SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 3. HD 2022/1142 E. 2024/478 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1142

Karar No

2024/478

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1142 - 2024/478

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1142

KARAR NO : 2024/478

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 29/12/2021

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ...

...

VEKİLLERİ : Av...

Av...

DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av...

DAVA : Cismani Zarardan Kaynaklanan Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ : 27/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2024

Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.03.2016 tarihinde ... ...'ın yönetiminde bulunan ... plakalı araçla yaya davacıya çarpması sonrasında davacının yaralandığı, kaza sonrasında Mersin 12.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ... karar sayılı ilamıile sürücü ... ...'nın ceza aldığını, kaza sonrası davalı sigorta şirketine uğranılan zarar nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, davalı tarafından 09.12.2016'da 7.479,00 TL ödendiği, bu tutarın zararı karşılamadığı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 250 TL geçici iş göremezlik, 250 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere 500 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili talep edilmektedir.

Davacı vekili 29/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesi ile talep etiği 500,00 TL maddi tazminat talebini 72.719,35 TL arttırarak 73.219,35 TL'ye olmak üzere toplamda dava değerinin 72.719,35 TL arttırarak 73.219,35 TL olarak kabulüne ve kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan alınarak müvekkile verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 25.05.2015 - 2016 arasında geçerli poliçe olduğu 310.000 TL limiti bulunduğu, 09.12.2016 tarihinde 7.479,00TL ödendiği, yeniden hesaplama gerektiğinde ödeme tarihinden itibaren faizle güncellenmesi gerektiği, ödeme tarihindeki verilere göre ödendiğinden hesaplama yapılması gerektiği, sakatlık oranının ATK 3. İhtisas Dairesinden veya Üniversitelerden alınması gerektiği, 18 yaşından küçük olduğu için geçici iş göremezlik olmayacağı, TRH ve 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiği, SGK rücusunun indirilmesi talep edildiği beyanı ile davanın reddi talep edilmektedir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, 45.321,61 TL kalıcı iş görmezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının geçici iş görmezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu ve bu çelişkinin giderilmediğini, 20.07.2020 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu Gereği Belirlenen Sürekli Engel Oranı olan %15 oranı ve bu orana göre belirlenen maddi tazminat miktarının (73.219,35 TL) kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece verilen kararın eksik inceleme ile kurulduğunu, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı vekili; maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ve gerekçede tartışılmadığını, poliçenin başlangıç tarihi itibari ile PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması gerekirken TRH tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılan tazminat raporu üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına yöneliktir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde:

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları ve Dairemizin bu içtihatlar ile uyumlu olan kararlarına göre, maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre; kaza tarihininin 21.03.2016 olduğu da dikkate alındığında; 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.

Mahkemece alınan ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 22.08.2019 tarihli maluliyet raporunda davacının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %10 olduğu, geçici işgöremezlik için öngörülen sürenin 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüştür.

Davalı ve davacı vekilinin itirazı üzerine alınan, Mersin Şehir Hastanesi kurulu tarafından düzenlenen 06.07.2020 tarihli maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %0 olduğunun bildirildiği görülmüştür.

Çelişkinin giderilmesi için alınan, Mersin Şehir Hastanesi kurulu tarafından düzenlenen 20.07.2020 tarihli maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %15 olduğunun bildirildiği görülmüştür. Neticede ise mahkemece İstanbul ATK tarafından düzenlenen raporu hükme esas alınmıştır.

Yukarıda da belirtildiği üzere maluliyet oranının tespiti için raporları düzenlemeye yetkili kurumlar Adli Tıp Kurumları olup raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre düzenlenmesi gerekir. Bu sebeple her ne kadar mahkemece Mersin Şehir Hastanesinden Erişkinler için Engellilik Sağlık Raporu adı altında rapor alınmışsa da, raporun maluliyet raporu düzenlemeye yetkili olmayan kurumca düzenlendiği, raporun sağlık raporu olup açıklamalı ve gerekçeli maluliyet raporu olmadığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmediği, ATK tarafından düzenlenen 21.03.2016 tarihli raporun ise bu yönetmelik dikkate alınarak düzenlendiği anlaşıldığından bu yönetmeliğin hükme esas alınması dosya kapsamına uygun olduğu dikkate alındığında taraf vekillerinin bu husustaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:

Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K. sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 20.05.2021 tarihli hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle içtihatlara uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ATK 2. İhtisas Kurulunca kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre alınan hesap raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 774,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, fazla yatan 346,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  3. Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.095,92 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 774,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.321,92‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

  4. Taraflar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (73.219,35 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.27/02/2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZarardancevapTazminatMaddiistinafKaynaklanandereceadanamahkemesinedenlerivekilivekillerikararıCismanikesinnumarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim