Adana BAM 3. HD 2022/1139 E. 2024/743 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1139
2024/743
19 Mart 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ ESAS-KARAR NO: 2022/1139 - 2024/743
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1139
KARAR NO : 2024/743
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 2-...
3. ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2021 tarih ve 2019/673Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/12/2018 tarihinde ...'ın idaresindeki ... plakalı sayılı araca ...'ın idaresindeki ...'in sahipliğindeki ... plaka sayılı aracın çarparak bahse konu trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada müvekkil ...'ın ağır şekilde yaralandığını, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar nedeni ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacı yanın maluliyet oranını gösteren heyet raporu müvekkilinin sigorta şirketine yapılan başvuruda mevcut olmadığından davacı yanın başvurusu usulüne uygun olmadığını, dava konusu olayda müvekkil şirkete ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı aracın kusurunun olmadığını, kusur raporunun ... Adli Tıp Trafik İhtisas Daire Başkanlığından ya da Karayolları Fen Heyetinden alınacak bir kusur raporu ile raporlandırılması gerektiğini, dava yanın kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeni ile efor kaybının artmasında müterafik kusurunun olduğunu, bu nedenle davacı için çıkan tazminattan %20 müterafik kusur indiriminin yapılmasını, davacı tarafın dava açmadan önceki başvurusunun usulüne uyfun olmadığından müvekkil şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile; 43.274,21TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan 1.189,08TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan olmak üzere toplam 44.463,29TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 19/02/2019 tarihinden diğer davalılar ... Ve ...'den kaza tarihi olan 26/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile; 12.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili; Yasa ve poliçe şartnamesi gereği başvuru evrakları arasında bulunması zorunlu olan davacı yanın kazaya bağlı maluliyet oranını gösteren heyet raporu olmadan yapılan başvuru usulüne uygun olmadığından usulüne uygun bir başvurudan temerrütten bahsedilemeyeceğini, bu nedenle dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhe faiz, yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmemesi gerektiğini, davacı yan işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açmayıp kısmi dava olarak açtığından ıslahla arttırılan miktara, itiraza rağmen ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmeyen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat istemlerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, TRH-2010 yaşam tablosu, %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına dayalı yaralanmadan kaynaklı açılan maddi-manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş (... Sigorta) vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı, faiz başlangıç tarihi ve vekalet ücretine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Davalı sigorta vekili her ne kadar davacı vekili tarafından dava açılmadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de,
2918 Sayılı yasanın 26/04/2016 tarihli 6704 sayılı kanunun 5. Maddesi ile değişik 97. maddesi "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklindedir.
Bu açıklamalara göre hasar dosyasının incelenmesinde; davacı vekili tarafından davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine kaza tespit tutanağı, soruşturma ifade tutanakları, kaza tespit tutanağı, tedavi belgeleri, banka hesap bilgileri ile usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı, başvurunun kazanın ardından 2 aylık süre içerisinde yapıldığı dikkate alındığında davacının maluliyetini gösterir heyet raporu alınarak sunulmasının bu süre içerisinde mümkün olmadığı sair belgelerin tamam olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı sigorta vekili usulüne uygun başvuru bulunmadığından vekalet ücretinden sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmüş ise de davacı tarafından yukarıda açıklandığı gibi gerekli belgelerle usulüne uygun başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla davalı vekilinin vekalet ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir.
Davalı vekili hükmolunan tazminata uygulanan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, sigorta şirketi poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince kendisine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine 06/02/2019 tarihinde başvuru yapmıştır. Davalı sigorta şirketi kendisine başvuru yapıldıktan itibaren 8 iş günü sonrasında yani 19/02/2019 tarihinde temerrüdün oluştuğu, bu tarihten itibaren faize karar verilmesinin yerinde olduğu görülmüştür. Buna göre davalı vekilinin faiz tarihine yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından olmadıkları yönündeki istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakla, buna dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin 2019/6271 E-2020/8104 K sayılı 03/12/2020 günlü kararı)
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunda prograsif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 25.04.2021 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin ıslah edilen kısım yönünden faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Bu nedenle ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmemiş olması yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.037,28 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 759,32. TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.277,96 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 19.03.2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18