Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2024/1647
2024/1347
19 Eylül 2024
T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1647 - 2024/1347
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1647
KARAR NO : 2024/1347
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2023
NUMARASI : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/09/2024
.... Asliye Ticaret ve .... Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava itirazın iptali davasıdır.
....Asliye Hukuk Mahkemesince; Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun dayanağını 5235 sayılı Kanun'un 7. maddesinden alan, 08/07/2021 tarih ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayınlan 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi ... ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiş olup anılan kararın 01/09/2021 tarihi itibariyle uygulanmasına karar verilmiştir.
Mevcut karar doğrultusunda 01/09/2021 tarihi ve sonrasında açılan ticari davalarda görevli olmadıkları gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
....Asliye Ticaret Mahkemesince; davanın niteliğinin ticari dava olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).
5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.
TTK 24 ve devamı maddelerde düzenlenen ticaret siciline ilişkin hükümler tacir sıfatını taşımanın tescile bağlı olmadığı üstelik bu sıfatı taşımanın sonucu ve gereği olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten kimsenin ticaret siciline kaydını yaptırmamış olması, tacir olmadığını göstermediğinden esnaf sayılmasını gerektirmez.
21.07.2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 18.06.2007 tarihli 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf ve tacir ayrımına esas sınırlar belirlenmiş olup, bu kararda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 177. maddesinde belirtilen hadlerden, 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanlarda yarısını, 2. bendeki faaliyetlerde bulunanların bu tutarın tamamını aşanların tacir olacağı belirlenmiş olup 2022 yılı için yıllık brüt hasılata göre 200.000,00 TL, yıllık alış miktarına göre 400.000,00 TL ve yıllık satış miktarına göre 570.000,00 TL olmak üzere sınırlar belirlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Yapılan incelemede, alacaklı ... tarafından ... İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının işçi yevmiyeleri, çavuş ücreti ve servis ücreti alacağı olduğu, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durdurulduğu, borçlunun itiraz dilekçesinde alacaklıya her hangi bir borcu olmadığından bahisle borca ve ferilerine itiraz ettiği, akabinde eldeki davanın açıldığı, vergi dairesi ve ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı cevaplarına göre davacı ...' in esnaf ya da tacir sıfatının bulunmadığı, potansiyel vergi mükellefi olduğu, işçiler ile iş sahipleri arasında aracı konumunda olan ve halk arasında çavuş (elçi) tabir edilen kimselerden olduğu, oysa TTK' nın ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediği, somut olay da da davacının tacir sıfatının bulunmadığı, eldeki dosyada her iki taraf tacir olmadığı kanaatine varılmakla davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan bu sebeplerle davanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinde görüşülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
6100 sayılı HMK.nun 21 ve 22.maddeleri gereğince ....Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
-
Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemeye gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/09/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32