Adana BAM 4. HD 2024/674 E. 2024/827 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2024/674
2024/827
9 Mayıs 2024
T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/674 - 2024/827
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/674
KARAR NO : 2024/827
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2023
NUMARASI : ... ...
DAVACI : ... ...
VEKİLLERİ : Av...
Av...
DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av...
Av...
Av...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/05/2024
İskenderun 4.Asliye Hukuk Mahkemesi ile İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi arasında verilen karşılıklı görevsizlik kararları nedeniyle oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi istenilmiş olmakla dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafından verilen dava dilekçesi ile; davacının ... müşteri nolu, ... tesisat ... sözleşme nolu işyeri aboneliği nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İskenderun 4.Asliye Hukuk Mahkemesince; "Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 23/07/2015 tarih ve ... sayılı kararı ile İskenderun'da Ticaret Mahkemesi kurulmuş ve 03/08/2015 tarihinde faaliyete geçirilmiştir. İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulmuş olması nedeni ile dava tarihi itibariyle İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev ilişkisi bulunmaktadır. Mahkememizin görevli olup olmadığı dava şartı olup yargılamanın her aşamasında resen değerlendirilmesi gerekir. O halde; taraflar arasındaki çekişmenin ticari dava niteliğinde olması nedeni ile ticaret mahkemeleri tarafından davaya bakılması zorunludur. Mahkememizin bu davaya bakma görevi sona ermiştir. Görevli mahkemenin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna" dair karar verilmiştir.
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesince; "Davacının tacir sıfatının araştırılması adına Asım Gündüz Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; davacının "Herhangi bir kazançtan ötürü mükellefiyet kaydının bulunmadığı, Potansiyel mükellefi olduğu, 20.03.2015 tarihinde faaliyete başlayan ve faaliyeti devam eden ... vergi kimlik numaralı
... Alüminyum Demir Çelik İnş. Taah. Enerji İth. İhr. San. Ve Ltd. Şti.'nin ortağı, (%100 hisseli) ve aynı
zamanda şirket müdürü olduğunun tespit edildiği" bilgisinin verildiği, borcun oluştuğu iddia edilen tarih ve dava tarihinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan alım satımlara ilişkin nakdi limit sınırını aşmadığı, davalının tacir sıfatına haiz olduğuna ilişkin bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sayılamayacağı, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı ve davalının tacir sıfatına sahip olmadığı; görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğuna, dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nin 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olup dosyanın görevsizlik kararı neticesi Mahkememize geldiği ve Mahkememizce de görevsizlik kararı verilmesi ile olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu, davanın, HMK'nin 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine " dair karar verilerek dosyanın merci tayini için Dairemize intikal ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve bir tarafın ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar; TTK m.4/1’de bentler halinde sayılıp tarafların tacir olmasına yahut işin bir ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari sayılan davalardır.
Nisbi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalardır. Bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Burada dikkat edilmesi ve özellikle üzerinde durulması gekeren gereken husus; uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olmasının veya TTK m.19/2’de “ Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.” şeklinde düzenlenen ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceğidir. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği unutulmamalıdır.
Üçüncü grup ticari davalar ise, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması kanunda yeterli görülmüştür.
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar sebebiyle davacının kendi adına açmış olduğu menfi tespit davasında ortak ve müdür olduğu Ltd şti nin ortağı olmasının, davacıyı tek başına tacir yapmadığı, davacının her ne kadar ticari işletmesine ait bir işe ilişkin dava açmış olduğu anlaşılmış ise de; Vergi Dairesi yazısına göre davacının Vergi Usul Kanunu uyarınca tacir sayılması için gerekli vergi beyanında bulunmadığı ve ticari faaliyeti bulunmadığı anlaşıldığından, davacının tacir olmadığı ve bu sebeple taraflar arasındaki uyuşmazlığın genel hükümlere göre değerlendirilerek çözüme kavuşturulması gerekli olup İskenderun 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/:Gerekçeleri Açıklandığı Üzere;
-
İskenderun 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak BELİRLENMESİNE,
-
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için merci tayini talep eden Mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi.09/05/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19