Adana BAM 3. HD 2022/1580 E. 2024/956 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1580
2024/956
18 Nisan 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1580 - 2024/956
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1580
KARAR NO : 2024/956
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2018/... Esas, 2022/... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : Güvence Hesabı
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 18.04.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2022 tarih ve 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.04.2016 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken plakası tespit edilemeyen sürücü idaresindeki araç ile çarpışması sonucu oluşan trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, zarara uğradığını, müracaat üzerine müvekkiline 27.04.2018 tarihinde 18.790,00 TL yetersiz ödeme yapıldığını, işbu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı işgötemezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatı davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bitlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 18.11.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.854,07 TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden 12.767,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça 27.04.2016 tarihli kaza nedeniyle yaralanan davacının maluliyet tazminatı talebine ilişkin olarak dava öncesinde müvekkili kuruma başvuru yaptığını, davacının tüm zararının karşılandığı bu sebeple öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiği, müvekkili kurumun davacıya ödemede bulunarak üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiği ve dava öncesinde yapılan müracaat üzerine davacıya 27.04.2018 tarihinde 18.790,00 TL tazminat ödendiğini, müvekkilinin ibra edildiğini, sorumluluklarının sona erdiğini, kabul anlamında olmamak üzere kusur ve maluliyet yönünden ATK'dan rapor aldırılması gerektiğini, yapılan ödemelerin tenzilinin gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti ve araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatı gerekmekte olduğu, bilirkişiler tarafından kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiği ile güvence hesabının sorumluluğu poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 8.854,07TL geçici iş göremezlik tazminatının, 12.767,00TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 17/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kaza tarihinin 27.04.2016 olduğundan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartları'nın işbu davada uygulanmasının gerekmekte olduğunu, hesap raporunda ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmamış olduğunu, bu nedenle yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu ayrıca hesaplama tekniğininde hatalı olduğunu, müvekkili kurumun tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya ödenen tazminatın ibraname mukabilinde ödenmiş olup, müvekkili kurumun başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun geçici işgöremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, yeni genel şartların yürürlüğe girmesi sonrası gerçekleşen kazalarda geçici işgöremezlik zararından SGK'nın sorumlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, müvekkil kurum aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesinin gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın talepleri doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Kararında TRH 2010 ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuştur.
Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)
İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 16.04.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “TRH 2010 ve progresif rant yöntemine” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Yine yapılan hesaplamada davalının 27.04.2018 tarihinde yapmış olduğu 18.790,00 TL ödemenin ödeme tarihindeki asgari ücret verileri kullanılmak sureti ve %20 müterafik indirim ile yapılan hesaplamada davacının tüm zararını karılamadığı gibi 5.7720,00 TL davacının bakiye alacağının bulunduğu, bu alacak miktarının da fahiş olduğu, buna bağlı olarak yapılan ibranamenin 2918 sayılı KTK 111. md.si gereği geçersiz olduğu anlaşılmıştır.
Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile davcının zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin itiraz haklı görülmemiştir.
Davalı vekilinin müterafik kusur indirimine yapılması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Dosya kapsamında bulunan kolluk kuvvetlerince düzenlenmiş kaza tespit tutanağı incelendiğinde, motosiklet sürücüsü davacının kaza sırasında motosiklet kullanımı için gerekli ve zorunlu koruyucu tertibat olan kask kullanmadığı belirsizdir. Davacının sürücünün maluliyeti sağ bacak kemik kırığına bağlı (alt ekstremite) yaralanmalara sebep olmuş olup, bu sebeple müterafik kusur indirimi uygulanması talebi yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin geçici işgörmezilk tazminatından sorumlu olmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Diğer yandan, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici işgöremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu davalıya ait olduğundan bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin faiz türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Yerleşik yargıtay içtihatlarına göre Güvence Hesabı yönünden ise; 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren ödemesi gerekmekte olup, davalının temerrüte düştüğü kabul edilir. Bu nedenle 07.09.2016 tarihinde faiz başlangıç tarihine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekildeki istinaf eden davalının lehine olacak biçimde 17.09.2016 tarihinden itibaren yasal olacak biçimde faiz başlangıç tarihine hükmedilmesi aleyhe bozma yasağı dikkate ortadan kaldırma sebebi yapılmamış ve davalının istinaf başvurusu bu yönüyle haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.477,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 109,90 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.367,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01