SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 3. HD 2022/1379 E. 2024/675 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1379

Karar No

2024/675

Karar Tarihi

14 Mart 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1379 - 2024/675

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1379

KARAR NO : 2024/675

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI :...

VEKİLLERİ : Av. ...

Av. ...

DAVALI :...

VEKİLLERİ : Av. ...

Av. ...

Av. ...

Av. ...

DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)

KARAR TARİHİ : 14.03.2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 14.03.2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02/09/2012 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, 10.000,00 TL kalıcı maluliyetten kaynaklı maddi tazminat tutarının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH : Davacı vekili 02.11.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 51.675,34 TL'ye ıslah etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 23/03/2012-2013 tarihleri arasında ... ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, açılan davanın kabulü ile; davacının kalıcı iş göremezliğinden kaynaklı 51.675,34 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, sigortalı aracı atfedilen kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, raporunda kaza ile illiyeti bulunmayan arazlarında tespit edilmiş olduğunu, davacının kaza tarihinde emekli olduğunu, geçici iş göremezliğinin söz konusu olmadığını ayrıca geçici iş göremezliğin teminat dışı olduğunu, hesaplanan tazminata itiraz ettiklerini, geçmiş dönem-aktif dönem-pasif dönem hesaplarının hatalı olduğunu, müvekkili temerrüde düşmemiş olup bu nedenle temerrüt tarihine itiraz ettiklerini, hesaplanan vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.

Davalı vekilinin ıslah ile arttırılan tutarın zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde:

2918 sayılı KTK.nin 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir.

Aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.

Yine kaza tarihinde yürürülükte bulunan 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını düzenleyen 72. maddesinde de “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Zaman aşımının oluşması için zararın ve tazminat sorumlusunun birlikte öğrenilmesi gerekir.

Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacının trafik kazası neticesinde yaralanmış olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 89 ve 66. maddeleri nazara alındığında 8 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır.

Bu açıklamalara göre, kazanın 02.09.2012 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 89 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin 02.09.2020 tarihinde dolacağı, davanın dava dilekçesinde belirlenen 10.000,00 TL'lik kısmı için 24.12.2012 tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olduğu görülmüştür.

Keza davacı vekilinin 03.11.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 41.675,34 TL kadar arttırdığı, dava dilekçesinde tazminat alacağının belirsiz alacak veya kısmi alacak davası olarak belirtilmediği ve fakat sunulan bedel arttırım dilekçesinden davacının davasını 6100 Sayılı HMK'nın 107. maddesinde belirtilen belirsiz alacak davası olarak açtığı kanaatine varıldığı, buna bağlı olarak belirsiz alacak davalarında dava dilekçesinde belirlenen bedel ile akabinde bedel arttırım dilekçesi ile artırılan bedelin tamamı yönünden dava tarihi itibariyle zamanaşımı kesildiği, buna bağlı olarak davacı vekilinin 41.675,34 TL'lik kısma ilişkin bedel arttırım dilekçesi yönünden de dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde:

Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre 11/10/2008- 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.

Mahkemesinde hükme esas alınan 08.06.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 02.09.2012 tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %4 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde:

Somut olayda, 02.09.2012 günü saat 19:30 sıralarında dava dışı sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken olay yeri kavşağa geldiğinde, mecburi yöne girmeden karşı şeritten sola dönmesi sonucu karşı istikametten seyir halinde olan davacı sürücü ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile karşılıklı çarpışmaları neticesi dava konusu yaralanmalı kaza meydana gelmiştir.

Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda; ... 'ın sürücü belgesi ile kaskının olmadığı ve 1.42 promil alkollü olduğu, belirlenen çarpışma noktasının yol ortasında orta adaya 11.8m mesafede olduğu ve orta ada üzerinde “Mecburi Yön” levhasının olduğu tespitleri yapılarak otomobil sürücüsünün kavşakta mecburi yöne girmeden sola döndüğü belirtilerek kazanın oluşumunda, sürücü ...'nin Madde:84 de belirtilen asli kusurlardan “Şeride tecavüz etme” kusurunu işlediğinden Birinci Derecede kusurlu olduğu, sürücü ...'ın ise aynı kanunun 52/b “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” maddesini ihlal ettiğinden ikinci derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 01/11/2013 tarihli ve 4818 sayılı raporuna göre, sürücü ...'nin %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğunu, davacı sürücü ...'ın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğunu belirtmiş, alkollü vaziyetteki motosiklet sürücüsünün dikkatsiz seyri ile müteyakkız seyretmeyip aydınlatması bulunan kavşak mahallinde olayı önlemeye yönelik tedbire başvurmadığından kusurlu olacağı görüş ve kanaati belirtilmiş, bu nedenle 10/06/2013 tarihli bilirkişi raporunun sonucuna heyetçe katılmadıkları beyan edilmiş, alınan heyet raporu ile kaza anında kaza mahallinde tutulan kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımının birbiri ile örtüştüğü de nazara alınmakla, bilirkişinin 10/06/2013 tarihli raporuna itibar edilmeyerek Adli Tıp Raporundaki kusur dağılımının hükme esas alınması yerinde görülmüştür.

Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde:

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan; “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.

Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)

İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 02.09.2021 havale tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “..TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin...” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinafı haklı görülmemiştir.

Davalı vekilinin müterafik kusur indirimine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde:

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana artmasına etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Somut olayda, davacının alkollü ve ehliyetsiz araç kullanmış oluşunun trafik cezasını gerektiren bir eylem olup müterafik kusur indirimi sebebi olarak değerlendirilemeyeceği, nitekim davacının kusuruna yönelik oranın belirlemesinin Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporunda belirtilmiş olduğu, davacının kask takıp takmadığının ise belli olmadığı, yaralanmasının sağ tibia ve sol patella kırığı (diz-bacak bölgesinde) oluşu ve kafa kırığı vb. durumun bulunmayışı değerlendirilmekle davalının müterafik kusur indirimi talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmekle, bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin geçici işgöremizlik tazminatın sorumlu olmadıklarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde:

İlk derece mahkemesince, talep konusu olmadığı gibi geçici işgöremzilik tazminatı yönünden hüküm kurulmadığı dikkate ele andığında bu husustaki istinaf başvurusu yersiz bulunmuştur.

Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde:

Davanın açıldığı tarihteki mevzuat uyarınca, yazalı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.529,94 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 882,48 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.647,46‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

  3. Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 14.03.2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenTazminat(Ölümözetiistinafcismaniaçılanderecezararadanamahkemesivetazminat)nedenleriıslahkararınınvekillerisebebiylekesinilerihükümnumarasıdairesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim