Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/851
2024/838
27 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/851 - 2024/838
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/851
KARAR NO : 2024/838
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP :...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 22/02/2024
NUMARASI : 2024/... Esas (Derdest dosya)
DAVACI : ... İnş. Taah. Yapı Malz. Pey. Mek. Or. Ür. Tic. ve San. Ltd. Şti
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ... İnş. Nak. Tur. Tar. Bes. San. ve Tic. Ltd. Şti.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF TALEP TARİHİ : 12/03/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/06/2024
KARARIN YAZIM TARİHİ : ...
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasından verilen 22/02/2024 tarihli ara karar nedeniyle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede:
DAVACI VEKİLİ TALEP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 19/10/2023 tarihinde, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada ... Nolu parsele kayıtlı taşınmazda "İki Blok 36 Daire 1 Dükkan" şeklinde yapılacak olan inşaatın TEMEL KALIP VE DEMİR İŞÇİLİK, KALIP İŞÇİLİK, DEMİR İŞÇİLİK, KABA İNŞAAT BETONARME YAPIM İŞİ için TBK madde 470 vd. hükümleri ile düzenlenen ''Eser Sözleşmesi'' imzalandığını, ancak davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirketin başından itibaren sözleşmede taraflarca anlaşıldığı şekli ile üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeye çalıştığını, ancak davalı yanın, şifahen yapılan uyarılara rağmen imalatın tamamlanan kısmı yönünden müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili şirketin uzun bir süre oyalandığını, ardından davalı yanın, başkaca bir firma ile anlaşarak sırf daha az ödeme yaparak işini tamamlatabilmek için haksız ve tek taraflı olarak eser sözleşmesini feshettiğini, sözleşmenin haksız şekilde feshinin ardından taraflarına ödeme yapılması amacıyla davalıya ... ... Noterliği'nin 20.11.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini, davalı tarafından ödemeden kaçınıldığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... D. İş sayılı dosyası ile de müvekkili şirket tarafından yapılan işlerin tespiti talebinde bulunulduğunu, dosya kapsamında alınan 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen bedellerin fahiş şekilde düşük olması nedeniyle bedel yönünden kabul anlamına kesinlikle gelmemekle birlikte işbu rapor ile de imalatların gerçekleştirilmiş kısımları üzerinden yapılan hesaplamalar neticesinde; ''A Blok betonarme imalatında, projesinde ve mahallinde yapılan incelemelerde: KDV Dahil 648.324-TL, B Blok betonarme imalatında, projesinde ve mahallinde yapılan incelemelerde: KDV Dahil 979.376,40-TL'' olmak üzere karşı yanın ödemesi gereken borç miktarı toplamının 1.627.700,40 TL olarak tespit edildiğini, dolayısıyla bu haliyle dahi müvekkili şirketin karşı yandan alacaklı olduğunun sabit hale geldiğini, netice olarak davalı yanın, kendisine verilen süre içerisinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkili şirketin iyi niyetli tutum ve davranışlarına ve gerek sözlü gerekse de yazılı olarak defalarca uyarılmasına rağmen işbu iyi niyeti suistimal ederek müvekkili şirkete yapılması gereken ödemeleri yapmadığından işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, müvekkili şirketin sözleşme ile belirlenen bedeli zamanında alamaması ve süreçte başta inşaat piyasası olmak üzere her türlü alanda ciddi fiyat artışlarının yaşanması, yapımı kararlaştırılan işler için gerekli malzeme ve imalatların fiyatlarındaki yükselişten ciddi anlamda muzdarip olduğunu, müvekkili şirketin aşkın zarar da dahil olmak üzere uğradığı her türlü zararın müsebbibinin davalı şirket olduğunu, bu nedenle inşaat piyasasındaki ve mal teminindeki değer artışı, enflasyon durumu, satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi hususlar göz önüne alınarak taşınmazın rayiç değerinin bilirkişi incelemesi sonucunda hesabı ile müvekkilinin uğradığı zararın faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini, ayrıca müvekkili şirketin alacağının semeresiz kalmasının önlenebilmesi ve telafisi imkansız zararlar doğmaması amacıyla öncelikle teminatsız aksi kanaatte olunması halinde ise uygun görülecek teminat karşılığı, davalının borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 22/02/2024 TARİHLİ ARA KARARINDA:"... Dosyanın yapılan inceleme neticesinde; davacının davalı ile aralarındaki eser sözleşmesinden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği ancak karşı tarafın ödeme yapmadığı iddiasıyla huzurdaki davayı açtığı ve ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, davacı tarafından alacağın varlığının ispatı için ... Sulh Hukuk Mahkemesi .../... D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırılmış ise de delil tespiti işleminin tek taraflı bir işlem olduğu, karşı tarafın katılım ve itiraz hakkının bulunmadığı, dava konusu alacağın varlığı veya miktarının tarafların kusur değerlendirilmesi yapıldıktan sonra ancak yapılacak yargılama ile tespit edilebileceği nedeniyle bu aşamada ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı anlaşılmakla " şeklindeki gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 12/03/2024 tarihli istinaf dilekçesinde özetle:
-
İhtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleştiğini; müvekkilinin alacağının semeresiz kalmasının önlenebilmesi ve telafisi imkansız zararlar doğmaması amacıyla ihtiyati haczin reddine yönelik ara kararın kaldırılması gerektiğini,
-
Somut olayda mevcut bulunan delillerden yapılan eser sözleşmesi ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... Değişik iş sayılı dosyası ile müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunun ortada olduğunu, yani yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, ayrıca yerel mahkemece delil tespiti işleminin tek taraflı bir işlem olduğu karşı tarafın katılım ve itiraz hakkının bulunmadığı gerekçesi ile delil tespit dosyamızın yaklaşık ispatı sağlamayacağı iddia edilmiş ise de söz konusu raporun teknik bir rapor olduğunu ve davalıdan alacaklı olduklarını ortaya koyduğunu, kaldı ki, davalı şirket vekilinin delil tespitine konu keşifte yer aldığını, delil tespitine ilişkin tüm aşamalarda bulunduğunu, buna ilişkin delil tespit dosyasının keşif zaptını da ekte sunduklarını,
-
Tüm bu nedenlerle müvekkilinin muaccel hale gelen para alacağının semeresiz kalmasının önlenebilmesi ve telafisi imkansız zararlar doğmaması amacıyla ihtiyati haczin reddine yönelik ara karardan rücu edilmesi ve talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini,
-
Davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulması mümkün olmaz ise sözleşmeye konu taşınmaz üzerine davalıdır şerhi ekletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek,
Sonuç itibariyle: İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, davalının menkul, gayrimenkul varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf istinaf dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas:
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Talep, eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen iş bedeli ve uğrandığı iddia olunan zararın tahsili amacıyla, karşı tarafın menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talebidir.
Somut olayda ihtiyati haciz talep edenin ileri sürdüğü alacağın rehinle temin edilmediği sabit olduğu gibi, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden muaccel olmadığı da ihtilâfsızdır. Dosya içeriğine göre yaklaşık ispat koşulu da gerçekleşmemiştir. Vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili ihtiyati haciz koşulları arasında sayılan (İİK 257/2) hususlardan hiçbirisinin varlığı konusunda da kesin delil aranmamakla birlikte haklı ve makul görülebilecek bir delil de sunulmamıştır.
İİK. 257. maddesinde belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden ve alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olması yerindedir.
Sonuç olarak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
-
İstinaf talep eden ihtiyati haciz talep eden davacıdan peşin alınan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
-
İstinaf masraflarının, başvuran ihtiyati haciz talep eden davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır. "
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25