Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
bam
2024/960
2024/1237
19 Eylül 2024
T.C. ADANA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/960 - 2024/1237
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/960
KARAR NO : 2024/1237
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/03/2024
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL : ... ...
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : MENFİ TESPİT
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI :
VEKİLİ : Av.
TALEP KONUSU : Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 19/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/09/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/03/2024 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Davalının müvekkilinin iş yerine 21/06/2020 günü fatura kesimi için geldiğini ancak belirtilen gün ve saatte müvekkilinin iş yerinde hiç kimse bulunmadığını, fatura kesimi içini gelen görevli de L2 akım trafosunun S 1 canlı ucu sayaç klemensinden çıktığından dolayı sayacın kaydetmediğini bundan dolayı şirket kaybının oluştuğunu belirterek tutanak tutulduğunu tutulan tutanağın iş yerinde hiçbir görevli yokken sadece davalı tarafın ifadeleriyle tutulduğunu, her ay düzenli olarak fatura kesimi için gelen şirketin her nedense 24 aralık 2019 - 20 haziran 2020 tarihleri arasında veya daha öncesinde herhangi bir sayaç arızası tespit edememişken müvekkili iş yerinde hiçbir yetkili veya çalışan yokken bahsi geçen arızayı tespit ettiklerini aradan geçen fatura dönemlerinin hiç birinde bu arızanın tespit edilmediği iş yerinde hiçbir yetkili yokken sayaç arızasının tespit edilmesi dağıtım görevlisi tarafından tutulan tutanağın hatalı olduğu yönünde şüphelerini oldukça arttırdığını bu nedenle dağıtım görevlisi tarafından tutulan tutanağı kesinlikle kabul etmediklerini, öncelikle sayaç muayene raporlunda yer alan yüzdesel değer üzerinden hesaplama yapılması gerekirken müvekkilinin sayacı hakkında herhangi bir muayene raporu alınmadığını rapor yoksa tüketicinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketim değerleri dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketin müvekkilinin sayaç arızasından kaynaklanan kaybının ... belge numaralı evrakının 3. paragrafında hesaplamanın nasıl yapıldığını açıklandığını, müvekkilinin pandemi sebebiyle sokağa çıkma yasaklarının olduğu dönemlerde çalışma göstermediğini müvekkilinin bu sürelerde oldukça az elektrik tüketimi gerçekleştirdiğini davalı şirketin bu tüketim verilerini dikkate almadığını elektrik miktarının oldukça yüklü miktarda hesaplandığını, fazlaya ilişkin talep dava ve sair hukuksal haklarını salı tutanak şimdilik 1.000,00-TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davaya karşı husumet itirazlarının olduğunu, davacı tarafın iddialarını kabul etmediğini, dağıtım şirketi görevlilerince "21.06.2020" tarihinde "..." no.lu tesisat ölçü devresinde yapılan kontrolde ölçü devresine ait L2 akım trafosunun S1 canlı ucunun sayaç klemensinden çıktığını, L2 fazına ait tüketimlerin sayaç tarafından kaydedilmediğini bundan dolayı şirket kaybı oluştuğunu bildirilerek "..." no.lu görgü tespit tutanağı tanzim edildiğini Dağıtım şirketi görevlilerince bildirilen "..." seri no.lu sayaçtan alınan hafıza bilgilerinden (akım ve gerilim değerlerini gösterir yük profili) "L2" fazında "26.08.2019" tarihi itibariyle tüketim kaydedilmediği "21.06.2020" tarihinde tespit edildiğini, dağıtım şirketi personeli tarafından Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca, "24.12.2019-20.06.2020" tarihleri arasındaki sürede "L2" fazında tüketim kaydedilmeyen/"L1" ve "L3" fazlarında kaydedilen "219.580,56 kWh" tüketim üzerinden 1/2 oranında hesaplama yapılarak noksan "109.790,28 kWh" tüketim ilgili tarihler arasında ve ilgili tarihlerde uygulanan birim fiyatlardan "69.592,30.-TL" tutarlı " ..." no.lu e-fatura, " ..." no.lu sözleşme hesabı üzerinde oluşturulduğunu, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, öncelikle görev, zamanaşımı, dava şartı arabulucuk ve derdestlik yönünden davanın reddini bu itirazlarının kabul edilmediği takdirde esasa ilişkin itirazları doğrultusunda haksız olan davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
" Davanın REDDİNE " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davaya konu olayda davalı tarafın müvekkilinin iş yerine 21/06/2020 Pazar günü saat 15:48'de fatura kesimi için geldiklerini, belirtilen gün ve saatte müvekkilinin iş yerinde hiç kimsenin bulunmadığını, fatura kesimi için gelen görevlinin L2 akım trafosunun sl canlı ucu sayaç klemensinden çıktığından dolayı sayacın kaydetmediğini bundan dolayı şirket kaybının oluştuğunun belirtilerek tutanak tutulduğunu, tutulan tutanağın iş yerinde hiç bir görevli yokken sadece davalı tarafın ifadeleriyle tutulduğunu, tutanakta imzası bulunan dağıtım görevlilerinin 07/06/2023 tarihli 3 nolu celsede dinlendiklerini ve iddialarını doğruladıklarını, her ay düzenli olarak fatura kesimi için gelen davalı şirketin 24 Aralık 2019 - 20 Haziran 2020 tarihleri arasında veya daha öncesinde herhangi bir sayaç arızası tespit edemediğini, müvekkili iş yerinde hiç bir yetkili veya çalışan yokken bahsi geçen arızayı tespit ettiklerini, müvekkili şirket tarafından yapılan elektrik tüketimine ilişkin bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ciddi hataların mevcut olduğunu, davalı şirketin sayaç arızası tespit edildikten sonra ilgili sayaç değiştirme tutanağı tutmak bir yana doğru tüketim kaydetmeyen sayacı Bilim Sanayi İl Müdürlüğü'ne göndermediğini, bu sebeple gönderilen faturanın hesabının açıkça yanlış yapıldığını, bu durumda davalı şirketin kusurunun bulunduğunu ispat ettiğini, bu sebeple davalının kusurundan müvekkilinin sorumlu tutulmamasının gerektiğini, sayacın muayene raporu olmadığı için tüketicinin aynı döneme ait geçmiş dönem verilerini dikkate alınabileceğini, ama şirketin sayaç değişim tarihinden sonraki verileri dikkate alındığını, bilirkişinin mevzuata aykırı davrandığını, sayaç değişim tarihinden sonraki verilerin dikkate alınması ile ilgili belirtilmesi gereken bir diğer hususun ise müvekkilinin şirketinin de her şirket gibi büyüyen bir şirket olması olduğunu, sayaç değişim tarihinden sonra alınan verilerin daha yüksek olmasının hayatın olağan akışı gereği olduğunu, bir diğer husus ise ilgili maddenin ise "Sayaç değişim tarihinden sonraki ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait günlük ortalama tüketim değerleri" yazmakta iken bilirkişinin 1 yıllık verileri dikkate alarak hesaplama yaptığını, yapılan hesaplamanın bu açıdan da hatalı olduğunu, daha önce sürekli kontrolü yapılan sayacın 25/08/2019 tarihinde sökülerek direk tipi trafonun üzerine monte edildiğini, sayacın direk üstü trafoda bulunması sebebiyle sayaca kendileri tarafından müdahale edilmesinin imkansız olduğunu, sayaçta bulunan hatanın müvekkili şirket yetkilisinin olmadığı bir zamanda, müvekkili şirket yetkilisinin imzasının olmadığı bir tutanakla tespit edilmesinin, bizzat tutanakta imzası bulunan davalı şirket tarafından gösterilen tanığın "...hata bizden kaynaklandığı için ek tahakkuk yapıldı." ifadesinin, mevzuatta açıkça belirtildiği üzere sayaç muayene raporu alınması gerektiği halde davalı tarafından sayaç muayene raporu alınmaması ve sayacın müvekkili yetkilisi veya başka bir kimsenin müdahalesinin imkansız olduğu bir durumda sadece davalı tarafın hatası sebebiyle müvekkili şirkete faturalandırılmasının dürüstlük, hakkaniyet ve hukukun bir diğer genel ilkelerinden olan "kimse kendi kusurundan yararlanamaz." ilkelerine aykırılık içerdiğini tüm bu sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını vekaleten talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine cevap veren davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.Vekili dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan yerel mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 29.06.20222 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "...Bu halde mahkemece; hata sonuca ... A.Ş.'ye husumet yöneltilerek açılan davada, gerçek taraf durumundaki ... Elektrik Dağıtım A.Ş. davanın yöneltilmesinin sağlanması ile dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir tebliğ yapılarak, savunma hakkının tanınması, hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş..." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesince kaldırma kararı uyarınca; alınan bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK. md.266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler(HMK. md.281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (HMK. md.281/2). Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir(HMK. md.281/3). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir(HMK. md.282/1).
Raporu serbestçe değerlendirme yetkisi, hakimin, bilirkişinin yerine geçerek hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verebileceği anlamına gelmez. Yargıtay HGK'nun 04/02/2009 gün ve 2008/4-823 E., 2009/50 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; hakimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisi ile sonuca gidemeyeceği, o konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, Yargıtay 17. HD'nin 2016/7585 Esas ve 6891 Karar sayılı kararında ve diğer yerleşik Yargıtay uygulamalarında ise, bilirkişi raporuna itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulamayacağı ve eksik incelemeyle karar verilemeyeceği vurgulanmıştır.
Somut olayda, yerel mahkeme tarafından çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu konuda uzman bilirkişi görüşünün alınmasının yerinde olduğu açıktır. Dosyaya ibraz edilen tek kişilik elektrik mühendisi bilirkişi raporuna karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde itirazlarını içerir dilekçe sunulmuş olup, yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir. Bilirkişi raporuna itirazların çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlara ilişkin herhangi bir teknik değerlendirme yoluyla irdelenmeksizin yerel mahkemece reddine karar verildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun mevcut hali itibarı ile davaya konu iddia ve savunmaları irdeler tarzda, taraf, yargı denetimine elverişli olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, hal böyle olunca tarafların iddia ve savunmalarını, önceki rapora itirazlarını da ayrıntılı şekilde irdeler tarzda alanında uzman üç kişilik elektrik mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınıp, 2018 yılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca değerlendirme yapılarak, niteliklerine uygun biçimde deliller de değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, konuya ilişkin yerleşik Yargıtay uygulamaları ile teknik hususlara yönelik yapılması gereken değerlendirmeler yönünden eksik inceleme sonucu mevcut şekilde hüküm kurulmuş olmasının yerleşik Yargıtay uygulamalarına, usule, yasaya ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesine aykırı olduğu görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince belirtilen hususlarda araştırma yapılıp delil toplanması gerekmekle kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a(6) maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İstinaf başvurularının KABULÜ ile HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince kararın KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,
-
İstinaf başvurusu sırasında istinaf eden taraflardan peşin alınan 427,60.. TL istinaf karar harcının, talep halinde istinaf edene İADESİNE,
-
İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,
-
Karar tebliği, harç ve diğer usulî işlemlerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 302/5 ve 359/4 maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 19/09/2024
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32