Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
bam
2024/1312
2024/1080
19 Eylül 2024
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1312 - 2024/1080
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1312
KARAR NO : 2024/1080
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2024
NUMARASI : ... Esas (Derdest)
DAVACI :
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Banka Teminat Mektubunun İadesi/İptali
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
İSTİNAF TALEP TARİHİ : 28/05/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 19/09/2024
KARARIN YAZIM TARİHİ: 19/09/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen 05/03/2021 tarihli ... numaralı sözleşmeye istinaden davalıya ... Bankası'na ait 08/03/2021 tarihli ... numaralı, 45.000,00 Euro bedelli kesin teminat mektubunun teslim edildiği, sözleşmenin konusunun ... ... Şantiyesinde bulunan alçak gerilim AC/DS panellerinin sökülmesi ve yenisi ile değişimi işlerinin yapılması hakkında olduğunu, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiği, garanti süresinin dolması nedeniyle sözleşmenin sona erdiği, icra edilemeyen kısımların davalının müvekkili şirketi şantiye sahasına sokmaması nedeniyle tamamlanamadığını, ancak müvekkilinin, davalı tarafın da onaylarından sonra onaylanan her işi tamamlayarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu süreçte sürecin uzamasına davalı taraf sebep olmasına rağmen müvekkiline bir kısım cezalar kesildiğini ve geçici kabul tanzim edildiğini, bu cezaların müvekkili tarafından kabul edilmediği, ancak işin devamı bakımından da ödenmiş olması sebebiyle istirdat haklarını saklı tuttuklarını,
Hem sözleşmenin icrası, hem garanti sürelerinin sona ermesi, hem de kesin teminat mektubunun süresinin sona ermesi ve cezai müeyyidelerin de müvekkili tarafından icra edilmiş olması sebebiyle teminat mektubunun hükmü kalmadığı gibi, davalı tarafça muhafaza edilmesini gerektirecek hiçbir hukuki sebebin de kalmadığını, ancak tüm bu hukuki yükümlülükler ve garanti süresi dolmasına rağmen davalı tarafın sebepsiz bir şekilde müvekkilinin teminat mektubunu iade etmemekte ısrarcı olduğunu,
... Bankasına ait 08/03/2021 tarih, ... nolu 45.000,00 Euro bedelli kesin teminat mektubunun ödenmemesi için tedbir konulması, devamında davalıdan alınarak davacı müvekkiline iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde teminat mektubunun iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 10/05/2024 TARİHLİ ARA KARARI İLE:
HMK'nın 390/3 md. gereğince ihtiyati tedbir isteyenin haklılığını yaklaşık olarak ispatlaması gerektiği, dava konusu uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 28/05/2024 tarihli istinaf dilekçesinde:
Sözleşmenin, müvekkili şirket tarafından üzerine düşen yükümlülükler yerine getirilmekle ve garanti süreleri de sona ermekle icra edilmesi sebebiyle sona erdiğini, 15/09/2021 tarihinde müvekkilinin yapmış olduğu işlemlere istinaden geçici kabul tutanağı düzenlenmiş ve kendilerince eksik görünen işler bakımından da müvekkiline ceza kesildiğini, müvekkilini bu cezaları ödemiş olmakla üzerine düşen edimlerin yanında haksız yere ceza da ödemek zorunda bırakıldığını,
Davalı tarafın, iddia ettikleri zararlarını cezai müeyyidelerle temin etmesine rağmen müvekkiline dava konusu teminat mektubunu 3 senedir vermekten imtina ettiğini, müvekkilini haksız yere tutulan bu teminat mektubu yüzünden bankasına tonla komisyon ödediğini, şayet mektubun ödenmemesi konusunda bir ihtiyati tedbir uygulanmazsa davalı tarafından mektubun tahsilinin söz konusu olacağını, bu durumda müvekkilinin işbu davayı açmakta hiçbir yararı kalmayacağını, zira müvekkilinin bankalar nezdinde kredibilitesinin zarar göreceğini, bunun yanında vade uzatım yoluna gitmesiyle de bankaya yeniden ve defalarca kez ödemiş olduğu komisyonu tekraren ödemek zorunda kalacağını, oysaki yine aynı sözleşmenin 3.3. maddesi uyarınca teminat mektubunun garanti süresi sonunda (2 yıl) iade edilmesi gerektiğinin taraflarca kararlaştırılmış ve imzalanmış olduğunu, her şey bir yana garanti süresinin sona ermiş olmasının bile mektubun iadesini gerektiren bir koşul olduğunu, ancak davalı tarafın, işin yapılmasına engel olduğu gibi fahiş cezai yaptırımlarla müvekkilinden nemalandığını ve devamında mektubunu da iade etmediğini,
Ortada teminat mektubunun iadesini gerektirecek ve her iki tarafça da imzalanmış sözleşme olmasına rağmen mektubun ödenmemesi konusunda tedbir konulmamasının işbu davayı yararsız kıldığını,
Belirterek, müvekkilinin ileride telafisi güç maddi zararlara maruz kalmasının önüne geçilebilmesi için teminat mektubunun ödenmemesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle:
Sözleşme konusu yükümlülüklerin davacı şirket tarafından yerine getirilmemiş olup sözleşmenin haklı nedenle müvekkili şirket tarafından feshedildiğini,
Davacı şirkket tarafından tamamlanmayan işlerin, müvekkili şirket tarafından başka firmalara yaptırılmış olup, yaptırılan işlere ilişkin maliyet farklarını işbu dava konusu iadesi istenen teminat tutarının bile karşılamadığını, sözleşme hükümleri gereği müvekkili şirketin, dava konusu teminatı tuttuğunu, sözleşme kapsamında davacı şirketin yükümlülüğünde bulunan ve tamamlanmayan işlerin, bu şirket nam ve hesabına başka bir şirkete yaptırılmış olup, malzeme temini ve montajı nedeniyle 182.727,17-EURO bedel ödenmek zorunda kalındığını, sözleşme hükümleri gereğince oluşan fiyat farkından davacı şirketin sorumlu bulunduğunu,
Somut olayda; eksik işler olmakla birlikte davalı şirket tarafından yapılması gereken ancak tamamlanmayan ve/veya eksik yapılan işler söz konusu olup, bu husus gerek sözleşme hükümleri gerekse son hakediş çerçevesinde davacının da kabulü ve bilgisi dahilinde olduğundan teminatın bu manada tamamlanmayan işler için oluşan zararın davacı şirket tarafından karşılanmaksızın iadesinin mümkün olmadığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını,
belirterek, davacının talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi nedeniyle verilen teminat mektubunun iadesi/iptali davasıdır.
Davacı taraf, sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğini iddia ederek, davalı tarafa sözleşme nedeniyle verdiği teminat mektubunun iadesinin, bunun mümkün olmaması halinde iptalini talep etmiş, teminat mektubunun ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davalı taraf ise, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının eksik bıraktığı işleri başka şirkete daha yüksek bir bedelle yaptırmak zorunda kaldığını, teminat mektubu tutarının ödenen bu bedeli dahi karşılamadığını iddia etmiştir.
HMK'nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" hükmü düzenlenmiştir.
Dava, davacı ile davalı arasında yapılan eser sözleşmesinden kaynaklı teminat mektubunun iadesi/iptali davasıdır.
Sözleşmeye göre davacının edimini yerine getirdiği ve teminat mektubunun iadesi şartlarının oluştuğuna dair dosya kapsamında bulunan belgelerden HMK 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı yerindedir.
Sonuç olarak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
-
İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
-
İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32