Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2024/1491
2024/1356
3 Ekim 2024
T.C. ADANA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1491 - 2024/1356
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1491
KARAR NO : 2024/1356
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2022
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av.
İLİŞKİLİ KİŞİ :
DAVANIN KONUSU : Tespit
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURANDAVALI : ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av.
TALEP KONUSU : Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 03/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nin 15. Hukuk Dairesi'nin 13/09/2024 tarih 2024/1273 Esas 2024/927 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilmekle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Müvekkil adi ortaklık, adi ortaklığı oluşturan şirketler tarafından ... ili ve bölgesinde marketçilik faaliyeti yapmak üzere kurulduğunu, her bir ortak şirket uzun yıllardır faaliyet gösteren bir ticari şirket olduğunu, müvekkili adi ortaklık ile ... Mağazacılık A.Ş' nin içerisinde bulunduğu ekonomik durumlar nedeni ile faaliyetine son verdiği bir kısım satış mağazalarını satın aldığını, satın alınan mağazaların mülk sahipleri ile yeni kira sözleşmeleri akdetmek suretiyle kiralandığı ve faaliyetine başlamak üzere hazırlandığı, söz konusu iş bu mağazaların elektrik aboneliklerinin yapılarak bağlantıların sağlanması için kuruma gerekli belgeler ile müracaat edildiğini, ancak kurum tarafından aynı iş yerinde daha önce daha önce abone olan ... Mağazacılık A.Ş.'nin kuruma borcu bulunduğu bu nedenle borç ödenmeden abonelik yapılamayacağı ve elektrik verilemeyeceğinin ifade edildiği, şifahi görüşmeler sonucu adresinde ... nolu, ... adresinde ... nolu abonelik sözleşmeleri yapıldığı, ancak davalı şirketin elektrik vermemeye devam ettiğini, müvekkil şirkete ait sekiz adet satış mağazası için yapılan elektrik aboneliğine rağmen elektrik bağlantısının yapılmaması nedeni ile müvekkil şirket ve davalı şirket arasında yapılan abonelik sözleşmeleri gereğince elektrik bağlantısının yapılması konusunda muarazanın giderilmesini, elektrik verilmemesi işleminin iptali ile elektrik bağlantısı yapılmasının ve müvekkil şirketin ticari faaliyetlerine başlayabilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek telafisi güç ve imkansız zararların önlenmesi bakımından öncelikle dava sonuna kadar müvekkil şirket elektrik bağlantısının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Öncelikle 19/08/2016 tarihli ..., ..., ..., ... nolu aboneliklerde davacı lehine verilen ihtiyati tedbir talebinin kaldırılmasına, davacı ile eski abone olan ... şirketi arasında muvazaalı işlem olduğunu, kira sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, şirket ortakların akraba olmasınında muvazaayı gösterdiğini, davacının dava konusu iş yerini sağlıklı yönetmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, neticede haksız davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
İlk derece mahkemesince; "Açılan davanın KABULÜ ile, Taraflar arasında yapılan ... -...- nolu abonelik sözleşmeleri nedeniyle davalı tarafından elektrik enerjisi verilmemesine ilişkin MUARAZANIN GİDERİLMESİNE, Davalı tarafından yapılan ... - ... - . nolu abonelik sözleşmeleri nedeniyle elektrik verilmemesine ilişkin İŞLEMİN İPTALİNE, - ...- ...-... nolu abonelik sözleşmeleri nedeniyle davalı tarafından davacıya elektrik bağlantısı yapılarak ELEKTRİK ENERJİSİ VERİLMESİNE," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili gerek dava dilekçeleri gerekse dosyadaki diğer yazılı ve sözlü beyanları ve özellikle mahkemece aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarına ilişkin itirazlarının ve delillerinin İlk Derece Mahkemesince tam ve doğru bir şekilde değerlendirilmediğini, itirazları doğrultusunda yeni bir rapor veya ek rapor aldırılmadığını, hatalı bilirkişi raporlarına dayanarak, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm tesis edildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun madde 281/3: “Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.” hükmünü içerdiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişi raporuna itirazda bulundukları gözetilmeden eksik inceleme sonucu karar verildiğini, Yargıtay 3. HD 06.07.2015 tarih ve 2014/14652 E., 2015/12441 K. sayılı kararı: "...Aynı kanunun 281. maddesinde ise, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin açığa çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığı ile tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve ek rapora davacı vekili gerekçelerini de göstermek suretiyle itiraz etmiştir. Mahkemece bu itirazlar tam olarak karşılanmadan karar verilmiştir. Çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda, bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirmek de uzman bilirkişilerin görevidir. Hal böyle olunca, mahkemece davacı vekilinin bilirkişi raporuna ve ek rapora itirazlarını karşılar biçimde oluşturacak üç kişilik bilirkişi heyetinden taraf ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak varılacak sonuca göre yeni bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." Şeklinde olduğunu, söz konusu hükme paralel bir düzenleme içeren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. Maddesi : “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak;a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini,
içerir.” ifadelerine sahip olduğunu, TBK 202.madde hükmü nazara alınarak, davacının adi ortaklığın dava dışı iflas eden ... Mağazacılık A.Ş.'ne devir alırken ödeme yapıp yapmadığının, davacının adi ortaklığın bilançolarının, ticari defterlerinin, mali durumunun araştırılmasının, SGK'nden davacının adi ortaklığının ve dava dışı şirketin işçilerinin işe giriş-çıkış tarihlerinin istenilmesi; bu eksiklikler giderildikten sonra yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasının talep edildiğini, ancak mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, somut olayda şirketler arasında organik bağ olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığını, davacının adi ortaklık ile dava dışı şirket arasında fiili bağ bulunduğunu, organik bağın ispatı için bir takım kriterlerin sağlanmasının gerektiğini, bu kriterlerin yargıtay kararları ışığında da şekillendiğini bazılarının ise '' a-Ticaret sicil kayıtlarından şirketlerin hakim sermaye ortakları ile diğer şirketin ortaklarının aynı olması veya iki şirketin ortakları arasında akrabalık bağının bulunması, b-Şirketlerin ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinin aynı olması (geçmişte belli bir süre aynı adresin paylaşılmış olması dahi yeterlidir), c-Faaliyet konularının aynı olması, d-Aynı adreste faaliyet göstermeleri, e-Bir şirketin kapatılarak kapanan şirketin çalışanlarının aynı ortaklara bağlı başka şirkette çalıştırılması vb halinde organik bağın varlığından hareket etmek gerekir.'' şeklinde olduğunu, dava dışı şirketin ,15 adet abonelik için 31.03.2016 tarihinde müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu ve normal tüketici olarak aboneliğinin yapıldığını, bu 15 adet abonelik için abone olduktan sonra, yani 2016/04. ayda yaklaşık 4 aylık faturanın tahakkuk ettiğini, ödeme güçlüğü çekildiğini 27.05.2016 tarihinde ilgili borçların taksitlendirildiğini, toplam borcun 27.05.2016 tarihinde 620.837,06 TL olduğunu, 264.434,09 TL tutarında taksit peşinatı ve 6 ay vadeli taksitlerin ödendiğini, ancak son gelen 268.289,83 TL lik faturalarla birlikte 22.07.2016 tarihinde toplam borcun 624.692,80 TL olduğunu, 22.07.2016 tarihinde yapılan işyeri ziyaretlerinde; enerjinin kesildiğini, işyerlerinin kapandığını ancak demirbaşların kaldığının gözlendiğini, firmanın ... 'daki tüm şubelerini kapattığını, ... ilindeki şubelerine bir süre daha faaliyetine devam ettiğini, dava dışı şirket ile davacının adi ortaklığı oluşturan şirketlerin ortakları arasında akrabalık bağı bulunduğu gibi, bu şirketler nezdindeki bazı çalışanların da aynı olduğunu, bilirkişi raporunun, dava konusu uyuşmazlığı çözmeye yeterli olmadığını, denetime elverişli olmadığını, davada, dava dilekçesinde de açıkça ifade edildiği üzere, dava dışı ... Mağazacılık A.Ş.'nin içinde bulunduğu ekonomik durum nedeni ile faaliyetine son verdiğini ve bu şirketin sahip olduğu bir kısım satış mağazaları içerisindeki demirbaşlar ile birlikte davacının adi ortaklık tarafından satın alındığını, bu işlemin TBK 202.maddede yer verilen işletmenin/malvarlığının aktif ve pasifleri ile birlikte devralınması işlemi olduğunu, TBK 202. madde uyarınca, devralan, işletme devrini alacaklılara bildirildiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Buna göre, ticari işletmeye ait borçların ayrıca bir borcun nakli sözleşmesi yapılmadan kanun gereği devralana geçtiğini, 6098 Türk Borçlar Kanunun 202. maddesi; “F. Malvarlığının veya işletmenin devralınması Madde 202- Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz.” şeklinde olduğunu, bu hususlara örnek yargıtay kararlarının da bulunduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” başlıklı 31. maddesi ise şöyledir: “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddî veya hukukî açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” madde gerekçesinde, hâkimin ancak bu hallerde, taraflardan açıklama isteme, soru sorma ve delil göstermelerini isteme yetkisi bulunduğunun ifade edildiğini, yine gerekçede, maddede, hâkimin maddî anlamda davayı sevk yetkisinin düzenlendiğini, mukayeseli hukuktaki gelişim sonucu, günümüzde, bununla hâkimin taraflara sorular sorma, işaret ve müzakere etme ödevinin anlaşıldığının bilindiğini, hakim olayın ve hukukî uyuşmazlığın olgusal ve hukukî boyutlarını gerekli olduğu ölçüde taraflarla birlikte ele alabilecek, tarafların zamanında uyuşmazlığın çözümü için önemli vakıaların tamamı hakkında açıklama yapmalarını, özellikle ileri sürülen vakıalardaki eksiklikleri tamamlamalarını, delilleri ikame etmelerini ve gerekli talepleri ileri sürmelerini sağlayabileceğini, davaya konu işlemde, şirket ortaklarının akraba olması, aynı işçilerin çalışmaya devam etmesi, şirket merkezinin aynı, şirketlerin kullandıkları demirbaşların aynı olması, eski abone ile davacının yeni abone arasında muvazaalı bir işlemle davaya konu yerde var olan borçtan kaçmak maksadıyla muvazaalı şirket(adi ortaklık) kurulduğunu gösterdiğini, ayrıca dava konusu abonelik sözleşmesi talep edilen yerlerin toplam elektrik tüketiminin yine adi ortaklığın sermayesini geçtiğini, dosyada daha önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının adi ortaklık tarafından ... Mağazacılık A.Ş. Şirketine 5.350.000,00-TL ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu ödemelerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin şayet ödeme olmuşsa bunların belgelerinin gerek ... Mağazacılık A.Ş. den gerekse davacı adi ortaklıktan celbinin istenerek daha detaylı ve eksiksiz bilirkişi raporu alınması gerekirken eksiklikler giderilmeden hüküm tesis edilmiştir. Tüm bu eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne dair verdiği karar, somut olaya, hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu bu sebeplerle de kararın kaldırılmasını vekaleten talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine cevap veren davacılar vekilinin dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan yerel mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, elektrik aboneliğinden kaynaklanan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Dairemizin 20/01/2022 tarih ... esas ... Karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesinin ... Esas ve ... sayılı kararı ; " Somut olayda, davacı adi ortaklık ile dava dışı ... Mağazacılık A.Ş. arasında arasında dava konusu aboneliğe konu iş yerlerinin market olarak kullanılmak üzere kiraya verilmesine ilişkin devir protokol yapıldığı ve davacı şirketin, protokole konu sekiz adet satış mağazası için davalı ile elektrik aboneliği yapıldığı ancak yapılan elektrik aboneliğine rağmen elektrik bağlantısının yapılmaması nedeni ile muarazanın giderilmesi için iş bu davanın açıldığı, kural olarak; abone sözleşmesi kimin adına düzenlenmiş ise tüketim bedelinden sözleşmenin tarafı olan abone sorumludur. Dolayısı ile elektrik dağıtım şirketleri, önceki abonenin borcunu yeni aboneden talep edemeyeceği gibi yeni aboneliğin tesisi için de bu borcun ödenmesini isteyemez. Ancak, davalı dağıtım şirketi vekili cevap dilekçesinde; önceki abonenin borçlarından kurtulmak için muvazaalı kira sözleşmesi yapıldığını iddia etmiş olup muvazaalı bir işlem olup olmadığının tespiti açısından şirketlerin ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmalı ayrıca yapılacak kolluk araştırması ile şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.. Mahkemece, dava dışı ... Mağazacılık A.Ş'.nin ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmamış ve şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı kolluk araştırması ile araştırılmamış olup dosyadaki bilgi, belge ve kayıtlar davacı şirket ile borçlu konumdaki ... Mağazacılık A.Ş. arasında fiili ve hukuki bağın bulunup bulunmadığını ortaya koyacak yeterlilikte değildir..." gerekçesiyle kaldırılmış olup,
İlk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrasında davanın kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, davalı tarafça karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İlk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrasında bilirkişiden alınan raporda davacı adi ortaklı ile dava dışı ... Mağazacılık Tic. Ve San. A.Ş 'nin kiracısı olduğu 8 adet işyerinin market olarak kullanılmak üzere davacıya kiraya verilmesi; ... Mağazacılık Tic. Ve San. A.Ş'ne 665.000,00 TL tahmil ve tahliye bedeli ve mağazalarda bulunan ve demirbaşlar için 4.685.000,00 bedel olmak üzere toplam KDV dahil 5.350.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu tutarın ödenmesi için 5.350.000,00 TL'lik fatura alındığını ve bedelinin de havale ve çeklerle ödendiğinin tespit edildiğini, protokolde öngörülen 5.350.000,00 TL'nin tamamının ödendiğini, davacı şirket ile kira sözleşmesi yapılan şirketler arasında herhangi bir organik bağ tespit edilemediği anlaşılmaktadır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
-
İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1. b(1) maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına,
-
Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin 6100 Sayılı HMK'nın ve 359/3 md. uyarınca Dairemiz tarafından taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'ın ilgili hukuk dairesine temyiz yolu açık olmak üzere tarihinde oy birliği ile karar verildi. 03/10/2024
Başkan- Üye- Üye - Katip-
¸e-imza ¸e-imza ¸e-imza ¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15