SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 3. HD 2022/1456 E. 2024/833 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1456

Karar No

2024/833

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1456 - 2024/833

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1456

KARAR NO : 2024/833

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/03/2022

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ... ... -

VEKİLİ : Av...

DAVALI : ... HESABI

VEKİLİ : Av...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 20/12/2017

KARAR TARİHİ :28/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :28/03/2024

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.02.2014 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın yaya olarak bulunan müvekkiline çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını, plakası tespit edilemeyen aracın tam kusurlu olduğunu, mevcut yaralanma nedeniyle davalıya başvuru yapıldığını ve 09.09.2016 tarihinde 3.906,00 TL ödeme yapıldığını, ödemenin kısmi ve yetersiz olduğunu belirterek şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH: Davacı vekili 21/01/2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 33.399,87 TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava öncesi müvekkiline başvuru yaptığını, yapılan başvuru neticesinde ödeme yapıldığını ve müvekkilinin ibra edildiğini, ek teminat talebi ile ilgili olarak müvekkiline tekrardan başvuru yapılmadığını, başvuru şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, ayrıca yapılan ödeme ve imzalanan ibraname ile müvekkilinin borçtan kurtulduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun plakası tespit edilemeyen araç kusuru oranında olduğunu, davacı maluliyeti ile davaya konu kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "Dava kalıcı ve geçici maluliyet nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından 27/02/2014 tarihinde meydana gelen kaza sonrası müvekkilinin yaralandığı, kaza nedeni ile sürekli iş göremezlik tazminatını 32.481,07 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 918,80 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu, kazanın meydana gelmesinde, davaya konu meydana gelen trafik kazasının oluşumunda; sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün%30 kusurlu olduğu, yaya olarak bulunan davacı ... ...'nün %70 kusurlu olduğu, itiraz edilmemesi nedeni ile hükme esas alınan kazasına bağlı yaralanmasının Adli Tıp Kurumu İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27.10.2021 tarihli raporda davacı ... ...'nün Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 25 (yüzde yirmibeş) olduğu (sürekli maluliyet oranı), iyileşme (geçici maluliyet) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, hükme esas almaya elverişli hesap bilirkişi raporuna göre 27.02.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, tespit edilemeyen araç sürücüsünün %30 kusur durumuna, davacının %25 Maluliyet oranına binaen davacı ... ...'nün bakiye sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 32.481,07 TL olduğu, 4 aylık iyileşme (iş göremezlik) dönemine ilişkin tazminat tutarının 918,80 TL talep edebileceği " gerekçeleriyle davanın kabulü ile, geçici iş gözemezlik süresi için 918,80 TL, kalıcı maluliyet için bakiye 32.481,07 TL olmak üzere toplam 33.399,87 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08/03/2016 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava tarihinden önce müvekkili kuruma gerekli belgelerle başvuru yapılmadığından, tazminat talebi için başvuru şartı yerine getirilmeden söz konusu davanın açıldığını, bu minvalde davanın ikame edilmesine sebebiyet vermeyen müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti ve faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili kurumun bu kalemlerden sorumlu tutulamayacağını, davacıya davadan önce maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, bu husus nazara alınarak yapılacak hesaplamada, öncelikle araştırılması gereken, ödeme tarihindeki verilere göre değerlendirme yapılarak zararın karşılanıp karşılanmadığı, karşılanmışsa yada kayda değer bir fark söz konusu değilse ödemenin yeterli olduğunun kabulünün gerekeceği, davacıya yapılan ödeme ile ödeme tarihindeki verilere göre meydana gelen zararın karşılandığını, dava konusu trafik kazası 27.02.2014 tarihinde meydana geldiğini, olay 01.09.2013 tarihinden sonra meydana geldiğinden Yargıtay yerleşik uygulaması gereğince davacının maluliyet oranının tespiti için maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması gerekirken, bu kapsamda alınmayan sakatlık raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin olarak dosyada mübrez raporlarda maluliyet oranları arasında çelişki olduğunu, raporlar arasında bu çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının artan maluliyeti incelenerek tespit yapılması gerektiğini, söz konusu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının yanlış teknik kullanılarak yapıldığını, geçici iş görmezlik talepleri teminat kapsamı dışında olduğunu, Yargıtay kararları ışığında müvekkili kurum aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek hatalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, kusur ve ATK'dan davacının maluliyetine ilişkin maluliyet raporu alınmış, aktüer bilirkişiden alınan raporla maddi zarar belirlenmiş, giderek davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalı vekili istinaf etmiştir.

İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı hasar dosyası kapsamına göre ... Hesabına yapmış olduğu başvuru sonucunda ödenen tazminatın yetersiz olduğundan bahisle KTK'nın 111.maddesi kapsamına dayalı olarak işbu davayı açmış olup, davadan önce ... Hesabına başvurmuş olmakla; davalı vekilinin başvuru yapılmadığına ve yargılama giderlerine ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.

Davacının maluliyeti, dosyaya kazandırılan tedavi belgeleri kapsamında ATK 2. İhtisas Kurulunun 27/10/2021 tarihli, 17628 sayılı raporuyla kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmiş olmakla; davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.

Davacıya dava tarihinden önce yapılan ödemenin yetersizliği hükme esas alınan 16/01/2022 tarihli raporda açıkça tespit edilmiş olup, dosyaya sunulan ibraname makbuz hükmünde olmakla, yapılan ödeme de toplam zarar miktarından düşülmüştür.

Bilirkişi raporuna itiraz etmeyen taraf yönünden raporun kesinleşeceğine yönelik Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/06/2017 gün ve 2016/801 E.-2017/9091 K. Sayılı kararında özetle; "...Davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu her iki taraf yönünden de kesinleşir ve kesinleşen rapor hakimi de bağlar. Taraflardan birinin rapora itiraz etmesi, diğer tarafın itiraz etmemesi halinde ise rapor itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir ve itiraz eden taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu ilkenin sonucu olarak, itiraz üzerine yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda verilen raporun önceki rapora göre itiraz eden taraf aleyhine olması halinde, kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak önceki raporda belirtilen kusur oranı, zarar miktarı vs. esas alınarak hükmedilecek miktar belirlenir. İlk rapora itiraz etmeyen ve o raporda belirtilen miktarlara razı olan tarafın lehine olacak şekilde sonraki rapora göre karar verilemez..."

Aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2017 gün ve 2015/3253 E.-2017/9419 K. Sayılı kararında özetle; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281/1. maddesinde; "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı düşünülmelidir..." denilmiştir. Aynı husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/8676 E, 2018/2775 K; 2013/11884 E, 2015/835 K; 2015/8056 E, 2017/2988 K sayılı içtihatlarında ve benzer içtihatlarda, Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin ... Esas, ... K sayılı kararında da benimsenmiştir.

Hükme esas alınan 16/01/2022 tarihli rapor davalı vekiline 22/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekili süresinde hesap raporuna itiraz etmemekle, kesinleşen rapora karşı artık istinaf aşamasında itiraz edilemeyeceğinden bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin geçici iş göremezlik gideri tazminatının teminat kapsamında olmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirildiğinde;

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat, 2918 Sayılı Kanun’un 91. maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 85. maddesine göre belirlenir. Buna göre; sigortacı, sigorta ettiren işleten tarafından, motorlu aracın işletilmesi sırasında ortaya çıkan maddi zararlar ile kişinin yaralanması veya ölmesi gibi bedeni zararlardan sorumludur. Kişinin bedenine gelen zararlarda tedavi giderlerinin ödenmesine ilişkin koşullar 98. maddede düzenlenmiştir.

Söz konusu bu madde 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih, 6111 Sayılı Yasanın 59. maddesi ile değiştirilmiştir. Değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesine göre, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Söz konusu düzenlemeye göre, hastanelerce sunulan sağlık hizmet bedelleri yönünden sigorta şirketlerinin ve ... Hesabı’nın yükümlülükleri sona ermekte, ancak kazazedelerin bunun dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair harcamaları yönünden ise, sigorta şirketlerinin ve ... Hesabının tedavi teminatları kapsamında sorumlulukları devam etmekte olup, teminat kapsamının yasaya aykırı genel şart hükmü ile daraltılması mümkün değildir.

Bu nedenle geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Hesabı Yönetmeliğinin 15.maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte ... Hesabının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt bu tarihte gerçekleşmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1836 Esas ve 2020/4711 sayılı ilamı) Davacı vekili tarafından davalıya 28/07/2016 tarihinde başvuruda bulunduğu dikkate alındığında, faiz başlangıç tarihinin 28/07/2016 olarak belirlenmesi gerekmektedir. Buna rağmen mahkemesince temerrüt tarihinin 08/03/2016 olarak tespiti ile buna göre faiz uygulanmasına karar verilmiş olması hukuka aykırıdır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerindedir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davalı vekilinin istinaf başvurusunun temerrüt tarihine ilişkin olarak 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyada bir eksiklik bulunmamakla esas hakkında yeniden infaza elverişli olacak şekilde usulü kazanılmış haklar korunarak hüküm kurulmasına, giderek; davanın kabulü ile, geçici iş gözemezlik için 918,80 TL, kalıcı maluliyet için bakiye 32.481,07 TL olmak üzere toplam 33.399,87 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 28/07/2016 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b/2. maddesi hükmü uyarınca Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, dosyada bir eksiklik bulunmamakla esas hakkında yeniden infaza elverişli olacak şekilde usulü kazanılmış haklar korunarak hüküm kurulmasına, giderek;

  2. Davanın KABULÜ ile; geçici iş gözemezlik için 918,80 TL, kalıcı maluliyet için bakiye 32.481,07 TL olmak üzere toplam 33.399,87 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 28/07/2016 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

Harç yönünden:

  1. Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 2.281,55 TL karar harcından, peşin ve ıslah ile alınan 601,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.680,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, bu kapsamda ilk derece mahkemesince 24/03/2022 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın miktarında bir değişiklik olmadığından; harç tahsiline yönelik olarak yazılan müzekkerenin geri alınmasına yer olmadığına,

Yargılama giderleri yönünden:

  1. Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah ile alınan 601,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  2. Davacı tarafından yapılan Adli Tıp Ücreti, bilirkişi ücreti, tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.153,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  4. HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

Vekalet ücreti yönünden:

  1. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

İstinaf giderleri açısından;

  1. Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

11-Davacı avansından yapılan 19,50 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına,

12-Davalı tarafından yapılan 78,60 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

13-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri Üç Yüz Yetmiş Sekiz Bin İki Yüz Doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.28/03/2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenTazminat(ÖlümözetiistinafAçılandereceVeadanamahkemesiZararnedenlerivekiliıslahkararınınCismanikesinilerihükümSebebiylenumarasıdairesiTazminat)hukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim