Adana BAM 9. HD 2023/2069 E. 2024/1027 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2023/2069
2024/1027
24 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2069 - 2024/1027
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2069
KARAR NO : 2024/1027
KARAR TARİHİ : 24/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/09/2023
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ... ...
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... ... ...
VEKİLLERİ : Av...
Av...
DAVANIN KONUSU : İstirdat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 24/06/2024
YAZIM TARİHİ : 24/06/2024
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı firmanın ... konşimento numaralı 1 adet konteyner(...) taşıma işinin HOLLANDA/Rotterdam limanından, TÜRKİYE/... limanına, davalı ... ... A.Ş şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, söz konusu konteyner henüz ... limanındayken yani davacı müvekkil firmaya teslim edilmek üzere yüklemesi yapılmadan önce, hasarlı ve paslı olduğu konusunda 20/07/2022 tarihinde şoför ... ... tarafından tutanak tutulduğunu, olayla ilgili olarak 21/07/2022 tarihinde firma yetkilisi ... ..., henüz konteyner teslim edilmeden önce, davalı ... ... A.Ş.'yi bilgilendirdiğini, bu bildirim ekine tutanak ve fotoğraflar da eklendiğini, ilgili başvuruya istinaden davalı ... ... A.Ş. Şirketi tarafından ... talep numarası ile işleme alındığı şeklinde geri bildirimde bulunulduğunu, ancak buna rağmen davalı ... ... A.Ş. Şirketi tarafından müvekkili firmaya 08/08/2022 tarihinde 1.010,42 USD tutarlı konteyner tamirat bedeli fatura edildiğini, söz konusu faturaya aynı gün içerisinde müvekkili firma tarafından itiraz edildiğini, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, ancak sonuç alınamadığını, davalı ... ... A.Ş. tarafından müvekkil firma aleyhine, ... 2. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile itiraz etmiş olduğu aynı faturaya istinaden icra takibi yapıldığını, söz konusu icra takibine süresinde ve usulüne uygun olarak müvekkili firmanın böyle bir borcunun bulunmaması gerekçesiyle itiraz edildiğini, ... 2. İcra dairesi tarafından icra takibi durdurulduğunu, ancak işlerinin sürüncemede kalmaması nedeniyle zorunlu olarak borcu ödemek zorunda kaldıklarını, müvekkili firmanın, henüz kendisine ulaşmamış konteynerde meydana gelen hasar sebebiyle haksız yere 1.010,42 USD ödemek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından ihtirazi kayıtla ödemesi yapılan 1.010,42USD tutarın asıl alacağa uygulanacak ticari faizi ile birlikte istirdadını ayrıca davalı, "haksız" ve "kötü niyetli" olduğundan müvekkili lehine %20 tazminatın tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı'nın merkezi ... Danimarka'da bulunan ve Türkiye'de sicil kaydı olmaksızın vergisel amaçlı olarak dar mükellef yabancı olarak kayıtlı olduğunu, davacının müvekkili vasıtasıyla limandan limana taşıma işi yaptırdığını, müvekkiline ait olan ve davacı tarafça taahhütname imzalanarak teslim alınan konteynerin hasar gördüğünü, icra takibinin hasarlı konteyner nedeniyle başlatıldığını, davanın ... numaralı konişmento şart ve koşullarına bağlı olduğunu, konişmentonun Almanya'da düzenlendiğini, müvekkilinin Türkiye'deki acentesinin herhangi bir aracılıkta bulunmadığını, yine taşıma konusunda davaya bakmaya yetkili mahkemenin Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, davacının davasının milletlerarası yetki yönünden reddi gerektiğini, her halükarda davanın esastan ve usulden reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; Somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığını, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığını veya kamu düzeni söz konusu olmadığını, deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığını, konişmentonun arka sayfası 26. bölümüde bulunan yetki klozunun davacı şirketi bağladığını, taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil ve iddia bulunmadığını, davalı yönünden taraflar arasındaki yetki şartının HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1.maddesine göre geçerli olduğunu, yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, yetki şartında ön görülebilirlik koşulunun gerçekleştiği, konişmentodaki yetki şartının yazılı, açık ve belirli olması nedeniyle geçerli olduğu anlaşılmakla davada yetki sözleşmesi gereği konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf talebi ile; Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk Mahkemeleri'nin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılmasının mümkün olmadığını, dava konusu uyuşmazlıkta konişmentonun davalı acente tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava yerleşim yeri yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden yetki şartı, Türk Mahkemeleri'nin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olmayacağını, Türk Ticaret Kanunumuza göre de konişmento hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğu hususunun tartışmaya kapalı olduğunu, kabul etmemekle beraber somut olayda tarafların yetki şartı hususunda açıkça bilgilendirilmesinin de bir zorunluluk olduğunu, dosyadaki konişmentonun gönderici veya alıcı tarafından imzalandığını, konşimento hükümlerinin kabul edildiğini gösteren hiçbir ibarenin bulunmadığını, konişmentoda yer alan klozda da her uyuşmazlığın Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nde çözümleneceğinin kesin, açıkça ve hiçbir tereddüte mahal vermeyecek mahiyette olmadığını, davalının ikametgah mahkemesinde kendini daha iyi savunabilecek olmasına karşın yetki itirazında bulunmasının M.K.’nun 2.maddesindeki dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağını, müvekkil firma, henüz kendisine ulaşmamış konteynerde meydana gelen hasar sebebiyle haksız yere 1.010,42 USD ödemek zorunda kaldığını bu sebeplerle; davanın usulden reddine ilişkin kararın kaldırılmasını, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, davalının taşıyan, davacının alıcı olduğu deniz yoluyla taşıma ilişkisinde, davacıya ait malların içinde bulunduğu ancak davalıya ait olan konteynerin davacı uhdesindeyken hasarlanması nedeniyle konteyner tamirat bedeli adı altında düzenlenen faturanın davacı tarafından ödenmesi sebebiyle bu ödenen fatura bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden usulden karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı taraf ilk itiraz olarak süresi içerisinde milletlerarası yetki itirazında bulunmuştur.
Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir.
5718 sayılı yasanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi başlıklı 40.maddesinde, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre tayin edileceği belirtilmiştir.
MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. Maddesinde ;Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, anlaşmanın, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olacağı, davanın ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülebileceği düzenlenmiştir.
Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır.Öte yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır.
Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir.
6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır
Somut uyuşmazlıkta taşımaya esas konişmentoda ; alıcı davacı şirket, taşıyan ... ... ..., yükleme limanının Hollanda, tahliye limanın ..., geminin yabancı bayraklı gemi olduğu görülmüştür.
Davalı ... ... ...'nin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydı olmayıp, yabancı merkezli bir şirkettir. Dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu açıktır. Ayrıca dava konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı da görülmektedir.
Dava konusun emtianın yüklemesinin yabancı bir limanda yapılmış olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve yetki itirazında bulunan davalının yabancı bir şirket olması ayrıca konşimentoyu davalı adına davalı tarafın Türkiye acentasının değil yurt dışı acentasının imzaladığı dikkate alındığında uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, kamu düzenine aykırı ve münhasır yetki esasına ilişkin düzenleme mevcut olmadığının kabulü gerekmiştir.
Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen ve yabancılık unsuru içeren eldeki davada, Konişmentonun 26. maddesinde; açıkça konişmetoya bağlı olarak açılacak bir davanın İngiltere Londra Yüksek Mahkemesi tarafından karara bağlanacağı düzenlenmiş olup, bu durumda iş bu davada münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edilmesi karşısında MÖHUK 47/1 ve HMK'nın 18. Maddeleri uyarınca geçerli bir yetki sözleşmesi ile davaya konu uyuşmazlıkla ilgili yetkili mahkeme belirlenmiş olmasına göre Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından mahkemece süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile davaya bakma yetkisi Londra Mahkemeleri ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
- )... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 157,75.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 24/06/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25