmede İş Kanunun ve mevzuat gereği işçi alacakları ile ilgili olarak müvekkilinin sorumlu olacağına ilişkin sözleşmenin ilgili maddelerinin geçersiz olduğunu müvekkilinin bu konuda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme hükümlerine dayanılarak müvekkilinin işçi alacaklarından dolayı davalıya karşı sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE :

Dava, Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin iptali talebine ilişkindir.

Davacı tarafından, taraflar arasında sonuncusu 26/12/2016 tarihinde imzalanan toplam 28 adet sözleşme yapıldığı, sözleşme konusunun, ... Serbest Bölgesi rıhtımları, terminal sahaları ve depolarında her türlü malların yükleme, boşaltma ve istifleme hizmetlerinin taraflarınca yapılması olduğu, sözleşmenin ..., ..., Serbest Bölgeler Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğine aykırı ve muvazaalı olduğu, sözleşmenin 3.4, 4, 8, 9, 11,15 ve 17 nci maddelerinde işin sevk ve idaresinin davalı tarafından yapılacağının belirtildiği, taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığı, sadece personel teminine dönük, aracılık ilişkisi bulunduğu, bunun dışında, asıl iş olan, işin yürütümü, organizasyonu sevk ve idaresinin tamamen davalıda olduğu ve asıl işin tamamının bir alt yükleniciye devredilmeyeceği, çalışan işçilerin davalının işçileri olduğu, taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi oluşmadığı, tüm bu nedenlerle, dava konusu sözleşmenin yasanın emredici hükümlerine aykırı ve muvazaalı olduğunun, taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile kendilerine, işçi alacakları ile ilgili davalıya karşı herhangi bir yükümlülük yüklenmeyeceğinin tespitine, sözleşmede buna aykırı şart edilen tüm hükümlerin iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, taraflar arasındaki sözleşmenin 31/12/2017 tarihinde sona erdiğini, sözleşme konusu hizmetlerin bizzat taraflarınca fiilen veya fiziken yapılması zorunluluğu olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin, mevzuat gereğince kendilerine verilen hizmet ve işlem yapma yetkisinin, yüklenici müteahhit niteliğiyle davacı tarafından yerine getirilmesine ilişkin olduğunu, sözleşmenin 3, 4, 5, 6 ve 7 maddelerinde belirtildiği üzere, talep edilecek hizmetin başlangıcından bitimine kadar davacı şirket tarafından yerine getirileceğini, sözleşmenin, bir işçi kiralama, işçi çalıştırılmasına aracılık etme veya işçi temini sözleşmesi olmadığını, davacı şirketin müteahhitlik hizmetini bir bütünlük içinde kendi işçileriyle ve kendi denetimi altında yerine getirdiğini, davacının bu davada hukuki yararı olmadığını, davacı tarafından açılmış, sözleşmenin geçerli olduğunun tespitine yönelik dava bulunduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava konusu 26/12/2016 tarihli Hizmet Sözleşmesinin 16. Maddesinde " müteahhit kendi idaresi altında çalıştıracağı kimselerin fiillerinden meydana gelecek her türlü zarar ve ziyan ile mükellef olacaktır. Müteahhit işçilerin ve operatörlerin sözleşme konusu işlemlerinde hasarlara veya verilecek her türlü zararlara karşı doğrudan sorumlu olup ... a açılacak davalardan tazminat taleplerinden müteselsil sorumlu olacaktır. ... bu sebeple herhangi bir tazminat ödemek zorunda kalırsa bu bedel müteahhit tarafından derhal ... a ödenecek veya müteahhitin istihkakından mahsup edilecektir" 18. Maddesinde, "Müteahhit sözleşme konusu işlerde çalıştıracağı işçileri sigortalatarak sigorta primlerini ödemeye ... Mükelleftir" 19. Maddesinde " müteahhit taahhüt konusu işlerde çalışacak işçilerin iş esnasında yaralanması, sakatlanması, ölmesi gibi bedeni arızalarında tamamen veya münhasıran mesul ve zamimdir ..." 20. Maddesinde " müteahhitin işçilerin fiillerinden dolayı her ne sebeple olursa olsun ... bir tazminat ödemeye mecbur kalırsa müteahhit ilk yazılı ihbarda bunu tazminle mükellef olacaktır ...." 21. Maddesinde " Müteahhit sözleşme konusu işlerde çalıştıracağı işçilerin ücret, fazla mesai ve istihkaklarını zamanında ve noksansız ödemekle mükellef olduğu gibi ... Personelin iş akitlerinin feshi söz konusu olur ise sözleşmenin 18, 19, 20, 21 ve 22 maddeleri gereğince gerekli ödemelerin tamamını yıllık izin karşılıklarını, ihbar ve kıdem tazminatlarını ve yasayla belirlenmiş diğer haklarının müteahhit tarafından personele ödenmiş olması gerekmektedir ..." 22. Maddesinde " müteahhit çalıştıracağı işçilere ödenecek istihkaklardan SGK mevzuatı gereği keseceği sigorta primlerine yasal müddeti içinde SGK ya işveren hissesi ile birlikte yatırmayı kabul ve taahhüt eder " 33. Maddesinde " müteahhit bu sözleşmede belirtilen hususlar ile serbest bölge şartlarına riayet etmediği ve bu hususta ... ın üç yazılı ihtarına uymadığı takdirde sözleşme fesih olacaktır ..." hükümleri yer almaktadır.

6098 Sayılı TBK'nun 20. maddesinde genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış ve aynı kanunun 21. maddesinde, karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşullarının da yazılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekmektedir.

TBK'nun 20. maddesinin son fıkrasında, “ Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümlerin, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanacağının ” belirtildiği, Genel İşlem Koşulları sayılan sözleşme maddelerinin, Sözleşmeye yazılmamış sayılmasının kural olduğu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 21., 22. ve 24. maddeleri ile hukuk sistemimize dahil olan yeni kavramlardan biri de yazılmamış sayılma olduğu, Genel İşlem Koşullarının, sözleşmeyi kabul eden tarafa karşı, maddede belirtilen şartlar dışında ileri sürülemeyeceği 21. madde hükmü ile ifade edilmiş olup, bu maddeye göre “ Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.” şeklinde düzenlemenin mevcut olduğu, Genel İşlem Şartlarına yönelik korumanın Yeni Borçlar Kanunu öncesinde de, Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu gibi temel kanunların emredici hükümlerine dayanmak suretiyle uygulandığı, 6098 sayılı T.B.K. 25. maddesi ile “ Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağı ” şeklindeki kanun maddesinin hilafında sözleşmelere konulan kayıtların kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olduğu, yine TTK’nun madde 55-1/f (Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak) maddesinde, " Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine, doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.” şeklinde düzenlemenin olduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda, taraflar arasında sonuncusu 26/12/2016 tarihinde imzalanan toplam 28 adet Liman Müteahhitliği sözleşmesi bulunduğu, dava konusu olan 26/12/2016 tarihli sözleşme konusunun, ... Serbest Bölgesi rıhtımları, terminal sahaları ve depolarında her türlü malların yükleme, boşaltma ve istifleme hizmetlerinin, davacı şirket tarafından yüklenici olarak yerine getirilmesi işi olduğu, davacı tarafından, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 16, 18, 19, 20, 21, 22 ve 23. maddelerinin, yasanın emredici hükümlerine aykırı ve muvazaalı olduğu, taraflar arasında alt -üst işveren ilişkisi bulunmadığı ve sözleşmenin, işçi alacakları ile ilgili davalıya karşı kendilerine herhangi bir yükümlülük yüklemeyeceği iddia edilerek, sözleşmede buna aykırı olarak yer alan hükümlerin iptali talep edilmiş ise de, taraflar arasında süregelen ilişki nedeniyle toplam 28 adet sözleşme yapıldığı, davacının, uzun süreli devam eden sözleşmeler imzalandıktan ve en son imzalanan sözleşme süresinin 31/12/2017 tarihi itibariyle sona erdiği, taraflar arasında güncel bir sözleşme bulunmadığı, genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş olması ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerektiği, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılabilmesi için aksinin sabit olması gerektiği, taraflar arasında birbirini takiben yıllarda, aynı kapsamda sözleşmeler yapılması ve dava konusu olan son sözleşmenin feshinden sonra 3 yıl 8 ay geçtikten sonra bu davanın açılmış olması dikkate alındığında, sözleşmenin iptali istenen hükümlerinin taraflar arasında sonuca etkili müzakere edilmiş sayılacağından ve bunun sonucu olarak, davacının, bu sözleşme hükümlerinden bilgilendirilmemiş sayılması koşulu gerçekleşmediğinden, genel işlem koşulu sayılamayacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin, TBK'nun 21,25 ve 26. Maddeleri gereğince yapılan hukuki denetiminde, yasanın emredici hükümlerine aykırılık bulunmadığı ve muvazaalı olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından ispatlanamadığı, tüm bu nedenlerle, mahkemece, davanın reddine ve davanın niteliği gereğince dava değeri olan 350.000,00.TL üzerinden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

  1. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

  3. 6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,

  4. 6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  5. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

  6. Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 04/07/2024 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınveGeçerliliğininSözleşmeninvekilikonusuİptaliTespitiadanahüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim