Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1652
2024/1081
28 Haziran 2024
T.C. ... BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1652
KARAR NO : 2024/1081
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/06/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ...,
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av. ...,
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
YAZIM TARİHİ : 28/06/2024
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 24/10/2017 tarihinde akdedilen sözleşme konusu mal ve hizmetler karşılığında borçlu şirket aleyhine 4 adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafın defalarca aranmasına rağmen borcunu ödemediğini, davalı borçlunun 14/08/2018 tarihli ihtarname ile temerrüte düşürülmesine rağmen müvekkili şirketin borcunu ödememesi üzerine ... 7.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme gereği düzenlenen faturaların ödenmediğinin gündeme getirilmesinde haksız olduklarını, faturaların ödenmemesinin gerekçelerini gerek yazılı gerekse sözlü olarak davacı firmaya bildirdiklerini, davacı şirketin kurmuş olduğu asansörlerin ayıplı olduğunu, durumun davacı şirketine hemen bildirildiğini akabinde davacı şirket tarafından asansör tamirinin yapılmasına rağmen asansörlerin yeniden arıza verdiğini, davacı firmadan gelen teknik elamanlarının yük asansörü vincini eksik taktıklarını, 2. el malzeme kullandıklarını davacı firmanın sözleşme uyarınca 1. sınıf malzeme kullanmadığını bunun yine davacı firmaya bildirilmesine rağmen davacı firmanın yük asansöründeki kendisinden kaynaklı olan ayıbı düzeltmediğini, davacı tarafından yapılan hizmetlerde ayıp ve eksiklik olduğunu, eksik ve ayıpların bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı tarafından düzenlenen ve takibe esas teşkil eden borcun4 adet faturadan kaynaklanan toplam 132.750,00.TL, davalı tarafından itiraz edilen kısmının 12.428,83.TL olduğu, davacı ve davalı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 12.825,45.TL alacağının görüldüğü, davanın 12.428,83.TLlik kısım için açıldığı, davalının söz konusu işin teslimine ve ilgili faturalara yönelik itirazlarının bulunmadığı, ancak teslim edilen malın ayıplı olduğundan bahisle ödemenin yapılmadığına ilişkin beyanda bulunduğu, davalı tarafça dava konusu asansördeki söz konusu ayıpların başka firma ile anlaşılarak giderildiğinin söylenmesi üzerine yapılacak keşif ile mevcut haliyle teslim anındaki ayıplı halinin nasıl olduğunun, ayıbın nelerden kaynaklandığının tespitinin zor olduğu yargılamaya katkısı olmayacağı gibi yargılamayı uzatacağı düşünülerek keşif yapılmadığı, somut olayda önem arz eden hususun böyle bir ayıbın varlığı kabul edilecek olsa davalı tarafça karşı tarafa ayıbın bildirilip bildirilmediğinin tespiti olduğu, davalının TTK'nin 23/c maddesi uyarınca maldaki ayıp açıkça belli ise 2 gün, gizli ise 8 gün içinde muayene edilip durumun satıcıya bildirilmesi ve TTK'nin 18/3 maddesine göre tacirler arasındaki ihbarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla, elektronik posta ile yapılması gerektiği, her ne kadar bu bildirimlerin yapılış şekli geçerlilik şartı olmasa da ispat açısından önem arz ettiği, davalının ayıp ihbarını bildirdiğine ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediği, davalı tarafça ayıba ilişkin farklı yerlerden alındığı belirtilen rapor ve teftişe ilişkin belgelerin de karşı tarafa bildirildiğine yönelik delilin dosya içerisinde bulunmadığı, tanık beyanının soyut anlatım olduğu somut bir veriye dayanmadığı, taraflar arasında tüm ilişkilerin yüz yüze gerçekleştiğinden bahisle ayıbında davacı tarafa telefonla ve yüz yüze iletildiği söylenmişse de yazılı sözleşmenin varlığı da göz önüne alınarak bu durumun kanıtlanamadığı, ayıp ihbarında bulunulmadığı, bu nedenle işin mevcut şekli ile kabul edilmiş sayılacağı, diğer taraftan davacının gönderdiği faturaların davalı tarafından defterlerine işlendiği, bu faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve iade edilmediği, TTK'nin 21/2 maddesi gereğince, faturayı alan kişi 8 gün içinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmamış ise faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının takip tarihi itibariyle talep edilen miktar nazara alınarak davalıdan 12.428,83.TL alacağının olduğuna, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin 12.428,83.TL asıl alacak üzerinden devamına, haksız yere takibe itiraz ederek, takibin durmasına neden olan davalının, alacağın faturaya dayandığı ve likit olduğu da gözetilerek hüküm altına alınan alacağın % 20'si olan 2.485,76.TL icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece tarafların ticari defterlerinde dava konusu asansörle ilgili davacının 2018 yılının ticari defterlerinde görüldüğü gibi dava konusu alacağın dayanağı olarak belirtilen toplam 132.750,00.TL tutarındaki faturaların davalı adına borç kaydedildiğini, karşılığında 120.000,00.TL tahsilat yapıldığını, bu nedenle takip tarihi itibari ile 12.750,00.TL tutarındaki alacağın kaldığını beyan etmiş ise de, davacı ile davalının arasında sözleşmeye konu olan asansör kurulumunun hemen akabinde arıza verdiğini, bunun üzerine müvekkilinin bu durumu davacı şirkete bildirdiğini, bu nedenle tarafların ticari defterlerinde asansör yapımına ilişkin verilen işlenmiş olmasının ayıptan dolayı ticari defterde herhangi bir bildirimin olmamasının normal bir durum olduğunu, tanık ifadelerinde de müvekkilinin asansörü ayıplı olarak kabul etmediğini, bunu bir çok kez karşı tarafa ifade ettiklerini, hatta bu duruma ilişkin rapor dahi aldırdıkları durumunu ispatladığını, müvekkilinin ayıplı maldan kaynaklı tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, ayıp ortaya çıkar çıkmaz davacı firmaya bir çok kere bildirimde bulunduğunu, bilirkişi raporu dahi aldıklarını, buna rağmen davacıya bildirim yapmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya asansör satış ve montaj hizmeti verildiğini ve hizmet nedeniyle düzenlenen 4 adet fatura bedelinden kalan bakiye borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise faturaya konu hizmetin ayıplı olduğunu bu sebeple bakiye fatura bedelinin ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İtirazın iptali davası, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, açık kanunî düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlar. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamaz(HGK.nın 20/10/2020 tarih, 2020/(19)11- 357 E., 2020/794 K. sayılı ilamı).
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda, arabuluculuk başvurusunda bulunulduktan sonra davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamakta olup, İİK'nın 67/1. maddesine göre, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Somut olayda, ödeme emrinin borçluya 02/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun aynı gün takibe itiraz ettiği ve İcra Müdürlüğü'nün de 02/10/2018 tarihinde takibin durdurulmasına karar verdiği, ancak icra takip dosyasında borca itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığı, bu suretle davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmıştır.
Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" denilmektedir.
Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir.(Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172) Derhal kavramını, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, 6102 sayılı TTK’ nun 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise, alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi, açıkça belli değilse, alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, tarafların tacir olduğu ve davacının dava konusu asansörün satış ve montajından itibaren süresi içerisinde davalıya ayıp ihbarında bulunmadığı, davalının bakiye fatura borcundan dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
-
6100 sayılı HMK'nin 353/1. b. 1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 849,01.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 212,50.TL harçtan mahsubu ile bakiye 636,51.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
-
6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 28/06/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09