SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 5. HD 2021/2169 E. 2024/355 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2169

Karar No

2024/355

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C. ADANA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2169 - 2024/355

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/2169

KARAR NO : 2024/355

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 09/07/2021

NUMARASI : ... Esas ... Karar

DAVACI : ... ... -

VEKİLİ : Av...

DAVALI : ...

VEKİLLERİ : Av...

Av...

DAVANIN KONUSU : İSTİRDAT

İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVALI : ...

VEKİLLERİ : Av...

Av. ..

TALEP KONUSU : Mahkeme Kararının Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 07/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 07/03/2024

İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Müvekkili ... ...'ın ... Belde Belediyesi döneminde su abonelikleri tip ticarethane iken 2015 yılında davalı ... kurulduktan sonra müvekkilinin aboneliğinin ...'ya bağlandıktan sonra ... ve ... numaralı abonelik numaralı verildiğini ancak abonelik tipinin inşaat olarak değiştirildiğini, davalı kurum tarafından müvekkilinden haksız olarak inşaat abonelik değeri esas alınarak su faturaları tahsil edildiğini, müvekkilinin su aboneliği kullanım şeklinin ticarethane olması sebebiyle inşaat aboneliği varmış gibi hesap yapılıp davacıya borç tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı oluğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00.-TL borcu bulunmadığının tespitine, davalı tarafından tamamen haksız ve mesnetsiz olarak dvacıdan tahsil edilen 5.000,00.-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleycek yasal faizi ile birlikte davalıdan hükmen tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Tüketici Hakem Heyetine müracaat etmeden dava açtığını, bu nedenle reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacının 5.000,00.-TL istirdat talebinde bulunduğunu, istirdat tarihinin ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı için reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacının yapı kullanma izni bulunmadığını, bu nedenle yapı kullanma izni olmayan bir işyerinin işyeri olarak kabul edilip buna göre ücretlendirilmesi usul, yasa ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

"Davanın talep artırım dilekçesi doğrultusunda kabulü ile, davacının dava konusu 2015-2016-2017-2018 dönemleri itibariyle ... nolu abonelikten dolayı 1.608,44.-TL, ... nolu abonelikten dolayı da 18.432,27.-TL'lik miktarlar yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, toplam 20.040,71.-TL fazla ödemenin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verildiği görülmüştür.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacının tüketici hakem heyetine müracaat etmeden dava yoluna gitmesinin usul, yasa ve hukuka açıkça aykırı olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini gerektiği, dava dilekçesi incelendiğinde davacının hangi dönemler için menfi tespit davası açtığının belli olmadığı, davacı dava dilekçesinde taleplerini somutlaştırması halinde ayrıntılı cevap verme haklarını saklı tutarak yaptıkları itirazların değerlendirilmediği, davacının 5.000,00.-TL istirdat talebinde bulunduğu, bu miktarın hangi dönemleri kapsadığının belirtilmediği, bu nedenle de davacının dilekçesinin açıklatılmasına karar verilmesini taleplerinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmediği, istirdat davalarının ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılmaları gerektiği, somut olayda davacının taleplerinin 1 yıllık süreyi geçtiği, dolayısıyla 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra böyle dava açılmasının yerinde olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davacının dava dilekçesiyle su abone türünün 2015 yılında idareleri tarafından Ticarethane iken İnşaat aboneliğine dönüştürüldüğünden bahisle ... ve aboneliklerinden kaynaklı 5.000,00.-TL istirdat ve 10.000,00.-TL menfi tespit davası açıldığı, davacının yapı kullanma izni bulunmadığını, yapı kullanma izni olmayan bir işyerinin işyeri olarak kabul edilip buna göre ücretlendirilmesinin usul, yasa ve hukuka aykırı olduğu, abonenin dosyası incelendiğinde yapı kullanım izninin olmadığının görüleceği, ... Belde Belediyesinin dijital ortamda idarelerine devrettiği kayıtlarda davanın konusu abonelerin inşaat aboneliği olduğunun görüldüğü, bu durumda dosyaya sunulan ... Abone Tahsilat Detay Bilgileri’nden açıkça görüleceği, 23.11.2018 tarih ve ... E. sayılı dosyasında talep edilen bilgi ve belgelerin ekte dosya halinde sunulduğu, ilk derece mahkemesince mahallinde keşif yaparak bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken sadece dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptığı, hüküm kurmaya elverişli bulunmayan rapora göre eksik inceleme ile karar tesis edildiğini, belirtip, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E-... K sayılı kararının kaldırılmasını davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir.

DELİLLER : Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, istirdat talebine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,

Davacı kurum davalı tarafından fazla tahakkuk yaptırıldığı ve fazla su bedeli ödendiğinden bahisle eldeki davayı açmış ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Mahkemece alınan İnşaat Mühendisi bilirkişi raporuna istinaden davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın niteliği gereği alanında uzman olmayan bilirkişiden rapor alınarak ve bu rapora karşı davalının itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır

6100 sayılı HMK hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir(HMK. md.266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler(HMK. md.281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir(HMK. md.281/2). Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir(HMK. md.281/3). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir(HMK. md.282/1).

Raporu serbestçe değerlendirme yetkisi, hakimin, bilirkişinin yerine geçerek hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verebileceği anlamına gelmez. Yargıtay HGK'nun 04/02/2009 gün ve 2008/4-823 E., 2009/50 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; hakimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisi ile sonuca gidemeyeceği, o konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, Yargıtay 17. HD'nin 2016/7585 Esas ve 6891 Karar sayılı kararında ve diğer yerleşik Yargıtay uygulamalarında ise, bilirkişi raporuna itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulamayacağı ve eksik incelemeyle karar verilemeyeceği vurgulanmıştır.

Somut olayda, yerel mahkeme tarafından çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu konuda uzman bilirkişi görüşünün alınmasının yerinde olduğu açıktır. Dosyaya ibraz edilen Bilirkişi Raporu'na karşı davalı vekili tarafından süresi içerisinde itirazlarını içerir dilekçe sunulmuş olup, yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir. Bilirkişi raporuna itirazların çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlara ilişkin herhangi bir teknik değerlendirme yoluyla irdelenmeksizin yerel mahkemece reddine karar verildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun mevcut hali itibarı ile davaya konu iddia ve savunmaları irdeler tarzda, taraf, yargı denetimine elverişli olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, hal böyle olunca tarafların iddia ve savunmalarını, önceki rapora itirazlarını da ayrıntılı şekilde irdeler tarzda, fatura tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan ... Ücret Tarifeleri de celp edilerek alanında uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınıp, niteliklerine uygun biçimde deliller de değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, konuya ilişkin yerleşik Yargıtay uygulamaları ile teknik hususlara yönelik yapılması gereken değerlendirmeler yönünden eksik inceleme sonucu mevcut şekilde hüküm kurulmuş olmasının yerleşik Yargıtay uygulamalarına, usule, yasaya ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesine aykırı olduğu görülmüştür.

Bu durumda ilk derece mahkemesince eksik araştırma ile karar verilmesi nedeniyle HMK'nın 355. maddesi yollamasıyla yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a-6 bendi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalının İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince kararın KALDIRILMASINA,

  2. Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,

  3. Davalı tarafından istinaf başvurusu sırasında alınan 342,25.. TL harcın talep halinde davalı tarafa iadesine,

  4. Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,

  5. Karar tebliği, harç ve diğer usulî işlemlerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 302/5 ve 359/4 maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 07/03/2024

Başkan Üye Üye Katip

e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

MahkemekesinKaldırılmasıvekiliKararınınkonusuvekillerinumarasıdairesidelilleradanahukukhükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim