SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 9. HD 2023/1361 E. 2023/1214 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1361

Karar No

2023/1214

Karar Tarihi

6 Aralık 2023

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1361 - 2023/1214

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1361

KARAR NO : 2023/1214

KARAR TARİHİ : 06/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/08/2023

NUMARASI : 2023/... ESAS

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ... UETS

DAVALI : ... UETS

VEKİLİ : Av. ... UETS

DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azli ve Kayyım Atanmasına Yönelik)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 06/12/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 06/12/2023

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/08/2023 tarih ve 2023/... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, istinaf başvurusuna tabi bir karar olduğu, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili davacı ile davalının ... Depolama ve Lojistik A.Ş.7nin %50-%50 pay sahipleri olup müşterek imza ile şirketi birlikte temsile yetkili ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, davalı tarafın şirket ortaklığına istinaden sahip olduğu hisseleri satmak istediğini, müvekkili tarafından şirketin devam etmesi adına her türlü gayret ve iyi niyetle anlaşma çabalarına girişilmişse de davalının kötü niyetli bir şekilde anlaşmaya yanaşmadığını, davalı, şirkete gelip işlerin yürütülmesine katılmadığı için şirketi zarara uğratmakta olduğunu, kasti olarak organ eksikliği yaratmakta olan kötü niyetli davalının şirkete genel kurulun toplantıya çağrılamayacağı noktaya getirdiğini, davalının yerine getirmesi gereken ortaklık ve yönetim yükümlülüklerini ortaklıktan çıkma konusunda pazarlık konusu haline getirmekte olduğunu, davalının kanuni olarak tüm külfet ve sorumlulukları, risk faktörünü yüklenen müvekkili üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmekte ve şirketin devamını istemekte olduğunu, haksız ve kötü niyetli olan dolayısıyla da ortak olarak kendisinin de zararına hareket eden davalının şirket yetkilerinin kaldırılmasının istenmesinin zaruret haline geldiğini, bu nedenlerle davalının 6102 sayılı TTK'nun kıyasen uygulanacak 630. Maddeye göre Yönetim Hakkının ve Temsil Yetkilerinin Kaldırılmasına ve davacıya münferiden yetkili kılmaya, işbu dava sonuçlanıncaya kadar telafisi güç imkansız zararların ortaya çıkmasının önlenmesi adına davacıyı münferiden yetkili kılmaya, uygun görülmez ise davacıyı münferiden yetkili kılıp denetim/onay kayyımı atamaya aksi kanaatte davalının temsil etmek üzere davacı ortak ve şirket yetkilisi ile beraber şirketi yönetmek ve temsil etmek üzere geçici olarak temsilci tayin edilmesine, mümkün olmadığı takdirde davalının temsil ettiği %50 oranında şirketteki payı ve temsil yetkisi ile yönetim yetkisi için mahkemenin resen seçeceği uygun kişinin olağan işler için kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 25/07/2027 tarihli dilekçesi ile; davalı tarafın, şirketi zarara uğrattığını, davalı tarafın kendi kişisel çıkarlarını şirketin yüksek menfaatinden üstün tutmakta ve şirketi zarara sokacak tarzda kötü niyetli hareket etmeye başladığını, davalı tarafın şirkete ait araçların ruhsatlarını haksız yere değiştirerek araçları satmaya çalıştığını, vekaletname ile fiilen şirkette bulunan ... plakalı araç ile ... plakalı araçlara ait ruhsatları sanki kayıp gibi göstererek trafik tescilden yeni ruhsat çıkarttığını, kayıp zayi denen ruhsatların şirkette olduğunu, tüm bu nedenlere ve Sayın Mahkemece resen öngörülecek diğer nedenlere binaen;-ivedilikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile işbu davaları sonuçlanıncaya kadar telafisi güç ve/veya imkansız zararların ortaya çıkmasının önlenmesi adına ( şirket ve şirket ortaklarının zararlarının oluşmaması için vb. ) şirketin malvarlığına dahil olan "..." İLE "..." plakalı araçlar üzerinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince 26/07/2023 tarihli ara karar ile; davacı vekili tarafından dava sonuçlanıncaya kadar şirketin malvarlığına dahil olan "..." İLE "..." plakalı araçlar üzerine tedbir konulmasına ilişkin talebi yönünden ihtiyati tedbir talep edilen araç dava konusu olmadığından ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından, dava konusu olmayan araç kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağından davacılar vekilinin koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili 10/08/2023 tarihli talep dilekçesi ile; şirketin fiilen organsız kaldığını, 09/08/2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağında yönetim kurulu üyelerinin seçilemediğini, şirketin organsız kaldığını, davalı tarafın şirketi zarara uğrattığını, davalı tarafın kendi kişisel çıkarlarını şirketin yüksek menfaatinden üstün tutulduğunu, şirketi zarara sokacak tarzda kötü niyetli hareket ettiğini, davalı şirketin kurumsal olarak ticari esaslara göre verimli ve karlı olarak yönetilmesi ve faaliyet göstermesi için gerekli ilkelere uyulmadığını, kötü niyetli şekilde sorumluluklarını yerine getirmediğini, davalı tarafın salt kendi kişisel çıkarlarını göz önünde tutarak yerine getirmesi gereken ortaklık ve yönetim yükümlülüklerini ortaklıktan çıkma konusunda pazarlık konusu haline getirdiğini, davalının bu yöndeki tutumunun şirketin yüksek menfaatini zedelediğini ve telafisi imkansız olacak zararları yarattığını, bu nedenlerle ve Sayın Mahkemenin de re'sen göz önünde tutacağı diğer tüm sebeplerle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile ... Depolama ve Lojistik A.Ş.' de %50 Pay Sahibi Olarak Ortak ve Yönetim kurulu üyesi olan Davalı ...'ün 6102 S. TTK.’Nın Kıyasen uygulanacak 630. Maddeye göre Yönetim Hakkının Ve Temsil Yetkilerinin Kaldırılmasını ve davacıyı münferiden yetkili kılınmasını (uygun görülmez ise davacıyı münferiden yetkili kılıp kayyımı atamaya) karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARAR ÖZETİ :

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/08/2023 tarih ve 2023/... Esas sayılı ara kararı ile; şirketlerin kendi yönetim organları ile yönetilmesi asıl olup, ihtiyati tedbir talebi açısından HMK nun 389. maddesi yaklaşık ispat ölçüsünde delil olmayıp iddialar yargılamayı gerektirdiğinden, ayrıca şirketin organsız kaldığına ilişkin bir iddia da bulunmadığından davacı vekilinin ... Depolama Ve Lojistik A.Ş.' de %50 Pay Sahibi Olarak Ortak ve Yönetim kurulu üyesi olan Davalı ...'ün 6102 S. TTK.’Nın Kıyasen uygulanacak 630. Maddeye göre Yönetim Hakkının Ve Temsil Yetkilerinin Kaldırılmasını ve davacıyı münferiden yetkili kılınmasını ( uygun görülmez ise davacıyı münferiden yetkili kılıp kayyımı atamaya) ilişkin ihtiyati tedbir talepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf talebi ile; işbu istinaf dilekçesine konu ara kararda gerekçe olarak "tarafların ortağı oldukları şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi mevcut delil durumu dikkate alındığında davalı şirketin idaresi ile ilgili bir kısım işlerde münferit yetkisinin devam etmesi de göz önüne alındığında şirketin yöneticilerinden olan davalının yönetim görevine devam etmesi durumunun şirkete ve ortaklarına zarar vereceğine dair HMK'nın 389. maddesi anlamında yaklaşık ispatın gerçekleşmemesi" gösterildiğini ancak bu açıklama somut olayla bağdaşmamdığını, davacı ile davalının müşterek imza ile şirketi birlikte temsile yetkili ve yönetim kurulu üyesi olduklarını ancak daha sonra davalının söz konusu amaçtan uzaklaşarak şirketin süregelen amaç ve ilkelerinden kopma noktasına geldiğini, şirket ortaklığına istinaden sahip olduğu hisseleri satmak istediğini, davalı tarafın kötü niyetli bir şekilde anlaşmaya yanaşmadığını ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, her ne kadar tedbir talebi reddedilmiş olsa dahi haklı sebeplerin varlığı halinde temsil yetkisinin bir ortağın başvurusu üzerine, mahkemece kaldırabileceği, gecikmesinde tehlike bulunan hallerde mahkemenin temsil yetkisini ihtiyati tedbir olarak kaldırıp bu yetkinin bir kayyıma verilebileceğinin açık olduğunu, kasti olarak organ eksikliği yaratmakta olan kötü niyetli davalının şirketi toplantıya çağrılamayacağı noktaya getirdiğini bu durumda şirkete özel denetçi atanmadığını, işbu davadan haberdar olan, işbu davadan haberdar olan davalının, vekaletname ile fiilen şirkette bulunan ... plakalı araç ile ... plakalı araçları sanki ruhsatları kayıp gibi trafik tescilden yeni ruhsat alarak çıkarttırdığını, kayıp zayi denen ruhsatların şirkette, araçların da şirkette olduğunu, ... plakalı aracın satıldığı, diğer aracın ise ruhsatının değiştirildiğini ancak üzerinde rehin olduğu için devir verilemediğini, davalının, şirketin kurumsal olarak ticari esaslara göre verimli ve karlı olarak yönetilmesi ve faaliyet göstermesi için gerekli ilkelere uymamakta ve kötü niyetli şekilde sorumluluklarını yerine getirmediğini, davalının kötü niyetli tutumları neticesinde genel kurul toplantısı yapılsa dahi hiçbir karar alınamamakta ve şirketi zarara uğramakta olduğunu, bu nedenlerle mahkemece verilen 14/08/2023 tarihli ara kararın kaldırılması ile tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :

Dava, hukuki niteliği itibarıyla şirket müdürünün azli davası olup, istinaf konusu uyuşmazlık ise davacının tedbiren şirkete kayyım atanması talebinin reddine yönelik verilen 14/08/2023 tarihli ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.

Davacı vekili tarafından dava dilekçesiyle, davalı ile birlikte ... Depolama ve Lojistik A.Ş.'nin ortakları ve şirketi birlikte temsile yetkili oldukları belirtilerek davalının şirket hisselerini satmak istediği, ancak kötü niyetli olarak anlaşmaya yanaşmadığı, davalının şirkete gelip işlerin yürütülmesine katılmayarak şirketi zarara uğratmakta olduğu, kasti olarak organ eksikliği yaratmakta olan davalının şirketi genel kurulun çağrılamayacağı noktaya getirmekte olduğu, davalının salt kişisel çıkarlarını göz önünde tutarak yerine getirmesi gerekli ortaklık ve yönetim yükümlülüklerini ortaklıktan çıkma hususunda pazarlık konusu haline getirmekte olduğu ileri sürülerek davalının yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına ve davacının şirketi temsile münferiden temsile yetkili kılınması ile ihtiyati tedbir yoluyla dava sonuçlanıncaya kadar davacının şirketi temsile münferiden yetkili kılınmasına, bu talepleri uygun görülmediği takdirde davacıyı münferiden yetkili kılıp denetim/onay kayyımı atamaya, aksi halde davalıyı temsil etmek üzere davacı ortak ile birlikte şirketi yönetmek ve temsil etmek üzere geçici temsilci tayin edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

İlk derece mahkemesince verilen 14/08/2023 tarihli ara karar ile davacının tedbiren kayyım tayini talebinin reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630.maddesinin 2. ve 3.fıkralarında açıklandığı üzere, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK. 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Yine, HMK.nın 390/3 maddesi uyarınca, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünde kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, şirketlerin seçilmiş organları eliyle idaresi asıl olup, bir şirkete kayyum atanması için kural olarak şirketin yasal organlarının mevcut olmaması gerekmektedir. Somut olayda, dava konusu şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi davalının şirketi yönetim görevine devam etmesi durumunun, şirkete ve ortaklarına zarar vereceğine dair HMK'nun 389. maddesi anlamında yaklaşık ispatın da gerçekleşmemesi ve gecikme sebebi ile oluşabilecek zarara ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, HMK'nun 390/3 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir için gereken yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, davacı tarafından ileri sürülen hususların yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından HMK'nın 353/1-b-1 md. gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin 14/08/2023 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/08/2023 tarih ve 2023/... Esas sayılı ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 269,85.TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,

5)-6100 sayılı HMK'nın 330. Maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak 06/12/2023 tarihinde karar verildi.

Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bırakılmasınaveAzliYönelik)(YöneticilerinreddineKayyımvekilitebliğineTicariiadesineŞirketesastandairesiAtanmasınaadanahukukolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim