SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 9. HD 2023/926 E. 2023/1370 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/926

Karar No

2023/1370

Karar Tarihi

27 Aralık 2023

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/926 - 2023/1370

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/926

KARAR NO : 2023/1370

KARAR TARİHİ : 27/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 31/01/2023

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av...

DAVALI : ...

VEKİLİ : Av...

DAVANIN KONUSU : İstirdat

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 27/12/2023

YAZIM TARİHİ : 27/12/2023

Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Bankası A.Ş. tarafından davacı müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, borca itirazın reddedildiğini, davacı firma icra takibi başlattıktan sonra, cebri icra baskısı altında davalıya 47.728,00.TL ödeme yapmak zorunda kalındığını, davacı şirket üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı bankaya senet bedellerini ödemek zorunda kalmış olduğundan istirdat davasını açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, icra takibine konu senedin dava dışı ... Elektrik yetkilisi ... ...'a, davacı firma ile aralarındaki ticari iş ilişkisi sebebi ile teminat olarak verildiğini, davacı şirketin, ... Bank'tan kullanmış olduğu kredinin teminatı için ... ...'a ve ... Çiçekçilik'e ait çekleri bankaya teminat olarak verdiğini, çeklerin vadesi geldiğinde banka ile yapılandırma yapılmış olduğunu, ... ...'a ait çeklerin bankadan teslim alınarak ... ...'a verildiğini, yapılan yapılandırma ile bankadan çekilen eski çekler yerine bankaya teminat olarak yeniden ... ve ... seri no'lu çekler ile ... Çiçekçiliğe ait 28.05.2018 ve 28.05.2019 keşide numaralı çeklerin verildiğini, çeklerin banka kredi taksitleri için teminat olarak verildiğini, ... ile kredi ödemesi için yeniden yapılandırma yapıldığında ... ... tarafından ... ... ... lehine ... Bankası'na ait 28.09.2017 tarihli ... seri numaralı ve 28.01.2018 tarihli ... seri numaralı 47.000,00.TL bedelli iki adet çekin keşide edildiğini ve teslim edildiğini, iki çek davacı şirket ... Çiçekçilik Çevre ve Bahçe Düz. Fidan. Tar. Ürün. Sula. Sis. İhr. San. ve Ltd. Şti.'ne ciro edildiğini, davacı şirket bu iki çeki ... Bank'tan alınmış olan Taksitli Ticari Kredi'nin 4 aylık kredi borcuna karşılık teminat olarak ... Bank'a verildiğini, bankaya olan borcun ödenmemesi halinde doğacak zararlara teminen ... ...'a 4 adet teminat senedi düzenlendiği ve teslim edildiğini, icra takibine konu senetlerin teminat senedi olduğunu, ... ... tarafından imzalanan senedin nüshasından da söz konusu senedin teminat amacıyla verildiğinin anlaşıldığını, ... ...'ın kötü niyetli davranarak davacının kendisine teminat olarak vermiş olduğu senetleri davacının haberi dahi olmadan davalı bankaya ciro ettiğini, davacı şirket tarafından çeklerin bedelleri ödenmiş olmasına rağmen ... ... tarafından kötü niyetli olarak geri verilmeyen teminat senetleri sebebiyle cebri icra tehdidi altında 22.10.2021 tarihinde 47.728,00.TL ödeme yapıldığını, davacı bu ödemeyi davalı bankaya ve dava dışı ... ...'a borcu olmamasına rağmen yaptığını, davacı dosya borcunu cebri icra tehdidi altında ödediğini, davalının, davacıdan sözde alacağını bu yolla tahsil ettiğini belirterek davacı ... Çiçekçilik Çevre ve Bahçe Düzenleme ... Tarım Ürünleri Sulama Sistemleri İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... Bankası A.Ş.'ye borçlu bulunmadığının tespitine, davacının borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 47.728,00.TL’nin dava sürecinde arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.TL'sinin ödeme tarihi olan 22.10.2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir .

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu bononun teminat vasfında bulunduğu iddiasıyla ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, davacının talebinin ve davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, dava değerinin net ve kesin bir şekilde belirli olduğunu, davacı yanca belirsiz alacak davası açılmış olmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacının dava konusu talep etmiş olduğu miktarın yapmış olduğu ödemeler ile sabit olduğundan belirsiz alacak davasının konusunu oluşturmayacağından bu taleplere yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin takibe dayanak senetlerin teminat senedi olmasına rağmen cebri icra tehdidi altında icra dosyasına ödeme yapmak mecburiyetinde kaldığını, müvekkilinin senetlerin karşılığı olarak ödediği miktarın belirli ise de davalı bankadan istirdat talep edebildiği miktarın davalı bankaya ödenen miktarla aynı olmadığından alacak miktarının belirli ve sabit olmadığını, müvekkilinin davalı bankadan talep edebileceği miktarın bilirkişi marifetiyle tespit edilebileceğini, müvekkilinin ödediği miktarın davalı bankadan alacağı olduğu miktarla aynı olmadığını, alacak miktarının banka hesapları incelenip hesap uzmanı bilirkişi marifeti ile tespit edileceğini, kendileri tarafından bu miktarın belirlenmesinin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, istirdat davasıdır.

Davacı vekili dava dilekçesinde, haciz baskısı altında Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili alacak belirli iken belirsiz alacak davası açılamayacağını ve dava konusu bononun teminat senedi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/11-220 Esas, 2022/376 Karar sayılı emsal içtihadında; Bir davadaki talep sonucu bazı kısımları itibarıyla birden fazla dava türü tanımıyla ilgili, çakışan yani benzer unsurlar içeriyor olabilir. Bu gibi durumlarda hâkim davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacıdan açıklama isteyerek doğru dava türünü belirleyebilecektir. Tüm bu nedenlerle davacı dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğundan söz etmiş olsa bile belirsiz alacak davası unsurları bulunmuyorsa bu davanın açılmasında hukukî yarar olmadığından söz edilemeyecek, alacağın istenmesinde hukukî yarar olduğundan mevcut unsurları itibarıyla kısmi dava açılmış olduğu kabul edilerek davacının talep sonucu hakkında karar verilebilecektir.

Bu açıklamalar ışığında alacak belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davasına konu edilmesi durumunda ne yapılması gerektiği hususunda; talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukukî yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir. Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan belirsiz alacak davası da alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında hukukî yarar var kabul edilir. Öte yandan davacının dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşması mümkün olmayıp bir mahkeme kararına muhtaç ise dava açmakta hukukî yararının bulunduğu tartışmasızdır. Başka bir anlatımla alacağın belirli veya belirsiz olması başlangıçta var olan hukukî yararı ortadan kaldırmaz.

Bu durumda dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek alacak tutarı konumunda olup kısmi davanın koşulları yoksa davacının tam eda davası açtığı kabul edilmelidir. Ancak dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek toplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmi davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir haftalık kesin süre verilmeli ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanması hâlinde davaya tam eda davası olarak devam edilmeli, aksi durumda ise davanın usulden reddine karar verilmelidir.

Buna karşılık, dava dilekçesinde asgari bir tutar gösterilmiş olup bunun, alacağın belirli bir kesimi olduğu anlaşılmakla birlikte, açılan davanın belirsiz alacak davası mı; yoksa kısmi dava mı olduğu hususunda açıklık bulunmuyorsa hâkim, taleple bağlı olduğu için (HMK m. 26) öncelikle, HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, davacı tarafa bir haftalık kesin bir süre vermeli ve onun beyanı doğrultusunda açılmış olan davanın belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunu belirlemelidir. Bu da esasen hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamındadır. Davacı verilen bir haftalık kesin süre içinde davanın belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmiş ve belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli koşullar mevcut ise, dava belirsiz alacak davası olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır. Belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartlar bulunmakla birlikte davacı açmış olduğu davanın kısmi dava olduğunu belirtmiş ise, bu hâlde mahkeme davayı, kısmi dava olarak kabul edip yargılamayı sürdürmelidir. Üçüncü bir ihtimal olarak davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda mahkemece, açılmış olan dava, kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmalıdır.

Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen alacakların belirli olduğu sonucuna ulaşıldığından somut olayda belirsiz alacak davasının koşulları bulunmamakta ise de; alacağının ödenmediğini iddia eden davacının, mevcut yasal düzenlemeler karşısında dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşma imkânı olmayıp, bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunması karşısında eldeki davayı açmakta hukukî yararının bulunmadığını söylemek mümkün değildir. Başka bir anlatımla alacağı olduğunu iddia eden davacının alacağının tahsili amacı ile ister kısmi, ister tam eda veya belirsiz alacak davası açmasında her zaman hukukî yararı vardır. Zira davacı davalıdan olan alacağını istemektedir.

Bu itibarla alacağın tartışmasız veya belirli olması hâlinde kısmi dava açılamayacağına ilişkin HMK'nın 109. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasından, yeni düzenleme ile dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılmasında, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğinin belirtilmiş olmasından dolayı belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılması mümkün hâle geldiğine ve davacının alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmasına, başka bir anlatımla davanın kısmi dava olarak görülmesi için gerekli koşulların somut olayda bulunmasına göre, davanın hukukî yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara karar ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılması gerekir.

Bu yöndeki kabulün Anayasa'nın 141 ve HMK'nın 30. maddelerinde düzenlenen davaların en az giderle ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını öngören "usul ekonomisi" ilkesine de uygun olacağı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne ve mahkemeye erişim hakkına da hizmet edeceği açıktır. (Bkz. Dairemizin 2019/1016 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararı)

Somut olayda, davacı haciz baskısı altında icra dosyasına ödediği paranın davalıdan istirdadını talep etmiş, Mahkemece dava konusu alacağın belirlenebilir olduğu ve belirsiz alacağa konu olamayacağı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de; yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere belirsiz alacak davası olarak açılan davada mahkemece harçlandırılmış tutar üzerinden davanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken Mahkemece bu husus göz ardı edilerek davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)-Davacı vekili tarafından Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2)-Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 179,90.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,

5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,

6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,

7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 27/12/2023 tarihinde karar verildi.

...

Başkan

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Üye

...

¸e-imzalıdır

...

Katip

...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınakonusuistinafkabulünesebeplerininhukukigönderilmesinedeğerlendirilmesiiadesineolmadığınagerekçeadanabağlanmasınanitelendirmeİstirdatvekilidelillerintebliğinenumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim