Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2021/1734
2024/1067
26 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1734
KARAR NO : 2024/1067
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/03/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ... -...
DAVALI :...-
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2024
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı, ... Otomotiv İnşaat Nakliye Elektrik Ve Elektronik Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne .... Noterliği'nin 27/11/2014 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdik edilen 18/11/2014 tarihli ortaklar kurulu kararıyla dışarıdan şirket müdürü olarak atandığını, münferiden temsil ve ilzama yetkili olarak seçildiğini, tek ortaklı bir limited şirketi olduğunu, 18/11/2014 tarihinden önceki müdürün ... olduğunu, 18/11/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile dışarıdan münferiden yetkili olarak atandığı müdürlük kararının butlanını istediğini, müdürlük yetkilerinin iptalinin gerektiğini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap beyanında bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Davaya konu toplantıda alınan karar gereğince Ticaret Sicilinde tescil işlemi yapıldığından, ve Ticaret Sicili aleni olduğundan, davacının kendisinin temsilci atandığından haberdar olduğu, zira 18/11/2014 tarihinden davanın açıldığı 13/11/2020 tarihine kadar davacının bu karardan haberdar olmadığının düşünülemeyeceği ve aradan geçen yaklaşık 6 yıllık zaman içinde Genel kurul kararının iptalinin istenmesi mümkünken, iptalinin istenmemesinin TMK'nun 2. Maddesinde belirtilen iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, Genel kurul kararının iptaline dair bu davanın süre yönünden yerinde olmadığı ve davacının dava konusu şirkette halen müdür sıfatının devam etmediği, şirket müdürünün ... isimli kişi olduğu anlaşılmakla, davanın tüm bu sebeplerle gerek süre gerekse hukuki yararın varlığı ispatlanamadığından usulden reddine, davacısının Genel Kurul kararının üzerinden uzun süre geçmesinden sonra bu davayı açmasının TMK'nun 2. maddesindeki iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı ve davacının dava açma hakkının düştüğü, ve davacının da halen müdür sıfatında olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; ... Otomotiv İnşaat Nakliye Elektrik Ve Elektronik Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne .... Noterliği'nin 27/11/2014 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdik edilen 18/11/2014 tarihli ortaklar kurulu kararıyla dışarıdan şirket müdürü olarak münferiden temsil ve ilzama yetkili olarak seçildiğini, söz konusu şirketin tek ortaklı bir limited şirket olduğunu, 18/11/2014 tarihinden önceki müdürünün ... olduğunu, 2018 yılı Nisan ayında kendi hisselerini ve kendi hisselerini müdürlüğü'nün iptal ederek ...'e devrettiğini, ...'ın sözlerine inanarak ve mevzuatları bilemediğinden dolayı maddi ve manevi pek çok zarar rağmen davayı geç açtığını, TTK.55 maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla ilgili hükümlerle alakalı hiçbir faaliyetinin olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, Limited Şirket Genel Kurul Kararının Yok Hükmünde Olduğunun Tespiti talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı şirketin 18/11/2014 tarihli ortaklar kurulu kararıyla dışarıdan şirket müdürü olarak atandığı, davalı şirketin tek ortaklı bir limited şirketi olduğu, limited şirketlerde, ortak olmayan birinin şirket müdürü olarak atanabileceği, ancak her durumda en azından bir ortağa şirketi yönetim ve temsil yetkisi verilmesi gerekirken bu kurala uyulmadığı iddia edilerek, 18/11/2014 tarihli ortaklar kurulu kararının butlanı ve müdürlük yetkilerinin iptalinin talep edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Limited Şirket genel kurul kararların butlanı ve iptalinde, 6100 sayılı TTK'nun 622. maddesi yollamasıyla Anonim Şirket genel kurul kararlarının butlanı ve iptaline ilişkin hükümler uygulanır.
TTK'nun 445. maddesinde, 446.maddede belirtilen kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilecekleri; 447. maddede ise, genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlarının batıl olduğu düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/11-1048 esas 2014/430 sayılı kararında vurgulandığı üzere; "Hükümsüzlük halleri, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ele alınabilir. Kavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir.Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir. Hâkim tarafından de re'sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.Yokluk ve butlan hallerinin varlığı halinde bu hususun mahkemelerce re’sen gözönünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, mülga 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesinde (6102 S. TTK 445-446) düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği Hukuk Genel Kurulu’nun 12.03.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamı ile de benimsenmiştir.
... Ticaret Sicil Müdürlüğü sicil kayıtlarına göre, davalı ... Otomotiv İnşaat Nakliye Elektrik Ve Elektronik Pazarlama Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'nin tek ortağının ve yetkilisinin dava dışı ... olduğu, davacının, dava tarihinden önce dava konusu şirketin müdürlük sıfatının sona erdiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafından, şirket ortaklar kurulu kararının mutlak butlan ile batıl olduğu iddiasına dayanıldığı, dava konusu genel kurulun yapıldığı tarihin 18/11/2014, dava tarihinin ise 13/11/2020 olduğu, genel kurul kararlarının butlanına ilişkin davalar süreye tabi olmasa da, butlan şartlarının tespiti hususunda açılacak davaların TMK'nun 2. Maddesi gereğince iyi niyet kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi ve açılan davanın süresinde olup olmadığının resen dikkate alınması gerektiği, dava konusu toplantıda alınan karar gereğince Ticaret Sicilinde tescil işlemi yapıldığı, Ticaret Sicilinin aleni olduğundan, davacının kendisinin temsilci atandığından haberdar olduğunun kabulü gerektiği, genel kurul tarihi olan 18/11/2014 tarihinden, davanın açıldığı 13/11/2020 tarihine kadar yaklaşık 6 yıllık zaman içinde genel kurul kararının iptalinin istenmesi mümkünken, davacı tarafından, butlan sebebinin öğrenilmesinden sonra sessiz kalınıp, kararın iptalinin istenmemesinin TMK'nun 2. Maddesinde belirtilen iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ve davacının dava açma hakkının düştüğü, tüm bu nedenlerle, mahkemece davanın usulden reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
-
6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
-
6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
-
6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
-
HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 26/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25