Adana BAM 5. HD 2024/492 E. 2024/628 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2024/492
2024/628
4 Nisan 2024
T.C. ADANA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/373 - 2024/594
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/373
KARAR NO : 2024/594
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/10/2021
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... UETS
Av. ... UETS
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... UETS
Av. ... UETS
DAVANIN KONUSU : İSTİRDAT
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... UETS
TALEP KONUSU : Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 03/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Müvekkilinin ... Mah. ... Sk. No:1 ... ... adresinde işyerinin olduğunu, işyerinin elektrik kullanımının 595-600.-TL civarında olduğunu, pandemi nedeniyle sokağa çıkma yasakları kısa süreli çalışmalar sebebiyle aylık 10 ile 14 gün çalışıldığını, buna rağmen müvekkiline 01/05/2020-31/05/2020 yılına ait okuma sonucu Mayıs ayına ait elektrik faturası 20/07/2020 tarihinde 27.000,00.-TL olarak geldiğini, müvekkilinin fahiş faturaya itiraz ettiğini, 19/08/2020 tarihli fatura ile 23.069,00.-TL olarak düzeltildiğini, ama yinede faturanın olağanüstü derecede yüksek olduğunu, müvekkilinin elektriğinin kesilmemesi amacıyla mecburen faturayı ödediğini, davacının gerçek tüketim miktarının belirlenmesini davalı tarafından fazla tahsil edilen miktarın şimdilik 50,00.-TL'sinin haksız tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Tüm faturaların usulüne uygun tahakkuk ettirildiğini, fatura ödemesi yapılırken itirazi kaydın bulunmadığını, 50,00.-TL üzerinden bu davanın açılamayacağını, bu nedenlerle mesnetsiz davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
" Davanın REDDİNE," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Mahkemece yapılan inceleme sonucu elektrik sayacının doğru çalıştığının tespit edildiğini, davacının elektrik faturasında indirime gidildiğini, itirazlı dönemlerde davacının üretiminde artış gözüktüğünü, ayrıca davacı tarafça ticari işletmenin devam etmesine rağmen 2020 Mart ayında "0" kwh harcama gözüktüğünü, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi heyetince yapılan ortalama enerji tüketiminin belirlenmesinde bu ayın harcama endeksinin bir sonraki aylara devrettiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, dava konusu 23.069,90.-TL'lik itirazlı fatura bedelinin bilirkişi tarafından hesaplanan 26.817,61.-TL'lik fatura bedelinden aşağı olması sebebiyle davacının iade alabileceği fatura bedelinin bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, müvekkiline ait işyerinde 2020 yılında elektrik faturaları 595 - 600 TL civarında olduğunu, davaya konu faturanın geldiği aylarda müvekkilin işyerinde pamdemi nedeniyle kısa süreli çalışma dönemine girildiğini, 2020 yılı Mart ayının 22. gününden itibaren o ay boyunca çalışılmadığını, 2020 yılı Nisan ayında 14 gün, akabinde Mayıs ayında 10 gün çalıştığını, pandemi sürecinde çalışılmamasına rağmen normal gelen elektrik faturasının 5 katı fatura gelmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını vekaleten talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine cevap veren davalı vekili dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan yerel mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı taraf davalı kurumca tahakkuk ettirilen 23.069,00.-TL'lik fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir(HMK. md.266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler(HMK. md.281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (HMK. md.281/2). Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir(HMK. md.281/3). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir(HMK. md.282/1).
Raporu serbestçe değerlendirme yetkisi, hakimin, bilirkişinin yerine geçerek hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verebileceği anlamına gelmez. Yargıtay HGK'nun 04/02/2009 gün ve 2008/4-823 E., 2009/50 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; hakimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisi ile sonuca gidemeyeceği, o konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, Yargıtay 17. HD'nin 2016/7585 Esas ve 6891 Karar sayılı kararında ve diğer yerleşik Yargıtay uygulamalarında ise, bilirkişi raporuna itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulamayacağı ve eksik incelemeyle karar verilemeyeceği vurgulanmıştır.
Somut olayda, yerel mahkeme tarafından çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu konuda uzman bilirkişi görüşünün alınmasının yerinde olduğu açıktır. Dosyaya ibraz edilen heyet bilirkişi raporunda alanında uzman sadece bir tane elektrik mühendisi bilirkişi bulunduğu ve bu raporuna karşı davalı vekili tarafından süresi içerisinde itirazlarını içerir dilekçe sunulmuş olup, yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir. Bilirkişi raporuna itirazların çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlara ilişkin herhangi bir teknik değerlendirme yoluyla irdelenmeksizin yerel mahkemece reddine karar verildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun mevcut hali itibarı ile davaya konu iddia ve savunmaları irdeler tarzda, taraf, yargı denetimine elverişli olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, hal böyle olunca öncelikle taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi celp edilerek tarafların iddia ve savunmalarını irdeler tarzda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda denetime elverişli fatura borcuna ilişkin olarak bir hesaplama yapılmamış olması da göz önüne alınarak davacının borcu bulunup bulunmadığı varsa miktarına ilişkin alanında uzman üç kişilik elektrik mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınıp, niteliklerine uygun biçimde deliller de değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, konuya ilişkin yerleşik Yargıtay uygulamaları ile teknik hususlara yönelik yapılması gereken değerlendirmeler yönünden eksik inceleme sonucu mevcut şekilde hüküm kurulmuş olmasının yerleşik Yargıtay uygulamalarına, usule, yasaya ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesine aykırı olduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesince deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince kararın esası incelenmeden KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,
-
Davacı tarafından istinaf başvurusu sırasında alınan 59,30.. TL harcın talep halinde davalı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,
-
Kararın tebliği, harç vb. hususların 6100 Sayılı HMK'nın 359/3 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.
03/04/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01