Adana BAM 3. HD 2022/1275 E. 2024/700 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1275
2024/700
14 Mart 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1275 - 2024/700
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1275
KARAR NO : 2024/700
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... ... ... -
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ :14/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :14/03/2024
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/01/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/10/2013 tarihinde sürücü ... ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı dolmuşun dikkatsiz şekilde tümseğe hızlı girmesi sonucu müvekkilinin başını tavana çarparak düştüğünü ve belini kırdığını, müvekkilinin maluliyeti nedeni ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığını, tahkim komisyonunu ... sayılı dosyası ile müvekkiline 29.549,47 TL ödeme yapılması gerektiğini, bu ilamın Mersin 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ve müvekkiline bu miktarın ödendiğini, sigorta tahkim komimsyonu dosyasında tazminat hesaplamasının %25 maluliyet baz alınarak yapıldığını, fakat müvekkilinin maluliyet oranının %25'den fazla olduğundan müvekkilinin ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevkinin sağlanarak belirlenecek özür oranına göre bakiye tazminatının hesaplanmasını, ayrıca müvekkilinin bakıcıya muhtaç olduğu döneminde belirlenerek bakıcı gideri ücretinin ödenmesini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacının 1.000,00 TL beden gücü kaybı tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri ücreti olmak üzere toplam 1.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan limitleri tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda Sigorta Tahkim Kurulunun ...,14/09/2015 tarih, K.... nolu kararı kesin hüküm olduğunu, davacı yanın fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı işbu davada bakıcı gideri tazminat talebi Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartnamesi A.5 maddesi b bendi uyarınca teminatı dışında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın uğradığı maluliyet nedeniyle yaptığı bakıcı giderleri istemiyle açtığı işbu davada davacı tarafın yaptığı bakıcı giderleri istemini kalem kalem ispatlaması gerektiğini, davacının dosya içerisinde sunduğu delillerde bakıcı giderine ilişkin hiçbir ödeme ya da makbuz niteliğinde delil olmadığından davacı tarafın işbu davasının reddi gerektiğini belirterek HMK.mad.114/İ bendi uyarınca dava şartı noksanlığından reddine, bakıcı giderleri tazminatı isteminin de poliçe teminatı dışında bulunması nedeniyle yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "Sigorta Tahkim Komisyonu kararına esas hesaplamada davacının maluliyet oranının %25 olduğunun değerlendirildiği, davacı tarafın söz konusu kararı icra takibine konu ederek, hükmedilen 29.549,47 TL tazminatı ferileri ile birlikte tahsil ettiği, huzurdaki davada ise ödeme sonrasında değişen ve gelişen bir durumun varlığından sahsetmekte ise bu değişen ve gelişen durumu ispatlaması gerektiğini, sonuçta değişen ve artan maluliyet ile bakıcı gideri yönünden açık ve net bir tespit ispat olmadığından, bu yönde yapılabilecek bir hesaplama bulunmadığını, 01/02/2021 tarihli hesap raporunda her ne kadar (%46,2-%25)=%21,2 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmış ise de son aldırılan maluliyet raporunda tespit edilen maluliyet oranı Sigorta Tahkim Komisyonu ödemesine esas %25 maluliyet oranının altında olduğundan hesaplama yapılmadığı" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacının ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan ve Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu'ndan alınan raporlarının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre kalıcı maluliyetinin hesaplandığı, iyileşme süresinin ise 9 ay olduğu tespit edildiği, bu raporlar baz alınarak %25 olarak tespit edilen maluliyet oranına göre ödeme yapıldığını, dosyada alınan 06/09/2021 tarihli ATK raporunda ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %23 oranında engelli olduğunun tespit edildiğini ve mahkeme tarafından bu rapor baz alınarak önceki ödemenin %25 üzerinden yapıldığı, bu durumda herhangi bir artıştan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davalarının reddine karar verildiğini, ancak iki farklı yönetmeliğe göre alınan raporlarda hesaplama yönteminden kaynaklanan puan farkının maluliyet tespitine esas olamayacağını, maluliyet artışının tespiti için aynı yönetmelik ve hesaplama hükümlerine göre farklı zamanlarda alınmış raporlar gerektiğini, müvekkilinde maluliyet artışının mevcut olduğunu, bunun tespitinin de söz konusu ATK raporlarıyla sabit olduğunu, Yönetmelik ve hesaplama yöntemlerinin farklı olması nedeniyle ortaya çıkan puan farkının müvekkilinin maluliyetinde azalma olduğu anlamına gelmeyeceğini, 2015'te alınan raporla aynı hesaplama yöntemiyle alınan 08/03/2019 tarihli Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporu müvekkilin maluliyet artışını ortaya koyduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış,davacının tedavi belgeleri, tescil kayıtları, Mersin 7. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonunun ... E.... sayılı dosyası ile hasar dosyası celb edilmiş, davacının maluliyeti hakkında ATK 2. İhtisas Kurulundan 08.03.2019 tarihli, ... sayılı, 06.01.2020 tarihli, 41 sayılı, 30/11/2020 tarihli, 15996 sayılı, 24.03.2021 tarihli, ...19 sayılı ve 27.08.2021 tarihli ... sayılı raporlar alınmış olup, mahkemece davacının maluliyetinde değişen ve gelişen bir durum nedeniyle artış olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olup, hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre;
a)11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
b)11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
c) 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise bu yine bu dönemde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması ),
d) 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
e) 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi olan 12/10/2013 tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş rapora göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Davacının sigorta tahkim komisyonunda başvurusu üzerine açılan ... / E. ... sayılı dosyada hükme esas alınan 09.06.2015 tarihli maluliyet raporunun düzenlenme tarihi olan 09.06.2015 tarihten sonra, gerçekleşen kaza ile illiyet bağı kurularak gelişen bir durum bulunup bulunmadığı, tedavilerinin ne zaman sona ereceği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği, çalışma gücü kaybı oranı, iyileşme süresi konusunda, olay tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak sadece gelişen durumun varlığı halinde maluliyet oranı hususunda rapor alınmasına yönelik olarak ATK 2 ihtisas Kurulundan birden çok kez rapor alındığı, 06.01.2020 tarihli 41 sayılı ve özellikle 30.11.2020 tarihli , 15996 sayılı raporlarda da belirtildiği üzere davacının 26.10.2013 tarihi itibariyle maluliyetinin %46.2 olduğu, 26.10.2013 tarihinden 20.10.2015 tarihine kadar durumunda bir değişiklik olmadığı, bu tarihten sonra da maluliyetinde bir artış olmadığı mütalaa edilmiş olup, mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.14/03/2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18