Adana BAM 3. HD 2023/1755 E. 2024/535 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1755
2024/535
4 Mart 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1755 - 2024/535
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1755
KARAR NO : 2024/535
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ...
VELİLER : 1- ...
2. ...
VEKİLİ : Av. ... - [... ] UETS
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ... - [... ] UETS
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 04/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.06.2009 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaya olan müvekkilinin yaralandığını, müvekkiline çarpan ... plakalı aracın davalı nezdinde ... nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu davalıya 22.02.2017 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, dava öncesi usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiği, davacının sunduğu %3,3 oranında malul kaldığına ilişkin oranı kabul etmediklerini, çocuk olan ve herhangi bir geliri olmayan davacı için Yargıtay içtihatları doğrultusunda geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK ödemelerinin tespit edilerek varsa ödemelerin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını, ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, netice olarak davanın reddine karar verilmesini talep ve iddia ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; bedensel zararlarda zamanaşımı başlangıcının olay tarihi ya da tazminat sorumlusu ile zararın öğrenilme günü değil, sürekli sakatlığa ilişkin kesin raporun ortaya çıktığı ve öğrenildiği tarih olduğunu, müvekkilinin meydana gelen bedensel zararın tam ve kesin tespiti için ... Teknik Üniversitesi Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı'na başvurduğunu, 05.07.2017 tarihli rapor tanzim edildiğini, iş bu raporda yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre beden çalışma gücü azalma oranının %3,3 olduğunun tespit edildiğini, söz konusu raporla da müvekkilinde meydana gelen bedensel zararın öğrenildiğini, tüm bu anlatılanlar ışığında zamanaşımı başlangıç tarihinin 05.07.2017 olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeni ile geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Mahkemesince her ne kadar zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiş ise de, KTK'nın 97. maddesi gereğince davacının uğramış olduğu trafik kazası nedeni ile yaralanmasına bağlı olarak tazminat davası açmadan önce davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvuru yapması zorunludur. Söz konusu husus dava şartı niteliğinde olup, davacının bu başvuru yapmadan doğrudan dava açması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verileceği muhakkaktır.
TBK'nın zamanaşımının durması başlıklı 153. Maddesi " Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur:
-
Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için.
-
Vesayet süresince, vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devletten olan alacakları için.
-
Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için.
-
Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için.
-
Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece.
-
Alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece.
-
Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece.
Zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür." Hükmünü İçermektedir.
Buna göre, bir kimsenin dava açmadan önce davalı sigorta şirketine karşı başvuru yapmadığı sürece alacağını mahkemede ileri sürme hakkı bulunmamaktadır. Bu durumda davacının davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı tarih itibarı ile TBK'nın 153/6.maddesi gereğince dava zamanaşımının duracağı kabul edilmelidir. Eldeki dosyaya baktığımızda, davacının yaralanmasına neden olan trafik kazası 29.06.2009 gününde meydana gelmiştir. KTK'nın 109. Ve 5237 sayılı yasanın 89 maddeleri gereğince davacının bu yaralanmasına bağlı olarak açacağı maddi tazminat davası 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Buna göre, davacının yaralanması nedeni ile açacağı tazminat davası 29.06.2017 günü itibarı ile zamanaşımına uğrayacaktır.
Ne var ki yukarıda açıklandığı gibi davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine karşı başvuru yapması zorunlu olduğundan davacı tarafından 22.02.2017 gününde diğer bir ifade ile henüz zamanaşımı dolmadan evvel KTK'nın 97. Maddesi gereğince davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvuru yapılmıştır. Bu başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından sırası ile 24.02.2017, 04.05.2017 günlerinde başvuru sırasında bazı eksik evrakların olduğu gerekçesi ile bu evrakların tamamlanması için davacı vekiline bildirim yapılmıştır. Davacı vekili tarafından, davalı sigorta şirketinin bu başvurusu üzerine 03.05.2017 ve 10.05.2017 günlü iki ayrı dilekçe ile istenilen eksik evraklar tamamlanmış, buna rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Davalı son olarak, 11.05.2017 günlü cevabı yazı ile başvuru sırasında bir kısım evrakların eksik olduğu şeklinde davacıya yanıt vermiştir.
Şu halde, davacı tarafından iş bu davanın açılması için zorunlu olarak KTK'nın 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine 22.02.2017 gününde henüz zamanaşımı süresi dolmadan başvuru yapılmış olduğundan ve bu başvuru olumsuz sonuçlanmadan ya da 15 günlük cevap verme süresi dolmadan davacının bu davayı açma hakkı bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketinin 24.02.2017 ve 04.05.2014 günlerinde davacıya eksik evrak bildiriminde bulunduğuna göre davalı açık bir şekilde davacının başvurusunu reddetmemiştir. Şu halde, davacının TBK'nın 153/6 maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin red kararı vermemiş olması nedeni ile henüz davayı açma olanağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının ilk başvuru yapmış olduğu 22.02.2017 tarihinden davalının son olarak cevap vermiş olduğu 11.05.2017 tarihine kadarki süre içerisinde zamanaşımının TBK'nın 153/6 maddesi gereğince durduğu kabul edilmelidir. Şu halde, zamanaşımının durduğu 2 ay 19 günlük sürenin zamanaşımının son günü olan 29.06.2017 eklenmesi durumunda davacının dava açmak için zamanaşımı süresinin 17.09.2017 gününde dolacağı kabul edilmelidir. Bu durumda, eldeki davanın henüz zamanaşımı süresi dolmadan 25.07.2017 gününde açılmış olması nedeni ile işin esası hakkında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği halde zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.( Benzer nitelikte Dairemizin 2021/1425 esas ve 2022/1742 karar sayılı kararı)
Öte yandan, yargılamanın devamı sırasında mahkemesince alınan kusur raporuna ilişkin olarak davacı vekilinin süresi içerisinde itirazda bulunması nedeni ile davacının bu itirazlarının değerlendirilebilmesi için dosyanın İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetine ya da Karayolları Trafik Fen Heyetinden oluşan bilirkişi heyetine teslimi ile kusur hususunda davacının itirazlarını değerlendirecek şekilde rapor alınarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu, davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır.
Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece, davanın henüz zamanaşımı süresi dolmadan 25.07.2017 gününde açılmış olması nedeni ile işin esası hakkında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği halde zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verildiğinden verildiğinden, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a. 6. maddesi gereğince KABULÜ İLE,
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
-
İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.04.03.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39