Adana BAM 5. HD 2024/288 E. 2024/406 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2024/288
2024/406
8 Mart 2024
T.C. ADANA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/288 - 2024/406
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/288
KARAR NO : 2024/406
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/11/2023 (Ara Karar)
NUMARASI : ... Esas (Derdest)
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit
İstinaf Yoluna Başvuran(lar)
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
TALEP KONUSU : Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/03/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2023 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile kurulan hüküm nedeniyle yapılan istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nin 9. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilmekle; davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Davacının ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde bulunan ... Sitesi'nin altında "..." adıyla faaliyet gösterdiğini, ... Sitesi'ndeki dükkanların elektrik panolarının sitenin altında, bağımsız ve herkesin ulaşabileceği bir yerde yan yana bulunduğunu, davacı ile davalı arasında ... nolu abonelik sözleşmesi bulunduğunu, davacının faturalarını düzenli ve vaktinde ödediğini ve gecikmiş herhangi bir fatura borcunun bulunmadığını, davalı firmanın önceki işletme sahibine ait borcun kapatılmadığı sürece abonelik işlemi yapamayacağını söylemesi üzerine taraflar arasında anlaşmazlık başladığını, davacının kendine ait olmayan borcu ödemek zorunda kalarak yeni abonelik yaptığını, başka bir deyişle davalı firmanın davacıya önceki işletme sahibinin faturalarını da ödeterek abonelik başlattığını, davacının franchise (bayi) işletmesi olduğundan yapılan bütün tadilatların projeyle yapıldığını, franchise veren firmanın talebi üzerine dükkanda bulunan elektrik tesisatının cihazları kaldırabilecek güçte olması için kompanzasyon panosunun kurulması için davalı firmaya müracaat ettiklerini, abonelik yaptıktan sonra ... firması bünyesinde çalışan mühendisin bizzat gelip pano ve saatti, ayrıca dükkan içerisindeki bütün kabloların güç ölçümlerini kontrol ederek kompanzasyon panosunun kurulmasına gerek olmadığını davacıya söylediğini, oysa ki o esnada davalı firmanın bünyesindeki mühendisin kaçak hat olduğunu tespit edip davacıya bildirmiş olsaydı davacının bu derece mağduriyete uğramayacağını, davalının davacıya ait olan elektrik panosunda kaçak/usulsüz elektrik kullanıldığının tespiti üzerine daha önce panoda kaçak hattın olduğu, bu hattın davacıya ait olmadığı, kaçak tespit edildiği, işlemi yapılmayacağı ve bilinçsiz haksız tüketimin faturalandıracağı söylenerek davacıya tutanağın imzalattırıldığını ve firma çalışanlarının yaptığı tespit sonrasında elektriği direkt kestiklerini, yapılan bu işlem ile yüksek voltajdan dolayı işyerindeki elektronik eşyaların neredeyse tamamına zarar verildiğini, ... çalışanları verdikleri zararı,
... seri numaralı tutanakla tanzim etmiş olup tutanakta belirttiklerini, yapılan bu işlemin davacı hakkında civar esnaflara yanlış bir izlenim oluşturmuş olup davacıyı ayrıca mağdur ettiğini, bunun üzerine davalı kurum tarafından 348.031.93 TL tutarında kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirilmiş olup 90.270,70TL olmak üzere dört eşit taksite bölündüğünü, davalı firmanın davacıya bu taksitlerin ödenmediği takdirde elektriğin kesileceğini söylediğini, davacının da elektriğin kesilmesi tehlikesi karşısında şuana kadar dört taksitin iki taksitini ödemek zorunda kaldığını, eksik endeks ile elektrik kullanımından kaynaklanan ek tüketim bedeli ödenmesi istemi nedeniyle açtıkları davanın borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu, davalı idare tarafından davacının işyerinde söz konusu trafo için düzenlenen kontrol föyü içeriği ile ölçü hücre kapısı ve gerilim trafosu ayırıcı kolunun ayrı ayrı mühürlendiği, dava konusu tutanakta da aynı mühürlerin mevcut olduğunun belirtildiği, tutanak düzenleyicisi davalı tanığının da keşif sırasında alınan beyanında hücre giriş mühürlerinin sağlam durumda olduğunu açıklayarak, ihtimal dahilinde tutanak tutulduğunu aksi halde kaçak elektrik tutanağı düzenlemeleri gerektiğini beyan ettiğini, gerçekten davacı tarafça sayaca müdahale edilmiş olsa idi davalı tarafça yapılacak tahakkukun kaçak elektrik bedeline ilişkin olacağının kuşkusuz olduğunu, oysaki davacı tarafın tüketim endekslerinde tutanak öncesi ve sonrası dönemlerde olağan dışı bir artış da bulunmadığını, şu halde davacının sayaca müdahale etmediği dolayısıyla tüketimlerin de normal kaydedildiğinin kabulü gerektiğinden davanın kabulünün de gerektiğini, açıklanan nedenlerle kaçak kullanım tespit tutanağının muhtevası itibariyle yasa ve yönetmeliklere göre usulen geçersiz oluşunun ve buna bağlı olarak davacıya kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle kesilen yasa, usul ve esaslara aykırı 348.031,93 TL tahakkuk edilen faturanın iptaline, kabul etmemekle birlikte faturalandırmadaki bedel fahiş olduğundan kaçak elektrik faturalandırmasının yasa ve yönetmeliklere uygun yerinde yapılacak bilirkişi ve keşif incelemesi ile az olan gerçek değerinin bulunmasına ve fazlaya ilişkin borçlu olunmadığının tespitine, dava konusu elektriğin kesilmemesi eğer kesilirse mağduriyetine yol açması sebebiyle tekrardan açılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve borçtan dolayı icra takibi tehdidiyle karşı karşıya olması sebebiyle 6100 Sayılı Yasanın 389. maddesi gereğince dava sonuçlanıncaya kadar icra takibi yapılmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davanın öncelikle görev, zamanaşımı, dava şartı ve derdestlik yönünden usulden reddine, bu itirazları kabul edilmediği takdirde esasa ilişkin itirazlarımız doğrultusunda haksız olan davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 31/10/2023 Tarihli Ara Kararı :
İlk derece mahkemesince; Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; dava konusu tahakkuk eden fatura miktarının %15 tutarında (52.204,78 TL) nakdi teminat yatırıldığında veya kesin banka teminat mektubu sunulduğunda dava konusu ... tesisat numarasında 23.08.2023 tarihli ... seri nolu kaçak elektrik tutanağı nedeniyle aboneliğe ait elektriğin kesilmesinin tedbiren durdurulmasına, kesilmiş ise yeniden elektrik enerjisi verilmesinin sağlanmasına, (ihtiyati tedbir kararının yalnızca dava konusu edilen bedele ilişkin olduğu bunun dışındaki fatura bedellerinin ödenmemesi halinde ilgili kurumun elektriği kesme hakkının baki olduğunun davacı ve davalı tarafça göz ardı edilmemesine), dava konusu tahakkuk eden fatura miktarının %15 tutarında (52.204,78 TL) nakdi teminat yatırıldığında veya kesin banka teminat mektubu sunulduğunda dava konusu ... tesisat numarasında 23.08.2023 tarihli ... seri nolu kaçak elektrik tutanağı nedeniyle dava konusu tahakkuk konusu 348.031,93-TL tutarındaki alacağa ilişkin olarak yapılacak icra takibinin durdurulmasına, karar verildiği görülmüştür.
DAVALI ... A.Ş. Vekili: İhtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 30/11/2023 TARİHLİ ARA KARARI :
İlk derece mahkemesince; İhtiyati tedbire yapılan itirazın reddine, karar verilmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Yerel mahkemece belirlenen teminat bedelinin cüzi miktarda olması ve davacının da kendi haksız fiili ile kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirmiş olması sebebiyle tedbir talebinin hukuken dikkate alınmaması gerektiğini, tüm fatura bedelleri ödenmeden enerji arzının sağlanmasının gerçekleşen kaçak elektrik tüketimine karşı hukuki önlemler alınmasına engel olduğunu ve davalının zararını artırdığını, kararın değerlendirmesinin hatalı olduğunu ve yasal düzenleme ile EPDK kararlarına ayrıca da ilgili yönetmeliklere uygun düşmediğini, mahkemenin davalının savunmasını almadan sadece davacının iddiaları üzerine tedbir kararı verdiğini, üstelik davacı tarafça haklılığını ortaya koyacak bilgi ve belge sunmadan ve davalıya tebliğ edilmeden tedbir kararı verildiğini, davalı tarafın savunmaları dinlenmeden ihtiyati tedbir kararı verildiği durumda yerel mahkemece zorunluluk halinin bulunması gerektiğini ancak fatura ödenmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararını gerektiren herhangi bir zorunluluk halinin ne davacı tarafça dava dilekçesinde belirtildiğini ne de yerel mahkemenin ara kararında gerekçeli olarak izah edildiğini, kaldı ki söz konusu faturaya haksız fiille davacının kendisinin sebebiyet verdiğini, böylesine bir ihtiyati tedbir kararının faturasını düzenli ödeyen ve usulüne uygun elektrik kullanımında bulunan basiretli tüketicilerin hukuk eliyle ayrımcılığa maruz kalacağı anlamına geldiğini, öte yandan asıl uyuşmazlığı çözecek ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceğini aksi durumda ihtiyati tedbirin davanın yerine geçmiş olacağını, böyle bir kararın ise ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerin ihlal edilmesi sonucunu doğuracağını, geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemesi gerektiğini, bununla birlikte ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesinin gerekli ve zorunlu olduğunu, ihtiyati tedbir kararının menfaat dengesini davalı kurum aleyhine hakkaniyete aykırılık teşkil edecek şekilde olumsuz etkilediğini, tedbir kararının kaldırılması taleplerinin dikkate alınmadığı takdirde teminatın borç miktarı kadar olmasına karar verilmesi gerekeceği ortada olduğunu, işbu ara karara teminat miktarı yönünden de itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle mahkemenin ihtiyati tedbir ara kararına itirazlarının reddine dair ara kararının kaldırılarak verilen tedbir kararının kaldırılmasını, kabul edilmediği takdirde ise davacının borçlu olduğu tutar kadar teminat belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KABUL VE GEREKÇE:
Dava, muarazanın giderilmesi, aboneliğin tesisi ve tedbiren elektriğin kesilmemesi istemine ilişkin açılan davada mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması isteminden ibarettir.
İstinaf incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Yerel mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; davacı aboneye ait elektriğin kesilmesinin ve dava konusu alacağa ilişkin olarak yapılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, sebeplerini kuvvetle muhtemel göstermesi yeterlidir.
Tarafların haklılık durumunun yargılama sonucunda belirleneceği, davalı şirket tarafından, davacıya elektrik enerjisinin verilmemesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu 389. maddesinde belirtilen "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" halinin oluşacağı, davacı abonenin ticari işletme olduğu, elektrik kullanmasının elzem olduğu, elektrik kesik olması halinin ciddi zararlar doğuracağı, ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla, mahkemesince takdir olunan ihtiyati tedbir kararına davalı tarafça yapılan itirazın duruşmalı olarak değerlendirilerek itirazın reddine yönelik verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı tarafın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1. b(1) maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının peşin alınan 269,85 TL'den mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf ile ilgili yapılan masrafların ilk derece mahkemesince yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasına,
-
İstinaf Kararın tebliği ve diğer usulî işlemlerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/03/2024
Başkan- Üye- Üye - Katip-
¸e-imza ¸e-imza ¸e-imza ¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39