Adana BAM 3. HD 2022/714 E. 2024/81 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/714
2024/81
11 Ocak 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/714 - 2024/81
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/714
KARAR NO : 2024/81
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
TEMLİK ALAN
DAVACI : ... ... -
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 11.01.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11.01.2024
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... ...'a 26.01.2017 tarihinde Adana - Karataş yolu üzerinde bir tır çarptığını, müvekkilinin bu durumu hastanede polislere izah etmesine rağmen polislerin görevlerini ihmal ederek işlem yapmadıklarını, müvekkilinin kaza ile ilgili işlem yapılmadığı hususunu daha sonra kaza evraklarını almaya gittiğinde öğrendiğini, bu nedenle Adana ... nezdinde suç duyurusunda bulunduğunu, suç duyurularınında bu sefer 6 aylık süre geçirildiğinden ötürü red edilerek ... kararı verildiğini, müvekkilinin kaza sonrası Adana Şehir Hastanesine kaldırılarak ameliyatının yapıldığını, maluliyetinin oluştuğunu, ... Hesabına yaptıkları başvurunun kazaya ilişkin bulgu bulunmadığı iddiasıyla reddedildiğini, belirterek 100,00 TL geçici 10,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının sigorta temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle ... Hesabından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davada İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yabancılık teminatı alınması gerektiğini, kazaya ilişkin başkaca hiçbir bulguya rastlanılmadığını ve kurumlarına yapılan başvurunun haklı olarak reddedildiğini, kazanın davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla; kaza tarihi itibariyle geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceklerini, müterafik kusur indirimi taleplerinin bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından tarih itibariyle sorumlu olmadıklarını beyane ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kabulü ile; 8.424,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 215.685,39 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 12/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faİziyle birlikte davalıdan alınarak davacı temlik alana ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; iş bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafından tazminata konu olaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kusuru ile sebebiyet verdiği ve aracın ZMMS yaptırmasının gerekli olduğu hususunun somut deliller ile ispat edilemediğini, davaya konu olaydan sonra zarar verenler hakkında şikayette bulunulmadığını, alacağın temliği söz konusu olup temlik miktarı ve hükmedilen tutar dikkate alındığında temliknamenin tarafları yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini, mahkemece alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmediğini, mahkemece alınan kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, kazanın varlığı dahi ispatlanamamışken %100 kusur oranı üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasında uygulanan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatı yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca hükmedilen tazminata uygulanan faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeni ile kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin davanın yetkisiz mahkemede açıldığı yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ileri sürmüş ise d,e söz konusu davada davacının iddia ettiği alacağı haksız fiile dayanmaktadır. HMK'nın 16. maddesinde: "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda haksız fiilden zarar gören davacının ikametinin Adana olduğu, öte yandan kazanın meydana geldiği yerinde Adana Karataş yolu üzeri olduğu anlaşılmakla, davanın yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin mahkemenin yetkisiz olduğu yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun ispatlanamadığı yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede ise;
5684 sayılı sigortacılık Kanunun ... Hesabı başlıklı 14. maddesi "
Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... Hesabı oluşturulur.
Hesaba;
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,
ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,
d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için, başvurulabilir....." hükmünü içermektedir .
Buna göre rizikonun meydana geldiği tarihte 2918 sayılı kanun gereğince Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası bulunmayan, yada sigortası olupta sigortalısı belirlenemeyen kazalar neticesinde kişiye gelen bedensel zararlar için ... hesabı oluşturulacağı ve bu tip zararlardan dolayı ... hesabının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. ... hesabının sorumluluğu rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları ile sınırlıdır.
Bu itibarla davalı ... hesabının sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için davacının yaralanmasının trafik kazasından kaynaklı olması ve söz konusu yaralanmaya sebebiyet veren aracın kaza anı itibari ile geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunmaması, araç sigortalı olsa dahi sigortalının tespit edilememiş olması gerekmektedir.
6098 sayılı Borçlar kanunun 49. ve 50. md.leri gereğince; davacı, kazanın çift taraflı olduğunu, başka bir aracın kendisine ya da kullandığı motora çarpmasıyla kazanın gerçekleştiğini, kusurun plakası tespit edilmeyen araçta olduğunu ispatlamak zorundadır.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde her ne kadar 26.01.2017 tarihinde plakası tespit edilemeyen tır sürücüsünün yaya konumunda bulunan müvekkiline çarpması nedeniyle yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuş ise de, davacının kazanın plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiği ve kazanın bu şekilde oluştuğuna ilişkin olarak herhangi bir delil göstermediği, dava konusu olaya ilişkin herhangi bir görgü tanığı bulunmadığı gibi kazanın gerçekleştiğine ilişkin kamera kaydı da bulunmadığı, davacının kaza anında yaya olduğunu ileri sürdüğü ancak Adana Şehir Hastanesinin 26.01.2017 günlü epikriz detay raporunda davacının araçta yolcu konumunda olduğunun belirtildiği, buna göre davacının beyanı ile hastane kaydının uyumlu olmadığı, öte yandan Adana C. Başsavcılığının ... Soruşturma ve ... Karar sayılı kararı ile davacının herhangi bir şikayetinin bulunmadığı gerekçesi ile şüpheli hakkında şikayet yokluğu ve delil yetersizliği sebebi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının söz konusu karara itirazının bulunmaması nedeni ile kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tüm bu delil ve tespitlere göre davacı tarafından davalı ... Hesabının sorumluluğunu doğuracak şekilde davacı ... ... ...'ın yaralanmasına ilişkin olarak meydana geldiğini iddia ettiği trafik kazasının gerçek olduğu ve davacının yaralanmasına plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir tırın sebebiyet verdiği hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece ispatlanamayan davanın tümü ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemenin kabulüne göre yapılan inceleme bakımından ise ;
Davacı ... ... ... yargılamanın devamı sırasında Adana 7. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 06.08.2019 günlü temlikname ile alacağını devrettiği ve mahkemesince bu temlikname dikkate alınarak tazminatın temlik alan ... ...'a ödenmesine ilişkin olarak karar verildiği görülmüştür. Öncelikli olarak söz konusu temlikname incelendiğinde temlikname içeriğinde mahkeme ismi belirtilmeksizin ... sayılı dosyasındaki tazminattan söz edilmektedir. Ne var ki, söz konusu ... sayılı dosyanın hangi mahkemeye ait olduğu, yargılaması yapılan iş mahkemeye ait olup olmadığı hususu belli değildir. Dolayısıyla bu temliğe dayanarak hüküm tesisi hatalı olmuştur. Öte yandan, temlik içeriğinde davacı ... açık bir biçimde alacağın 67.645,00 TL'lik kısmını temlik alan ... ...'a devretmiştir. Temlik içeriğinde hiçbir şekilde mahkemenin iş bu dosyasında ortaya çıkabilecek tazminat miktarının tümü ile temlik alana devredildiğine ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Dolayısıyla temlik alan ... söz konusu alacağın sadece 67.645,00 TL'sini temlik aldığına göre davacı ...'nın belirlenen 224.109,95 TL geçici, kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin tazminatın sadece 67.645,00 TL miktarını talep etme hakkı bulunmaktadır. Temlik alan ...'ın bu miktarın üzerindeki kısım için alacağı talep etme hakkı bulunmadığından fazlaya ilişkin kısım yönünden temlik alan ...'ın aktif husumeti bulunmadığından 67.645,00 TL miktarın üstünde olan kısım için dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekmektedir.
Bu yönü ile de mahkemenin temlik alan yönünden tüm tazminatın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Bu yönü ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine şeklinde yeniden hüküm kurulmasına karar karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;
-
HMK’nın 353/1. b. 2. maddesi gereğince, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1. fıkrası (b) bendinin 2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
-
a). Davacı temlik alanın talep etmiş olduğu 67.675,00 TL miktar yönünden istemin esas bakımından REDDİNE;
-
b). Davacı temlik alanın talep etmiş olduğu 156.464,25 TL miktar yönünden temlik alanın aktİf husumeti bulunmadığından bu kısım için talebi USULDEN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından ıslah harcı ile birlikte peşin alınan alınan 800,90 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 373,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri bakımından;
-
İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
10-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
11-Davalı tarafından istinaf aşamasında harcaması yapılan 78,60 TL istinafa dosya gönderme masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.11.01.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56