Adana BAM 3. HD 2022/1506 E. 2024/947 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1506
2024/947
18 Nisan 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1506 - 2024/947
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1506
KARAR NO : 2024/947
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR : 1- ... ... -
2. ... ... .
3. ... ... .
4. ... ... .
5. ... ... .
6. ... ... .
7. ... ... .
8. ... ... .
9. ... ... .
VEKİLİ : Av...
DAVALILAR : 1- ... SİGORTA A.Ş -
VEKİLİ : Av...
: 2- ... NAKLİYAT BAKLİYAT CANLI MAL VE ... ALIM SATIMI LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av...
: 3- ... ...
a)... ...
b) ... ...
c)... ...
İHBAR OLUNANLAR : 1-... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av...
: 2-... ...
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ :18/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :18/04/2024
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 10/11/2018 günü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla seyir halinde iken meydana gelen trafik kazasında müvekkilleri murisi ... ...'nun vefat ettiğini belirterek 50,00 TL destekten yoksun kalma, 50,00 TL cenaze gideri ve 110.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, ayrıca davalı ... ...'ın kaza sırasında kullandığı ve davalı ... Nakliyat'a ait ... plaka sayılı çekici tır ile sigorta şirketi hariç diğer davalıların gayrimenkullerine dava sonunda manevi tazminat talebi ile ilgili verilecek hakların semeresiz kalmaması ve güvence altına almak maksadıyla teminatsız ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 16/10/2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini davacı eş yönünden 194.064,14 TL'ye, cenaze gideri için 1.500,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ... Nakliyat ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davacının iddia ettiği gibi kazaya sebebiyet verenin müvekkili olmadığını, müteveffanın asli kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde emniyet şeridi dışına araçlarını park ettiklerini, aracın sinyal ve dörtlülerinin hiç birinin yanmadığını, yola diğer araçları parka ilişkin uyarmaya yönelik hiçbir levhanın konulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "10/11/2018 günü dava dışı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüsü ile TEM E-90 Otoyolu üzerinde Ceyhan/Adana istikametinde seyrettiği sırada Adana Organize Sanayi Bölgesi civarına geldiğinde aracın arızalanmasından dolayı sadece dörtlü lambalarını yakıp başkaca gerekli önlemleri almadan sağ emniyet şeridine minibüsünü durdurup kendisinin de aracın sol tarafında yaya olarak bulunduğu sırada aynı yönde seyreden bir kısım davalılar murisi ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... çekici ve ... dorse plaka sayılı TIR aracıyla çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, çarpmanın etkisiyle minibüsün sağ ön koltuğunda yolcu konumunda bulunan davacıların eş ve babaları olan ... ...'nun vefat ettiği, kazanın oluşumunda ... plakalı dava dışı araç sürücüsü ... ...'nun %75 oranında olmak üzere asli kusurlu ve ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork sürücüsü müteveffa ... ...'ın %25 oranında olmak üzere tali kusurlu olduğu, aktüerya uzmanı hesap bilirkişisinden alınan 06/09/2021 tarihli ek raporda %25 oranındaki davalı kusuruna göre davacı eş ... ...'nun alabileceği destek tazminatının 72.277,92 TL ve cenaze ve defin giderinin 375,00 TL olduğu, müşterek ve müteselsil sorumluluğun kabul edilmesi durumunda %100 kusur oranına göre adı geçen davacının alabileceği destek tazminatının 288.831,67 TL ve cenaze ve defin giderinin 1.500,00 TL olduğu tespit edilmiş, davacı tarafın dava dilekçesinde kusur durumuna bakılmaksızın tüm zararlarının müteselsil sorumluluk ilkesi kapsamında davalılarca giderilmesinin talep edildiği, kaza ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin müteselsil sorumluluğu düzenlenen 61.maddesi ve 169.maddesinin 1.fıkrası uyarınca zarar gören müteveffa eş ve babalarının kusuruna isabet eden zarar dışındaki diğer zararlarının tamamının giderilmesini birlikte hukuki sorumluluğu bulunanların tümünden talep edebilecekleri gibi biri veya bir kısmından da talep haklarının bulunduğu gözetilerek davacıların davalıların kusuruna isabet eden zararları yanında dava dışı minibüs sürücüsünün kusuruna isabet eden zarar bakımından da müteselsil sorumluluk ilkesi kapsamında davalılara karşı zararlarının giderilmesinin talep haklarının bulunduğu kabul edilmiş, davalı sigorta şirketince müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği savunulmuş ise de dosyamız arasına getirtilen ceza dosyası kapsamında müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bir hususa rastlanılmamış ve bu konudaki iddiasını ispat yükü altındaki davalı sigorta şirketince başkaca delil ibraz edilmediğinden müterafik kusur savunmasına itibar edilmemiş, sonuç olarak aktüerya uzmanı bilirkişinin raporundaki seçenekli hesaplamalardan müteselsil sorumluluk ihtimaline binaen yapılan hesaplama mahkememizce hükme esas alınmış, davacı ... ...'nun maddi tazminat talebinin kabulüne, destekten yoksun kalmadan doğan 288.831,67 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 01/02/2019 tarihinden itibaren ve diğer davalılar ... Nakliyat Bakliyat Canlı Mal ve ... Alım Satımı Ltd. Şti ile ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... bakımından kaza tarihi olan 10/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacılardan ... ... için cenaze ve defin giderinden doğan 1.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi sonucunda, Türk Borçlar Kanununun 56.maddesinin 1.fıkrasındaki düzenleme ile Yargıtay'ın 1966/7 Esas ve 1966/7 Karar sayılı ve 22/06/1966 günlü İçtihadı Birleştirme Kararı'ndaki esaslar ile zararın niteliği, tarafların kusur durum ve oranları ile kaza tarihi itibariyle paranın satın alma gücü, manevi tazminatın bir ceza olmasa da zarar görende haklılığı konusunda manevi tatmin yaratması ve fakat tazminat alacaklısını zenginleştirmeyecek ve tazminat borçlusunu fakirleştirmeyecek ölçüde olması gerektiği ile özellikle hak ve nesafet ilkesi göz önünde bulundurularak" davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, davacılardan ... ... için destekten yoksun kalmadan doğan 288.831,67 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 01/02/2019 tarihinden itibaren ve diğer davalılar ... Nakliyat Bakliyat Canlı Mal ve ... Alım Satımı Ltd. Şti ile ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... bakımından kaza tarihi olan 10/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacılardan ... ... için cenaze ve defin giderinden doğan 1.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacılardan ... ... için 20.000,00 TL ve diğer davacılar ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... için ayrı ayrı 10.000,00 'er TL manevi tazminatın davalılar ... Nakliyat Bakliyat Canlı Mal ve ... Alım Satımı Ltd. Şti ile ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... 'dan kaza tarihi olan 10/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılardan ... ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasında müteveffa kusursuz olup kendisine çarpan davalı araç sürücüsü ise kusurlu bulunduğunu, müteveffanın ölümünün ani ve feci şekilde gerçekleşmiş olması, eşi ... ...'nun hayatının aktif ve pasif dönemlerinde eşinin desteğinden yoksun kalacağı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, araç sahibinin yaptığı işte Türkiye'nin sayılı şirketlerinden olması ve manevi tazminatın caydırıcı özelliği de göz önünde bulundurulduğunda müteveffanın eşi ... ... için hükmedilen manevi tazminat olması gerekenden düşük takdir edildiğini, davacılar lehinde hükmedilen vekalet ücreti miktarında her davacı için ayrı ayrı hesaplama yapılması gerekirken ihtiyari dava arkadaşı davacılar lehine hükmedilen tüm vekalet ücretleri toplanarak bu miktar üzerinden gereğinden düşük vekalet ücretine hükmedilmesi ve aynı şekilde lehe gereğinden düşük yargılama giderine hükmedilip aleyhe gereğinden yüksek vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalılardan ... Anonim Türk Sigorta vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranınını kabul etmediklerini, bununla beraber müştereken ve müteselsilen sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını da kabul etmediklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla HMK'nın 310/2 ve 314/2 maddeleri uyarınca davanın feragat/ sulh sözleşmesi/ibraname nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf ile sulhen anlaşma sağlanmış ve davacı sulh doğrultusunda davadan feragat ettiğini, sulh sözleşmesi/ibraname doğrultusunda davacı tarafa maddi tazminat yönünden ödeme yapıldığını belirterek eksik ve hatalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıların eş ve babalarının ölümü sonucunda destekten yoksunluk zararına uğradığından bahisle açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Adana Trafik Tescil Şube Müdürlüğü, ... Sigorta A.Ş Müdürlüğü, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü, Hatay SGK İl Müdürlüğünden dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilmiş, kusur ve hesap bilirkişilerinden alınan raporlar dosyaya kazandırılmış, giderek giderek maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmü davalılardan ... Sigorta vekili ile davacılar vekili istinaf etmiştir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İstinaf aşamasında davacılar vekili 02/03/2022 tarihli dilekçesiyle davalı sigorta şirketi ile yaptıkları anlaşma doğrultusunda maddi zararlarının giderildiğini, maddi tazminat yönünden bir alacaklarının kalmadığını, maddi talep bakımından davanın konusuz kaldığını beyan etmiş olup, davalılardan ... Anonim Türk Sigorta vekili istinaf dilekçesi ekinde davacı ile yapılan 18/02/2022 tarihli sulh anlaşmasının bir örneğini dosyaya ibraz etmiştir.
6100 sayılı Kanunun 314. maddesine göre karar kesinleşinceye karar sulhun yapılabileceği, 315. maddesine göre de sulhun kesin sonuç doğuracağı açıktır. Sulh kapsamının davalı sigorta şirketi, bunun sigortalısı (... Nak. Bak. Ltd. Şti) ve araç sürücüsünü (müteveffa ... ...) kapsadığı anlaşılmış olup, buna göre uyuşmazlıkta maddi tazminat bakımından sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların leh ve aleyhine birbirlerine karşı yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilecektir.
Bilindiği üzere, 6098 sayılı TBK 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Aynı Kanunun 56. maddesi ise "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmünü amirdir.
Aynı Kanunun 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Buna göre olay tarihi, olayların gelişim şekli, davacılar murisi/desteği ...'in 10/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ölmesi, davalı ... Nakliyat Bakliyat Ltd. Şti'ne ait ... plakalı aracın sürücüsü müteveffa ... ...'ın (dava tarihinden sonra vefat etmekle mirasçıları davaya dahil edilmiştir) 12/12/2019 tarihli kusur raporuna göre %25 oranında kusurlu olması, tarafların sosyal ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ve TMK'nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın tarafların ekonomik sosyal durumuna uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Ancak davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, her bir davacı yönünden kabul edilen manevi tazminat miktarı bakımından karar tarihindeki geçerli tarife üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmekte olup, ilk derece mahkemesince kabul edilen toplam tutar üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve esas bakımından hukuka aykırıdır. Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davalılardan ... Anonim Türk Sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca 18/02/2022 tarihli sulh anlaşmasına göre kabulüne, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyada bir eksiklik bulunmamakla esas hakkında yeniden usulü kazanılmış haklar korunarak hüküm kurulmasına, giderek; maddi tazminat talebi bakımından sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, tarafların leh ve aleyhine birbirlerine karşı yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi bakımından; davacılardan ... ... için 20.000,00 TL ve diğer davacılar ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... için ayrı ayrı 10.000,00 'er TL manevi tazminatın davalılar ... Nakliyat Bakliyat Canlı Mal ve ... Alım Satımı Ltd. Şti ile ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'dan kaza tarihi olan 10/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılardan ... ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, usulü kazanılmış haklar korunarak ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarları bakımından kendini vekil ile temsil ettiren davacılar yararına 5.100,00'er TL vekalet ücreti takdir edilerek vekalet ücretinin davalılardan ... Nakliyat Bakliyat Ltd Şti ile ... ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalılardan ... Anonim Türk Sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1. b.2 maddesi uyarınca 18/02/2022 tarihli sulh anlaşmasına göre kabulüne, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1. b.2 maddesi uyarınca vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b/2. maddesi hükmü uyarınca Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, dosyada bir eksiklik bulunmamakla esas hakkında yeniden usulü kazanılmış haklar korunarak hüküm kurulmasına, giderek;
-
a)Maddi tazminat talebi bakımından sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
b)Tarafların leh ve aleyhine birbirlerine karşı yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
C) Maddi tazminat bakımından; alınması gereken 427,60 TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 376,05 TL ile 667,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.043,65 TL'den düşülmesi sonucu bakiye 616,05 TL harcın talep halinde davacılara iadesin,
d)Manevi tazminat talebi bakımından; davacılardan ... ... için 20.000,00 TL ve diğer davacılar ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar ... Nakliyat Bakliyat Canlı Mal ve ... Alım Satımı Ltd. Şti ile ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... 'dan kaza tarihi olan 10/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılardan ... ...'nun fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
- Manevi Tazminat Talebi Yönünden Harç, Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti;
a)Alınması gereken 6.831,00 TL karar harcının davalılardan ... Nakliyat Bakliyat Ltd. Şti ile ... ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
a-1)İlk derece mahkemesince 21/12/2021 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
a-2)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,
b)Davacı tarafından manevi tazminat talebi bakımından ayrıca yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
c)Usulü kazanılmış haklar korunarak ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarları bakımından kendini vekil ile temsil ettiren davacıların her biri yararına ayrı ayrı 5.100,00'er TL vekalet ücreti takdir edilerek vekalet ücretinin davalılardan ... Nakliyat Bakliyat Ltd Şti ile ... ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine,
-
Davalılar ... Nakliyat Bakliyat Canlı Mal ve ... Alım Satımı Ltd. Şti kendisini vekille temsil ettirdiğinden 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ...'dan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
-
HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri açısından;
-
Davacılar ve davalılardan ... Anonim Türk Sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
-
İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davacılar tarafından yapılan 50,50 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.18/04/2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01